Back To Top
Beynimizin o lobu ne işe yarar?

Beynimizin o lobu ne işe yarar?

 - Son Güncelleme: 24.08.2019 Cumartesi 09:21
- A +

Bülent Ecevit, bugünlerde aranan pek çok insani fazilete sahip bir siyasetçiydi.

Ama 70’lerde statüko karşıtı, kendi tabiriyle “gardrop devrimciliği”ni eleştiren sosyal demokrat, halkçı bir liderken, 90’larda devletçi milliyetçi bir siyasetçiye dönüşmüştü.

Özellikle Refah Partisi’nin yükselmesiyle birlikte bu devletçi refleksleri tümden ortaya çıkmıştı.

Bugünlerde artık milli bir spor haline gelmiş olan “terörle işbirliği” suçlamasının ilk örneğini “Refah Partisi’yle PKK arasında ilişki var” diyerek o vermişti. 

Yine son yerel seçimlerde yapılanlara epey benzeyen bir tarzda, 94 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nin İstanbul Belediye Başkanı adayı Tayyip Erdoğan’la ilgili mahkeme dosyalarını medyada gündemde tutmuş, adaylıktan çekilmesi gerektiğini dahi söylemişti. 

94’de Refah Partisi İstanbul ve Ankara belediyelerini kazanınca Ecevit’in laik asabiyesi iyice depreşti.

Her konuşmasında aynı benzetmeyi yapıyordu: “Refah içimizdeki Truva atıdır”. Ona göre ‘Dış güçler, demokrasiyi kullanarak Refah Partisi’ni içimize bir Truva atı olarak sokmuştu.’

Ama herhalde Ecevit’in mütevazi ve halkçı yüzünün tam tersi olan katı laikçi ve devletçi yüzünden akıllarda kalan en net fotoğraf Merve Kavakçı’ya karşı çıktığı Meclis kürsüsündeki haliydi. 

Ne dediğini herhalde herkes hatırlıyordur; “Burası devlete meydan okunacak yer değildir.”

Durup dururken bunları hatırlatan geçen hafta İçişleri Bakanı’nın kayyım kararlarını savunmak için yaptığı konuşmalar oldu.

Konuşmalarından birinde “Demokrasi bir Truva Atı değildir” dedi, başka bir konuşmasında görevden alınan belediye başkanlarının “devlete meydan okuduğunu” söyledi.

Türkiye’de iktidar gücünü elinde bulunduranların ortak bir dilinin olması herhalde çok şaşırtıcı değil. 

Ama yakın zamanlara kadar bunun mağduru olmuşların bugün bu dili anadilleri gibi şakır şakır konuşabilmesi şaşırtıcı bir başarı hikayesi. 

Son bir haftadır kayyım tartışmalarında ortaya sürülen argümanların hepsi o yüzden mazideki başka bir kötü hatırayı canlandırıyor.

Küf kokan argümanlar raflardan tek tek indiriliyor.

O kadar çaresiz bir savunma çabası ki “dört tarafımız düşmanlar çevirili” bile iş görüyor. Suriye krizi, Doğu Akdeniz’in durumu ülkedeki her hukuksuzluğu, “alınması zorunlu güvenlik tedbirleri” diye sineye çekmemiz için öne sürülüyor.

Sanki yıllarca her türlü hak arayışının önüne aynı uygun olmayan “dış konjonktür”, “dört tarafımızı sarmış düşmanlar”, “güvenlik sorunları” çıkarılmamış, böylece içerdeki yarım demokrasiye şükretmemiz, baskılara, yasaklara rıza göstermemiz istenmemiş gibi.

Görevden alınan seçilmiş belediye başkanlarının haklarında sadece soruşturmalar olduğunu, herhangi bir hüküm verilmediğini hatırlatanlara “teröre destek vermelerini mi bekleyecektik” deniyor.

