Back To Top
Zihnimizi farklı ışıklara açmak

Zihnimizi farklı ışıklara açmak

 - Son Güncelleme: 12.02.2019 Salı 08:32
- A +

Öteden beri yazı ve kitaplarıma gelen okur tepkilerine değer veririm, onlar üzerinden toplumsal zihniyet haritamızı okumaya çalışırım.

Bazı tepkiler olumludur, bazıları bana gözümden kaçmış bilgileri gösterir, memnun olurum tabii.

Bazı tepkiler şu veya bu yönde partizandır, yani yazılarda “bizim taraf”a mutlak destek, “karşı taraf”a mutlak kötüleme beklerler. İlkeler, veriler, bulgular ve hayatın deneyimleri değil, “bizden yana” olup olmamak önemlidir.

Halbuki gelişmiş toplum olmanın yolu zihnimizde yeni ışıklara, yeni verilere, yeni bilgilere pencereler açmaktır.

Verilere göre düşünmek

Şimdi, bilimsel yayın sayısında İran’ın bizi geçtiğini gösteren yazım üzerine gelen şu yoruma bakalım:

“Şu an Türkiye’yi Demirel ya da Ecevit yönetiyor olsa idi, Akyol bu makaleyi nasıl yazardı? Her halde ülkenin enerjide, ulaşımda, savunma sanayiinde, sağlıkta, eğitimde, ihracaatta, geldiği konumu yere göğe koyamazdı…”

Sanki ortada rakamlar yok da ben o yazıyı AK Parti’ye karşıtlık olsun diye yazdım; Demirel veya Ecevit dönemi olsaymış, onları yere göre koyamazmışım.

Halbuki eleştirinin böyle siyasi önyargıya değil, bilimsel yayın sayılarına ilişkin veriler üzerinden yapılması gerekirdi, değil mi?

Kaldı ki, benim “Bilim ve Yanılgı” adlı kitabımın 1997’deki ilk baskısında üniversitelerimizin 1980’lere kadar aşırı politizasyon, hizipçilik ve dünyaya kapalılık gibi hastalıklar yüzünden çöktüğünü yine rakamlarla yazmıştım.

Amacım Demirel ve Ecevit’i kötülemek değil, “olgu”yu analiz etmekti.

Aynı kitabın 2010’daki genişletilmiş baskısında, Türkiye’nin dünyada da “bilimde yükselen ülkeler” arasında görüldüğünü yazmıştım: 1980’den itibaren üniversitelerimiz toparlanmış, yayın sayısında İran’ın önüne geçmişti.

O zamanki bu gerçeği de AK Parti’yi övmek için değil, yine analiz için yazmıştım.

‘Bizden-sizden’ sorunu

Bir okurum da “seksen yıllık Kemalist tahribatı unutmayın” diyordu; Türkiye bu yüzden 2010’dan itibaren İran’ın gerisinde kalmış imiş…

Ama Türkiye’nin kabaca 1990’lı yıllarda ve 2000’lerin ilk yıllarında “bilimde yükselen ülkeler” arasında yer almasına ne diyeceğiz?!

O zaman İran’ın artan performansına da dikkat çekmiştim. İşte bugün İran indekse giren bilimsel yayınlarda bizim önümüzdedir. Bu, üniversitelerin performansı konusunda göstergelerden biridir.

Şubat 2017’de çıkan genişletilmiş 6. baskısında ise, yine rakamlar vererek, Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’ten alıntılar yaparak Türkiye’nin ekonomide de performans kaybına dikkat çektim. Amacım AK Partiyi kötülemek değil, iktisatçıların bugün haklı çıkmış bulunan uyarılarını paylaşmaktı.

Bazılarımız olaylara “bizden-sizden” gözlüğüyle bakabilir ama bazılarımızın da bunun dışına çıkarak verilerle, bulgularla, analizlerle düşünmesi gerekmiyor mu?

Kamuda, hatta yargıda bile liyakat yerine öteden beri “bizden” kıstasının geçerli olmasının maliyetini hiç araştırdık mı?

Tarihe bile somut olgular üzerinden araştırarak bakmak yerine, “Ulu Önder” ve “Ulu Hakan” kutuplaşmasıyla bakıyoruz!

Türkiye’nin beka davasının en önemli konularından biri olan eğitim ve üniversite sorunlarımızı soğukkanlılıkla tahlil edemiyoruz.

Eğitim beka sorunudur

Sorunlara, olgulara, olumlu ve olumsuz gelişmelere ideolojik ve siyasi tarafgirlikle mi, yoksa somut verileri araştırarak analitik zihniyetle mi bakacağız?

Temel zihniyet sorunumuz budur.

İlahiyatçı Emin Işık’ın yeni çıkan “Çağdaş bir Dervişin Dünyası” adlı kitabında, merhum Nurettin Topçu hocamızın şu sözlerinin altını çizdim:

“İlim zihniyetine sahip olmadan ilim yapılamaz. Aksi takdirde söylenenler ve yazılanlar safsatadan ibaret kalır. İlim zihniyeti olaylara tarafsız ve objektif birer gözle bakmayı gerektirir.” (Dergah Yay. s. 127)

Verilerin araştırılmasına dayalı analitik düşünce açısından bakmadığımız takdirde, ideolojimizin ne olduğu çok da önemli değildir; toplumsal kaliteyi düşürürüz elbirliğiyle.

Demokrasilerde elbette geniş ‘taraftar’ kitleler olacak; bunlar bir ölçüde partilerin ve rejimin istikrarını sağlar. Fakat parti bağımlığı olmadan, verilerle, bulgularla düşünen ve hareket eden geniş bir orta sınıf da olmalıdır ki, demokrasi siyasi kabileler savaşına dönmesin.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Şubat 2019 09:56
Daha cok yazmaniz ve aydinlatmaniz dilegiyle. Tesekkurler
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 21:59
Analitik düşünce farklı bir bakış açısı gerektirir. Temeli ise bilimselliktir. Taraf olmak ise doğmadan kaynaklanır. Bilimsel analizi yok sayar. Düşünceler ak ve kara olarak tartışılır. Gri bölge yoktur. Siz gri bölgenin olmasını istiyorsunuz. Biz sizi çok iyi anlıyoruz fakat taraf tutanlar korkarım anlamıyorlar.
üftade melameti 12 Şubat 2019 21:20
sayın akyol uygur türkleri için ülkemizi yöneten akp ne yapmak istiyor neden hiç bir girişimi yok biz ne yapmalıyız bize düşen görev varsa yapmak isteriz allahı selamı ve dualar üstünüze olsun Amin
Tatar Beyi 12 Şubat 2019 21:22
Demirel zamanında da ekonomik olarak Türkiye 17. sıradaydı. Şimdi de 17. sırada. Arasan yirmi yıl geçmiş. Uçtuk ta nasıl uçtuk. Size yazan arkadaş bunu da yazsaydı. Okumadan bilmeden fikir sahibi olmak bir meziyet oldu. Taraftar olmuş kişiler normal bakamıyır. Hep bir taraftan bakıyor. Keşke futbol taraftarı gibi olsalar. "bu sefer olmadı yeni maçlara bakacaz" diyebilseler.
2- kendini ifade edebilme bilgeliğini kazanıp öğretisini tanımlayabilse.. ustanın duvar örmesini, yapıyı inşa etmesini öğrenmesi gibi.. yönetme sanatını da edinip kendini yönetebilecek yaşadığı çağın gerekliliklerini tanımlayabilecek..kabiliyet kazan sa.. Senato yok.. Eyalet yok.. Yaşadığımız, içinde olduğumuz toplum da beni, yaşadığım kenti kim temsil ediyor.. M. Vekili mi? Bakan mı? Doğrusunu söylemek gerekirse Lider Sultasın da Onlar, kendilerini temsil edemiyorlar.. Örnek: Lider Vekil’sin diyor.. Bakan’sın .. Meclis Başkanı’sın..
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 20:17
Tarafsiz oldugunuza emin misiniz Sayin yazar? Mesela Kurt Sorunu hakkinda ne dusunuyorsunuz? Ermeni tehciri sizce soykirim midir? Ataturk'un kiyafet devrimi ve dil devrimi hakkindaki dusunceleriniz nelerdir? Gunes dil teorisi bilimsel midir? Ruhban okulu acilmali mi? ...
Nurullah 12 Şubat 2019 21:39
0
Kürt sorunu yok, pkk terör örgütü sorunu var. Osmanlı'yı sırtından bıçaklayan ermeniler sınırdışı edildi, soykırım yok. Kılık kıyafet kanunu sayesinde insana yakışır giyinir olduk. Güneş dil teorisinden Atatürk vazgeçmiştir. Ruhban okulu açılmamalı. Var mı başka soru?
KARAR OKURU 13 Şubat 2019 00:16
1
22.39, İnsana yakışır giyinmek için Avrupalı gibi giyinmek şart değildir. Bu konuda yanılıyorsunuz ve milletinizin geçmişine haksızlık ediyorsunuz. Bu, güçlüye öykünmektir.
KARAR OKURU 13 Şubat 2019 17:32
0
Güçlüye öykünmek değildir. Çağdaş medeniyete öykünmektir ve yanlış bir tarafı yoktur. Örneğin Çinliler ve Japonlar da kendi törensel durumları dışında sokakta bizim atalarımız böyle giyinirdi diye 500 yıl önceki kıyafetlerle dolaşmıyorlar.
1- Sıklıkla takip ediyorum. Yorumunuz tamamen akademik içerikli ve tarafgirlikten uzak.. Teşekkürler. Şarklı, Doğulu olmanın sorunu şu ki; Geçmiş dönemlerden gelen çağdışılık ve ortaya konulan yönetsel iradenin de realiteden uzak olması.. yani Emir, Şeyh, Sultan ve Padişah gibi monork’lar “Allah’ın yeryüzünde Halife’si “ veya gölgesi olmak girişimi toplumları fiziksel olduğu kadar ruhsal, akli ve bilimsel yönden de tırpanlamışlar.. Doğu toplumunun, demokrasi, hukuk gibi modern yönetsel kavramların içinde aradığı aslında kendi özgür ira
MUHAMMET APAYDIN 12 Şubat 2019 19:37
Türkiye'nin "beka sorunu" ortaya çıktı: "eğitim". Evet, ben de inanıyorum ki ülkemizi "eğitim, erdem, güzellik..." kurtaracaktır.
Muhtefi. .. 12 Şubat 2019 17:13
Hz Mevlana derki Temyizi olmayan İnsan .übre cuvalidir. .!...:)))..Ağır tabir ama yerinde. .bir insan farkı,fark edemiyorsa büyük sıkıntı. Bu sıkıntı herturlu sabit fikirli insanlarda var. Çoban, Doktor, mimar, sanatçı, SİYASETCİ vb olması sonucu değiştirmez. .çok iyi gözlemleyelim etrafımızda, burada, medyada göreceğiz. Sabit kafalı insanları. .sevgi, Saygı ile. .
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 16:40
Taha akyol hocam, sizin tecrübeniz bu güzel analizi yapmayı ve yaymayı başarabilir. Ancak bu fikrinizi sizin gibi tecrübeli olan diğer hatırı sayılır yazar arkadaşlarınız belirli bir süre yazılarında bu durum analizini yapmaları gerekir. Ozaman her kesimde ki insanlar öncelik listelerini günceller ve istediğimiz eğitim seviyesine ulaşırız. Olayları bağımsız düşünmeyi başarırız. Çünkü bende bir öğretmenim ve bunu başarmalıyız. Sağlık ve sıhhatinizin ıyi olması temennisiyle. Hoşçakalın...
metin 12 Şubat 2019 16:03
İlk emri "Oku" ayeti ile başlayan bir dinin mensuplarının en büyük eksiği okumamak ,özgür düşünceye değer vermemek,eleştirel düşünceyi,farklı düşünceyi ihanet sanmak.Sayın Akyol'un toplumun bu sorunlarını devamlı gündemde tutması umut verici.Farklı düşüncelerin zenginlik ve ufuk açıcı olduğunu düşünmeliyiz.
Taha beyi 70lerden veri okur ve tanırım.Tarafsızlık bilimcilik ısrarından taviz verdiğini görmedim. Şu kutuplaşma işini ciddiye alıp azaltalım.Afganlı liderlerin Moskova' da cemaatle namazını kalbimize kazımalıyız.Moskova' nın saldırısıyla başlatılan savaşı 40 yıldır sürdürenler Moskova' da cemaat oluyor!.Afganistan' a varınca tekrar birbirini öldürmek üzere.Bu kadar utanç fotoğrafını hiç hatırlamıyorum.Ayette ne diyor ; " feveylül lil musalliyin"-Yazıklar olsun o namaz kılanlara.Ben de üzüntümle haykırıyorum' yazıklar olsun Moskova kaselis
Cevdett 12 Şubat 2019 15:32
Üniversitelerde torpil, siyaset ve adam kayırmacılık yerini araştırma ve liyakate bırakmadıkça kalite olmaz. Yapılan yayınların sayısından ziyade kalite ve bilime katkısı önemlidir. Kes-yapıştırla yayın sayısında zirvede olsanız ne olur sanki.
Bilal B. 12 Şubat 2019 15:03
Aslında bilimsel yayinlardan ne kastedildigide önemlidir. Bizim Prof. Akademisyenleri hergun tvlerde izliyoruz işte 2 prof edalı sekreter için birbirlerini katlettiler. Şimdi bunlarin yapacagi bilimsel yayin %100 batida ki yayinlari copy/paste olacaktir. Zerre yorum fikir eklenti yoğun çalışma yoktur belkide İran bizi sandigimizdan daha fazla sollamiş da olabilir.
Şerif 12 Şubat 2019 14:48
Türkiyemizde, Kurşun asker olsun, Emir eri olsun diye. Enaz 5 milyon aile ve en az(5x3=15 milyon seçmen) Devletten, Belediyelerden( İkdidardan); özel mevki, makam, müteahhitlik, Fonlardan;Düzenli olarak Bedava Sıcak Aş, Gıda ve ihtiyaç maddeleri, Günlük ekmek,Kömür vb.Nakti ve ayni sosyal yardım, Elekrik su gibi faturalarda muafiyet alan imtiyazlı 15 milyon seçmen var.Bu yardımları, düşünmemek, fikretmemek için alıyorlar. Bunlardan başka ne beklenebilir ki? Sizin ve diğer kıymetli Kalemlere teşekkürler.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 20:05
3
Ne alakası var kardeşim. Ne demek istiyorsun yani. Aç mı kalsın garipler. Hemen cevabın hazır; Devlet iş versin. Devlet iş bulsa zaten verecek. Sen asıl devletten maaş alıp işyerinde pişti oynayan, akşama kadar sahibinden com' a bakan memurlara, o yemek senin bu yemek benim gezen yöneticilere bak. Devlet ne yapsın hükümet ne yapsın. Biraz yapıcı eleştir sevgili kardeşim.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 14:21
Kopernik kitabını 1543 te yazdı. Türkçe'ye ne zaman çevrildi dersiniz? Bu sorunun cevabını verip nedenini bulduğumuzda sayın yazarın da derdini anlamış olacağız.
Omer nuri caglar 12 Şubat 2019 13:48
Sevgili hocam ben bir ilkokul mezunuyum sizi 1977 yılından beri takib ediyorum bu yazınızida ah çekerek okudum malesef bizi bu bagnazlik partizanlık anlayışı gittikçe ortadoğu bataklığına götürüyor bilimsel akılcı düşünce anlarından uzaklaşıyoruz gidişat hayra alamet değil saygilarimla
ÖTÜKENLİKURT 12 Şubat 2019 13:34
Sayın yazar, sorun sadece okuyucularınızın şatlanmış yorumlarında değil,daha derinlerde! İlimi, bilgiyi, yüksek tahsili aşağılayan bir ekip yönetiyor ülkeyi! Osmanlı dönemindeki, İLİM İTİKADA MANİDİR safsatasını bugün Diyanet başkanı molla şöyle dile getiriyor; "Tahsil arttıkça dindarlık azalıyor.." Nitekim "ben cahilleri çok severim, okumuşları görünce beni hafakanlar basıyor" diyen prof titri taşıyan ademi YÖK üyesi yaptılar! O sebeple sizi eleştiren adem de maalesef günün en makbul kişilerinden biri!?
E.K 12 Şubat 2019 13:34
Kimse alinmasin. Osmanlida KUL'duk. Pul kadar degerimiz yoktu. Cumhuriyetle guya birey olduk!........ Olduk mu?.... Cumhuriyetcilerde bizi birey adi altinda kendi cizdikleri sablona oturtmaya calistilar. Ozgurce olamak istedigimiz gibi olamadik....Sonra, ihtilaller, muhtiralar, kanunlar, kisitlamalar, yasaklar, dayatmalar..... Kac nesil boyleyiz. ... Neyi nasil dusunemeyecek hale geldik.... Insan sosyal cevresinin bir urunudur. .. Beyni ozgurlestirip analatik dusunebilmek... soylendigi kadar kolay olmuyor.... yazi icin tesekur ederiz.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 16:03
4
Osmanlı'da Allah'ın kulu idik. Şimdi kapitalizmin kulu olduk...
Emekli bir vatandaş 12 Şubat 2019 13:33
Türkiye'de ''geniş'kitleler maalesef hem partilerin hem de sistemin demokratik bir şekilde işlemesinin önündeki engellerdir.Yani ''kan beyaz,sütkırmızı'' moduna gelmiş bir taraftarlık görülüyor ülkemizde.Bu partiler için bulunmaz bir nimet oluyor.
Bilgetürk 12 Şubat 2019 12:54
Yazılarında bilgiye bilimselliğe en fazla vurgu yapan bir yazarsınız.Bu konuda en son eleştirilecek saygın bir kalemsiniz. Ne diyelim yarasalar ışığı sevmezmiş.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 11:39
Atatürk Fen Lisesi, Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi, İEL, Kayseri Fen Lisesi, Erbakır Fen Lisesi, Kartal İmam Hatip Lisesi gibi %1 ile öğrenci alan liselere gözbebeğimiz gibi bakmalıyız. Araştırmacı düşünceye önem verilmeli bu okullarda. Çünkü bunlar en zeki çocuklara eğitim veren devlet liseleridir ve kaliteli olmaları çok önemlidir. Ayrıca meslek liselerine alet edevat sağlamalıyız, bunları bitirince iş bulmanın daha kolay olacağı bellidir. Saygılar.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 11:05
Yazılan yorumları okudumda bazıları yazıyı hiç okumadan ya da anlamadan yazılmış. Taha Akyol u 70 li yıllardan beri okurum. Tüm derdi okurlarını analitik ve objektif düşündürmektir. Onu tarafgirlikle suçlayan aynaya bir bakmalı.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 11:52
6
11.05, Taha Akyol tarafsız değildir. Olması da gerekmez. Ama sen kendin gibi düşüneni tarafsız sanıyorsun.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 15:51
1
"Çeto"nun "Çözümleme" repliğine Fransızca "Analitik" deyince tarafsız mı oluyorsun?.. Analitik düşünmek tarafsız düşünmek değildir... Tam aksine, taraf olabilmek için zaten "analitik" düşünmek şarttır. Meseleleri analiz edebilen, kendi aklına göre bir doğru seçer. Tabi aklı varsa. Doğruyu seçecek zekası olmayanlar kendini tarafsız sanır ve tarafsızlığı matah bir iş kabul eder...
karar okuru 12 Şubat 2019 10:54
yaşam çizgisindeki çelişkiler, kendini geliştirmeden durağan ama üstten bakan sözde entellüektellerin tembelliklerine rağmen statüsünü! koruması, burnundan kıl aldırmaması büyük sorun. BUgünkü bir özeleştiri yazısından "..Medyanın ve entelektüel alanın başarısızlık, ilgisizlik, tükenmişlik görüntüsünü siyasi söylemin arkasına sığınarak örtme çabaları daha da vahimdir. Tembelliği siyasetle kamufle etmek tehlikelidir. Dünya bir buhran döneminden geçerken, Türkiye büyük değişimler yaşarken entelektüel ve medya alanında bir şey üretemiyo
Okur 12 Şubat 2019 10:32
Bilemiyorum yeryüzünde birbirinden bu kadar nefret başka bir ulke var mıdır!!!!!bir taraf ağzı ile kuş tutsa diğer taraf hayvan katliamı yapılıyor demeye hazır...Tarafimi belli etmeden yazıyı nasıl bitirecegimi ben de merak ediyorum:).. Fakirlik ve zenginlik kavramı :fakirler zenginlerden nefret ederler ; ama bütün güçleriyle de zengin olmak için çırpınırlar, başaramazlarsada "seni başkasına yar etmem". derler.. anlayacağınız nefrete özlem vardır.Hukuk ve bilim ; eğer bu kavramları bizim taraf getirmez ise onu da istemeyiz.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 09:36
Yarasa güneşi göstermek saygısızlıktır.
HACI MURAT 12 Şubat 2019 09:38
Taha Bey'in "Eğitim beka sorunudur" şeklindeki görüşüne katılıyorum.Bir yazarın katıldığım görüşü de olur, katılmadığım görüşü de.Benim tuttuğum partiyi desteklemesini beklemem bir yazardan.Ama samimiyet beklerim;eleştirirken de takdir ederken de.Açık söylemek gerekirse niyet okuması da yaparım.Yazarın niyetini yazının başlığından anlarım."Hüseyin'in trajedisi"yazısında asıl amacın Hüseyin olmadığını düşünüyorum.Çünkü benim bildiğim T.Akyol olaylara hissi yaklaşmaz.Hissi yaklaşmışsa siyasi muhaliflik içindir.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 10:16
1
İki türlü bağnazlık vardır. Birincisi her şeyin farkında olup yine de aynı yolda devam etmek. İkincisi hiç bir şeyin farkında olmadan aynı yolda devam etmek. Birinci bağnaz aslında oportünist olduğu için ikinci bağnaz cehaletinden dolayı bağnazlıkta ısrar eder. "Köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer. Söküp atmak çok güçtür."
xxx 12 Şubat 2019 12:38
7
Karar okuru,Hacı Murat çoğunluğun sesi ya sen neyin sesisin.Bağnaz falanda değil baya yetiştirmiş kendisini İlim sahibi ya sen!Tartıya girmek istermisin onunla,Serbest kürsü hadi her konuda seni mat etmezse ben hiç bir şey bilmiyorum.Bulaştırmak istediğin bağnazlık çamuru senin yüzüne çoktan bulaşmış,Onu temizlemek için bir hacı murat yetmez..
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 14:55
2
Yazinin basligindan yazarin niyetini cikaran birisi ancak onyargili, Trol olabilir..Birde niyet okumasi yapanin analitik, objektif dusunme kapasitesi falan olamaz...onyargilarin ve bagnazligin icinde kivranip duruyordur o...
İlkeli 12 Şubat 2019 15:22
1
Yazar kırmadan, dökmeden, çözüm yollarıyla aydın sorumluluğunda yazılar yazıyor. Kainatta Yaratandan başkasının hatasız olması mümkün müdür? Peygamberler bile bazen hata yaparlar. Hacı Murat’ın bir kere iktidarı eleştirdiğini görmedim. Bu durum bağnazlık değilse diğer ihtimali düşünmek bile istemiyorum. “Haksız şikâyet güldürürmüş, haklı şikâyet kızdırırmış”. Hakkın sesi olmayı çoğunluğun sesi olmaya tercih ederim.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 15:39
1
xxx'e :guvenlik garantisi verin ben geleyim, Haci bey de butun danismanlarini alip gelsin beni mat etmeye.
sabır! 12 Şubat 2019 18:52
0
Bu Çöplük benim Kimse ötemez burada diyorsun yani!Kolay gelsin!
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 08:40
Harf İnkılabı yapacaksın bir gecede tarihinle kültürün ile arana set çekeceksin sonra felsefe bilim yapacak kavramlardan yoksun kalarak niye makale çıkmıyor diyeceksin
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 10:33
3
O bahsedilen tarihte kitap yoktu, felsefe ve bilim hic yoktu. Sadece koyu bir cehalet vardi.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 11:18
1
Dediğiniz haklı ilk 30 sene için. Fakat sonra neden böyle devam etti, ona yoğunlaşmak gerek..
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 11:50
5
10.33, O bahsedilen tarihin mahsulü bir zekan var...
Malatyalı 12 Şubat 2019 20:14
1
Doğru söylüyorsun medreselerde 20 ders felsefe! 30 ders bilim! işleniyordu. Halkın yüzde 99'u okula gidiyor! yani okuma yazma biliyordu! Sonra biri geldi harf inkılabı yaptı ve herkes cahil oldu. Müthiş bir tespit.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 23:19
2
20.14, Harf ınkılabı yaptık başımız göğe değdi...
rukneddin 12 Şubat 2019 08:06
Taha Bey, olaylara objektif bir şekilde baktığımız zaman, 1934 yılında Joseph Schumpeter'ın inovasyon kavramının üretim fonksiyonu üzerindeki etkisini yani teknolojik gelişmenin nasıl refaha çevrileceğini araştırdığı sıralarda bizim bazı ulu devlet adamlarımızın kafatası ölçümleri ve Mu kıtasının varlığı gibi daha derin!!! ve daha refah arttırıcı!!! işlerle uğraştığını görüyoruz. Devlet adamlarının kişisel ilgileri, ülkenin bilim politikasını belirlemeye başlarsa bilimsel gelişimde yol almak zorlaşır.
Demokrat Okur 12 Şubat 2019 03:33
Siz bizleri aydınlatmaya devam edin Taha Bey, yazdıklarınızda çok haklısınız. Evet gerçekten eğitim bir beka sorunudur.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 02:04
Bizim ülke olarak sorunumuz birlik beraberliğimizi bu dönemde kaybetmiş olmamızdır . İki tarafta benim dediğim doğru benim yaptıklarım doğru diyor benim gibi düşüneceksin diye çabalıyor . Realist , akılcı, bilimi esas alan fikirlere saygı duyulmuyor hatta söyleyene hain damgası vuruluyor hemen
Karar okuru 12 Şubat 2019 01:58
Yakında gazete kalmaz. Gereğide kalmaz her halde!
Emekli bir vatandaş 12 Şubat 2019 15:52
0
Murat Yetkin ve İbrahim Karagül'ün yazıları sizin düşücenizi destekliyor 01.58
Karar Okuru 12 Şubat 2019 01:51
Beyin bir donanimdir, herkeste vardir, akil ise bir yazilimdir, herkeste yoktur diyor bir yazar. Biz yazilim sistemimizi (egitimi) bitirdik. Bundan sonrasi tufan.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 12:06
4
1.51, Ülkeyi senin istediğin insanlar yönetmezse herkes akılsız oluyor.. Sende ciddi bir yazılım sorunu var...
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 01:48
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının zor ve kıt kanaat ödediği vergilerini mültecilere yedirirsen kendi halkına patlıcanı kg 15₺ ödetirsen vatandaş aç kalmaz ise.İran gibi aç sınırların gönder gitsin bak o zaman bilimde nasıl geçiyoruz İran’ı.
musto 12 Şubat 2019 01:38
Cumhuriyetin ilk dönemleri daima zorluk içinde geçti savaşlar yaraları sarma vb demokrat parti ilk dönemler bol kredi biraz refah sonra sıkıntı demirel dönemi toparlanma kıbrıs ambargo sıkıntı özal dönemi bol kredi lale devri ak parti bol kredi ve ülke kaynaklarının satılması ile binbir gece masallarının yaşanması ve sahte masalların son bulması.
Karar Okuru 12 Şubat 2019 08:36
1
Yorum yazarken noktalari da kullansaniz ne iyi olurdu. Hangi cumle nerede basliyor nerede bitiyor anlayabilirdik.
musto 12 Şubat 2019 12:56
1
Haklısın o kadar itina ile yazıyorsun editörün insafına kalmışsın yazma arzun da kalmıyor.
Şahin Ali Şen 12 Şubat 2019 01:40
Üstad ben sizi anlıyorum. Siz bu ülkenin insanlarına bilimsel düşünmeyi öğretmeye çalışıyorsunuz. Ben şahsım adına çok istifade ediyorum. En basitiyle analitik düşünmeyi, analiz yapmayı, karşılaştırmayı, hukuk penceresinden bakmayı, objektif olmayı öğreniyoruz. Yüreğinize sağlık...
Sayın Akyol, biz Osmanlı devleti idik. Demokrasi ile yönetilen gelişmiş ülkeler bizi işgal etti. Millet olarak onlara karşı ölümüne savaştık. Çoğumuz şehit oldu. Çoğumuz da sakat kaldı. Ama işgali püskürttük. Sonra Lozan'a çağrıldık. Milleti temsilen ileri gelenler Lozan'a gitti. Orada "rejimi" işgale direnen milletimize çok uzak yeni bir devlet kurdular. Kısacası millet Sakarya diye savaştı, Lozan'da Adapazarı kuruldu. Biz de bu kuyruk acısı varken Batılılaşmayı farklı bir ışık olarak görmeyiz.
musto 12 Şubat 2019 03:00
2
Cumhuriyeti kuranların referansı belli ömürleri savaş cephesinde geçti geldikleri gibi gider dediler gittilerde elinde bir belgen varsa açıkla hiç işgale karşı savaşan birilerini temsil eden bir tarzın yok başka bir kuyruk acın var.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 12:06
5
00.30, İstiklal Savaşında Batılılar tarafından şehit olanların, sakat kalanların hedefi Batıcılıktı, diyorsun yani. Ulan, Atatürk bile savaş bitene kadar hatta ikinci meclis kurulana kadar İslam için savaştığını iddia ediyordu. Lozan'dan sonra ağız değiştirmeye başladı. Bu bizim için kuyruk acısdır. Bizde bu kuyruk acısı, Batıda 600 yıllık evlat acısı varken biz Batı ile birbirimizi sevemeyiz.
musto 12 Şubat 2019 14:03
1
Sana tavsiyem suyu arayan adam kitabını oku tek taraflı beslenme ATATÜRK batının, fen ve ilmini alacağız demiş ve elinden geleni yapmış. daha fazlasına ömrü vefa etmemiş adam senin gibiler anlasın diye kuranı kerimi tercüme ettirmiş fesli ve cübbelilerden öğrenme diye.
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 18:47
1
musto, Atatürk Lozan'dan sonra bu milletin 1000 yıllık kimyasını değiştirecek hamleler yaptı. Aslında 12.06'daki yorumum çok açık. Ona makul bir itirazın varsa söyle. Yoksa senin gibi düşünmeyen her kesi tek taraflılıkla suçlayarak ancak kendini rahatlatırsın. Ama işin aslını ıskalarsın.
Büyük yanılgı... 12 Şubat 2019 23:29
0
22.28, Atatürk'ün en büyük yanılgısı, şeklen Batılılaşarak muasır medeniyeti yakalayacağımızı sanmadır. Yüz yıllık sıkıntılarımız bu yanılgının hikayesidir...
musto 12 Şubat 2019 22:28
0
18.47 1000 yıllık tarihin ilimle bilimle desteklemediğin için çökmeye başlamış neticede çökmüş Atatürk den sonra aynı zihniyetler devam etti ve ediyor.
rahmi 12 Şubat 2019 01:07
kaleminize sağlık hocam, ama kim anlayacak bunları, öyle ki patlıcan fiyatını bile amerikanın yükselttiğine inananlar var bu ülkede
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 01:03
Taha hocam insani gelismislik endeksinde de son 4 yıldır 72 den 64 e yukseldik yıl yıl. yayinlanan raporlara bakabilir inanmayan.
Alaeddin 12 Şubat 2019 10:07
0
Bu iyi haber. Türkiye nüfus olarak ilk yirmide olduğuna göre, adil yerimize ulaşmak için dah çok yolumuz var demek ki. Kalkınmışlığın en temel göstergesi olan kişi başı gelirde kaçıncıyız peki? 2008den beri gelişme var mı?
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 12:59
0
Alaeddin. Kisi basina gelir asla kalkinmisligin temel gostergesi olamaz.en temel gosterge insani gelismislik endeksidir.
Ali baba 12 Şubat 2019 01:03
Savunma ve diyanete ayrilan bûtçeye bakinca. Savunma sanai ve diyanet bilimi,vallahi aya otoban yapariz,
sabır! 12 Şubat 2019 12:47
4
Sen diyanete bu kadar düşman olmuşsun o cennet yol yapıyor sende cehenneme haberin olsun!
Muhtefi. .. 12 Şubat 2019 19:13
0
Akp den once yapaydin yolu
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 21:18
0
Karar, şu yoruma ad yazmayi halledin kafasina gore bana muhtefi ad ı onerdi.onaylamis oldum hizlica.muhtefi ne ?
KARAR OKURU 12 Şubat 2019 00:58
Yazılarınız umut oluyor bana.hak ve hukuk konusundaki yazılarınız bilinçlenmemizi sağlıyor . Hukuk herkese lazım. Güçlülerin de hukuka ihtiyaç duyacağı gün gelir unutmayalım.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN