Antalya Akseki’de, kovanlardan oğul vererek Toros Dağları’nın yüksek yerlerine kaçan arıları takip eden bal avcıları, zorlu takip sonrası doğal bal kayalıkları ve ağaç kovuklarını keşfediyor. Senelerdir bu işle uğraşan İbrahim Topaca, 1000-1200 metre rakımdaki Gidengelmez Dağları’nda günlerde devam eden takip sonucu ulaştığı şifa kaynağı balı, arılara zarar vermeden topluyor. Katkısız ve doğal ortamda üretimi yapılan özel balın kilosu ise 8.000 TL’den satılıyor.

DAĞ TAŞ DEMİYOR GÜNLERCE İZ SÜRÜYORLAR
Kaçan arıları bulma süreçlerini anlatan Topaca, "Toros Dağları’nda kovanlardan oğullayarak kaçan arılar; ağaç kovuklarına ve kayalıkların deliklerine yuva yapıyor. Dere yataklarına su içmeye gelen arıları takip ederek yönlerini belirliyoruz. Günlerce yürüyor, iz sürüyor ve yuva yerlerini işaretliyoruz. Dağlardaki arıcılar kovanlarını indirdikten sonra, eylül veya ekim ayında bölgeye dönüyoruz. Arılara asla zarar vermeden balları alıyor, telef olmamaları için arıları da kovana koyarak korumaya alıyoruz" ifadelerini kullandı.

2200 RAKIMDA KATKISIZ ÜRETİM
Arıların el değmeyen doğalarına vurgu yapan Topaca, "Gidengelmez Dağları’nda yaklaşık 2,5 ay önce bir ladin ağacının kovuğuna yuva yapan arıları bulduk. Ağaç kovuğunu açtığımızda karşımıza muhteşem bir bal çıktı. Bir yuvadan 3 kilo da çıkabiliyor, 10-15 kilo da... Bu dağlarda şeker yok, fabrika ve egzoz dumanı yok. 2 bin-2 bin 200 metre rakımda, yaban keçilerinin dolaştığı el değmemiş doğada arılar kendi peteğini kendisi örüyor. İnsan yemeye bile kıyamıyor" dedi.
Yaptıkları işten mutlu olduklarını ve artık bir tutkuya dönüştüğünü söyleyen Topaca, "Bu bizde çocukluktan beri gelen bir hastalık, her yıl dağ taş demeden arı arıyoruz. Bulduğumuz bal tamamen organik ve şifa kaynağı. Temiz havada binbir çeşit çiçekten nektar toplayan arıların bu balını özellikle kanser hastaları ve şifa arayan vatandaşlarımız talep ediyor" diye konuştu.