Üstelik bunu, hukukun her harfini ayaklar altına alan ‘ileride işlenecek potansiyel suçlar için bugünden harekete geçmek’ mantığını, ‘bugünden önlerini kesmek lazım’ kafasını yıllarca üniversitelerde başörtüsü yasağı savunanlardan duymuşlar yapıyor. 

28 şubat yasaklarını Beyazıt Meydanı’nda protesto eden, zamanın Başbakan’ın “yarasalar” dediği göstericilerin bir kısmı bugün polisin meşru sınırlarının dışına çıkıp sokaklarda gösterici dövmesi savunmak için bile seferber olabiliyor.

Halbuki bugün Dünyanın hiç bir yerinde emniyet güçleri kendisine saldırılmasına müsamaha göstermez, caydırıcı şekilde mukabele eder. Aksi halde devlet otoritesi aşınır” diyenler, kısa bir süre önce Arap Baharı sırasında protesto gösterilerini “devlet otoriteleri aşınmasın” diye topuyla, tüfeğiyle bastırmaya çalışan Esad’ı, Mübarek’i kınıyorlardı. 

Yıllarca “siyasetin alanının daralmasından”, “milli iradeye karşı vesayet odaklarından”, “atanmışların seçilmişlere üstünlüğünden” şikayet edenler, bugün “sandık her şey değildir” “seçildin diye her şey bitmiyor” tezlerinin arkasına saklanıp seçilmiş başkanların koltuklarının atanmış valilere verilmesine mazeret üretiyor.  

AK Parti iktidarının 17 yılda en az üç kez çözüm için PKK ile müzakere yaptığını unutup, “sorun diyalogla çözülür”, “HDP’ye baskı PKK’ya yarar” demek, emekli asker ağzıyla “liberallerin yanılgısı” diye yaftalanıyor. 

Halbuki, evet karşımızda bir yanılgı var. 

Ama bu otoriterlik nişanesi olan liberalleri dövme sporlarıyla anlaşılmayacak, muhafazakarların büyük ve telafisi zor olacak yanılgısı. 

Bir daha asla iktidarı kaybetmeyecekmiş, hukuka, demokrasiye bir daha hiç ihtiyacı olmayacakmış gibi bütün siyasetini gücün ve devletin üzerine kurma yanılgısı bu. 

Bugün dindarlar demokrasi ve hukukla elde ettikleri iktidarı, devletin gücünü ehlileştirmekten, azınlıkta/muhalefette olanların da haklarını gözetecek hukuki ve demokratik standartları geliştirmek için kullanmaktan, uzlaşmalar aramaktan vazgeçmiş, her sorunu devletin sopasıyla çözmenin keyfine kapılmış durumda. 

Aynı yanılgıya yakın dönemin diğer muktedirleri de kapılmıştı.

28 Şubat döneminin burnundan kıl aldırmayan, “gerekirse silahla çözeriz” diyen muktedirleri, ancak Ergenekon süreçlerinde hak, hukuk ve demokrasinin kıymetini fark etmişlerdi. 

Ergenekon süreçlerinin kibirli muktedirleri olan FETÖ’cüler, cemaat taraftarları ise 15 Temmuz sonrası o küçümsedikleri, “kıldan tüyden işler” dedikleri hukukun ne kadar hayati olduğunun farkına vardılar, ama iş işten geçmişti. 

Maalesef Türkiye, kendi tecrübelerinden ders değil sadece rövanş çıkarabiliyor. 

Halbuki hepimizin beyninin önünde aynı lobdan var. 

Deneyimlerden ders çıkarmak, empati duygularımızı o “frontal lob” yönetiyor.

Ama bazı araştırmalar gösteriyor ki, trafik kazalarında kafalarının bu ön bölgesine darbe alanlar, fiziksel olarak sorun yaşamasalar da bazı hislerini kaybetmiş olabiliyorlar. 

Bir zamanlar mağduru olduğu bütün argümanları eline güç geçtiğinde bu kadar canhıraş sahiplenenleri görünce acaba bu hangi travmanın sonucu diye düşünüyor insan.

Önce seçim iptali, şimdi seçilmişlerin iptali...

Bırakın da yarın ihtiyaç olunca kullanılmak üzere geriye hukuktan, demokrasiden bir şeyler kalsın, ileride verilecek hak hukuk mücadelelerinde söyleyecek bir kaç sözünüz olsun...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Doğan Özkan 28 Ağustos 2019 06:27
Gücü, gücü yetene ülkesinde zalim mazlumlar diyarında yani eski dünyada yaşamak böyle maalesef... Eğer yeni dünyaya geçebilirsek birbirimize insan olarak bakıp kurtuluruz yoksa aynı yolda devam ederiz
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 22:29
Adaleti savunmak için haksızlığa uğramak pek işe yaramıyor.... sanki gücü eline alan dünü unutuyor ve var gücüyle haksızlığı meşru kılmaya çalışıyor...adalet hepimize lazım
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 19:29
Geçmişten örneklemeler "muktedirler hep aynı"yı yapar için mi ? Hükümeti bu örneklemelerle normalize,meşrulaştırma mı?
Ben 24 Ağustos 2019 19:02
Yorumlardan anlaşılan bir kısım vatandaşta hala daha o lobun ısrarla pek kullanılmadığını gösteriyor. Mesele hukukun içerisinde kalıp herhangi bir niyet okuma yapmadan devleti çalıştırmaktır. Eğer PKK ile net ilişki hukuk zemininde gösterilebiliyorsa zaten adaylığa izin verilmemeli idi. Ama hem bu kişilerin adaylığına izin verilip ama sonrasında daha seçim bile bitmeden kayyum atanma işlemlerine başlanması hikayeyi anlatıyor zaten. Devlet hukuk içerisinde çalışmalıdır nokta.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 18:04
Sayin ogur Bu tespitinizi birde madalyonun diger tarafindan goremezmiyiz.Demekki gerecek muhalefette oldugu gibi veya sizin gibi oturdugu yerden demokrasi adina ahkam kesmekle olmuyormus. Devletin var olmansinin her seyden once gelir.Akp aptalmi da kendi gelecegeni yok etsin.Iktidar bu davrani;indan eline ne gececek bize bu demokratik gorusunuzle aciklarmisiniz.BU ULKENIN MILLI MESELESI NEDIR ACIKLARMISINIZ.
Karar okuru 25 Ağustos 2019 00:06
0
Milli mesele; özgürlük, demokrasi, eğitim, gelir artışı, tüm insanlarını mutlu ve müreffeh yaşatma olmalı. Yoksa bana ne o devletten!
Hermes 24 Ağustos 2019 18:01
Özel şirket(holding) nasıl yönetilir? Bir CEO(chief executive officer-icra kurulu bsk)) vardır, herseye o karar verir, isterse holdingi yanlış yatirimlarla batırır, genelde bir CFO(chief finance officer-finans muduru), bir de danışmanlar kurulu olabilir, digerleri holdingin alt şirketleri, yöneticiler vs...çok iyi ve pahalı avukatları da vardır. Istediklerini işten atabilirler. CEO genelde cok luks icinde yasar. Peki bir ülke boyle olursa ve aile sirketine donerse??? Anlatabildim mi?
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 17:18
Oyu hoş güzel yazmışsınız da bugünü yazmak için illa ki geçmişten dolaşıp gelmek mi gerekiyor? Nedense tüm eleştirel yazilarinizda aynı kuralı uyguluyorsunuz. Kurtulun artık şu geçmiş saplantısından. Evrensel hukuk kuralları rehberiniz olsun...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 17:12
Üstelik bunu, hukukun her harfini ayaklar altına alan ‘ileride işlenecek potansiyel suçlar için bugünden harekete geçmek’ mantığını, ‘bugünden önlerini kesmek lazım’ kafasını yıllarca üniversitelerde başörtüsü yasağı savunanlardan duymuşlar yapıyor..... diyorsunuz Yazınızda ...burada konuyu saptırıyor sunuz Çünkü böyle bir durum yok..Alınan kararlar yeni seçim sonrası yapılan yeni yanlışları nedeni ile alındı..Anayasa ve hukuk buna izin veriyor...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 17:12
Elinize sağlık. Çok doğru.
B 24 Ağustos 2019 15:56
Sayın yazar kendi gazetenizde yer alan haberleri bile okumuyorsunuz herhalde. Bir anne hdp belediyesinin önünde eylem yapıyor. İki oğlunun hdp tarafından kaçırılıp pkk'ya teslim edildiğini söylüyor. Üçüncü oğlu'da dün hdp binasına girmiş ve kaybolmuş. Siz bu kafayla gerçekten kürtlerin hakkını koruduğunuzu mu zannediyorsunuz. Bende kürt asıllıyım. Yemin ederim bırak görevden almaya acımam. Hatta az bile derim. Hdp'liler sizin gibi yazarlara gülüyor.
Levent 24 Ağustos 2019 18:26
2
Türk asıllı olamayacağı gibi Kürt asıllı da olunmaz. Ya Kürtsün yada değilsin.
B 24 Ağustos 2019 19:16
5
Kürt kökenliyim diyelim. Kendim kürtçe bilmem ama dedem bilirdi. Aslında çok daha berbat bir yorum yazdım. Yazar yorumu tertipleyip yayınlamış.
Ehl-i İrfan 24 Ağustos 2019 15:20
ŞU SATIRLAR BEYNİN HANGİ LOBU İLE YAZILMIŞ OLABİLİR?"Bugün uzlaşma istemek, farklı gruplar arasında iletişim imkânlarını zorlamak zaaf değil, aksine ZAAF olan birbirinden ve KENDİLERİNİ YÖNETEN İKTİDARDAN ÖLESİYE NEFRET eden büyük kalabalıklardır. Dış güçlerin oyunlarından, ihanetten bu denli korkuyorsak daha büyük kalabalıkların yaşadıkları ülkeye olan inançlarını ve bağlılıklarını kuvvetlendirecek adımlar atmak gerekir.ŞİDDETE MESAFESİZLİK en temel ilke olmalı.İslamofobi, cemaatçilik, hizipçilik, farklı fikirlere tahammülsüzlük,kadroculuk, tasfiyecilik ile gidilecek yok artık."Y OĞUR.2016Tgz
Anti trol 24 Ağustos 2019 14:18
- “Ben demokrasiyi şöyle tanıdım. Benim kırk yıllık siyasi geçmişim var. Sandıktan çıkana saygı duyacaksınız. Saygı duymuyorsanız, bunun adı demokrasi değildir. Bu totaliter zihniyettir, totaliter yapıdır”. - “Demokrasilerden sandık namustur”. - “Demokrasi demek sandık demektir. Sandık demokrasinin özüdür, kendisidir” Bu sözlerin hepsi Sn.Cumhurbaşkanına aittir. Bu kayyum durumunda içine sinmemiştir diye düşünüyorum.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 14:11
Elinize sağlık. Ahlaksız güç. Ahlaksız olduğumuzu güçlü olunca anlıyoruz.
Cevval 24 Ağustos 2019 13:55
Beyninizin o lobu ezanı ıslıklayanları hayır ıslıklamadılar demeye yarar
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 13:31
Sayın OĞUR, sanki 1930'larda gibiyiz. Bu kötülüğü hem iktidara hem bize kim yaptı? Nasıl böyle bir noktaya geldik? Nasıl "olmasaydın olmazdık" iklimine sürüklendik? Dün kemalistleri suçladigimiz şeylerin tıpatıp aynısı yapar hale bizi kim getirdi? Ak parti dün yaptıklarının bugün tam tersini yapıyor? Bunun sonu olmadığını elinde sonun da biteceğini ne zaman anlayacağız?
Çerkez Ethem 24 Ağustos 2019 13:13
.."Türkiye’de iktidar gücünü elinde bulunduranların ortak bir dilinin olması herhalde çok şaşırtıcı değil"...Hiç şaşırtıcı değil çünkü hepsinin ortak noktası bu kolpa sistemdir! Haliyle başa kim gelirse gelsin aynı kolpa başlıyor! Hangi görüş oldukları farketmiyor! Eninde sonunda hepsi aynı oluyorlar İstisnasız !
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 13:13
Sevgili Yıldıray, Refah'a PKK ile ilişkisi var dendiğinde hemen tüm RP'liler o devirde PKK'yı lanetleyip bu ateist örgüt ile bizim ne işimiz olur diyor ve de inandırıcı oluyorlardı. Bugün HDP'liler bizim PKK ile ne alakamız var diyebilirler mi? Diyebilirlerse bu ne kadar inandırıcı olur? Müzmin muhalifliğini bir an için kenara koy ve objektif olarak düşünmeye çalış.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:21
Helal olsun sana ama, onların gözleri kör kulakları sağır oldu. Dünya bugünün muktedirlerini aldattı. Dediğin gibi hep böyle gideceğini sanıyorlar.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:14
Ders değil rövanş çıkarmak!!!mükemmel bir yazı olmuş..
Faik Güleçyüz 24 Ağustos 2019 12:03
"empati duygularımızı frontal lob yönetiyor." Ben bunu;12 Mart döneminde,1972-74 yılları arasında Selimiye "siyasal" Üniversitesinde master yaparken fark ettim. 43 doğumluyum.Yaşım otuza gelmiş.Kafatasımın içinde;kulağım gibi, gözüm gibi bir organ olduğunu ve düşünmeye yaradığını orada idrak edebildim. O;aldığım abdestle;doğruyu,yanlışı ayırt etmeye gayret ediyorum. Selâm ve sevgilerimle.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 11:14
Türkiyede hukuk devlete meydan okumanın argümanı, hukuksuzluk devlete sahip çıkmanın aracı olarak görülüyor. Ve bütün mesele de burada düğümleniyor. "Söz konusu devletse gerisi teferruattir" olunca temel ilke, devlet gücü karşısında herşey teferruat derecesine iniyor ve teferruatin da hiçbir kıymeti harbiyesi kalmıyor...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:53
Demokrasiye herkes sahip çıkmalı siyasetin bizzat meşrutiyeti halkın oyudur suç varsa mahkeme karar verir yeni başkan Meclis üyelerinden seçilir
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:45
İslamcıların hepsi de aynıymış. RP olsa devletçi dili çok daha hızlı konuşurdu. Oy verdik, 28 Şubatta kahrolduk ama demokratik yönden icraatları berbattı. Bir bakanlıkta ilk iş sosyal tesislerde içki yasaklandı. İlk geziler hemen İran’a, Libya’ya yapıldı. 26 kez hacca gitmiş başbakan o netameli ortamda yine hac yoluna düştü. Sarıklıların başbakanlıkta işi neydi? RP’nin acemice çabucak yaptığını AKP ders aldığı için zamana yaydı, hepsi o kadar.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:52
4
Hiçbir din siyasi istismarcılar karşısında kendini koruyamıyor. zaten İslam'ın, bir çağ boyunca feodal efendilerin kuklası olan Hristiyanlıktan neden farklılığı olsun ki? Camilere seçim pankartları asılıyor, seçim vaazları veriliyor, Allah resmen partinin daimi müttefiki olarak sunuluyor. Ne kul itiraz ediyor ne Allah itiraz ediyor. Muhafazakâr toplumlarda siyaset yapacaksanız dini kullanın. İyi iş çıkartır. Kürt meselesine gelince, bu mazlum halkın en sağlam ittifakı, bazı yazarları dışında, Karar gazetesi çizgisidir. En sağlam düşmanı da Kemalist çizgidir. Hatta bugünün zalim AKP'si bile Kür
engineer 24 Ağustos 2019 10:48
amerikada beyin standında beyin fiyatları şöyle: ingiliz beyni 1000 dolar,amerikan 500 dolar, Türk beyni 5000 dolar, sormuşlar Türk beyni neden pahalı, cevap: çünki yepyeni hiç kullanılmamış.
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 17:37
0
Gercekten öyle :) avrupadaki insanimizinda malesef öyle cooookkk para Eder :)
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:46
Sabrın da sonu var.Her gün bizlere maalesef ama ki maalesef "DEVLET" aygıtı üzerinden muktedirler tarafından yaşatılan kahırlı günlere de sabrımız sınırlı.Dünün çarıklıları, sözde din mağdurları bugünün bir nevi Emevi yöneticisi pozisyonunda.Geçmiş yönetimlerin başarısızlıkları üzerine yeni bir ümit ile gelenler geçmişi aratır oldu.Siyasal dinciler hikayedeki iyi adamları öldürdüler, hiç acımadan.Hayalini kurdukları mefkurelerini kişisel çıkar ve menfaat için paramparça ettiler.Onların süresi doldu, artık yeni hikaye zamanı
Kartal Vakur 24 Ağustos 2019 09:43
28 Şubat'ınkara günlerinde Libareller korkusuzca, halsızlıkları, hukuksuzlukları, zulümleri karşı yüksek sesle haykırıyorlardı. Bu gazetenin yazarlarıda bir şeyler yazıyorlar, ama öyle yazıyorlar ki aman kimse duymasın tarzındalar...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 11:03
3
Bundan alaa laf mi olur anlayana...
Muhtefi. 24 Ağustos 2019 09:26
Bilim Beyni üçe ayırıyor. 1) Sürüngen beyin(beyin sapı) içgüdüsel davranışlar. 2).. Duygular, Bellek, yeme, içme vb işler yapar..3)Neokorteks.. Düşünce merkezi Anlamlandirma, geliştirme, üretme ...ne hikmetse Yeme,icme ezber bellek ile yaşıyoruz. :)))...bir gün Ön lop (bilinçli düşünme ) yaparız. .sonra da Gönül,Gönüllerde Sevgi ile Bir oluruz. İnşallah
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:14
Bu ülkede müslümanım diyenler dahil devlet konusunda net, sağlıklı bir fikir yok. Devletin varlık sebebinin farklı görüşte de olsa bu sınırlar içinde yaşayanların herbirinin huzur ve refahı olduğu unutulmamalı. Devletin tanrılaşmamasına asla izin verilmemeli, bireyi devlete karşı koruyucu mekanizmalar geliştirilmeli, yoksa devlet gücünü arkasına alan zatlardan daha çok çeker bu ülke insanı
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:14
16
O yüzden Cumhurbaşkanlığı sistemi yerindedir.
Vicdan 24 Ağustos 2019 08:52
Siyasetçiler iktidara gelebilmek için din,milliyet, emek gibi değerleri kullanıp sonra statükonun vazgeçilmez savunucuları oluyorlar artakalan Kaldırılmış yığınlar bizim eski mahalle için söylüyorum geldiğimiz nokta eskinin muktedirlerinin olduğu yerdir.Elinizde kalan Damatlı aile saadeti..
Baran 24 Ağustos 2019 08:17
Gecmisteki hatalar yine yapiliyor. Ülke karanliga gidiyor. Demokrasiye sahip cikmak gerekiyor.
arapgirli 24 Ağustos 2019 07:28
Maalesef, Merve Kavakçı vakasıyla kayyum belediyelerini mukayese etmek dogru degil. Bugün hangi demokratik Avrupa memleketinde belediye araçlarıyla devletin meşru gücüne karşı hendek kazılabilir? Katalonya özerkligi isteyen liderleri Piegmont tutuklanacagını anlayınca Brüksele kaçmadı mı? Her devlet düzeni bir toplumsal sözleşmeye dayanır. Bu sözleşmeye karşı oldugunu açıkça beyan eden her güce karşı her devlet savaşır. Bunu ferdi özgürlüklerle alakalandırmak inandırıcı olmuyor.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:20
7
Türk olmayanlarla hangi toplumsal sözleşme yapıldı da bu adamlar uymadı merak ettim doğrusu?
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:46
2
Tek toplumsal sözleşme anayasadır. Anayasaya göre bazı haklardan mahrum bırakma ancak ve ancak mahkemeler kanalı ile olur. AKP'lilerin hepsi kadı olmuş, ceza kesiyor artık. 2016 daki kayyum atamalarına sebep gösterdiğiniz gerekçeler bugünküler ile aynı. Üç yıl oldu, daha onların suçlarını mahkemelerde ispat edip cezalarını kesemediniz. Üzülmeyin, bugünkülerin de suçlarını mahkemede ispat edip ceza ya da beraat vermek zorunda değilsiniz. Bugün hukuk size lazım değil nasıl olsa.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 07:11
Egemen bağış aklıma geldi , Prag’da güzel bir yer , sayın yazar sen kafana takma her şey daha güzel olacak
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 06:55
Beyindeki profrontal kortex kısmının fonksiyonu muhakeme yapmaktır evet. Bu kısımda alan çok geniş istediğini üretebilir istediğin hükme varabilirsin. Mesela hiç ilgisi olmayan geçmiş olayları ilişkilendirip benzeştirerek iki farklı partiye aynı değeri biçebilirsiniz.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 06:54
TEBRİKLER herkes için adelet
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 06:23
Dindarlık demişsiniz hangi dindarlık bir defa bu kelimenin bile anlamının içi boşaltıldı şimdi yolsuzluk israf adam kayırma kibir vs daha birçok dindarlık ve İslam ile yan yana gelmeyen kelimeler bir arada kullanılma başlandı benim itirazım bunları ne adına yaparsanız yapın ama dindarlık ve İslam ile bir araya getirmeyi bir de bilmiyorum ama truva atı ile devlete meydan okunacak yer değil diyen sayın bakanın Ecevit'in o sözleri söylediği konumu merak ediyorum yardımcı olursanız sevinirim
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 05:43
Güzel aydınlatıcı bir yazı Yıdıray Bey eline sağlık...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 04:09
Agzina diline kalemine saglik
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 02:32
Her zamanki gibi muhteşem. Daha ne desin. Ancak sizi anlayacak bir parti yok maalesef. Sürünmeye devam, daha medeniyete, ayağa kalkmaya çok yolumuz var. Allah seni korusun güzel insan.
musto 24 Ağustos 2019 02:06
70 Yıllar daha ortada pkk yok kuzenlerimin dedeleri medrese okuyanı Hamidiye yüzbaşısı okumuyanlar çaviş ermeni rus işgalinde savaşarak bir çok şehit vererek Sivasa kadar çekiliyorlar.Sonrada ermenilerden boşaltılan köyümüze yerleşiyorlar dedem bunlara kara çadır derdi.Dayıları İstanbul hakimi yakışıklı ünlü bir kadın filim yıldızının teyzesiyle evli sultanahmette adliyede makamına giderdik ülkenin kalburüstü kürt ileri gelenleri kürdistanı nasıl kuracaklarını anlatırlar bunu tartışırlardı.Yok anayasal haklar bunlar palavra alıştıra alıştıra hedefleri kürt devleti kurmak.
Ali baba 24 Ağustos 2019 11:24
6
02,06 Diyelimki KÜRT Devleti Kuruldu, Sana ne zarari var. ?
musto 24 Ağustos 2019 12:53
6
Nereye ve nasıl kuracaksın hangi medeniyetin kalıntıları üzerine kuracaksın.Daha kuzey Irakta Barzani ve Talabani kuramamışken sen Türkiye düşmanlığı üzerine oluşturduğun birliği türkiye çekildiği an zazalar araplar kurmanciler bir birini boğazlar olan halkda batıya kaçar.Olmayacak duaya amin demek.
musto 24 Ağustos 2019 14:04
2
İşin aslı meyhaneden çıkan sarhoş ile kavga etmeyeceksin baş edemezsin sarhoştan deli'de kaçar saklanırmış ali baba benzeri çoğu insan ırkçılık sarhoşu olmuş bunları bilgi vd ikna etmemiz mümkün değil ancak ayıkmalarını bekleyeceğiz tabi ortada yaşayacağımız bir devlet kalırsa.
TÜRKİYE DE DEĞİŞMEYEN GERÇEK DEVLETİN GÜCÜNÜ ELİNE GEÇİRENLER MUHALİFLERİ EZER GEÇERLER
Ali baba 24 Ağustos 2019 01:25
Kibris Tûrkleri için istedigin HAK, HUKUKU, KÛRD.ler içinde istersen, sorun çôzûlûr,
Habele-Hubele 24 Ağustos 2019 11:56
8
Kürtlerin anayasal ve uluslarası hangi hakkı gasp edilmiş? Kürtlerin temel hak ve hürriyetleri var, birey olarak. İhlali karşısında da mücadele yurttaşlık bilincidir. Çünkü her şeyden önce yurttaş ve insandır. Kollektif hakları hakkında Kıbrıs Türkleri ile karşılaştırmak için zır cahil olmak lazım. Kürtlerin devlet talebi devlet bir coğrafya üzerinde otorite demek olduğundan hiç bir devlet rıza göstermez. Ne Türkiye, ne İran ne başkası. Bu hak dediğiniz şey doğal haklar cümlesinden değil bedel ödenir alınır buyrun bedelini ödeyin.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 00:34
Kimsenin hatırlatmasına gerek yok bugünkü taze hafizalrimizda. Aksi halde bugünlere gelemezdk. Alın ecevitiniz de sizin olsun .kibarmis. ...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:11
1
Bu günler için ne diyorsun peki.
musto 24 Ağustos 2019 00:21
Ata sözümüz emmim dayım hepsinden aldım payım.Tamamını çok şükür iktidarda gördük. Atatük büyük adammış değerini anlamayanlar yıllandıkça anlayacaklar.Akp 18 yılı kutlayan yok oda çareyi memleketinde kutlamaya gitti gidişli ve hele inişi resmen çöküşün yükleri üzerine çökmüştü.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 04:07
4
Bu ülke 'Atatürk büyük adammış'çılarla 'Abdülhamit büyük adammış'çıların kör dövüşü yüzünden geri kaldı.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 00:03
Türkiye’deki muhafazakarlar hiçbir zaman şiddete başvurmamış o yüzden başarılı olmuşlardır.PKK silaha başvurmasaydı belki de şu anda Kürt sorunu sadece demokratik haklar ile ilgili bir alanda tartışılacaktı.PKK Kürtleri haklarını kazanacakları vaadiyle kendilerine bağlarken,aslında Kürtleri haklıyken haksız konumuna sokmuştur.Eğer bir sorunu konuşmaya başlarken herkes ilk önce masaya şiddet faktörünü koyuyorsa zaten tartışma başlamamış,aslında zaten bir şeyi de konuşamıyoruz demektir.Peki PKKya rağmen Devlet başka bir yoldan bu konuyu ele alabiliyor mu,onu da ülkedeki milliyetçiler cevaplasın.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 00:24
8
Devletin Kurt sorununu cozmeye niyeti yok. Olsaydi, PKKnin varligini sebep gostermez, sorunu coktan cozerdi. PKKnin varligi, Kurtlere dogustan sahip olduklari haklari vermemek icin bahane olarak kullaniliyor.
Demokrat mùslùman 24 Ağustos 2019 01:54
5
Kürtler doguśta sahip oldugu Haklar talancilar tarafindan gasp edilmeseydi, p,k,k olmazdi, Hak, Hukuk, p,k,k yi dogurmuśtur,
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN