Matematik lobisi diyor ki...

Türkiye’nin uzun süreden beri değişmeyen ve galiba bir süre daha değişmeyecek meselesi seviyesizliktir. Seviyesiz, kalitesiz ve bencil bir siyaset ülkeyi bacaklarından tutmuş aşağı çekiyor; memleket çaresizce olup biteni izliyor. Çaresiz çünkü olup bitenler gerçek olamayacak kadar sıra dışı, inanılmaz ve inanılamaz…

Seviye o kadar düşük ki bu kadar düştüğüne inanmak insanların gururuna dokunuyor. Hukuk, liyakat, ehliyet, serbest piyasa ekonomisi vs, hepsi ayaklar altında. Bir ülkenin bildiği, tecrübe ettiği ne varsa hepsini inkar eden bir siyaset, işler kontrolden çıkınca, bitmek tükenmek bilmeyen komplo teorilerine yaslanarak ülkeyi idare etmeye çalışıyor. Bunun bir yol, yöntem, icraat biçimi veya çıkış kapısı olduğuna inanıyor. İşe yaramayan her hikayenin peşine daha inanılmazı böyle takılıyor. Türkiye’yi hedefe koyan lobilerin sayısı her gün artıyor; her gün daha önce hiç adı sanı duyulmayanı ortaya çıkıyor.

Bu tablo, bu gidiş işlerin iyi idare edilemediği kadar işleri idare etmek için elde bir fikir olmadığını gösteriyor. Herkeste olan, meselelerle ilgilenen herkesin bildiği fikirler iktidarda yok. Döviz niye yükseliyor? Hayat niye çok pahalı? Enflasyon niye artıyor? İnsanlar niye işsiz? Türkiye neden pahalı borçlanıyor? Bu soruların cevabı var. Bilenlerde var, ilgilenenlerde var ama iktidarda yok. Olmayınca da gelsin komplo teorisi, gitsin bilmem ne lobisi…

Market ve kebapçı lobilerine uzun bir yoldan geldik. Önce dış güçler vardı ve ne oldukları, kim oldukları hiç bilinmezdi. Çünkü o zaman işler bugüne kıyasla daha az kötüydü. Dış güç deyip geçmek yeterliydi. İşler kontrolden çıkmaya başladığında isim isim lobiler duyulmaya başladı. Mesela ekonomide problem çıkaran, Türkiye’ye kasteden lobiler varmış gibi anlaşılsın diye… Bugüne kadar adresi hiç bulunamayan “uluslararası finans odakları” o dönemde duyulur oldu. Herşey harikaydı! ama sadece döviz artıyordu; gayet tabii ki bunun sebebi de Türk Lirası gibi çok parlak bir parayı hedef alan malum odaklardı. Onlarda TL yoktu, Dolar ve Euro gibi değersiz paralar vardı, bizi kıskanıyorlardı!

Hikayenin tam tersine olduğu, 128 milyar Dolar’ın buharlaştığı ortaya çıkınca anlaşıldı.

Döviz lobisi, faiz lobisi, beka meselesi, finans baronları… Her defasında daha garip bir lobi, her defasında daha ayrıntılı bir hikaye…

Bugün market ve kebapçı lobilerine vasıl olduk ama onların öncüsü soğan/patates lobileridir. Depoları basıldı, malları sayıldı, etiketleri yeniden yazıldı… Çok değil iki sene önceydi. Modaları geçti şimdi sıra marketçilerde… Yarın kim bilir kimde! Hayat sürprizlerle dolu; Kebapçıların bölücü olduğunu kim tahmin edebilirdi? Market lobisiyle mücadele için daha maliyetli ve daha pahalı satan tanzim marketler icat edileceğini de kimse tahmin edememişti ama oluyor işte.

Hepsi şaka gibi ama Türkiye artık şaka kaldıracak çağları geçti. Gerçeği örtbas etmek için gerçekten kopuşun her türlüsünü denemenin raf ömrü de bitti. Milyonlarca aile geçim darlığı çekerken, insanların hayat standartları düşerken, gelecek umutları tükenirken şaka yapmak hiç iyi bir fikir değil. Kötü espri yapmak da bir seviye problemidir, kimse gülmediğine göre fazla abartmamakta fayda vardır.

Gerçek ise çok basittir.

Ülkede seviye olmadığı için liyakat yoktur. Liyakat olmadığı için kalite yoktur. Kalite olmadığı için demokrasi yoktur. Demokrasi olmadığı için hukuk yoktur. Hukuk olmadığı için ekonomi yoktur. Ekonomi olmadığı için faiz yüksektir, fiyatlar yüksektir, döviz yüksektir. Bütün bunlar olmadığı için de ülkenin itibarı düşmekte, refahı ve güvenliği azalmaktadır. İki kere iki dört etmektedir. Matematik lobisi böyle söylemektedir.

YORUMLAR (126)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
126 Yorum