Sistemin getirdiği başarı

​Arsenal, Mikel Arteta ya sekiz yıl sabretti sonucunda Premier Lig şampiyonluğunun yanı sıra Şampiyonlar Ligi finaline kadar gelmeyi başardı; kupayı penaltı atışları sonunda kaybettiler.

​Üst üste ikinci kupasını kazanan PSG, geçen yıldan kaleci Donnarumma hariç değişmeyen kadrosuyla kupayı aldı.

​Luis Enrique: “Arteta’ya final öncesi şunu söylemek istiyorum: ‘Sakin ol, acele etmene gerek yok. Bırak bu finali ben kazanayım.’ Sonuçta ben yaşlı bir adamım. Onun kazanmak için önünde daha çok yılı var.”

​Arteta: “Şampiyonluğu kazanamazsam bile iyi karakterli bir arkadaşım kazanmış olacak. Bundan mutlu olurum.”

​Havertz, “büyük maç” modunu açtı. PSG, “erken gol atan Arsenal’in sağlam savunması” gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalsa da Dembele’nin penaltı golü skoru eşitledi. Sonrasında Luis Enrique, önce penaltıyı kazanan takımın en golcü oyuncusu Kvaratskhelia'yı, ardından Ballon d'Or ödülünün sahibi Dembele’yi oyundan aldı. Arsenal, rakibinden daha fazla koşmasına rağmen oyun istatistiklerinde çok geride kaldı.

PSG son iki yıldır, “Yapılanma nasıl olur?”, “Genç oyuncular sisteme nasıl kazandırılır?”, “Bitti denilen oyunculardan nasıl verim alınır?” gibi soruların cevabını dün akşam yine verdi.

​Mbappe, Messi, Neymar ve Verratti gibi oyuncularla yollarını ayırıp son iki sezonda Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamak ayrı bir başarıdır. Oynanan oyunun kalitesi ve gösterilen istikrar ise bambaşka.

Çocuktan al haberi

Galatasaray'ın üst üste dördüncü şampiyonluğunu kazanmasının ardından Fenerbahçe camiası, çözüm arayışına girmiş durumda. Her yıl seçime giden bir kulüp haline geldiler.

Peki gerçekten seçimler seviliyor mu?

​Yaklaşan başkanlık seçiminde iki aday bulunuyor. Seçimin sonucunu belirleyecek en önemli etkenlerden biri, eski başkan Ali Koç'un vereceği destek gibi görünüyor. Bunun nedeni, son seçimlerde etkili olan isimlerden biri olması.

Adaylar, televizyon programlarında, YouTube yayınlarında ve katıldıkları dernek ziyaretlerinde projelerini ve hedeflerini anlatıyor. Seçim dönemlerinde vaatlerin ardı arkası kesilmez. Verilen sözler konuşulurken sonrasındaki olası sonuçlar nedenpek gündeme gelmiyor.

​Teknik direktör konusunda da farklı yaklaşımlar öne çıkmakta.Bir aday, yabancı bir teknik adamla çalışılabileceğini, hatta ligi bilen bir ismin de tercih edilebileceğini düşünüyor. Diğer aday ise takımın başına mutlaka Türk teknik direktörün geçmesi gerektiğini savunuyor. Aslında mesele yalnızca teknik direktör tercihi değil. Bir taraf uzun vadeli planlardan söz ederken, diğer tarafın önceliği kısa vadede şampiyonluğa ulaşmak gibi görünüyor.

Son günlerde teknik direktör adayları üzerinden yürütülen tartışmalar da dikkat çekici. Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşamış, gol krallığı kazanmış bir teknik adamın geçmiş başarılarının Alex üzerinden eleştirilmesi de normal değil.

​Süreçte sosyal medyanın etkisi de göz ardı edilemez. Milyonların takip ettiği başkanlık seçimi, sosyal medyada adeta bir cadı kazanına dönüşmüş durumda. Aziz Yıldırım'ın "Sosyal medyaya bakmıyorum, onunla hareket etmiyorum." yaklaşımı bu açıdan dikkat çekici. Çünkü sosyal medyanın gündemine kapılanlar çoğu zaman olayların merkezinden uzaklaşabiliyor.

Daha önce başarısız olduğu söylenen teknik direktörlerin ve futbolcuların sonradan ortaya koyduğu performanslar hâlâ hafızalarda. Aynı şekilde, onları ağır şekilde eleştiren yorumcuların değerlendirmeleri de ortada. Buna rağmen Fenerbahçe üzerinde etkili olmaya çalışan bazı sosyal medya hesapları, sözde gazeteciler ve fenomenler gündemi yönlendirme çabasını sürdürüyor.

​Belki de en düşündürücü nokta; teknik direktör adaylarıyla ilgili gelişmelerin artık yöneticilerin açıklamalarından değil; mimiklerden, beden dilinden ve sosyal medya yorumlarından çıkarılmaya çalışılması.

Sezonda 99 puan toplayıp şampiyonluğu kıl payı kaçıran bir teknik direktörle görüşülüp görüşülmediği konusuna 12 yaşında bir çocuk cevap veriyorsa vay o kulübün hâline!

​Sonuçta iki aday baş başa kalacak; onlar hakkında kararı verecek olan genel kurul üyeleri, kendilerine hissettirilen duyguyla sandığa gidecekler, sonucu hepimiz göreceğiz.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.