Back To Top
İptal gerekçelerini kim çaldı?

İptal gerekçelerini kim çaldı?

 - Son Güncelleme: 25.05.2019 Cumartesi 13:11
- A +

YSK’nın 250 sayfalık gerekçeli kararını iş güç sahibi her normal insan gibi okumamış olabilirsiniz.

 Sizin için ne olduğunu özetleyen birini bulmak için interneti açtınız. Karşınıza;

 Ben bas bas bağırdım... Çaldılar, hırsız var hırsız... İmamoğlu diyor ki; “YSK’nın kararında hırsızlık yazmıyor.” Aşağıda karardan paragrafları okuyun, YSK ne demiş... YSK’da hukuk diliyle bağırmış. Hırsız var hırsız. Çalmışlar..”

 “YSK gerekçeli kararında özetle: Çok basit çünkü çaldılar diyor”

 “YSK bilinçli ve organize hırsızlığı yakalamış. Sandığa yapılan bu örgütlü darbenin tüm müsebbipleri şimdi yargıya hesap verecek”.

 “YSK çaldılar dememiş mi bir daha yakından bakın bakalım”

 “250 sayfanın özeti; sağlam çalmışlar”

 “CHP’ye 35 bin geçersiz oy” gibi iddialı cümlelerle YSK’nın gerekçeli kararından sayfaların fotoğraflarını paylaşan siyasetçiler, gazeteciler, gazeteler çıktı.

 O sayfalarda yazan gerekçeler seçimin iptal edilmesi için gayet ikna edici gözükmekteydi:

 “İstanbul seçimlerinde 8848 adet usulsüz düzenlenmiş oy sayım ve döküm cetvelinin 1.000.000’u aşkın seçmenin kullandığı oyun hukuk akıbetinin belirsizliğine yol açtı”

 “..şüpheli oy sayısının 300.000 binden fazla”

 “CHP lehine geçerli sayılan ancak usulüne uygun bir sayımda geçersiz olması gereken oyların toplamının 35.000 civarında.”

 “Aldatmaya yönelik iki farklı sonuç tutanağı hazırlandı”

 Ama maalesef aldatılan siz oldunuz. Çünkü bu iddialar YSK’nın tespitleri ve gerekçeleri arasında değildi.

 Dolaşıma sokulan bu sayfalar “Adalet ve Kalkınma Partisi adına Genel Başkan Yardımcısı Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan YAVUZ tarafından Kurulumuz Başkanlığına verilen tarihli aynı içerikli dilekçelerde” diye başlayan gerekçeli kararın girişindeki ilk 12 sayfada yer verilen, AK Parti’nin YSK’ya iptal başvurusunda ileri sürdüğü iddialardı. Yani AK Partililer AK Parti’nin YSK’ya sunduğu iddiaları, YSK’nın tespiti diye tekrar bize sundular.

 Peki YSK bu iddiaları değerlendirip ne demişti?

 Cevabı bulmak için YSK’nın bu iddiaları araştırmaları üzere İstanbul’daki 39 İlçe Seçim Kurulu’na gönderdiği yazılar ve cevaplarından oluşan 84 sayfalık uzun ve teknik bölümü geçerek 96. Sayfaya ulaşmanız gerekiyor.

 Karşınızda “Seçimin neticesine müessir görülmeyen iddiaların incelenmesi” başlığı çıkacak.

 Orada YSK, altı maddede; AK Parti’nin dilekçesinde yer verdiği bütün bu iddiaları, sözcülerinin son günlerde tekrarlandığı “AK Partili gördüklerine Büyükşehir pusulasını vermemişler” ya da “29 bin oy farkı nasıl 13 bine düştü” iddiaları incelenmiş ve şöyle demiş:

 “Dosyada mevcut bilgi ve belgeler, yapılan ara kararları üzerine ilçe seçim kurullarından gönderilen cevap, tutanak ve eki bilgi/belgeler incelenmiş, SEÇSİS üzerinden gerekli kontroller yapılmıştır.. İddiaların seçimin sonucuna müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilmemiştir.”

 Yani seçimin iptali için oy veren yedi üye dahil olmak üzere bütün bu iddialar YSK üyeleri tarafından ikna edici ve sonuca etkili bulunmamış.

 Ardından 98. sayfadan itibaren “Seçimin sonucuna müessir görülen olay ve hallere ilişkin inceleme ve tespitler” bölümüne geçiliyor.

 Yani seçim iptaline gerekçe olarak görülebilecek daha ciddi iddiaların incelenmesine.

 İncelemenin sonucunu öğrenmek için de bu iddiaları incelemeleri talimatı verilen İstanbul’daki 39 İlçe Seçim Kurulu’ndan gelen cevapların sıralandığı uzun 102 sayfayı aşıp, 200’üncü sayfaya gelmeniz gerekiyor. Bu sayfadan itibaren iptal kararı veren yedi YSK üyesinin 12 sayfalık gerekçesi başlıyor.

 İlçe Seçim Kurulları, AK Parti’nin üç bavul eşliğinde YSK’ya sunduğu, Sağlık, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından elde edilmiş, çoğu kişisel bilgileri koruma yasasıyla korunduğu için verilmemesi gereken gizli verileri incelemiş. Ve sonuç;

 AK Parti dilekçesinde; 1.229 ölü seçmen yerine oy kullanıldığı iddia etmişti. Ölü seçmen yerine kullanılan oy sayısı 6 çıkmış.

 AK Parti dilekçesinde hükümlü veya tutuklu olduğu halde seçmen listesinde olup oy kullanan 15.813 seçmen olduğunu iddia etmişti. Bu sayı 99 çıkmış.

 Bu 105 yanlış oy, 105 ayrı sandıkta kullanılmış. Bu 105 sandıktan sadece üçünde memur olmayan başkan ya da üye var.

 Yine YSK’nın tespitlerine göre bu yanlış oyların büyük bir kısmı kullanılmamış sadece imza listesinde yanlış atılmış imzalardan kaynaklanmış da olabilir.

 AK Parti, zihinsel engel ve diğer sebeplerle hakkında kısıtlılık kararı olduğu için oy kullanamayacak 26. 573 seçmenin seçmen listelerinde olduğunu ve oy kullandığını iddia etmişti. Hakkında kısıtlılık kararı olup oy kullanan 601 kişi çıkmış.

 Bunun sebebi de haklarında kısıtlama kararı kesinleşenlere ait bilgilerin, kararı veren mahkemelerce UYAP sistemine girilmemesi nedeniyle Adalet Bakanlığınca gönderilen listelerde yer almaları, böylece de sandık listelerine girmiş olmaları.

 Mesela Tuzla’da oy kullandığı görülen 17 kısıtlıyla ilgili İlçe Seçim Kurulu YSK’ya gönderdiği açıklamada şöyle demiş:

 “ismi geçen kişilerin oy kullandıkları sandık seçmen listeleri tek tek incelenmek suretiyle listede ismi geçen 17 kişinin oy kullandığı, 11 kişi ile ilgili verilen kısıtlılık kararlarının kesinleşmediği, 2 kişi ile ilgili kısıtlılık kararının TMK 408. Maddesine göre verildiği, 1 kişi ile ilgili TMK 405 maddesine göre verilen kesinleşmiş kısıtlılık kararına rağmen oy kullanmış olduğu, 2 kişi ile ilgili kısıtlılık kararının TMK nın 407. maddesine göre verilmiş olduğu, 1 kişi hakkında TMK 405. maddesine göre kesinleşmiş kısıtlılık kararının bulunduğu, ancak kararın İlçe Seçim Kuruluna 02.04.2019 tarihinde PTT aracılıyla tebliğ edildiğinin tespit edildiği”.

 Sonuç itibariyle İstanbul’da kullanılan 8.865.072 oydan sadece 706’sı kullanmaması gereken kişiler tarafından kullanıldığını unutmamak gerek.  

 Buraya kadar olan tespitlerde YSK’nın yedi üyesi seçimi iptal ettirecek bir gerekçeyi henüz ileri sürememiş durumda.

 Devam edelim.

 AK Parti dilekçesinde 5.388 adet mühürsüz, 694 adet imzasız, 214 adet boş, 498 adet eksik, 1135 adet de eksik sayım döküm cetveli olduğunu iddia etmişti. İncelemelerde sadece 18 adet sayım döküm cetvelinin eksik, 90 adetinin de mühürsüz olduğu tespit edilmiş.

 Burada YSK’nın yedi üyesinin ilk yorumu karşımıza çıkıyor. Şöyle demişler:

 “Yukarıda dökümü gösterildiği şekilde, 18 adet sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç bulunmadığı, 90 adet sandıkta ise sayım döküm cetvellerinde sandık kurulu imzalarının bulunmadığı görülmüştür. Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde olan 108 adet sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30.281 dir. Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir. Sayım döküm cetvellerindeki bu eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olmamakla birlikte, sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesi ile birlikte değerlendirilmiştir.”

 Yani 108 sandık döküm cetvelindeki eksikler seçim güvenliğini zedeledi ama bu da tek başına seçim iptaline gerekçe değil.

 Çünkü sandık döküm cetveli, seçim sonucunu veren esas belge değil. Esas sonucu belirleyen sandık tutanakları. Onların da bütün partiler tarafından ıslak imzalı tamamı elde, eksik yok.

 HDP’nin YSK temsilcisi Mehmet Tiryaki, YSK’nın sandık döküm cetvellerine ilk defa bu kadar anlam yüklediğini söylüyor:

 “Bu 108 sayım döküm cetvelinden 90 tanesi esasen eksik. Bir kısmına isimler yazılmış bazıları imza atmış, bazılar imza atmamış. Ayrıca bu sayım döküm cetveli dediğimiz tek bir evraktan oluşmuyor. Bütün siyasi partiler, bağımsız adaylar olduğu için birden fazla kağıttan oluşuyor. Diyelim 5 tane sayfadan oluşurken, 3-4 sayfasında imza var, bir sayfasında eksik. Bir örnek verecek olursak mesela başta yer almış. AKP ve CHP’nin olduğu sayfalar değil de diğer partilerin yer aldığı sayfalarda imza var. Buda iptal gerekçesinde önemli yer tutmuş. YSK’nin bugüne kadar ki tarihinde sayım döküm cetveline bu kadar anlam yüklediği seçim olmadı. YSK ve siyasi partiler esasen sandık sonuç tutanağına dikkat ettiler. Sandık sonuç tutanağı olmayan tek bir sandık yok. 31 bin 281 sandıkta oy kullanıldı ve bunların tamamının ıslak imzalı sandık tutanakları var. Sayım döküm cetveli sadece sandık tutanağını doldurmak için gereken bilgileri içeriyor."

 YSK Başkanı Sadi Güven’in dokuz sayfalık karşıoy yazısında da sandık döküm cetvellerindeki bu hata ve eksiklerin iptal için gerekçe olamayacağını şöyle açıklamış:

 “Bu sandıkların tamamına yakınında Adalet ve Kalkınma Partisi ile birlikte diğer partili üyeler görev yapmış ve sandık sonuç tutanaklarını imzalamıştır. Bu eksiklikler sonradan ilgililerince tamamlanabilecek bir noksanlıktır. Önemli olan sandık sonuç tutanağının sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanmasını müteakip ilçe ve il birleştirme tutanaklarına ve dolayısıyla SEÇSİS sistemine doğru aktarılmasıdır. İmzasız 101 sayım döküm cetvelinin tamamında başkan ve memur üye ile birlikte Ak Parti ve üç sandık hariç CHP tüm sandıklara üye vermiş olup hatta Adalet ve Kalkınma Partisi 145, Cumhuriyet Halk Partisi 120 olmak üzere bazı sandıklarda 1’den fazla üye ile temsil edilmişlerdir. Ayrıca imzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları uyumlu olup seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir. Sayım döküm cetveli olmayan 22 sandıkta görev yapan sandık kurulu üyeleri aynı sandıklarda diğer seçim türüne ait 19 sandığın sayım döküm cetvellerini ve 22 sandığın sandık sonuç tutanağını doldurduğuna ve tutanak defterine bir itiraz yapılmadığına göre siyasi partilerin müşahitlerinin ve oy verme yerinde hazır bulunanların huzurunda oy sayım ve döküm işleminin yapılmış olması karşısında sayım ve dökümün sandık başında denetlendiğinin ve buna göre sandık sonuç tutanağının tanzim edildiğinin kabulü gerekmekle bu eksiklikler tüm Kurulca iptal nedeni olarak görülmemiştir. ”

 Geriye kaldı AK Parti’nin itiraz dilekçesindeki son iddia.

 AK Parti, İstanbul’daki 31.280 sandık başkanının 6.539’unun kamu görevlisi olmayanlar arasından, 31.280 sandık kurulu memur üyesinin 13.084’ünün kamu görevlisi olmayanlar arasından atandığını iddia etmişti.

 İncelemeler sonucunda toplamda sadece 754 sandıkta kamu görevlisi olmayan başkan veya üye olduğu tespit edildi.

 Zaten seçim iptal kararının tek gerekçesi de bu.

 250 sayfalık gerekçeli kararın 207. sayfasındaki bir paragrafta nihayet karşımıza çıkıyor.

 “Sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlendiği 754 adet sandıkta oy kullanan seçmen sayısının, 212.276 ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi Adayı ile Adalet ve Kalkınma Partisi Adayı arasındaki oy farkının 13.729 olması nedeniyle, 754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlenmesi ve bu şekilde oluşan sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek olması, sonuca müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilerek seçimin neticesine müessir görülmüştür.”

 Peki, 2018 yılında değişen 298 sayılı Yasanın 22. Maddesine göre İstanbul’da 31.186 sandıkta başkan ve üye olarak yedekleriyle birlikte 93.558 kamu görevlisine ihtiyaç duyulurken ve İstanbul’da  220.000 kamu görevlisi varken, neden bu 754 sandıkta başkan veya üye olarak kamu görevlisi olmayan kişiler görevlendirilmiş?

 Bu sorunun cevabı 39 İlçe Seçim Kurulu’ndan istenen savunmalarda saklı. Bir kaç örneğe bakalım.

 Avcılar: “Görev yapan 2145 kamu görevlisinden sadece 297'sinin istekli olduğu, bu sebeple sandık kurullarının oluşturulmasında ciddi sıkıntı yaşandığı”

 Bağcılar:  “Az sayıda mazeretlerinden dolayı görev iade talebinde bulunanların yerlerine atanmak zorunda kalınan, 298 sayılı Kanunun 23. maddesinin son fıkrasına göre sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan ve daha önceki seçimlerde sandık kurulunda görev yapmış sandıklarında problem yaşanmamış ve siyasi partilerce itiraza uğramamış kişilerden olduğunun belirlendiği.”

 Esenyurt: “Kaymakamlık listesinde olmasına rağmen 215 kişinin il dışında ikamet ettikleri ve il dışı seçmen olmaları nedeniyle görevlendirme yapılamadığı hususunun Esenyurt Kaymakamlığına 26/02/2019 tarih ve E.151125 sayılı yazı ile bildirildiği, ayrıca Kaymakamlık listesinde bildirilen 950 kişinin ikametgahlarının ilçe dışı olması nedeniyle kura listesine dahil  edilmediği, ilçede her iki seçim kurulu için sandık kurulu başkan ve memur üyesi yedek üyelerle birlikte toplam 6532 kişinin gerektiği, Esenyurt Kaymakamlığınca bildirilen sayının ihtiyaç duyulan görevli sayısından az olduğu, bu durumda liste dışı görevlendirmenin bir zorunluluk olduğu.”

 Fatih: “3 kurulun toplam 843 sandığının bulunduğu, mülki idare ve diğer kamu kurumlarından gelen kamu görevlilerini kapsayan listenin Fatih İlçesindeki toplam sandık sayısını karşılamadığı, mülki idare amirliğince gönderilen listelerdeki görevlilerin bir çoğunun Fatih ilçesi yada İl sınırları dışında ikamet etmesi veya MERNİS adreslerinin bulunmaması nedeniyle yetersiz olduğu, ayrıca sandık kurulu başkanı yada üyesi olarak atanan kamu görevlilerinin yoğun şekilde mazeret bildirmeleri nedeniyle sandık kurullarının oluşturulamayacağı,  ilçe sınırları içerisinde bulunan özel okullar, devlet okullarında görevli ücretli öğretmenlik yapan kişilerden, bankalardan ve görev almak için Başkanlıklarına bizzat müracaat edip görev almalarında engel olmadığı tespit edilen kişilerden belirlendiği.”

 Kağıthane: “Önceden seçilenlerin mazeretlerinin kabul edilmesi nedeniyle yerlerine gönderilen listelerden isim kalmadığından Kağıthane Belediyesinden, Vakıfbank’tan ve Ziraat Bankasından gelen listelerden tamamlandığı.”

 İlçe seçim kurullarından gelen yazılara göre bu 754 sandıktaki sandık kurulu başkanları ve üyelerinin memur olmayan kişilerden seçilmesinin sebebi, memurların mazeret bildirmesi, ilçe dışında yaşadığı için oy verme hakkını kaybetmemek için görev almak istememesi sonucunda gerekli sayıda memurun bulunamaması.

 Bu 754 sandıktaki görevlilerin 600’ü de kamu görevlisi olarak kabul edilen özel okul öğretmenlerinden oluşuyor.

 Kullanılan oyların şaibeli kabul edildiği bu 754 sandığın 750’sinde de AK Partili sandık kurulu üyeleri görev yapmış.

 Bu 754 memur olmayan ve başkan ve üyeden 9’u KHK’yla ihraç edilmiş isimler. Bu 9 KHK’lıdan bir kısmı Kaymakamlıkların İlçe Seçim Kurulu’na sunduğu listelerde olduğu için atanmış.

 Pendik’te bir sandıkta memur üye olarak atanan bir KHK’lı, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aynı bölgedeki bir sandıkta görev yapmış ve sorunsuz teslim etmiş. Gönüllü olarak görev almak için başvurunca ve ihtiyaç da olunca görev verilmiş. Sultanbeyli’de bir sandıkta görev yapan KHK’lı sandık kurulunun üyesinin ise bu sekizinci seçimi. O da daha önce işini iyi yaptığından bu kez de ihtiyaç olunca tercih edilmiş. Bir başka KHK’lı Diyanet işleri çalışanı sandık üyesi ise terör örgütü iltisakı suçlamasıyla değil, başka bir nedenle işten çıkarılmış ve geç tebliğ edildiği için de görev almış.

 YSK Başkanı Sadi Güven’e göre bu 754 sandıktaki memur olmayan kurul üyeleri yüzünden seçim iptal kararı verilemez:

 “754 kişinin görev yaptığı sandıkların 750 tanesinde Adalet ve Kalkınma Partili üye görev yapmış olup bu sandıklara 1.104 üye vermekle 354 sandıkta iki üye ile temsil edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi de aynı sandıkların 3 tanesine üye vermemiş, 28 üye göreve gelmemiş, diğer 723 sandıkta üyesi görev yapmıştır. Aynı sandıklara toplamda 979 üye veren Cumhuriyet Halk Partisinin de 256 sandıkta iki üyesi görev yapmıştır. Bu sandıklarda ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Saadet Partisi, İyi Parti, Demokratik Sol Parti, Büyük Birlik Partisi, Demokrat Partili ve Vatan Partili üyeler de görev yapmıştır. Sayım döküm cetvelinin olmadığı 22 sandıkta ise başkan hariç Ak Parti 36, Cumhuriyet Halk Partisi 33, Halkların Demokratik Partisi 12, Saadet Partisi 12, İyi Parti 1, seçmen 5 üye ve 22 memur üye görev yapmıştır. Bazı partilerin bir sandıkta ikişer üyesi görev yapmıştır. 31 Mart 2019 günü İstanbul’da yapılan seçimde; 2018 yılında değişen 298 sayılı Yasanın 22. maddesine aykırı sandık kurulu başkan ve üyesinin görevlendirildiği şüphesizdir. 2004 ve 2009 yılında Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilen kararlar emsal olmaz denilebilir ise de kararlar verildiği tarihte yürürlükte bulunan yasadaki sandık kurulu başkan ve üyelerinin belirlenme usulüne aykırılık haline ilişkin olmakla 298 sayılı Kanunun değişik 22. maddesine aykırılıktan farklı değildir. Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez.”

 Yani bu 754 sandıkta hiçbir usulsüzlük tespiti yok, 31 Mart günü herhangi bir itiraz da olmamış. Ama bu sandıklardaki usul hatası oyları teorik olarak şüpheli hale getirmiş. Biri başkan dört YSK üyesi de yazdıkları 45 sayfalık karşı oy yazılarında ortaya bir delil konmadığını, sandık kurulunda hatalı atama yüzünden seçim iptal edilemeyeceğini söylemişler.

 YSK üyesi Kürşat Hamurcu, karşıoy yazısında bunu en net biçimde ifade etmiş: “Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı sandıklarda, oy kullanan seçmenin oyunun, hangi neden ve gerekçeyle geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin itiraz eden tarafından hiçbir somut kanıt ve belge sunulmamıştır.”

 Peki, o halde seçim iptalinin hırsızlık, yolsuzluk, kumpas, büyük oyun gerekçesi nerede?

 250 sayfayı okuyunca geriye tek bir ihtimal kalıyor. Birileri seçim iptal gerekçesini çalmış olmalı...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Süleyman d. 27 Mayıs 2019 16:05
İşleri YALAN güçleri DOLAN! Ben : "Allah bir " dediklerinin gayrıns inanmıyorum. Hatta tersini alıyorum :)
Mustafa ALSANCAK 26 Mayıs 2019 16:37
İşin esasında Çalma malma olmadığınıAkp fonksiyonerleri bal gibi biliyorlardı. Bildikleri diğer bir şey de eğer RTE ağırlığını koyarsa YSK muhakkak surette seçim iptal kararı vermek zorunluğunu hissedecekti. Ve dediklerini de 7 üye sayesinde gerçekleştirmiş oldular. Bakalım adları açıklanmış olan bu 7 üye 23 Haziran seçimlerini tekrar İMAMOĞLU kazanırsa yine o hukuk tanımayan tutumlarını devam ettirip o seçimi de iptal ettirmek için yeni bir çalışma içine girecekler mi? Bereket versin İmamoğlu çok sağduyulu bir insanmış ki herhangi bir karış
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 13:28
Bu tür olaylardan sonra ilk baktığım yazar sizsiniz. Gezi, darbe, buyukada ve benzeri manipulatif durumları sizin yazılarınızı çözdüm. Bu da öyle oldu. Gerçek gazetecilik örneği. Yorumsuz, kronolojik siralama. Tebrik ve teşekkür ediyorum. Varolun.
KARAR OKURU 26 Mayıs 2019 12:19
Geçte olsa okudum.. Okuduğum her yazınız size olan saygımı artırırken, yapılan yorumlarda gelecek umutlarımızı yeşertiyor. KARAR gerçekten dürüst yayıncılık onurunu kurtarmaya çalişiyor. Teşekkürler
Karar Okuru 25 Mayıs 2019 19:53
Yorumlara bakıyorumda bu ülke gerçekten genç nüfus açısından vakit kaybetmeye değmez. Yeni ufuklara bakmalılar artık.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 15:27
Evet birileri seçim iptal gerekçesini çaldı. Kim bu yaman hırsız!!!!
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 23:23
5
İmamoğlu ve şurekasi olmazsin
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 15:09
sizi ne zaman çaldılar
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 00:39
0
Davutoğlu görevden alınınca...
musto 25 Mayıs 2019 14:53
Binali beye soruyorlar aynı sandık kurulları tekrar atanmış umurunda değil pişkin pişkin yanıtlıyor şikayet etsinler. Nasıl olsa biz alacağımızı aldık.Hani eskiden derlerdi Osmanlıda oyun bitermi.
Ali Kumaş 25 Mayıs 2019 14:48
%10 sayım ile oyların nasıl 16,000 civarında Binali Bey lehine, ilaveten İlçelerde Ak Parti 4,115,893 oy almışken, nasıl oluyor da İlde 439,574 oy buhar oluyor? Bunu da açıkla!
Levent öz 25 Mayıs 2019 18:14
1
Sayın Ali Kumaş bey inşallah okursunuz: Başkanlık seçimleri: 4.149.656 Binali beyİin oyu ; İL genel meclisi oyu AKP:3.886.057 MHP:184.051=4.070.108(toplamı) yani BİNALİ BEY 79.048 İKİ partinin il genel meclisi oylarından fazla bile oy almış.Ayrıca %10 oy sayımıyla 16000 lehine oy değişti lafı çarpıtma ve kandırmacadır. ysk nın resmi sayısı 21 bindir 6 bin küsur geçersiz oylardan gelmiştir(mührün yalnış basılmasından ki ilk defa bir seçimde tüm geçersiz oylar kanun dışı olduğu halde sayılmıştır.)sayılan sandıklarda fark çıkmamıştır.YSK dak
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 20:59
1
''Ampule bas ampule bas'' diyenlere sorun onu.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 14:41
23 Haziran İstanbulluların Vicdan ve kul hakkı sınavıdır. Mazlumun yanında olmayanları Allah'a havale edelim.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 14:17
Sn Oğur, bizim bir davamız vardı yola çıkarken lakin mefta oldu, ben ona yanıyorum.... Böyle bir kararın muktedir olduğumuz bir zamanda verilmesi sözün bittiği yer, adaletin ise pespaye edilmesi demektir..
Dursun ERDEM 25 Mayıs 2019 14:04
Ortada kocaman yalanlar ve sonuçta millet iradesinin çalındığı gerçeği ve her gereksiz seçimde en az %15-20 devalüasyon ve yoksulluk. Yoksulluğu sanki AKP ye oy verenler yaşamıyormuş gibi. Peki zamlarda sanırım seçmeni yüzünden tanıyor ve AKP lilere zam yapmıyor. Ne güzel ironi değil mi? gülücükler
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 13:48
istanbul secimleri konusunda hukumette birakiniz kanitlanmamis supheyi, suphe dahi olmadigini dusunuyorum, kesinlikle duzgun secim oldugunu biliyorlar.
Köroğlu 25 Mayıs 2019 12:46
Bu seçim türkiyenin ahlak ve vicdan ile sınavı
karar okuru 25 Mayıs 2019 18:10
1
Ahlak ve vicdanı kim kaybetmiş?
F.D. 25 Mayıs 2019 12:33
Yazılarınız çok güzel, malesef medyada konuları belgelere dayalı güzel analizler yaparak açıklayan çok fazla gazeteci kalmadı. Çoğunun artık yazacak bir gazetesi yok. Şu yazıyı alıp herkesin yüzüne karşı tek tek okumak lazım. İnsanlar nedense araştırmak kafa yormak yerine inandıkları bir insanın söylediklerine koşulsuz şartsız inanıyorlar. Bu da kandırılmaları yönlendirilmeleri ve kullanılmaları için uygun ortamı yaratıyor.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 12:00
Bu secimi AkPartinin kayda deger bir farkla kaybetmesi lazim. Sudan sebeple secim tekrarlatmanin menfaatlerine oldugunu gorurlerse bunu kaybettikleri her secimde yaparlar demokrasi diye de bir sey kalmaz.
Köroğlu 25 Mayıs 2019 11:54
Eğer ahlak ve vicdan gerçekten bu toplumun kültürünün içselleştirilmiş bir parçası ise İmamoğlu'nun %80-90 oyla kazanması lazım. Akıl kısmına gelmeye bile gerek yok.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 11:46
İstanbul genelinde kullanılan yaklaşık 300 bin oy pusulasının hukuki durumunun belirsiz hale gelmiş olmasından dolayı sonuçlarının her türlü şüpheden uzak ve kesin olarak belirlenmesinde hukuken imkan bulunmadığı, ayrıca tüm bu hata ve usulsüzlüklerin sehven ve münferiden değil, bilakis kasten ve organizeli bir şekilde yapıldığını gösterdiği gerekçesiyle..." gerekceden.........gerci benim gibi muhalif yayinlamadiniz yazık size guvenirdim
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 12:58
1
Eger yaziyi okusaydiniz alintiladiginiz kismin 'Ak Partinin iddialari' bolumunden oldugunu ve YSK'nin boyle bir sey tespit etmediginiz gorurdunuz.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 13:22
7
organize vemunferiden bir yapıldığından bahsediliyor,ve bunun sonucunda suç duyurusu yapılmış.daha ne yapılsın.imdat hırsız var mı densin.siz eskiden vicdan sahibiydiniz..bu da mi hukuki değil.ne yani chp yi savunanlar mı hukukî
cumhur 25 Mayıs 2019 14:02
1
Eğer ortada doğru yapılmamış bir seçim varsa bunun suçu hükümet ve ysk.nındır!Bu suçun cezasını da İstanbul halkı ve İmamoğlu mu çekmeli?
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 14:48
1
O bahsettiğiniz Akp'nin iddiası! Ysk'nın iptal gerekçesi değil. Durmak yok yalanlara devam...
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 15:26
1
bu yorum degil gözü kapali red işaretleyen ler.gerekceden
vatandaş 25 Mayıs 2019 11:37
Karar; hiçbir şey olmasa bile bir şeyler olmuştur...
'Okur' okuru 25 Mayıs 2019 11:25
Sayın Oğur, Herkes eline bir fener almış bu kararda adalet nerede diye aramaya soyunmuş. Bu kararda olmayan şey ADALET. Herkes de bunun farkında. Olan şey şu: GÜÇ DAYATMASI. Güç dayatması altında kalıp ezilmiş kimi insanlar da gerçeklere karşı 'kör, sağır, dilsiz' kesilmiş. Olay bundan ibaret. Oysa Allah ne buyuruyor: “Ey iman edenler! Kendiniz, anne-babanız ve akrabanız aleyhine bile olsa Allah için ADALETİ titizlikle ayakta tutan kimseler olun…Sakın ha hislerinize uyup adaletten sapmayın…” (Nisa,135) Kısacası adaleti ayakta tutacak insanların sesi
KARAR OKURU nusret 25 Mayıs 2019 11:09
Tespitleriniz araştırma ve emeğe dayalı..teşekkür ederiz..Sn Oğur, her yönüyle sakat olan bu karara göre benim bir teklifim var: madem kamu görevlisi olmayan sandık kurulu üyelerinin atanması nedeniyle yapmış oldukları işlemlere itibar edilemeyeceğinden seçimi geçersiz hale getiriyor, o halde oy kullanmaları yasaklanmalı ve oyu sadece kamu görevlileri kullanmalı...bence bu teklif bu seçimde uygulanmalı, seçimde farklı bir durum olursa YSK bu gerekçeyi değerlendirmelidir..
Najaz 25 Mayıs 2019 11:07
Yıldıray bey, ne yazık ki bazı insanların nazarında, sizin binlerce sözcükle anlatmaya çalıştığınız gerçekler değil, sadece iki sözcükle kurulan "ÇÜNKÜ ÇALDILAR" yalanı daha itibarlı. Onlar sizin ve sizin gibi duyarlı insanların yazdıklarını okuma zahmetine girmeyecekler ve o iki kelimelik yalanın konforlu alanına sığınıp vicdanlarını soğutacaklar.
Krr 25 Mayıs 2019 12:44
1
Keşke sogutabilecekleri vicdanları olsaydı. Menfaat, kibir ve hırs virüsü yedi bitirdi o vicdanı...
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 10:55
İstanbulu neden vermek istiyorlar cevap içişleri bakanı İstanbul verilmemeli de yatıyor.. Bundan sonra da YSK kararında iptal için olmadık gerekçe bile yazarlar.. Daha dün beykozda yine kamu görevlisi olmayan kişileri sandık başkanı yazmışlar.. Binali Yıldırım yakalayın itiraz edin diyor.. yani bir sonraki seçimde kaybederlerse içinde şimdiden gerekçeler hazırlanıyor.. acaba İBB 20 yıldır nasıl yönetildi? hangi tv gazeteleri ,hangi futbol takımlarını, hangi partileri finanse ediyor.?
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 14:13
0
Avaz avaz bağırmalarına, iftiranın her türlüsüne, gazetecilik dışında herşeyin ilkesizce yapılmasına, bir belediye oyu için seçmenini saf yerine konulmasına bakılırsa adres belli oluyor...
Okur Kararı 25 Mayıs 2019 10:54
“29 bin oy farkı nasıl 13 bine düştü” iddiaları incelenmiş ve şöyle demiş: “Dosyada mevcut bilgi ve belgeler, yapılan ara kararları üzerine ilçe seçim kurullarından gönderilen cevap, tutanak ve eki bilgi/belgeler incelenmiş, SEÇSİS üzerinden gerekli kontroller yapılmıştır.. İddiaların seçimin sonucuna müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilmemiştir.” Bir sonraki yazınızda yukarıdaki soruya da cevap verirsiniz umarım; çünkü YSK cevap vermiş görünmüyor.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 20:56
1
Ben size söyleyeyim cevabı; Maddi hatalar her seçimde olur, biz bu maddi hataları allem ettik kallem ettik kadar maalesef seçimin sonucunu değiştirmeye yetmedi. Hiç bir delil bulamadık ama yine de yargı darbesiyle seçimi iptal ettik.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 10:38
iptal edilmesi gereken ve aradaki farkın cok üstünde olan oylarin chp verildigi tesbitine ne diyorsunuz?peki baska bir soru geçerli oylarin organize veya baska saiklerle(lutfeseniz hukuki bir şekilde anlatsaniz) iptal edilmesi ve gecerli oylarin sisteme girişte rakiplere dagitildi bilgisine ne diyorsunuz(sonuca etki yapacak kadar da olmazsa bile ne yani sizin gibi ahlaki,demokrat bunlari gormemizlikten mi gelecek),somut bilgiler chp nin resmi sayfasında da var.yildirimin 286 oyu varken sisteme "0"geçtiğine ne dersiniz?........bunlar yeter
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 10:41
Yıllardır oy vermedim. Aynı şey Ak Parti'ye yapılsa. O mahkeme bu gerekçelerle Ak Parti'nin kazandığı seçimi iptal etse. Yemin ederim gider Ak Parti'ye oy verirdim.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 10:35
Peki 23 haziranda Ekrem,acik ara kazanırsa ne olacak?bu seferde iki bayram arası yapılan seçim makbul değildir deyip,yinemi iptal ettirecekler..Ben bunlardan her şeyi bekliyorum
KARARLI KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 15:13
1
10.35 Bu yarış başta ve görünürde Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasında gibi gözükse de seçimin yenilenmesi ile birlikte seçim ve yarış RTE ile Ekrem İmamoğlu arasında yapılmaktadır. Bu zaviyeden bakıldığında "Peki 23 haziranda Ekrem, açık ara kazanırsa ne olacak?" sorusu çok çok önemli bir sorudur.Böyle bir sonucun demokratik ülkelerde çok büyük siyasi sonuçları olur. Fakat bizim memleket için bir şey söyleyemem.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 10:35
İllettik, zillettik, haindik, teröristtik şimdi de hırsız olduk. Şimdi ‘’o hırsızı sana demedi ki’’ diyenler çıkacaktır. Bana demedi peki kime dedi?? Ortada bir tutuklanan, soruşturulan var mı? Yok, ama hırsız var. ‘’Buna kim itiraz ediyorsa odur hırsız’’ diye buyurdu Binali Yıldırım. Benim o! Ben itiraz ediyorum! Çünkü YSK dedi ki; tutanaklar ve sonuçlar birbirini tutuyor ’’BİR HIRSIZLIK DELİLİ YOKTUR’’. Ve yine dedi ki; zaten bütün parti temsilcileri, HEPİNİZ ORADAYDINIZ. Güzel kardeşim birileri oyları çalıyordu da görevlileriniz
TEZAT 25 Mayıs 2019 10:13
Bu ayrı bir tartışma konusu... Anayasa Mahkemesi’nin bir hukuk garabeti olan 367 kararı nasıl bugün hala “hukuk kullanılarak demokrasi nasıl devreden çıkartılır” sorusuna örnek olarak gösteriliyorsa... YSK’nın İBB Kararı da 367 garabetinin yanında yerini aldı. Hatta Anayasa Profesörü Osman Can, YSK’nın bu kararını 367 kararından daha vahim olduğunu yazmıştı. “Bir hata ikinci kez yapılmaz. İkinci kez yapıyorsanız, siz bunu üçüncü kez de yapacaksınız demektir.” Murphy Kanunları
ati 25 Mayıs 2019 10:00
gerçekten de görüntü iç karartıcı ölçüde demokrasi ve hukuk dışı. nasıl kirli bir hesaptır bu!
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 09:57
Niye her secim oylar calundi diyen chpkk bagirmiyor çünkü sağlam çaldılar bütün oylar tekrar sayılsın diyen ak partiye niye red cevap ini verdiler ayrıca geçersiz sayılan binalinin oyları nasıl onbeş bin arttı chpkk yazılan otuz bes nin geçersiz oy nasıl oldu hem niye korkuyorsun kazanan bi daha kazanır değilmi bayim
25 Mayıs 2019 11:04
1
Okumadınız mı yazılanları? Bu ne saçma bir yorum!
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 12:17
2
Valla elinde Mit var, polis var, istedigin yargica sorusturma acip gorevden alma gucun var, devletin maddi kaynaklari var, 10 milyon tane uyesi olan bir parti var. Sen gidip oyunu caldiriyorsun. Vallahi bu Binali Yildirima 2 koyun verseniz kaybedip gelir.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 12:28
3
Siz kendi yazdığınızından bir şey anlıyor musunuz gerçekten?
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 08:50
Sehrini ve ulkeni yoneten, yonetmeye aday, basina bir is geldiginde adaletini saglayacak insanlar bunlar. Hukuken kendini guvende hisset, eger hissedebilirsen. ( hukuki guvenlik ilkesi)
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 08:32
Biz bütün değerlerimizi alt üst ettik hem halkın verdiği oyları sandığa gömdük bu sebeple sanatçıların görüş bildirmesini bile uygun görmezken camide bile bu meseleyi anlatır hale geldik ya hiç bir şahidi ve delili olmadan hırsızlık var diyebildik ya öyle değil ise bizim bu söylediklerimiz bizi kurtarır mı ? Allah bize nasıl muamele yapar diye sorduk mu ?
Boş işler bunlar. Siz ne derseniz deyin. İmam bildiğini okur. Yaz kızım seçim iptal edilecek. Gerekçe efendim. İreisin canı öyle istedi de ondan. Hadi dağılın şimdi.
Fevzi 25 Mayıs 2019 07:34
Artık seçim yapamayan bir ülke oldu burası, AKP+MHP sayesinde...Ülkenin içte, dışta ve ekonomisini nasıl yönetemiyorlarsa, seçimi de öyle yönetemiyorlar. Herşey ortada. Sandığı çalanlar da kendileri, İstanbul'u kazanandan alanlar da... Bunların hesabı sorulmalı! Burası kabile devleti olamaz. Birkaç kişi kendi kafalarına göre, hak/hukuk tanımdan ülkeyi yönetemezler. Buna karşı herkes ayağa kalkmalı. Aklımızla dalga geçerlerse ve buna izin verilirse bizler sürüngen düzeyine ineriz. Kafka'nın böceğe dönen Gregor Samsa'sı oluruz. Yazık bu ülkeye!
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 09:35
28
AKP-MHP-BP ittifakını CHP-HDP-İP ittifakına her türlü tercih ederim. Oy hırsızlarına en ağır bedeli ödeyeceğiz bekleyin.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 13:07
1
ben ahlakı ve vicdanı tercih ederim.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 07:21
Birilerinin canı bu hırsızlıktan fena yanacak. Tüm işbirlikçileriyle birlikte içeri girecekler. Yapmayın, hırsızları savunmayın. Demedi demeyin, suça alet olmayın.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 09:51
1
Sevgili kardeşim,bu kadar durüstsen eger, bizzat gormedigin, tanik olmadığın ve ysk nın gerekceli kararında da bulamadığın halde Allah'tan korkmadan hirsizlik yapildiğından nasıl bu kadar emin oldun izah edebilir misin?
demircan 25 Mayıs 2019 11:44
2
hırsız arıyorsan aynaya bak.a haber izleyip sabah gazetesi okumaktan beynin dumura uğramış.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 23:44
3
Görünen köy kılavuz istemez. Hırsızlık açık ortada. Oy sıfırlamalar, yok olan çeteleler, sisteme her ne hikmetse eksik girilen AKP oyları... Kimseyi suçlanıyoruz kimseye iftira atmıyoruz ama ortada bir vaka var. Senin evine girip eşyalarını götürmüşler. Kim çaldı nasıl çaldı demeden önce çalmışlar yargısına varırsın çünkü ortada. 300 bine yakın oy şaibeli. Hırsızlık var diyoruz yarası olan gocunur.
İsmail 25 Mayıs 2019 07:18
Çaldılar dediklerine kendi seçmenleri bile inanmıyor? artık söz dinlemeyen bir seçmeni var Ak Parti'nin ANAP ve DYP olma yolunda emin adımlarla ilerliyor
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 07:17
Muhalefet (CHP-HDP-İP) amma da ağlak çıktı. Yav kardeşim aynı seçmen girecek yine seçime. Belli ki bir şaibe var. Bir daha kazanırsın ne güzel tüm şüpheler ortadan kalkar. Neyden çekiniyorsunuz? Ben imamoğlunun yerinde olsam on defa yenileyin gene birinci çıkarım diyip meydan okurum. Anlaşılan muhalefet de emin değil gerçekten kazandığına, o yüzden korkuyor.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 09:23
1
Nasıl olsa oynadıkları bir tavla.şansın yaver giderse sende yenersin demek istiyorsun.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 09:26
1
Siz kendi vicdanınızı böyle mi teselli ediyorsunuz gerçekten?
Okuyabilir 25 Mayıs 2019 10:02
1
Haksızlığa karşı çıkmaktan anladığımız bu mu?
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 11:09
1
Belediye meclis seçimlerini de yenileyelim o zaman. CB seçimlerini de. O seçimlerde de aynı usulsüzlük var.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 11:18
1
En azindan 6 yildir secim iptali icin olaganustu nitelikte gerekceler arayan, kanunda gecersiz yazan oylari bile gecerli sayan YSK; is muhalefete gelince 'yav ne olacak bir daha kazanirsiniz' mi diyecek? Hadi oradan!
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 16:50
1
Cunku akpnin bu sefer devletin butun imkanlarini kullanarak katakulli yapma imkani var yoksa cha niye cekinsin ki cekinmiyor bu sizin kuruntunuz he bi de su vardi diyorlardi ya kardesim ysk bi adaydan alip mazbatayi digerinin vermedi ha bi de verseydi bi onu yapmadiginiz kaldi zaten seref yoksunu herifler
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 05:41
ALLAH BELALARINI VERSİN.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 23:45
1
Hırsızların belasını versin.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 04:24
baba gerekçe yohh
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 04:09
Reis dün diyor ki: "Hırsızlık nerede? Sandık kurulu başkanı atamalarında." Yani bu izaha göre ilçe seçim kurullarındaki devlet erkanında. Seçim kurullarının yanlış ataması hırsızlık mıdır, yoksa usulsüzlük ya da hukuksuzluk mudur? Şayet hırsızlıksa bu durumda hırsızlığı yapan bizzat devletin kendisi olmaz mı? Peki vatandaşın günahı ne ki devletin usulsüz icraatının cezasını çekiyor? Devletin ve onun başındaki iktidarın iş bilmezliğinin cezasını vatandaşa kesmek hangi hukukla izah edilebilir?
hacı 46 25 Mayıs 2019 12:42
0
Aslında usulsüzlük bile yok. Memur yoksa sivil görevlendirilir. Mesela memur üye sandık başkanı gelmedi diyelim, o zaman da en yaşlı partili üye sandık başkanı oluyor. Adam zir cahil bile olsa kanunen başkan olabiliyor. Bunlarda hukuku geçtim vicdan da kalmamış. Bari muslumaniz demeseler, vallahi zoruma gidiyor.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 04:02
Bunun lamı cimi yok arkadaş. Milli iradeye Akp ve Mhp tarafından büyük bir saygısızlık yapıldı. Seçimi hakkıyla kazanan Ekrem İmamoğlu'nun elinden mazbatasını haksız bir şekilde aldılar. İmamoğlu'na hırsız diyenlerin kendisi hırsızdır. Hem de en arsız cinsinden.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 03:22
evet caldilar... bu ulkeden HUKUK u caldilar
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 03:19
Mühürsüz pusula gecerli isine gelirse, gelmezse baska...
KARARLI KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 03:16
AK Parti dilekçesinde; 1.229 ölü seçmen yerine oy kullanıldığı iddia etmişti. Ölü seçmen yerine kullanılan oy sayısı 6 çıkmış. Akp lilere kızmayın anlamaya çalışın, bu paranoyalarında Fetöş ün etkisi olabilir. Kanka oldukları dönemde Akp aşkıyla yanan tutuşan Pensilvanya sümüklüsü hızını alamamış referandumda dirileri bırakın mezardaki ölülere bile oy kullandırmaya kalkmıştı ya. Eeeee birbirlerini iyi tanıyorlar tabiiii.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 03:13
Daha asagisi yoktur derken hergün kendi esigini asiyorlar. 367 felan hikaye bunlarin yaninda.
Dolaşıma sokulan bu sayfalar “Adalet ve Kalkınma Partisi adına Genel Başkan Yardımcısı Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan YAVUZ tarafından Kurulumuz Başkanlığına verilen tarihli aynı içerikli dilekçelerde” diye başlayan gerekçeli kararın girişindeki ilk 12 sayfada yer verilen, AK Parti’nin YSK’ya iptal başvurusunda ileri sürdüğü iddialardı. Yani AK Partililer AK Parti’nin YSK’ya sunduğu iddiaları, YSK’nın tespiti diye tekrar bize sundular. Modern Bektaşi fıkrası gibi. Hani içkili iken namaza yaklaşmayın deniyordu ya……
Çerkez Ethem 25 Mayıs 2019 03:00
..."Peki, o halde seçim iptalinin hırsızlık, yolsuzluk, kumpas, büyük oyun gerekçesi nerede? 250 sayfayı okuyunca geriye tek bir ihtimal kalıyor. Birileri seçim iptal gerekçesini çalmış olmalı"...Çalmışlar tabiki, kimsede farketmemiş ! Bu süper hırsızları devlet en çabuk birşekilde bulup, hepsini ajan yapmaları gerek ! Böyle hırsızlar, düşman olan devletlerin sırlarını çalıp t.c. ye getirebilirler, hepsi acilen özel görevlerde yerleştirilmesi gerek ! Hepsi aslında, devletin en yüksek nişanını hakediyorlar, james bond sıfır kalır bunların yanınd
KARARLI KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 02:59
“AK Partili gördüklerine Büyükşehir pusulasını vermemişler” diyorlar. Baktığında adamın Akp olduğunu anlama kabiliyetine sahip olan sandık kurulu başkanı veya üyesi el memleketinde olsa medyadan eksik olmaz, özel sektör veya devlet (istihbarat dahil) el üstünde tutardı. Bir de bize bakın bu üstün yetenekli kişi ve kişilerin hiç birini görmüyoruz ve tanımıyoruz.
hak hukuk adalet 25 Mayıs 2019 02:59
ağla sevgili yurdum ağla
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 02:46
Eğer İmamoğlu gerçekten seçimi kazandıysa 23 Haziranda fark atarak kazanır. Kaybedeceği hiç bir şey yok. Aksine üzerindeki bu şaibe gölgesini kaldırması meşruluğunu arttıracaktır. Halk haksızlığa uğrayanın yanındadır. Belki CHP genel başkanlığına bile oynar. Seçimden korkmaya hiç ama hiç gerek yok.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 07:29
12
Ya halk Binali Yıldırım'a haksızlık yapıldığına inanıyorsa?
Habele-Hubele 25 Mayıs 2019 10:57
0
O zaman her seçimi yinelemenin meşruiyeti doğar. Diyelim ki yinelenen seçimi sağlam mantık örgüsünden yoksun olduğu için medya seferberliği infial uyandırarak diğer taraf kazandı. Bu durumda ilk seçimde hırsızlık olduğuna mı hükmedeceğiz?
Karar Okuru 25 Mayıs 2019 11:11
1
2.500.000 mühürsüz oyun geçerli sayıldığı cumhurbaşkanlığı seçimini de tekrarlayalım, kazandıysa yine kazanır.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 11:43
1
İmamoğlu tekrar kazanırsa AKP'nin çöküşü başlar ve başkanlık sistemi de tartışmaya açılır.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 02:34
Bu ard arda çıkan imamci yazıların arkasındaki sebebi biliyorum. Ekrem veri kopyalanmasını (hırsızlığını) tamamlayamayan mazbata elinden alındı. Yarım kaldı iş. Dert bu...
Denge 25 Mayıs 2019 05:41
0
Ben de geçende birinin hakkını hukukunu yiyorum karşıma geçip hakkımı yeme filan diyor. Hemen tespiti yapıyorum. Oyun büyük oğlum, anlasana artık. Kraliçenin adamları seni kullanıyor. Hemen büyük resmi görüp karşısına koyuyorum. Dış güçler, Kudüs, siyonizm filan ajitasyon yapıp biraz milleti ağlatıyorum. Adam anında sus pus oluyor. Abi gel biraz daha ye hakkımı nolur ben ettim sen etme demeye başlıyor. İşte böyle büyük resmi ortaya çıkarırım yaparım ben. Güzel de hak yerim. Savunucularım da eksik olmaz. Ne de olsa büyük resimi görmek, oyunu bo
Okur 25 Mayıs 2019 10:09
1
Herşeye bu kadar düz bulabildiğiniz için çok mutlu olmalısınız
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 11:17
1
o verilerde ne var? kopyalanmasının sakıncası ne?
musto 25 Mayıs 2019 02:33
Bizim gibi çoğu insan saat 11 Binali beyin 3.800 oy ile kazandım demesi sonuçların gizlenmesi ile anladık nasıl bahane bulacaklarını bekledik yok bu kadar farkla seçim'mi kazanılırmış baktılar olacak değil nasıl iptal edersen et kılıfını hazırla dediler.Bizim seçmenimiz ne dersek ona inanır biraz ayak diretenede kamuya sağlık personeli gardiyan infaz elemanı bazıları mülekat ile alınacak müjde verildi.
Karar Okuru 25 Mayıs 2019 02:20
Artik bu iktidardan her sey beklenir.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 09:43
25
İşine gelirse. Bu iktidar Türkiye tarihinin en iyi iktidarıdır. Kemalist vesayeti bitirdik Fetöyü de biz bitirdik PKK'yı da bitiriyoruz. Beğenmeyen için yunanistan sınırı orada. İstanbul 600 yıldır Türk, bir pontus artığı yönetemez. Boyle biline.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 11:15
1
09:43 iktidarın ruh halini güzel özetlemiş. Muhafazakar seçmen buna cevaz verecek mi?
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 12:29
1
Vesayetle mucadele zaten ilk 12 senede tamamlandi Allah razi olsun. Eski icraatleri zaten destekliyoruz ama Ak Parti degisti. PKK ve FETO'yu de bu kadar palazlandirip basimiza illet eden AK Parti. Felaket getirip sonra cozmeye calisinca iyi bir sey yapilmis olmuyor.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2019 12:49
0
09:43 diyor ki bu dünya, gücü gücü yetene dünyasıdır. güç bende, benim dediğim olacak. razı mıyız?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN