Gözünün üstünde kaşın var

Memlekette ucu hakka, hukuka, fikre, ifadeye ve en nihayetinde demokrasiye ulaşan ne varsa bir vakit kapısı çalınabilir hale geldi.

Doğru, epeydir gelmişti ama şimdi gaza basıldı, dur durak dinlemez oldu. Başkanlık sisteminde ne kadar hızlı karar alınabildiğini görüyoruz. Bir hak sabah var gece yarısı buhar olup gitmiş, oradan anlıyoruz.  

Yetki var, güç var, istek var, iştah var… Denetim yok, kontrol yok, hesap vermek yok, hukuka riayet hiç yok… Böyle mükemmel bir sistemde sürpriz çok ama gerçekte sürpriz de yok. Hayret var ama nidası yok… 

Önünde baro sistemini yerle bir eden tehlikeli bir düzenleme arkasında sosyal medyanın sesini kısacak başka bir hamle pişerken ikisinin arasında Şehir Üniversitesi’ni yok eden imza tam da bu varlar yoklar düzeninde atılıverdi. Bilim, bir batında kapının önüne konuluverdi. Çok geçmez, yakındır hukuk ve ifade hürriyeti de orada yerini alır. Hepsi birden, çoktandır o kapının önüne dizildiği halde adını unuttuğumuz mağduriyetlerle arkadaş olur.

İyiye gitmeyen gidiş, şimdi son sürat yol alıyor. Kim ki itiraz eder, kim ki surat asar, kim ki eleştirir, kim ki başka yol gösterir, kim ki makulden bahis açar kendini o sıraya hazırlasın. Şehir Üniversitesi’ni kapatan iki satır yazıdaki imza bunu söylüyor. Hatta kim ki az alkışlar o dahi emniyette sayılmaz, böyle biline…

Koskoca bir üniversiteyi sudan bahanelerle, uydurma gerekçelerle, esasen sadece inat ve öfke ile kapatma iradesi ülkenin tamamına “Ayağını denk al” demektedir. Elim ağır, öfkem sınırsız, kudretimin de maşallahı var… Cumhurbaşkanı en akla gelmeyecek, en olamayacak ve en yapılamayacak sanılanı akla getirerek, oldurarak ve yaparak gücünün şahikasında büyük bir gösteriye imza attı. On senedir kimse yapamamıştı, bir o kadar on sene daha yapamazdı. Kimsenin, hiçbir idarenin ve iradenin yapmayacağını yapabilecek kadar güçlü olmak ona nasip oldu. Gücünü göstermekten zerre imtina etmedi. 

Gelin görün ki o imza, üniversiteye kilit vururken senelerce unutulmayacak bir kötü hatırayı da belgeledi. Gün gelecek Şehir Üniversitesi daha güçlü açılacak, gün gelecek akademi yaşadığı fetretten kurtulacak ve gün gelecek bugünlere dönüp bakanlar yaşadığımız karanlık kadar o karanlığın taraflarını da vicdanlarda yargılayacak. Hep böyle oldu, hiç değişmedi… Bizatihi iktidar kadrolarının kapatılan partileri, siyasi kariyerleri ve hayat hikayeleriyle sabittir. 

Hukuk; fikirde, kurumda, tatbikatta ve evvela zihinde bitip tükendi. Koca koca kanun kitapları, içtihadı, mevzuatı, teamülü, normu, usulü, prensibi hasılı bütün hukuk külliyatı en nihayet bir cümleye indi: Gözünün üstünde kaşın var! 

Şehir Üniversitesi’nin başını da bu yaktı. Bir kusuru yoktu ama geleneğiyle, aklıyla, ilmiyle, iradesiyle, haysiyetiyle ayakta durmanın bedeli vardı, o bedel gece vakti atılan imzayla ödetildi. 

Hem gözünün üstünde kaşın var ve hem de muhalif olacaksan, itiraz edeceksen, olmaz diyeceksen, bedelini ödersin. Hiçbir kusurun yoksa bile o kaşlardan yakayı ele verirsin. Devir bu devir, devran bu devran… 

YORUMLAR (41)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
41 Yorum