İslam dünyası nihayet ses verdi!

Gazze katliamı (7 Ekim 2023 sonrası) boyunca gelmeyen, devamında Lübnan, Suriye ve ardından da 12 gün savaşıyla (13-24 Haziran 2025) İran’a ulaşan ABD ve İsrail saldırılarına İslam dünyasından beklenen ama gelmeyen tepki nihayet önceki gün geldi. ABD’nin İran’a yönelik başlattığı ve üçüncü haftasını dolduran yeni saldırıların ardından 12 İslam ülkesi bir bildiri yayınlayarak İran’ı kınadı ve Tahran yönetimine saldırıları derhal durdurma çağrısı yaptı.

Bir nevi, İran ateş etmeyi keserse savaşın duracağından emin bir bildiri yayınladılar. Ya da savaş ister bitsin ister bitmesin, İran ateşi kessin bildirisi.

12 bakan, “İran İslam Cumhuriyeti’nin kasten sivil yerleşim alanlarını, enerji tesislerini, su arıtma istasyonlarını, havalimanlarını ve diplomatik binaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Bu eylemler uluslararası hukukun ve egemenlik haklarının açık bir ihlalidir” dedi.

12 ülke, İran’ın saldırılarının “bahane kabul etmez” olduğunu söylediler. Saldırılardan zarar gören ülkelerin; yani, bulundurdukları ABD üslerinden İran’a düzenli hava saldırısı yapılan Körfez ve bölge ülkelerinin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduğunu hatırlattılar. Hatta İran’ın komşuluk hukukunu ihlal etmeye devam etmesinin kendisine “siyasi ve ekonomik olarak ağır bir bedel ödeteceği” uyarısında bulundular.

Ve İran’dan “Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb üzerindeki uluslararası deniz trafiğini engelleyen veya tehdit eden girişimlerden” vazgeçmesini istediler.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılan toplantıya Türkiye, Katar, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları katıldı. Bildirinin altına imzayı da onlar attılar. Bildirinin sonunda elbette İsrail de kınandı. Ama en garantili yerden; Lübnan’a yaptıkları saldırılar yüzünden. İran’a saldırdığı için değil, binlerce sivili katlettiği için değil, Dini Lider Hamaney’i, Laricani’yi veya sayısız üst düzey İranlı yetkiliyi öldürdüğü ya da yenilerini öldürmeyi planladığı için de değil…

ABD Başkanı Trump ve ABD yönetimi her gün en az dört-beş kere İran’a yaptıkları veya planladıkları saldırılar hakkında pervasızca açıklama yaparken bildiride ABD’nin adı bile geçmiyor.

12 İslam ülkesi, gözümüzün önündeki savaşın hikâyesini içinde ABD ve İsrail olmadan; ortada sadece delirmiş gibi kendi kendine sağa sola füze gönderen bir İran varmış gibi yazıyor. Büyük ve cesur bir tarih yazım becerisi…

İran’ı eleştirmek ve uyarmak tamam da ortada tek yönlü, orantısız, haksız ve gerekçesiz bir saldırı var. Bu nasıl ıskalanır? İran’ı ikaz ederken ve hatta aba altından sopa gösterirken ABD’ye/Trump yönetimine hitaben “Saldırıları durdur… Sivilleri öldürme” veya hiç olmazsa “ABD’nin saldırılarından endişeliyiz” gibi sıradan bir cümle bile mi yok? Üstelik bundan bahsetmek hiç de yadırganacak bir şey değildi, çünkü 12 bakanın bildirisinin yayınlandığı saatlerde ABD “Savaş” Bakanı, “Bu gece en ağır saldırıyı yapacağız” diyordu. Yaptılar da… Tahran sabaha kadar aralıksız bombalandı. Hâlâ Ramazan’daydık ve ertesi gün de bayramdı üstelik.

Evvelden hiç olmazsa Ramazan’ın, bayramın hatırı için çatışmalar dururdu, İslam ülkelerinin arada bir lafı dinlenirdi. Artık ne bunu isteyebilecek ülke kaldı ne de dinleyen...

İslam dünyasının özellikle 7 Ekim sonrası Gazze katliamına karşı isteksiz, eylemsiz ve etkisiz duruşuyla başlayan diplomatik gerilemesi, ABD-İsrail ittifakının İran’a son saldırısının ardından iyice ortaya çıktı. Atılan veya atılamayan her adım bunu dramatik şekilde teyit ediyor.

Bayramınız mübarek olsun. Bu şartlarda, bu atmosferde bayramı ne kadar hak ediyorsak…

YORUMLAR (9)
9 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.