Back To Top
Kur’an vahyinin inzal keyfiyetine dair görüş tercihim

Kur’an vahyinin inzal keyfiyetine dair görüş tercihim

 - Son Güncelleme: 15.12.2018 Cumartesi 11:58
- A +

Arap şairi Mütenebbî sıtma hastalığına yakalanmasıyla ilgili olarak, “e-binte’d-dehri indî küllü bintin fe-keyfe vasalti enti mine’z-zihâm” (Ey Bela! Feleğin tüm bela ve musibetleri başımdayken bu yoğun musibet trafiğinde sen bana ulaşmayı nasıl başardın?) diye yakınır. Onca fiziksel sıkıntımın arasında birtakım dinî gruplar da ne yazık ki benim püsküllü belamdır. Malum, belli bir dinî grup epey zamandan beridir bizi mutlaka saf dışı edilmesi gereken bir düşman olarak gözüne kestirmiş ve organize halde hücuma geçmiş durumdadır. Son hücum, birkaç sene önce düzenlenen Cihad sempozyumuna ait kitaptaki irticali müzakereler arasında yer alan konuşmamın önünü arkasını kesip “Tarihselci Mustafa Öztürk Tevbe Suresini İnkâr Ediyor” başlığıyla sosyal medyada yayımlama ve linç kampanyası başlatma tarzındadır. İrticali konuşma sırasında insan meramını tam anlatamayabilir veya maksadını aşar tarzda anlaşılabilecek ifadeler kullanabilir; ancak bu tür ifadelerden hareketle bir müslümanı “ayet/sure inkârcısı” diye yaftalamak insaf ölçüsüyle bağdaştırılabilir bir tavır değildir.

Bize yönelik linç kampanyasına medar olan husus, vahyin mahiyetine dair görüşlerimle alakalıdır. Kur’an’ın Allah kelamı olduğu İslam dairesi içinde tartışmaya açık bir konu değildir. Kur’an elbette ilâhî bir vahiydir. Ancak vahyin nüzul-inzal keyfiyeti ve Hz. Peygamber’e intikal şekli öteden beri tartışılan bir meseledir. Bu konudaki görüşümü belirtmeden önce, söz konusu kampanyada bahsi geçen Tevbe 9/29. ayetle ilgili olarak İbn Abbâs, Saîd b. Cübeyr, Katâde gibi müfessirlerin şu izahlarını aktarmak, sahabe ve tâbiîn dönemlerinde ne kadar cesur yorumlar yapıldığını anlamak bakımından faydalı olabilir: Tevbe 9/28. ayette müşriklerin Mescid-i Haram’a girmeleri yasaklanınca müslümanlar özellikle hac mevsimindeki ticari düzenlerinin bozulup geçim zorluğu yaşayacakları endişesine kapıldılar. Bunun üzerine Ehl-i kitapla savaşıp onlardan cizye alma hükmünü içeren ayet (Tevbe 9/29) indirildi ve cizye geliriyle müslümanların ekonomik kaygıları giderildi (Taberî, Câmiu’l-Beyân, XI. 400-403).

Vahyin inzal keyfiyeti konusuna gelince, İslâmî kaynaklarda bu konuyla ilgili üç farklı görüş nakledilir. Geçmişte ve günümüzde hâkim kabul gören ilk görüş Kur’an vahyinin hem lafız hem mana olarak inzal edildiği yönündedir. Bizim tercih ettiğimiz ikinci görüş ise Zerkeşî ve Suyûtî gibi Sünnî âlimler tarafından ikinci sırada nakledilir. Buna göre Cebrail Kur’an vahyini özellikle salt manalar (mefhumlar) olarak indirmiş; Rasûlullah bu manaları bellemiş ve Arap dilinin ifade kalıplarına kendisi döküvermiştir. Bakara 2/97 ve Şuarâ 26/194. ayetlerde Kur’an’ın inzal edildiği mahal, Hz. Peygamber’in kalbi/idraki diye belirtilmiş; fakat vahyin lafzen mi yoksa manen mi nazil olduğu tasrih edilmemiştir. Bu bağlamda, Kur’an vahyinin mana/mefhum olarak inzal edildiği yönündeki görüşü benimsediğimizi bir kez daha belirtmeliyiz. Bu görüşle ilgili delillerimizden biri Şuarâ 26/196. ayetteki “ve-innehû lefî zübüri’l-evvelîn” ifadesi ile A’lâ 87/18. ayetteki “inne hâzâ lefi’s-suhufi’l-ûlâ” ifadesinde Kur’an’daki mesajların geçmiş peygamberlere gönderilen vahiylerde de mevcut olduğundan söz edilmesidir.

Kur’an’ın önceki vahiylerde mana/mefhum itibariyle mevcut olduğu şüphesizdir. Bu yüzden bazı Hanefi fakihler İmam Ebû Hanîfe’nin ana dilde ibadet meselesiyle ictihadını temellendirirken bu ayetlerle istidlalde bulunmuştur. Ebû Hanîfe’nin ictihadında Kur’an kelimesinin lafza/nazma değil, zât-ı ilâhî ile kaim olan manaya delalet ettiği gerekçesine bağlanmıştır. Bu delalet aslîdir ve dilden dile değişen mahiyette değildir. Mesela, tevhid inancı her dilde rahatlıkla ifade edilebilir. Lafızlar dilden dile değişse de mana/mefhum sabittir. Kaldı ki Şuarâ 26/196. ayette, “Şüphesiz bu Kur’an önceki peygamberlere gönderilen vahiylerde de mevcuttu” denilir. Serahsî el-Mebsût’ta ve fıkıh usulüne dair eserinde bu ayetle ilgili olarak şunları söylemiştir: “Ayette ‘Kur’an önceki peygamberlere gönderilen vahiylerde de mevcuttu’ denildiği halde Kur’an’ın belli bir dile mahsus olduğunu söylemek mümkün müdür? Önceki peygamberlere gönderilen vahiyler kuşkusuz kendi dillerine göre ifade edilmiştir. İlâhî kelamın Arap diline mahsus/münhasır olduğu iddia edilemez… Ebû Hanîfe’nin ictihadına göre Tevrat, İncil ve Zebur’un Kur’an mesajına uygun pasajları okunduğu takdirde dahi namaz geçerli sayılır.”

Vahyin mana olarak inzal edildiği görüşüne argüman oluşturan en önemli verilerden biri de Kur’an’ın “yedi harf” (ahruf-i seb’a) üzere okumaya elverişli şekilde nazil olduğunu bildiren hadislerdir. Ahruf-i seb’a hadisleri Kur’an’ın okunuşunda lafızdan ziyade mananın ön plana çıktığını göstermektedir ki bu da kısaca “mana merkezli okuma” (el-kırâ’a bi’l-ma’nâ) demektir. Nitekim Hanefî âlim Tahâvî’ye göre Kureyşliler çoğunlukla yazı alışkanlığına sahip olmadıkları, bu yüzden Kur’an ayetlerini kendilerine tebliğ edildiği veçhile yazmak ve aynı zamanda hafızada tutmakta zorlandıkları için, kendilerine anlam merkezli okuma ruhsatı tanınmıştır (Tahâvî, Şerhü Müşkili’l-Âsâr, VIII. 118). Kur’an’ın mana olarak vahyedildiği hususunda önemli göstergelerden biri de kıraat farklılıklarıdır. Nitekim her biri mütevatir kabul edilen yedi kıraat arasındaki bazı farklılıklar kelime düzeyinde noksanlık ve ziyadelik olarak ortaya çıkmaktadır. Vallâhu a’lem.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 01 Ocak 2019 19:55
Kuranda 11 ayette 'arapça kuran' olarak indirildiği belirtiliyor. Eğer mana olarak indirildiyse bu 11 ayet ne olacak?
o.p 29 Aralık 2018 14:38
Dini bilgim kıt olmakla birlikte yazdıklarınıza aynen katılıyorum aksi takdirde müslümanlık arap milletinin dini olarak kalır...
ismi lazım değil 09 Ocak 2019 01:01
0
zaten bilgin kıt olduğu için katılıyorsun. sana hitap etmek için yazıyor. zaten yazar
hasan 23 Aralık 2018 15:55
Kuran dan habersiz tefsir hocasi biri hud suresinde olmak uzere sana bu kissalari biz ogrettik biz indirdik diye kactane ayet var bu ayetleri inkar mi ediyorsun farkli olma ve şohret arzusu boyle birsey nefsiniz ve dunyalik icin Allah in dinini satmayin cehennem var cehennem...
ismail 23 Aralık 2018 08:14
Ne süyuti ne de zerkeşi o fikirde. Sadece batıl mezheblilerin görüşünü kitaplarına almışlar, böyle batıl düşünenler de var diye. Ama kelime oyunuyla, bu sözleri onlar nakletmiş gibi yazmak ayrı marifet. İslam ulemasından bu fikri savunan olmamıştır. Batıniler savunmuştur... O da İslam mı bilinmez.
KARAR OKURU 22 Aralık 2018 20:26
Tûr Suresi 34. Ayet/27. Cüz فَلْيَأْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ Eğer doğru iseler onun benzeri bir SÖZ getirsinler. Rabbimiz benzer bir Söz- Hadis getiremiyeceklerinden bahsediyor. Eğer KUR'AN-I peygamber SÖZÜ olarak anlar isek müşriklerde , kâfirlerde, kendini RASÜL sananlar da O zaman benzer SÖZLER söyleyebilir. Böyle bir durum olursa Rabbimizin tehdidinin ne anlamı olur?
KARAR OKURU 22 Aralık 2018 20:14
Kur'an'da geçen âyetleri Rasülullahın kendi SÖZLERİ olarak algılarsak, Velid bin Muğire'nin görüşleri O zaman doğru olmaz mı? Müddessir Suresi 25. Ayet/29. Cüz اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Bu, insan- BEŞER SÖZÜNDEN başka bir şey değil.»
karar okuru 22 Aralık 2018 14:43
Hocam iyi yoldasınız. Bir bilim adamına da bu yakışır. Kafanıza uymayan şeyleri yazmanız kadar doğal bir şey yok. Din de sorgulanabilir. yeter ki doğruya ulaşılsın. Aslında ayetler de hadisler de Hz. Muhammedin ağzından çıkan sözlerdir. manası da ona aittir kelamı da.
KARAR OKURU 24 Aralık 2018 15:39
1
gerçekten yazıdan böyle bir sonuca nasıl ulaştın?! Hoca yazının neresinde ayetlerin manası ve kelamı hız Muhammed’e ait demiş?! Hocanın görüşü seninkinden berîdir!
Musa Şahin 22 Aralık 2018 12:29
Hocam bahse konu kitabınızdaki ilgili bölümü okudum. Kitabı yazdığınızda, gençliğin ve tecrübesizliğin tesiriyle, tercih ettiğiniz görüş vahyin nüzulü meselesinde Peygamberimizin ,manayı bozmaksınız, dilediği sözcüklerle ve kurguyla bize ilettiği şeklindedir... Bu görü ise insanı Allah’ın huzurunda derbeder edecek bir tarzı barındırıyor... Geçirmekte olduğunuz hastalığın da sizi belli bir olgunluğa ulaştırmakta olduğunu görüyoruz... Emin’im o kitabı bugün yazmış olsanız daha mutedil olurdunuz... Selametle...
Kul 22 Aralık 2018 08:45
Martin Luther gibi olma hastalığı. Allah dinini tamamlamıştır ayeti varken, ALLAH A KURAN MI ÖĞRETİYORSUNUZ?
KARAR OKURU 22 Aralık 2018 08:42
Hoca bir zayıf dal bulup ondan bir diğerine derken ağaçtan düşen tarzan misali din binasından dışarıya doğru.....
KARAR OKURU 22 Aralık 2018 08:38
Senin derdin ne amacin ne,niye milletin.kafasini karıştırıyorsun.yurtdisi üniversitesileri seni çağırıyor.
Ufuk 21 Aralık 2018 17:30
Değerli Mustafa Hocam, Bu söylediğiniz şey o kadar açık bir hakikat ki bunları irfan sahibi biri birazcık düşününce fark eder...Ama birazcık düşünce...
hasan 21 Aralık 2018 00:44
Demekki sizde istanbul fethedilirken meleklerin kanatlarini tartişan rahipler gibi olmaya karar verdiniz islam dunyasinin muslumanlarin en buyuk problemi bu mi derdiniz ve maksadiniz nedir mertce soyleyin Allah adina hukum veriyorsunuz farkindamisiniz cennet cehennem var farkindamisiniz
KARAR OKURU 20 Aralık 2018 21:13
Muhterem hocam bukadar derdiniz var iken hala kaygan zeminde yurumek degil kosmak istemenizin sonucu dusmek olacaktir . Vahyin inzali keyfiyeti cok cesaretli bir konu. Bu meselede saglam bilgi ala bilmemiz icin ya vahy edene ya vahiy edilene yada vahiy olan. Allah resul ve kuran. Inzalin keyfiyeti hakkindaki goruslerimizin kaynagi vahiy olan dan vahiy edene dogru sebeb sonuc iliskisi uzerinde yurutulurken. Bunun keyfiyeti sirlarî ya Allah ve resulu yada nazil olan kuran da acikca belirtilmis degil iken bu konuda bir sey soylemek iman ve inanc boyutunda degerlendirilmemeli
KARAR OKURU 25 Aralık 2018 06:46
0
Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik
Duddusi Doğan 20 Aralık 2018 15:38
Ben Kur'an'ın mana ve lafız olarak Peygamber Efendimize indirildiğine inanıyorum. Lafız olarak indirilmiş olması, manasının geri plana atılmasını gerektirmez. Ancak farklı bir görüş beyan eden her ilim adamına mal bulmuş mağribî gibi çullanan dar kafalıları da sadece kınıyorum. Malum, ülkemizde tıpkı kendileri gibi düşünmeyenleri afaroz eden, reformist, mezhepsiz, ehl-i sünnet dışı ilan eden bir güruh var. Bunları ciddiye almak onlara prim kazandırır. Bunlar bu kötü çamurlarını son asırlarda müslümanların içinde bulunduğu travmaya çare arayan
Bi Hoca 19 Aralık 2018 02:52
İmam Gazalî, el-Me’arifu’l-İlahiyye adlı risalesinin ”Allah’a Nispet Edilen Yazı ve O’nun Yazma Halleri” bahsinde şöyle demiştir: “İkinci mertebe, hikmetin latifelerini ve kelimenin anlamlarını peygamberlerin kalplerine vahiyle, evliyanın kalplerine ise ilhamla bırakmasıdır. Onlar da anlatma ve öğretmeyle olur…” [Gazalî, el-Me’ârifu’l-Akliyye, s. 66.]
sinan k. 21 Aralık 2018 21:52
3
evliya nin beynine de bir sey biraksaymis yuce rabbim keske de ...
KARAR OKURU 19 Aralık 2018 00:00
Aslında hocamın tercih ettiği görüşe uygun bir kavram olarak Kutsi hadis terimi kullanılmıştır , bu kavramın çıkış noktası araştırılmalı. Dahası eğer mana lafız ayrımı yapılacak olur ise ( ki olada bilir) o zaman dini kurallar içeren hadislerinde vahiy olduğunu iddia eden kesimin görüşleri ile örtülmüş olunur. Zira bir peygamber din adına konuşuyor ise denetimsiz olmayacak bir durumdur bu.Butun bu ayrışmalar içinde "vahyi metluv" ve gayri metluv kavramları ortaya çıkmış bu yüzden. Özetle bu durumun en kötü yani yine Mustafa hocanın en çok dert
KARAR OKURUali rıza 18 Aralık 2018 22:48
Hocam işiniz çok zor allah yardımcınız olsun inşallah çünkü cahile hakkikatı kabul ettirmek zormu zor vesselam
KARAR OKURU 18 Aralık 2018 22:39
Mustafa Ozturk hocamin yazisini tebrik etmekle beraber elestirilecek ve iman acisindan kabul edilemeyecek yonleri oldugunu dusunuyorum. Vahyin mahiyeti hakkinda ki yazi sanki fazlurrahmanin bu bu konudaki yazdiklarini bir tik gecmis gibi . Gayb ve iman meselesi olan konularda Boyle konularin gazete kosesinde yazilmasi bence cok yanlis .
sinan k. 21 Aralık 2018 21:54
1
evet gizli koselerde duvar diplerinde gaybden bahsedilmesi lazim sonra o feto senin bu mehdi benim 100 yil daha memleketi yakmak lazim degil mi
hekim 18 Aralık 2018 11:01
25. sözde Ali imran 154. ayetinde tüm Arap harflerinin muazzam bir ölçü içinde bulunduğu ile ilgili kısım okunabilir Ayrıca hurufu mukattaadan kaf harfinin başında bulunduğu yalnız şura ve kaf sureleri var. Her ikisinde de kaf harfi 57şer defa geçiyor. Toplamda sure sayısı olan 114 ediyor. Ayrıca sorularla İslamiyet sitesinde şu başlıklı kapsamlı yazının okunmasını tavsiye ederim: kuran-allahin-kelami-olarak-ne-ifade-etmektedir-vahyin-metnini-teskil-eden-husus-sadece-mana-midir-0 Efendimizin (SAV) ümmi olduğunu ve birçok yerde Onu Arapça indirdik ifa
sinan k. 21 Aralık 2018 21:56
3
siz once o okudugunuz risalenin sirk dolu oldugunu yazarininin da musrik vasiflarina sahip oldugunu kavrayacak kadar kuran okuyun sonra kuran uzerinde istatistik calisin ve tavsiyede bulunun
hekim 18 Aralık 2018 10:58
Hadis alimleri avam tarafından hadislerin mana ile naklini bile uygun görmemişler bu arada.
KARAR OKURU 17 Aralık 2018 22:58
Sapla saman karışıyor.... Ebu hanife nin de diğer 3 kitapla ilgili ichadı vs dinde referans olmaz. Ordan da buraya vahyin lafzi liğine geçiş yapılmaz. Vahyin lafzenliğinden yola çıkaraktan vahyin manasına adeta parmak sallamaktalar. Eeee ilahiyatçı olunca sözün ve fikrin her türlüsü mübah....itiraz edilince de kızıyorlar. Katlanacaksınız. O vahyin mana ve lafzenliğinde anlatılan nebiyi örnek almaktamı cennet ayetlerindeki maturidi görüşe uygun düşüyor. Eee erkekler sabretmeyide sevmez. Sevilmeyeni de kitaba koymak hâşâ uygun düşmez mi...??
osman Aydın 17 Aralık 2018 15:07
قول باطل أثيم مصادم لصريح الكتاب والسنة والإجماع ولا يساوي قيمة المداد الذي يكتب به. وعقيدتي أنه مدسوس على المسلمين في كتبهم. وإلا فكيف يكون القرآن حينئذ معجزا واللفظ لمحمد أو لجبريل؟ ثم كيف تصح نسبته إلى الله واللفظ ليس لله؟ مع أن الله يقول: {حَتَّى يَسْمَعَ كَلامَ اللَّهِ} إلى غير ذلك مما يطول بنا تفصيله. Zerkani Menahilu'l-İrfan, 1/49
İsimsiz, resimsiz. 17 Aralık 2018 15:04
Sevgili (bazı) yorumcular, bir yerlerde kan gövdeyi de götürse, bunlar konuşulacak, sorgulanacak... Her birim kendi işini yapacak. Kuran-ı Kerim'de, savaşa bile gidilse geride muhakkak bilge insanların bırakılması ve ilim öğrenmenin devam etmesinin gerekliliği öğütleniyor.
İsimsiz, resimsiz. 17 Aralık 2018 14:58
Oldukça düşündürücü ... (Yanlış anlamış olabilirim) Sanki Kur'an-ı Kerim'deki "Kur'an" kavramı, yazılanın arkasında daha kapsayıcı bir kitaptan bahsediyor gibi ... Kelimeler, manaları ifade etmek için var. Kelimeyi anlamadığınızda mana da gider. Bu yüzden, mana asıldır. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki "pez.." kelimesini hatırlayın :)
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 18:49
Konuyla alakalı Risale-i Nur Külliyati ' ndan Rumuzat-ı Semaniye ' yi okur musunuz (Aslı Osmanlıca )
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 15:49
Hocam....İçim cayır cayır....Aklım tirtir titriyerek yüreğime sığınmış....Korkuyor....Hocam şu sıralar sadece ağlıyorum....Hepimize ağlıyorum. Yaralayana yaralanana....Hocam canım çok yanıyor. Can yakmaktan zevk alan kardeşlerim olduğu için. Neyse hocam gözyaşlarımı türkülere sildiriyorum....ÖF ÖF.....NASIL YAR DİYEYİM....KÜSKÜNÜM...İnsanın anladıkları anlatamadıklarından fazla ise....
KARAR OKURU 21 Aralık 2018 18:56
3
Müzik şeytan işidir
süleyman kasap 16 Aralık 2018 13:50
“Kurandaki bu keskin üslup ve tikel hüküm değişikliklerinin tek tek ve ve lafzen Allah tarafından belirlendiği kanaatinde değilim” demiyor musun.
süleyman kasap 16 Aralık 2018 10:57
önceden bir hadis için bu peygambere ravinin iftirası denilirdi. şimdi sıra Allah böyle söylemez, peygamber ona iftira ediyora geldi. peygamberin iftira ettiğini sen nasıl anladın bir anlat bakalım.
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 12:53
5
Şu yazıdan "Allah'a iftira" anlamı çıkarmak ancak nefret dolu bir zihin ve zihniyetle açıklanabilir. Bu kadar berbat şekilde niyet okumayı bir müslüman olarak kendine yakıştırman erdem(!) olarak yeter de artar sana...
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 05:30
Bu derleme fikirlerinizin Şamlı Yahya'nın iddialarından farkı ne ise, bildirmek, bilgilendirmek ve tefrikini yapmak bu yazıdan sonra üzerinize farz olmuştur. Bunu istemek ve beklemek ise bizim üzerimize bir hakk olmuştur. Eğer bu açıklamayı ya da benzerî açıklamayı yapmaz iseniz, bütün algı düzeyleri düşünüldüğünde muhtemel yanlış anlamaların da vebâli de üzerinize olacaktır. Ateşe yakın olan sizsiniz. Allah yardım etsin.
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 12:56
1
Sayın Okur, bak ne güzel söylemişsin; derleme fikirler diye. Ama dikkat edin, bu fikirler oryantalistlerden değil, sizin de mensubu bulunduğunuz mezhebin büyük büyük alimlerinden nakledilmiş. Sizin bugün kendi zihninizde doğru kabul ettiğiniz fikrin cennete, bizimkinin cehenneme yakın olduğunu söylemek de herhalde "Hakikat benden sorulur" gibi bir özgüvene dayanıyor olsa gerek, değil mi sayın okur.
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 17:08
3
"Sizin de mensûbu bulunduğunuz mezheb" demenizden neyi anlamam gerektiğini de açıkça yazmıyorsunuz. Siz bir mezheb îmâl ettiniz ve insanları buna dâvet mi ediyorsunuz Sayın Yazar. Hakîkat İmâm-ı âzâmdan tecelli ile bizleri pek güzel tesellî etmiş ve edecektir. Onlar bir"sektörün" çarkları olmadılar. Cân ve mallarını sizin de bildiğiniz gibi harcettiler. Elektrikler kesilse siz yoksunuz.
KARAR OKURU 16 Aralık 2018 04:27
Hocam çevirgel duası okumak günah mıdır.
Sadik 16 Aralık 2018 01:46
Tehaddı ayetlerini nasil anlamaliyiz ve uydurmalar nasil yapildi bu mantigi nasil islettiler sayın hocam
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 23:40
Değerli hocam bu kadar saldırıya nasıl dayanıyorsunuz.Rabbim size dayanma gücü versin.Insanın saçını başını yolası geliyor.Bu kadar olmaz ya hu...
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 19:34
Eğer dediğiniz gibiyse (lafzı Hz. Peygambere aitse) Kuran neden "fe'tu bi suretin..." diye buyuruyor. Madem lafzı hz. Peygambere ait neden "benzeri bir sure getirin" diye meydan okunuyor.
icaz da icaz 15 Aralık 2018 21:02
6
"fe!tu bir suretin" ifadesi, "Kur'an'dakine benzer birkaç söz söyleyemezsiniz" demek değil; size göre "madem Kur'an Muhammed'in uydurması, o zaman siz de uydurun ve eğer lafla peynir gemisi yürüyorsa siz de yürütün ve kendi toplumunuzu dönüştürün" demektir. Bilir bilmez yere lütfen, konuşmayalım.
Apti 15 Aralık 2018 19:30
(2)Soyuluyoruz! "...O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir).."(Haşr/7) Türkiye de 2003 yılın da GSYH 468 MilyarTl.Halk o yıl GSYH nin %14 kadar kredi kullanmış,bu karşı GSYH nin % 2.1 kadar FAİZödemiş. 2017 yılında ise,GSYH, 3 trilyon 750 milyar olmuş.Büyümüşüz!Bu miktarın % 68 oranında kredi kullanmış halk.Ve ödediği FAIZ oranı % 6.44 de çıkmış!Bu ne demek halk, öyle bir düzen kurulmuş ki,Ödediği FAİZ ile belli kesime sermaye/mal transferin kölesi olmuş!Bunu d
okur 15 Aralık 2018 21:16
1
SEN ÇAY DEMLEME KARDEŞ Bİ DAHA :))))
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 19:29
Imam-I Azam Ebu Hanifeyi ve Islam ictihadini daha iyi Tanimak istiyoruz
Apti 15 Aralık 2018 19:07
(1) Gözünü sevdiğim hoca!Başka derdimiz yok mu!Soyuluyoruz! Peki izniniz ile sorayım! Sahabe neden "Ya Resulallah!Bu vahiy size Lafzi mi,Mana olarak mı inzal olmakta!Bize şunu izah eder misiniz?" diye sormamış da, sonrakiler bunu kendine dert edinmiş! İsmi geçen sahabeler kendi görüşünü,peygamberimize sorup cevap almışlarda mı yoksa, kendi şahsi fikir ve çıkarsamaları mı ? Asıl Soru/sorunumuzu 2 ci ye sakladım!Herkes izah edebilir !
peyami 15 Aralık 2018 18:16
"...Orada bozgunculuk edecek ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?..." İnsanın iyi ve kötü yanları var ise, meleklerin meseleye karamsar/kötümser yönden yaklaşmaları manidar ve örnek alınası değil mi? Eyvallah. İyi yazı.
Ali Arslan 15 Aralık 2018 16:31
... karşı çıkmak için gereken meşruiyetin "Bakın aşırı yoruma sapan Doğu anlayışlarını da eleştiriyorum." mantığına dayandığına inanılır. Ben lafızcılığın doğru olmadığı kanaatindeyim. Çünkü bu grubun eleştirdiği fundamentalistler de kelama bu kadar önem atfediyor. Tarihselcilik haklı.
Birol Ekin 15 Aralık 2018 16:22
hocam, bazı sürelerin huruf-umukatta'at harflerini ( mana- mefhum inzali bağlamında) nasıl anlamalıyız? bu harfleri de Hz peygamber arab dilinde kalıblara göre mi sıralamıştır?
B.K. 15 Aralık 2018 22:04
0
Süper bir tesbit,harika..Hoca'yı severim,ama madem ilmi bir yoldayım ve benden önce de bunu söyleyenler var diyor.Bu sorunuza muhakkak bir cevap vermesi lazım.Yoksa bu konudaki tüm sözleri 'ilmen' çöpe gitmiştir.
Sadece düşündüm 16 Aralık 2018 00:08
1
Huruf-umukatta harfleri bir tür ezbeleme tekniği olamaz mı. Unutmamak ve karıştırmamak için.
B.K. 16 Aralık 2018 20:00
3
İşte tüm mesele de bu zaten.Hz.Peygamberin Vahyi unutmuş olabilme ihtimalini düşündüğünüzde zaten ip kopar.Vahiy Allah'ın kelamı olmaktan çıkar.
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 16:09
Tam da bunun zamanı idi. Yani o kadar mesele varken bu tarz şeylerle ugrasmak beyhude.
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 20:58
1
Sayın Okur, "tam da bunun zamanı idi" serzenişinizi Hocaya saldırıp sürekli bel altı vuran çevrelere söyleyin.
Harun Armağan 15 Aralık 2018 15:56
Allaha, peygamberlerine, meleklerine, kitaplarına (indirilen vahiylere) iman ediyoruz. Allahın, meleklerin mahiyetini nasıl bilmiyorsak bunlar bize gayb ise vahyin de mahiyetini bilmiyoruz. Vahyin nasıl geldiği, vahyin içeriği, vahyin manasının Allaha ait olduğu iddiası ve yine vahyin lafzının muhammed as ait olduğu iddiası gaybı taşlamaktan başka bir şey değildir diye düşünüyorum. Gaybı taşlamanın bize kazandıracağı bir şey yok diye düşünüyorum.
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 15:28
Mustafa Öztürk hocamın vahyin içeriği/mahiyeti/niteliği hakkında bir fikir edinebilmesi,bir görüş dile getirmesi için vahyi kendi iç dünyasında yaşayan peygamberin ve hiç kimseninde vahyi nasıl aldığına dair şahitlik edemediği bir durumu biliyor olması gerekir. Peygamberin Vahiy aldığına dair ispatı yine peygamberin kendi sözüdür. Hz peygamber ben Vahiy alıyorum dediğinde Hz hatice sen yalan söylemezsin sen bunu söylüyorsan doğrudur demiş ve iman etmiştir.
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 15:27
Din adamı, alim, hoca insanların problemlerine çare bulan insan,; Bizde ise bir sürü yeni problemler üreten insanların aklında şüpheler oluşturan bir grupla kaşı karşıyayız Bunları kim organize ediyor küresel bir fitne hareketinin neresinde yer alıyorlar bu sorulara cevap aramalı
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 14:44
İslam ümmetinin zor zamanlardan geçtiği dönemde. Her tarafımızda ölümler varken. Bu tartışmalarınız Hasan el Basri'nin sinek mevzunu hatırlattı. Ümmetin amel sorunları varken. Yozlaşma varken zulüm varken kalkıp polemik yapmanın ne yararı var. Veyl olsun...
Ali Arslan 15 Aralık 2018 14:14
Hocam bu cedelleşmeden sıkıldım. Şenocak, Ünlü ve Şimşirgil; meseleye İslam'ın ilk dönemlerindeki şehir ve hayat pratiklerinin komple şu ana intibak ettirilmesi gereken ahkam olduğuna inanacak kadar banal bakıyor. Arada Osmanlı'ya, ortodoksi mantaliteye, halife boğazlayan ilk İslam nesillerine ve nihayet mevcut siyasi otoriteye -tabii FETÖ'ye göz yumuşunu göz ardı ederek- güzellemeler yapılır. Eş'ari Arapçılığa karşı Anadolu merkezli ehlisünneti savunma da dostlar alışverişte görsün kabilinden yapılır. Çünkü Hamidullah, Fazlurrahman ya da E. Said'e
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 14:09
Hocam bu düşüncelerinizi kınıyorum. İnşaallah yanılgınızın farkına varacak eserler okur ve kalbiniz doğru üzerine mütmain olur.
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 15:44
6
Bir okuyucu olarak ben de seni kınıyorum
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 14:06
Mustafa Hoca, kanaatimce artık bu memleketten yakın gelecekte ayrılıp ilmi çalışmalarını daha rahat sürdürebileceği bir Batı ülkesine gider. Çünkü hocanın çektiği çile çekilecek bir çile değil bence. Benden söylemesi, demedi demeyin.
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 16:07
1
Giderse eleştirenlerin ekmeğine yağ sürer.
karar okuru 15 Aralık 2018 13:56
akıl huu kuruş trink
KARAR OKURU 15 Aralık 2018 13:45
İnzal, lafzi midir, muhteva ile midir, gereksiz bir tartışma. Asıl soru şu : Hitabın, İMAN ESASLARI DIŞINDAKİ LAFZI, ebedi mi, dönemsel mi ? Bu sorunun cevabını arayana bir soru daha : Allah, günlük hayata (Diyelim ki, muamelata) yönelik hitabında, uzaydan mı (Genel geçer, sosyolojiden bağımsız) konuşuyor yoksa miladi altı yüzlerin, belirli bölgede, belirli şartlar, belirli sosyo-kültürel ortamda yaşayan Arap’ına mı ?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN