Back To Top
Muhafazakârlık ve kadın

Muhafazakârlık ve kadın

 - Son Güncelleme: 07.08.2019 Çarşamba 11:24
- A +

Uzun AK Parti iktidarı bize pek çok alanda öğretici oldu. Örneğin muhafazakârların da aslında pek çok konuda Kemalistlerden bir farkı olmadığını öğrendik.

Geçmişte nasıl Kemalistler kendi yaşam tarzlarını başkalarına dayatma konusunda sınır sahibi değilse bazı muhafazakârlar da değil. Son günlerde ortalıkta uçuşan nepotizmin evlerden uzak olmadığını da zaten uygulamalı olarak her gün görüyoruz. Rovanşizmin vardığı noktanın sınırı yok gibi, ne de olsa her Cuma Allah’ın bizlerden yakın akrabayı koruyup kollamamamızı istediği vazediliyor ama nedense adil olmamamızı da istediği bir kulağımızdan girip diğerinden çıkıyor. Seçim süreçlerinde yaşanan yolsuzlukları meşrulaştıracak fetva veren anlı şanlı ulemamız da var, daha ne olsun.

Geçen hafta medyadaki sürmanşetlerden biri de “CHP’de İSKİ sendromu!” idi.

Ne unutulmaz skandalmış öyle! SHP’yi ve Sosyal Demokratları yıllardır mahkum ediyor ama herkesin unuttuğu bir şey var İSKİ skandalının üstüne giden bizzat SHP’nin kendisi idi ama Ergun Göknel’in yaptığı yolsuzluk partinin üstüne yapıştı kaldı. Belediyecilikteki beceriksizlik de üstüne tuz biber ekti.

28 Şubat günleri Kemalist dayatmacılar ordunun gücünü arkalarına alıp başörtüsü üzerinden bacılarımızın üstüne çöreklendiklerinde onlarla beraber kimlerin bu ahlaksızlığa ortak olduğunu bugün unuttuk. AK Parti de dahil herkes CHP ve Kemalistlere saydırıyor ama başörtüsü rezaletinin en büyük destekçilerinin bugün koalisyon ortağı olduğu ve bugüne kadar da bu rezillikteki rolleri için nedamet getirdiklerini duymadık. Halbuki beğenmedikleri Sayın Kılıçdaroğlu bile kaç kere ekranlar ve toplum önünde “Başörtüsü konusunda dün yanlış yaptık artık o günler geri gelmeyecek” dedi ve özür diledi.

Kızlarımızı törenlerden kovanların yurt dışında ateşelik de dahil pek çok makamla ödüllendirildiğini de gördük hem de AK Parti tarafından.

***

28 Şubat sürecinin mazlum bacıları bugün artık mağrur bacıları durumunda. Ama hemen orda bir durmak lazım… Bakıyoruz da pek çok muhafazakâr ekabir takımı, dün Kemalistler ve yancısı muhafazakârı-milliyetçisi tarafından horlanan bacılarını bu kez de kendileri horluyor. Sosyal medyadan gazete köşelerine oradan TV ekranlarına kadar hemen her yerde türbanlılara karşı bir saldırı var. Dün sıkmabaş diye küçümsenen kadınlarımızı bugün de ‘Siz nasıl örtülüsünüz?’ diye muhafazakârlar (?) sigaya çekiyor. KADEM’e yapılan saldırılar ortada.

Kadınlar sosyal-siyasal-ekonomik sahada daha fazla göründükçe bundan rahatsız olan büyük bir kitle var. Bu rahatsızlıkları duyunca aklıma nedense hep Hz. Ömer’in oğlu Abdullah ile torunu Bilal arasında geçen bir diyalog geliyor: “Ben sana Allah’ın Resulü şöyle buyuruyor diyorum, sen de bana onlara izin vermeyeceğim diyorsun…”

İslam’ın ilk döneminde kadınların rolü ile ilgili pek çok bilgi var. Hz. Hatice hem bir tüccar hem de peygamberimizin en büyük destekçilerinden biri idi. Yine Resulullahın diğer eşlerinden özellikle Hz. Ayşe ve Hz. Ümmü Seleme’nin rolleri tartışmasız ki Ayşe ordulara kumandanlık etmişti. Uhud günü anlı şanlı sahabeler savaş meydanında korku ile bir yerlere sığınmışken ölümüne Resulullahı korumak için savaşan da bir kadın sahabe Ümmü Ümâre idi. Kerbela’da Hz. Ali’nin kızı Zeynep’in rolü de tartışmasızdır, o cesaret gösteremeseydi belki Resulullah’ın soyu kesilecekti. Sonradan Müslüman olan Ebu Süfyan’ın karısı Hind’in ne kadar etkili bir kadın olduğunu hepimiz biliyoruz. O dönemin meşhur kadın şairleri var.

Kadınların iffetlerini korumaları için sosyal alandan dışlamaya çalışan, kadına sadece annelik ve eşlik rolü veren muhafazakâr erkeklerin sanki bu iffet koruma işinin sadece kadınlara hasmış gibi davranmaları sizce de tuhaf değil mi? Ama hayatın ironisi aynı muhafazakar erkekler eşleri ve kızları için kadın doktor istiyor.

Konuyu Abdullah Bin Ömer’le kapatalım ve edep ya hu diyelim:

Abdullah İbn Ömer’in yanındaydık. Resulullah (s.a)’ın “Kadınlara gece mescide gitmeleri için izin veriniz.” buyurduğunu bize nakletti. Bunun üzerine oğlu (Bilâl): “Allah’a yemin ederim ki kadınlara izin vermeyiz. Çünkü fitne-fesat çıkar” dedi. Abdullah, oğlunun bu sözünü duyunca “Allah sana şöyle şöyle etsin” diyerek onu azarladıktan sonra dedi ki: “Ben sana Allah’ın Resulü şöyle buyuruyor diyorum, sen de bana onlara izin vermeyeceğim diyorsun. Olur mu öyle şey!”

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 12:38
Kadınlar konusunda en çok erkekler konuşuyor maşallah. Güç kaynağınız ve varlık zemininiz ayaklarınızın altından kayacak diye, aman kadınlar evden başını çıkaracak da bize tabiyetleri bitecek diye uyku uyuyamıyorsunuz. 1400 yıl önceki Arap toplumuna, örf ve adetlerine göre yaşayınca mı ahireti kazanmış olacağız. Sünnet şunu diyor şeriat bunu diyora bakana kadar azıcık Kur'ana bakın.
Akın 07 Ağustos 2019 13:37
4
Tamam senin dediğin gibi Kuran-a bakalım: ...Peygamber hanımlarından bir şey istediğinizde, onlar perde arkasında iken isteyin; bu sizin kalplerinizin de onların kalplerinin de temiz kalması için en uygunudur... (Ahzab 53). Ey peygamber hanımları! Kendinizi kötülüklerden korumanız şartıyla, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Bu sebeple sözü yumuşatarak söylemeyin, sonra kalbi çürük olan umuda kapılır, sizden beklendiği şekilde konuşun. Evlerinizde oturun ve daha önce Câhiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın... (Ahzab 32-33).
tashih bıçağı 07 Ağustos 2019 14:25
4
"Sünnet şunu diyor şeriat bunu diyora bakana..." Şeriat= Kur'an+Sünnet+İcma+Kıyas
ismet badem 07 Ağustos 2019 10:01
Cümleleriniz kulağa hoş geliyor ancak bu hamur çok su götürür. Ahiret hesabıyla dünyaya bakacaksak bu yazdıklarınızın birçoğu çürütülebilir iddialar. Asr-ı saadetten tezimizi destekleyen "seçili" misaller vermek çok revaçta ancak o döneme külli bakmak kimsenin aklına gelmiyor. Kadınlarımızın bu sosyal ve ekonomik vasatta evlerinden binbir havuç gösterilerek çıkartılmaya çalışılması cemiyetin köküne kibrit suyu dökmektir. İnanmayan varsa son 15 yıla baksın. Tabi ben ahiret hesabına bakarak yorum yapıyorum, seküler bakarsan herşey mübah zaten.
Hiç 07 Ağustos 2019 09:46
Ne davası...olsa olsa para şan şöhret makam davasıdır..ortada dava mava yokmuş da bizim gibi avam kesimi bunu yeni gördü
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 09:44
Güzel tespitler. İslamcıların kadının ev dışında bir yerde olmasına tahammülü yok. Bu yüzden, ister açık ister kapalı olsun, sürekli hedefteler. Bu düşüncenin duracağı yer de ne yazık ki selefiliktir. Kadınların daha başarılı olduğu ortada iken erkeklerin başarısızlıklarını, kadınları eve kapatarak telafi etmeye çalışmaları hüzün verici.
Akın 07 Ağustos 2019 09:20
1) Olaylara tek taraflı bakmışsınız, sizi okuyan da o dönemde kadınlar bu günden daha fazla erkeklerle iç içe sanacak. Kurandaki perde arkasından isteyin ayeti, hadisteki kör erkek misafir geldiğinde peygamberimizin hanımlarını diğer odaya göndermesini nereye koyacağız. Ayrıca erkeklerin hanımlarına bayan doktor isteme çelişkisi olarak gördüğünüz durumun da çözümü var...
Akın 07 Ağustos 2019 10:45
9
2) İlla kadınlar erkeklerle okumak, çalışmak zorunda mıdır? Sadece kadınların okuduğu okul, çalıştığı hastane kurarsın. Mesailerde de yarım gün imkanını tamamen serbest edersin (tam mesai kadınlara aşırı yüklenme ve zulümdür). Muhafazakar erkekler de hem kadınlarını rahatça çalıştırır hem de kadın doktora götürebilir. Size de çelişki arama imkanı kalmaz. Ama olmaz illa karışık olacak, erkeklerle kadınlar hep iç içe olacak, sanki Allah-ın emri buymuş gibi.
musto 07 Ağustos 2019 01:17
Akp kadınları'da bir tuhaf davaları için ya her şeyi göze alıyorlar veya yüklü bir anlaşmayla olana bitene göz yumuyorlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN