Öyle bir düşüş ki durdurabilene aşk olsun

Fikri, edebi, akademik, ilmi ve sanatsal seviye düştükçe her sahada düşüş muhakkaktır. Mesele, sadece entelektüel branşlarda gerilemek değildir. Siyaset lisanıyla gündelik hayattaki konuşma arasında kurulu kısa hattaki seviye düşüklüğü de her şeyi berbat etmeye yeterlidir.

Birçok mühim meselenin temelinde yatan ve Türkiye’nin en büyük meselesi olan şey seviyesizliktir.

Seviye kaybı arttıkça -ki artmaktadır- ülkenin herhangi bir sahada ilerleme kaydetmesi imkansızdır.

Cümle gerilemelerin temelinde evvela kaliteyi küçümseyen, aşağılayan ve eğitimi, araştırmayı, bilgiyi ve kıyaslamayı değersizleştiren o habis duygu; yani seviyesizlik vardır.

Başta politikanın dili seviyesizdir; çorak, yavan ve tahrip edicidir. İktidar lisanının tahrip gücü de memleketteki seviyesizliğin ana kaynağıdır. Utanma, centilmenlik, adalet ve yarışma duygusunu yerle bir eden fırtına gibi esmektedir.

Kötü ve gerçekleri asla umursamayan bir dil ile empati duygusundan nasipsiz bir üslup ülkenin paçalarına yapışmış aşağı çekiyor. Öyle bir seviye kaybı ki, sanattan edebiyata, akademiden medyaya hiçbir sahada kalite yarışı, kalite arayışı ve kalite standardı kalmadı. Din namına yapılan sohbette, nasihatte ve ikazda bile kalmadı. Kürsüyü işgal edenlerin nefret dili hem dindarı hem dinle alakadar olanı küstürmeye, uzaklaştırmaya ve yabancılaştırmaya hizmet ediyor. Kürsüler, bütün bunları insanları dine ısındırmak, dini anlatmak namına yapan bir cehalet ve seviyesizliğin işgali altında acı çekiyor.

Siyasetçinin, akademisyenin, hocanın, alimin, sanatçının veya futbolcunun dilinde sadece sosyal medyanın sözleri, ezberleri, mecazları, benzetmeleri var. Başka bir izah dünyası, kavram ve kelime arayışı yok. Çünkü buna ihtiyaç yok. Kaldı ki seviye düştükçe seviyeli kalmak ayıplanır oldu. Hikmetli laf etmek yahut adaletli konuşmak, alay konusu haline geldi. Eğitimi, bilim, okumuşluk küçümseniyor, cehalet ululanıyor ve toplumun harcı en değersiz cürufatla yeniden karılıyor.

Bu ülkenin son bilmem kaç senedir bir hikmetli sözü, bir güçlü romanı, bir iddialı araştırması yahut dünyanın alakasını çekecek bir icadı yok. Bırakın dünyayı, kendi kendimizi mutlu edeceğimiz bir beste, bir şiir, bir roman bile yok. Olanlar ise uzun yıllar öncesinden…

“Türkiye, son 10 veya 20 senede en çok hangi alanda geriledi?” dersiniz başa seviye kaybını yazarım. Gerisini yazmaya da lüzum duymam. Seviye yoksa zaten başka bir şeyde iddia, gelişme ve yükseliş olamaz.

Hukuk, eğitim, ekonomi, sanayi, teknoloji, diplomasi, akademi, sanat, spor…

Bileşik kaplardaki seviye her kapta aynıdır ve birkaç sahada kötü iken başka bir sahada iyi durumda olabilmek mümkün değildir. “Enflasyon biraz kötü ama şu icadı yaptık, burada köşeyi döndük, dünyayı kıskandırıyoruz” gibi lafların bilin ki aslı astarı yoktur. Hepsi palavradır. Palavraya sığınmak da şaşırtıcı değildir. Zira, hukuktan eğitime, ekonomiden teknolojiye, ifade hürriyetinden sanata ve spora kadar bütün istatistiklerde diplerde gezinen toplumların başka tesellisi yoktur.

Böyle olduğu için dünyayı Türkiye’den ibaret saymak, kimse gelişmiyor ve sadece biz hareket halindeymişiz gibi yapmak mecburiyeti vardır. Dünyada ticaret, ekonomi, finans, eğitim, teknoloji gelişmiş, küresel icat ve patent patlaması yaşanıyormuş, ülkelerin refah seviyesi arttıkça artıyormuş ve kişi başına gelir katlandıkça katlanıyormuş. Önemi yok ve bunları kimsenin bilmesine de gerek yok. Çünkü, mukayese ve doğru bilgi seviyesizliğin en büyük düşmanıdır.

Seviye kaybı öyle bir noktada ki, toplumlar geri gitmez sanıyorduk, artık bunu bile söyleyemez olduk.

YORUMLAR (22)
22 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.