Şarkıları hissedin kalbinizi YES’le özgür bırakın

1970’li yılların sonlarında başlayıp 80’li ve sonrasında devam eden yıllarda müzik neredeyse hayatımın bir parçası haline gelmişti. Şimdi geriye dönüp baktığımda görüyorum ki hayatımın en coşkulu yıllarıymış…

Müzikle başlayıp şiirle devam eden gecelerin bitmesini hiç istemezdim. O yıllarda neredeyse her gece rock müziğin efsane grupları Queen, The Beatles, Pink Floyd, The Rolling Stones, Led Zeppelin, The Moody Blues, Deep Purple, King Crimson, Yes, Jethro Tull dinliyor ve sanki hayatın rengini yeniden keşfetmeye çalışıyordum.

Kuşkusuz o günlerde progresif rock müziğin efsane ismi YES grubunun şarkılarını dinlemek adeta destansı bir yolculuğa çıkmak gibiydi…

En çok bilinen şarkılarından biri olan Owner of a Lonely Heart, hem dile dolanan hem de ana melodisiyle dinleyeni anında dansa davet eden bir şarkıdır. Benim favori şarkım ise Roundabout, destansı bir yolculuğa çıkmak için birebir…

Melodik ve enstrümantal yapısıyla dinleyicilerin tabir-i caizse aklını başından alan bir başka şarkı ise Into The Lens… Çok sesli orkestral müziğin 1900’lü yıllarda ulaştığı en yüksek zirvelerden birisidir.

Bir başka YES rüzgarı ise The Ice Bridge… Bu şarkı özlediğimiz Yes sound’una oldukça yakın, aranje olarak nispeten basit bir yaklaşımı benimsemiş olsalar da o melodiler, vokalin büyüleyiciliği insanı etkisi altına alan bir özelliğe sahiptir. Bu şarkıyı dinlerken yapabileceğimiz tek şey sesi açmak ve bizi yolculuğa çıkarmasına izin vermek.

Kuşkusuz YES grubu 1970’li yıllarda müzikal yaratıcılıklarının en üst düzeylerini yakaladılar, işte bu şarkılardan birisi de ‘Leave It’tir. 1980’li yıllarda dönemin müzikal formlarına daha yakın bir yapı ile tekrar gündeme geldiler. 80’lerin pop müzik anlayışını kendi müzikal beceri ve bakış açılarıyla birleştirdiler ve birbirinden güzel hit şarkılara imza attılar.

Ve tabii ki bir başyapıt olan “Close To The Edge…” YES’in bu albümü, progresif müziğin zirvesidir adeta…. Albümle aynı isme sahip 19 dakikalık şarkı, destansı yapısıyla efsaneler arasındaki yerini çoktan almış bir klasik. Ekibin solisti Jon Anderson, şarkı sözlerini yazarken Hermann Hesse’nin budizm felsefesini işleyen Siddhartha adlı romanından etkilenmiştir.

Bu arada YES’in 1971 tarihli “Fragile” albümünün progresif rock dünyasının en prestijli eserlerinden biri olduğunun altını çizmek gerekiyor. Bu albümdeki şarkılardan dördü tüm zamanların en sevilen 20 YES şarkısı arasında yer almaktadır.

Biliyoruz ki Jon Anderson ve arkadaşları YES’i 1968 yılında kurmuş, progresif rock tarihinin en yaratıcı müziklerine imza atmışlardır. Ancak bu grupta bir isim var ki ona ayrı bir parantez açmak gerekiyor. YES grubunun kurucu üyesi, solisti ve multi enstrümantalist Jon Anderson, progresif rock müziğin yaşayan en önemli isimlerinden birisidir. Her ne kadar YES’in kurucu babalarından birisi olsa da aynı zamanda solo çalışmalarıyla da müthiş bir performans sergilemiştir.

Mesela geçtiğimiz yıllarda re-master olarak yeniden yayımlanan 1980 tarihli ünlü “Song of Seven” albümü var ki bu başlı başına bir şaheserdir.

Hemen hiç zaman kaybetmeden bu albümde yer alan “Take Your Time” şarkısını Youtube’tan açın ve zamanın kalbinde atan dünyanın bütün şarkılarını dinleyin… Çocukların avuçlarındaki küçük rüyalardan buğday başaklarının rengine, uzak diyarlardaki insan sıcaklığından güneşin doğuşundaki o müthiş kızıllığa kadar her şeyi yüreğinizde hissedin ve kalbinizi özgür bırakın…

/Havadaki sıcaklıkları, yavaşlatmam söylendi
Ateşin yanında rahatlayın, özgür olun, özgür olun
Endişe aklınızda, her zaman mutluluk bulmaya çalışın
Her yere bakmak, hayat bir bakıştan ibarettir
Aşk her zaman sana gelecek
İnsanlar itiyor ve neden
Umurumda değil, zamanımı ayır, yarış yok
Hayat güzel, hayat güzel
Gel ve elimi tut ve bir rüyada olacağız
Rahatlayın, acele etmeyin, acele etmeyin./

Hemen belirtelim, uzun müzik kariyerleri boyunca verdikleri eserlerle progresif rock müziğin efsane gruplarından birisi olan YES’i bir yazıyla anlatmak elbette mümkün değil, ben sadece müziğin duygu dünyamdaki renklerini anlatmaya çalıştım o kadar…

YORUMLAR (21)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
21 Yorum