Eleştiri hakkı

Bu günlerde doğumunun 100. yılı etkinliklerine konu olan Tarık Buğra’nın yazılarını okuyorum. Önce eleştiriye ilişkin bir görüşünü aktarayım, sonra önceki yazımda başladığım Edebiyat Ortamı dergisinin Öykü Yıllığı üzerine değerlendirmelere devam edelim. “Bırakın münekkidleri , hatalı buldukları noktalara var kuvvetleriyle abansınlar. Bu hem bir dürüstlük borcu, hem de faydalı yoldur. Haklı ise lâyık olmayan, haksız ise bizzat kendisi yuvarlanır. Bundan güzel şey mi olur?” (Milliyet, 28.4.1953)

Engin Elman, benim için Yıllık’taki sürpriz isimlerden biri oldu. 2017 Yılı Dergilerinde Öykünün Nabzı yazısı birikimi olan bir yazarı ele veriyor. Fakat yazısında göze batan hususlar da yok değil. Kelimeleri doğru yazmada yeterince dikkat göstermemiş. Ayraç içinde doğru yazımı vererek örneklendireyim:”pek ala” (pekâlâ), afilli (afili), “düz yazının “(düzyazının), dört kez, aşık (âşık), “gardıropta” (gardropta), “oluğuna” (olduğuna), “Adab-ı Muaşeret” (Âdab-ı muaşeret), “ha bire” (habire). ‘Edebiyat yapma’ uğruna yadırgadığım ifadelere yer vermiş: “ergensi kitapların”, “ironik ritimler”, “sosyete zevklerle”, “Tren garlarının içli türküleri”, “Yaslı bavullar”. Eşanlamlı kelimeleri birlikte kullanmaktan kaçınmamış: “eşyalar objeler”, “düzeni, nizamı”, “edilgen ve pasif”. Gerçeklikle bağdaşmayan cümleler de kurabiliyor: “Edebiyat kamuoyu neredeyse her ay yeni bir öykü dergisi ile karşılaşıyor.” 2017’de öykü dergileri artmadı, azaldı. “Öykü finalde okura şu kıssadan hisseyi vermektedir: Âlimden zalim doğar.” Hisse olsa olsa “Âlimden de “olabilir.

***

2017’nin Öykü Kitapları Üzerine başlığı ile beş yazarın değerlendirmelerine yer verilmiş. Derginin ve yıllığın yayın yönetmeni Arif Ay’ın yazısında sadece bir düzeltme gerekiyor: “yaşadığı anı” (ânı). Yayın Kurulu üyesi, akademisyen Beyhan Kanter’in yazısı da hayli derli toplu olsa da epeyce düzeltilmesi gereken hususu muhtevi. Öncelikle Türkçeye şaşı baktığı izlenimi doğuracak kavramlardan kaçınmıyor: “parodi”, “pastiş”, “epigraf”, “ironi”, “leitmotif” (leit yazıyorsak motiv olmalı), “metafor”. Bu kavramlar yaygın olarak kullanılıyor denilebilir. En azından açıklama yapmadan kullanılmamalı. Birkaç düzeltme: s.51’de “özellikle çocukları” (çocukların), s.53’te “bakkal dükkânında (dükkânına) gelen.” Bir de “Doğankitap Yayınları” değil, (Doğan Kitap). Kendisi de öykücü olan Recep Kaya’nın yazısında bir hayli düzeltme gerekiyor. Bir kere yazardan mı, dizgiden mi kaynaklandığını bilemeyeceğimiz bir hayli (-) işareti ile hece bölünmesi olmuş kelime var. Düzeltmelere gelince… “Büyülü gerçekliği (gerçekçiliğin) öykümüzdeki”, “Ay İzi (Ayizi) Kitap”, “…Şahman (Şahman’ın) ilk kitabı”, “kadara “(kadar), iki kez “Kaplanbaş” (Kaplantaş), “enstrümanlarının (enstrümanların) kullanımı”, “Çevik Doğan’ın” (Çevikdoğan’ın), “başarısını (başarısının) olduğunu”, “becerileri (becerisi) olduğunu”. Ayrıca, “zamanı ilerlek bir yapının” ve “İz Yayıncılık bünyesinden çıkan” ifadeleri sakil duruyor. Engin Elman bu başlık ile de bir değerlendirme yapmış. Bir yayınevi isminin yazılışı dışında düzeltmem yok. “Büyüyen Ay” değil Büyüyenay yazılmalıydı. Bu başlığın diğer bir yazarı Zeynep Sati Yalçın’ın değerlendirmesinde de yayınevi isimlerinin yazılışında yanlışlıklar var: “Manos Yayınları” (Kitap), “Hepkitap Yayınevi”(hepkitap), “Okur Kitaplığı Yayınları” (Okur Kitaplığı). Yayınevi dışında da birkaç düzeltme gerekiyor: “yazarın öz yaşamından “(özyaşam), “Rus devrimi “(Devrimi), kitap adı “Pitpull “(Pitbull) ve “bir birine “(birbirine).

***

Erdem Dönmez’in 2017’deki (de) Öyküye Dair Kitaplar Üzerine yazısı ile bitirelim. Bu yazıda da çokça hece bölünmesi var. Dönmez’in yazısında düzeltme gerektiren yerler az değil. İşte onlar: “malumun ilanıdır “(malûmun ilamıdır), “70’li yıllardan 200’lere “(2000’lere). İsimler bile yanlış yazılmış: “Hasan Ali Topdaş “(Toptaş), “Bahtiyar Arslan” (Aslan), “yunus (Yunus) Emre Özsaray”. Birkaç yanlış yazım daha: “metni (metnin) akışını”, “büyülü gerçekliğin” (gerçekçiliğin), “çalışmadan (çalışmada) öyküleri değerlendiren”. Burada Kâmil Yeşil’in Öykü Dersleri kitabından söz ediliyor ve kitapta yer verilen isimler belirtilirken Sezai Karakoç ve Mustafa Kutlu atlanıyor. “dil örgününe (örgüsüne), “Camus’a “(Camus’e) diğer düzeltmeler. Devamı haftaya.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum