Dünya, haydutlara “üç gün zevki”ni tattırmıyor

Evet, dünya düzeni değişiyor. Uluslararası hukuktan geri kalan zerreler de süpürülüyor. Ahlaki değerler şöyle dursun yeryüzünü ırkçılık ve din düşmanlığı teslim alıyor. Hiçbir şey değilse de artık bazı şeyler eskisi gibi olmayacak. Dünya, Putin’le başlayan, bugün haydut ve yardakçısı Trump-Netanyahu ikilisinin elinde benzersiz bir vahşet sahnesine dönüşüyor.

Bütün bu sarsıcı ve dehşetli değişime rağmen; saldırgan, işgalci ve ahlaksız despotlara “Üç günde hedefe ulaşırım” kibrini yaşatmayan eski dünya düzenine minnettarız. Ağızlarını payını bir güzel alıyorlar.

Putin’in Ukrayna’da yaşadığı hayal kırıklığını şimdi Trump İran’da yaşıyor. Amerika çok güçlü bir ülke, yüksek teknoloji ürünü silahları var ve sınırsız maddi kaynağa sahip. Yeryüzünün her köşesini avucunun içi gibi izliyor. Üstüne üstlük vahşi, kuralsız ve ahlaksız savaşıyor. Kadın, çocuk, sivil öldürmeyi dert etmiyor. Akşam müzakere masasında karşılıklı oturduğu ülkenin liderini sabah ailesiyle birlikte, bir Ramazan günü katledecek kadar ahlaksız savaşabiliyor. Hiçbir insani sınır onu yapacaklarından alıkoymuyor.

Ama yine de o istediği olmuyor… İşler birden sarpa sarıyor, İran’ın işini üç günde bitiremiyor. Muazzam silah üstünlüğüne rağmen onları ezmeyi başaramıyor. Sonra birden gerçek yüzü ortaya çıkıyor. Yalanlarla, palavralarla durumu kurtarmaya çalışıyor.

Üç günde işi bitiremediği gibi başına da iş çıkarıyor. ABD, üslerini yerleştirdiği bölgedeki bütün müttefiklerinin başını da belaya sokuyor. İran, gözünün yaşına bakmadan dokuz ülkeyi -ve İsrail’i- , hem de aynı anda füze yağmuruna tutuyor. Düne kadar, “Biz olmazsak Avrupa kendini koruyamaz” diyerek tafra atan Trump, telefona sarılıp Avrupa’dan uçak, füze ve mühimmat istiyor. Bütün bunlar ise aylar sonra değil, henüz sadece havada cereyan eden bir savaşta ve sadece birkaç gün içinde oluyor.

Kibirden ricaya, gururdan öfkeye…

İsrail ve ABD’ye karşı baştan beri -en- sağlam duran İspanya’ya ateş püskürüyor, İngiltere’ye sitem ediyor.

İran elbette adaletsiz ve orantısız savaştan büyük zarar görüyor, daha da görecek. Hasar ve kayıp büyük olacak. Ama, şimdiden görünen o ki ABD de istediği sonucu olamayacak, istediği düzeni kuramayacak. Toz bulutu indiğinde bölge İsrail için daha güvensiz olacak, ABD’nin dünyadaki itibarı daha da düşecek. Peşinden bir başarı hikayesi değil, yaşattığı acıların, döktüğü kanların ve aldığı canların hayaleti gelecek.

Gelecek Partisi Lideri ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Meclis’te ABD’nin İran’a saldırısı sonrası gelişmeleri değerlendirdi: “Trump savaşın 3-4 içinde tamamlanacağını söylüyordu. Şimdi ise 4-5 haftadan bahsediyorlar. Bu şu demektir: Amerika Birleşik Devletleri bu savaşa girerken stratejik planlama yapmamış, kafaları karışık ve İsrail’in peşine takılmış.”

Davutoğlu, ABD gibi küresel bir gücün İsrail’in peşinden sürüklenmesini “başlı başına büyük bir facianın işareti” olarak görüyor. “Eğer biz saldırmasaydık İsrail saldıracaktı ve İran bizi vuracaktı. Dolayısıyla İsrail’in saldırısıyla birlikte davranmak zorunda kaldık” sözünü de “bir devletin iflas ilanı” olarak değerlendiriyor.

Elbette meselenin Türkiye yanı da önemli. Davutoğlu, “ABD muhtemelen Türkiye üzerine de baskı yapacak ve ‘safını seç’ noktasına götürebilecek bu işi” dedi. Bunu dediği sıralarda, sınırımıza yönelen balistik İran füzesi NATO tarafından düşürülüyordu. Füzenin hedefi neresiydi; yanlışlık mı yoksa hedef gözetilerek mi ateşlendi bilemiyoruz ama sınırımızdaki çatışmanın hem askeri hem de ekonomik açıdan bölge ülkeleri gibi Türkiye’yi de etkilemekte olduğu açıktır. Umarız güvenlik riski bu olayla sınırlı kalır.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.