Kemal Derviş’e saygı

Kemal Derviş gibi şahsiyetleri geniş kitlelere tanıtmak etik değerlerin ve bilginin değerini tanıtmak demektir.

Derviş milyarlarca dolara hükmetti, tek kuruşluk dedikodu çıkmadı… 2001 yılında ağır krizdeki ekonomiyi yapısal reformlarla ayağa kaldırdı…

Yapısal reformlar’ kavramının iktisat kitaplarına geçen bir örneğini ortaya koydu.

Güç zehirlenmesine kapılmadı. İşe başladığında nasılsa, zirvelerde de öyle kaldı ve öyle ayrıldı.

İLKE İNSANI

2002’nin ilk aylarıydı... Merhum Mesut Yılmaz, Kemal Derviş’i partisine istiyordu; seçimleri kazanınca onun başbakan olacağını ilana hazır olduğunu söylemişti. Yılmaz’ın istediğiyle, değerli dostum Cem Kozlu’nun evinde bunu Derviş’e anlatmıştık. İlhan Nebioğlu da oradaydı. Derviş memnuniyetini ve teşekkürlerini bildirdikten sonra şöyle demişti:

Turgut Bey’e hayrandım. Mesut Bey de hükümette reformlara büyük destek verdi. Fakat ben Sosyal Demokratım, onları birleştirmeye çalışacağım. ANAP’a geçmem uygun olmaz…”

Sağlıklı ekonomi için merkez sağ ve merkez sol iki ayağın olmasına inanıyordu. Sosyal Demokratları birleştirmeye çalışmış, mümkün olmamıştı. CHP’ye girmiş fakat tesettürlü kızların özgürlüğünü savunduğu için o zamanki CHP ile anlaşamamıştı. Sonra sessiz sedasız Amerika’daki akademik görevine dönmüştü.

2001 KRİZİ

Türkiye ekonomisi, merhum Demirel’in popülizminin de etkisiyle 1990’larda hep sorunlar yaşadı. 9 Şubat 2001 günü MGK toplantısında Cumhurbaşkanı Sezer’in Başbakan Ecevit’e “anayasa fırlatması” üzerine ağır bir kriz daha patlak verdi.

Kriz zaten kapıdaydı, Bütçe açıkları, dış açık, döviz sorunu, kamu bankalarının batık kredileri gibi sebepler… Ve, üstüne Gölcük depremi!

Şubat 2001’deki “anayasa fırlatma” olayı sadece vesiledir.

TL’ye güven kalmamıştı… Krizin ilk gününde 5 milyar dolar para dışarıya kaçmıştı, rezervler eriyordu…

KİM DÜZELTEBİLİR?

Acil dış kaynak lazımdı. Uluslararası ekonomi tecrübesine sahip, güven yaratacak bir isim lazımdı…

1980 yılındaki Turgut Özal gibi…

Ecevit’e çevresindeki ekonomistlerle iş dünyasında bazı isimler Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş’i tavsiye ettiler. Ecevit ve Derviş ‘solculuktan’ tanışıyorlardı.

Ecevit’in telefonda “Türkiye zorda, bize yardıma gelir misiniz?” diyerek yaptığı daveti Derviş bir vatan hizmeti saydı. ABD’deki çok prestijli işini bırakıp geldi. Ecevit’in önerdiği Merkez Bankası Başkanlığını şu gerekçeyle kabul etmedi:

Ekonomide geniş yapısal reformlar lazım. Sırf Merkez Bankası ile olmaz…”

Ecevit, koalisyon ortağı Bahçeli ve Yılmaz’ın onaylarıyla Derviş’i “Ekonomiden sorumlu devlet bakanı” olarak işin başına getirdi.

DERVİŞ REFORMLARI

Derviş ‘bizden’ isimler aramadı. Liyakate baktı. En yakın çalışma arkadaşları Faik Öztrak, Süreyya Serdengeçti, Engin Akçakoca gibi saygın iktisatçılardı.

Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” adıyla 15 kanundan oluşan bir reform paketi hazırladılar.

Pakette Merkez Bankası’nın bağımsızlığı, AB ölçülerinde şeffaf Kamu İhale Yasası, Kamu Bankalarına, bütçe açıklarına mali disiplin, uluslararası tahkim gibi düzenlemeler vardı.

21 Nisan 2001 Perşembe günü Derviş, Meclis kürsüsünde, Merkez Bankası bağımsızlığının ne kadar önemli olduğunu anlatan tarihi konuşmasını yaptı:

Biraz para basalım, seçimlere üç ay kala, biraz rahatlayalım!.. Bu kanunla bu mantık ortadan kalkıyor!..”

Derviş bu program için IMF ve Dünya Bankası iktisatçılarıyla çatır çatır pazarlık yaptı. IMF’nin sıkı kemer sıkma şartlarını dar gelirli kesimler lehine yumuşattı…

Bu reformlarla güven yaratan Türkiye, programın icrası takvimine göre, IMF’den yüzde 1 ve 2 gibi çok düşük faizle toplam 48 milyar dolar değerinde uzun vadeli kredi aldı.

DÜNDEN BUGÜNE

Böylece, 2001 yılında batan Türkiye ekonomisi 2002’de büyümeye geçti. Erdoğan böyle reforme edilmiş bir ekonomi devraldı.

Derviş, 2015’te, Cansu Çamlıbel’e verdiği uzun mülakatta, “Sayın Babacan ve Sayın Şimşek ciddi bir bütçe politikasına devam ettiler ve büyüme ile birlikte kamu borçları azalabildi” diyor, fakat Merkez Bankası ve BDDK gibi bağımsız kurumlara müdahalenin iyi sonuç vermeyeceğini söylüyordu. “İleri piyasa ekonomilerinde politika günlük kararlara karışmaz” diyerek uyarıda bulunuyordu. (Hürriyet 5 Nisan 2015)

CB sisteminde bütün o reformlar geri çevrildi, geldiğimiz yer belli…

Derviş ve reformlar hakkında benim “Laf Dinlemedi, Merkez Bankası Nereden Nereye?” adlı kitabımda geniş bilgi vardır.

Kemal Derviş’e Allah’tan rahmet diliyorum, aziz hatırasını saygıyla anıyorum.

YORUMLAR (143)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
143 Yorum