Back To Top
Biz neden böyleyiz?

Biz neden böyleyiz?

 - Son Güncelleme: 08.07.2019 Pazartesi 08:08
- A +

Acaba neden, millet olarak komplo teorilerine çok itibar ediyoruz?

Başka memleketlerin insanlarından daha zeki olduğumuz için mi?

Hadiseleri, hadiselerin içindeki görülür, anlaşılır unsurlardan hareketle yorumlamak yerine neden her şeyi düz biz çizgiye, manda gözü kadar büyük bir noktaya indirgeyen kaba saba şablonlarla yorumluyoruz?

Kodlama yöntemlerini başka milletlerden daha iyi bildiğimiz için mi?

Neden başımıza gelen her şey dış güçlerin ve onların içimizdeki uzantıların başının altından kalkıyor.

Dış güçlerin ve içimizdeki uzantılarının bize ettikleri kötülüklerde kendi beceriksizliklerimizin payını hesap etmekte neden çok tembeliz?

Neden hiç ‘ben şurayı yanlış yaptım’ demiyoruz?

Zihinsel kapasitemizi çok idareli kullanmanın ilmine herkesten daha çok vakıf olduğumuz için mi?

Neden, elimizdeki tek istisnai vakayı alarak bütün sorunları çözen genellemeler imal ediyoruz?

Neden, duvara tosladığımız zaman duvarı suçluyoruz?

Çözümleme kabiliyetimizi çok geliştirdiğimiz için mi?

Neden işimize geldiği zaman her türlü saçmalığa inanıyoruz da işimize gelmediği zaman en görünür, en açık gerçeklere inanmaktan kaçıyoruz?

Doğuştan hatta doğmadan önce elde ettiğimiz nitelikler sebebiyle dünyanın merkezinde olmayı en çok biz hak ettiğimiz için mi?

Siyasi gelişmeleri, seçimlerin sonuçlarını, ekonominin gidişatını, iniş-çıkışları, soğanın, biberin, domatesin fiyatlarının artmasını, düşmesini yorumlarken böyle tuhaf yöntemleri kıllanmaktaki ısrarımız neden?

Bu soruların cevapları hakkında herkesin birtakım tahminleri, fikirleri, malumatı vardır.

Bu malumata geçenlerde Milli Eğitim Bakanlığı da bir katkı yaptı.

Biliyorsunuz, OECD üç yılda bir PISA uygulaması yapıyor.

PISA, Program for International Student Assessment. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı.

Burada durumumuz parlak değil. Değerlendirmeye tabi tutulan 72 ülke arasında 50. sıradayız.

Singapur, Japonya, Estonya, Tayvan, Finlandiya üst sıraları paylaşıyor.

Bilim konusunda Singapur’da 4 öğrenciden biri, Tayvan, Japonya ve Finlandiya’da 7 öğrenciden biri en yüksek puanı almış. Türk örenciler arasında en yüksek puanı alanların oranı binde 3.

Yani üzgünüz. Tadımız tuzumuz yok.

Milli Eğitim Bakanlığı PISA’nın yerlisini yaptı. Adını da ABİDE koydu. Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirmesi.

Geçenlerde açıklandı. Sonuçlar fecaat. OECD’nin araştırmasını teyit ediyor.

Yukarıdaki suallerin cevaplarını büyük ölçüde bu sonuçlarda görebiliriz.

Araştırma, 4. Ve 8. Sınıflara yönelik olarak yapılmış.

8. Sınıflar raporuna göre öğrencilerin yüzde 85,8’i orta ve alt, yüzde 53’ü ise temel ve temel altı düzeyde matematik bilgisine sahip.

8. Sınıf, eski sistemde orta 3.’e denk geliyor.

ABİDE’ye göre, orta 3 öğrencilerinin yüzde 16,4’ü dört işlem sorularını çözemiyor, açık ifadesiyle, toplama, çıkarma, bölme ve çarpma yapamıyor.

Türkçe’de de durumumuz hiç iyi değil. Öğrencilerin yüzde 66,1’i orta düzey ve altında. Bu öğrenciler deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor. Neden sonuç ilişkisi kuramıyor.

Bazı insanların, nükteli sözlere, ince hicivlere aval aval bakmalarına şaşmamak lazım demek ki.

Sinni kemale ermiş bir çok yazarın, ‘de’lerin, ‘da’ların, ‘ki’lerin hangisinin ayrı yazılıp hangisinin bitişik yazıldığını bilmemeleri de bu durumda normal.

Öğrencilerin yüzde 39,8’i vücuttaki organların görevini bilmiyor. Her dört öğrenciden biri harita okuyamıyor, iki farklı olay arasında bağlantı kuramıyor.

Bir şey daha. Kitap okumuyor çocuklarımız. Öğrencilerimizin yüzde 42,3’ü kitap okumaya haftada 1 saatten daha az vakit ayırıyor. Yani günde ortalama 10 dakika bile değil.

Hoş, büyükler de okumuyor. Niye okusunlar, lüzum yok ki, her şeye akılları eriyor!

ABİDE sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı okullarımızdaki verimliliği, akademik seviyeyi bizzat görmüş oldu.

Görünce, itiraf edince belki çözüm de bulunur.

İnşallah bulunur.

Bazı ilim adamlarımız eğitim seviyesinin düşük olmasında fayda görüyor olabilir.

Belki gelişmemiş kafalar daha az sorun çıkarıyordur.

Ancak, bu kafayla bir yere gidemediğimiz de bir gerçek.

Nasıl mı düzelir?

Hepimizin daha çok çalışmasıyla.

Ama biz tembeliz. Şablonlar, komplo teorileri, başkasını suçlamalar, kendimizi pir ü pak görmeler kolayımıza geliyor.

Çalışmasak olmaz mı? Torpille, iltimasla, hamiline yazılı kartlarla halledemez miyiz?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Bozoklu Celal 08 Temmuz 2019 21:39
Piknik alanlarında bütün çerini, çöpünü bırakıp aynı yere bir daha gittiğinde bu pislik nedir yahu diye sızlanan halkımızın çocukları dört işlemi nasıl çözsün ve PISA'da yukarılara nasıl tırmanalım?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 19:45
Yalan ve talan üzerine kurulmuş siyaset anlayışı sorun çözme kabiliyetini bırakın sorunların varlığını anladıkları bile kuşkulu.
Ali rıza 08 Temmuz 2019 19:27
Öyle bir noktaya temas etmişsiniz ki tüm problemlerin , sorunların , başlanğıç noktası ,nirenği noktası bu , neden hep başkası suçlu , amentu duasını okuyun birde bakara suresi sonlarındaki emena resul ayetini okuyun ayetteki ikazla amaentu duasındaki farkı görün bütün sebeb bu , hayır ve şer allahtan , bizim hiç suçumuz yok , ve her kötülüğü şeytan yaptırıyor zerre kadar bizim dahlimiz yok , peki bu güne kadar şeytan gören varmı ? Yok işte bu anlayış bizi bu noktada tutuyor , amma kuraanı kerim böyle demiyor , hayır hasenat allahtan seyyiet kötülük kendi nefsinden der biz hesabımıza geldiği
Muhrefi. . 08 Temmuz 2019 17:49
Güzel bir yazı. Objektif. .Niye böyleyiz. !..aDAMlar..! Trafikte hamile kadın ve şoförün bulunduğu araça SALDIRIYOR. .niye GÜCÜNE güveniyor Fiziki ve Siyasi belki de $ ..!...Kadın feryat içinde.,Haneye Tecavuz..değil mi ?..Aynayi, kapartaya Tekmeyle saldırıyor. .DEHŞET KORKU FİLMİ GİBİ. .ve bunlar Karakolda Hoşgeldin ile karşılanıyor. Daha da DEHŞET. ..eli kelepçeli Akil ve Ruh sağlığına götürulmesi ve musahade altında tutulup sonra da Siciline işlenmesi ve CEZALANDIRILMALARI. İBRETLİK Cezayla gerekmez mi. !.?..biz niye böyleyiz.
karar okuru 08 Temmuz 2019 15:03
Zorla güzellik olmaz. Bunu idrak ettiğimizde eğitim de düzelecektir.
Problemin çözümü basit aslında. Hayatın akışına uygun bir eğitim sistemi yapmak. Nasıl ki gerçek hayatta bir işte başarılı olamayan eleniyor ise okulda da başarısız olan elenmelidir. Siz ilkokuldan başlayıp, 8. sınıfın sonuna kadar en az 1 gün okula gelmeyi sınıf geçmek için yeterli görürseniz. Başarısızlık olarak görülen şu anki durum fevkaladenin fevkinde bir başarı sayılır.
ahmet 08 Temmuz 2019 13:55
Bütün bunlara ilaveten çok nadir de olsa birileri çıkıp bu böyle olmamalı dedikten sonra alternatif uygulamalar teklif edince,daha kötüsü uygulamaya koyunca yandı gülüm keten helvası.
ÖTÜKENLİKURT 08 Temmuz 2019 10:53
Cehalet tavan yaptıkça bizim oylarımız da ravan yapıyor, cehaletin azaldığı bölgelerde ise hızla düşüyor! Bu tespiti ampül muhalifleri değil, bizzat kendileri yapıyor! Cehalete methiye dizen profesörü YÖK üyesi yapan bir ülkede eğitim kalitesinin artmasını beklemek, ben fakirde uçarak uzaya gitmemi beklemek gibi birşey! Eğitimde düzeltme yapmak isteyen bir yönetim Tanzanya'ya davul çalmaya değil, Singapur, Güney Kore, Finlandiya'ya eğitim bilgisi almaya gider! Boşa hayal kurmayın bu mollalar bindiği dalı kesmezler! Yaşasın chalet!
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 10:53
Çünkü korkağız tembeliz düşünmekten
miralay 08 Temmuz 2019 10:27
Nasıl yükseliriz PISA, ABİDE, vb. sonuçlarda? El-cevap: Okumak istemeyen ve tahsile kabiliyeti olmayan çocukları/gençleri okumaya (yani mecburen ) zorlamayıp, kendi istidatı, kabiliyeti, merakı ve ihtiyacı mucibince yönlendirip mesleki, sanat, işçilik, vs. cihetlerde talim terbiye verip çalıştırarak... Hem kalite yükselir, hem ihtiyaca göre eleman devşirilir, hem getirisi kârlı olur ve hem de herkes daha memnun olur.. olmaz mı?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:43
Eğitim sisteminin sorumlusu Talim ve Terbiye Kurulunun teşkilat şeması ve başkan ve üyelerinin özgeçmişleri internette var. Eğitim ve profillerine bakın, her şeyi anlarsınız. Başkanın eşi, Milli Eğitim Bakanlığı kitaplarını basan bir yayınevinin ortağı mıdır? Bizim çocuklarımızın eğitimini düşünüyorlar mı acaba? Matematik kitaplarına bakın, konuyu bilenin bile kafasını karıştıracak saçmalıkta, çünkü kitapları hazırlayanlar yetersiz.
MNC 08 Temmuz 2019 09:17
Olsun, Kuran'ı anlmasak da Arapça okuyoruz ya o yeter bize. PISA sınavına giren çocukların Anne-Babaları sınav esnasında bir Fetih suresi okusalardı sonuç çok farklı olurdu. Hayata bakışımız da malesef bu.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 12:41
2
Kuranı Kerim’in ilk inen süresi oku diye başlıyor ve bir çok ayette Allah’ın ilimle dünyayı ve evreni yarattığı yazıyor ve İlim Çindede olsa sözü de size bir şey anlatmadıysa siz art niyetlisiniz başka söze gerek yok
Köroğlu 08 Temmuz 2019 09:13
Seviyenin sorumlusu kemalist rejim. 100 yıldır eğitime ayrılan kaynak, askere ayrılanın çok altında. Öğretmen kalitesine yatırım yok. Aşırı merkeziyetçi. Müfredat, sebep-sonuç ilişkilerini es geçip, M. Kemal üzerine kurulu bir mitolojiyi ezberletmek için var. Amaç kişinin kendini geliştirmesi değil, devlete itaat. Topyekün kalite yerine devlete insan yetiştiren bir kaç seçkin liseye odaklı. Kendini çoban, milleti koyun sanan sapkın bir anlayışın, iflas etmiş ürünüdür Türk eğitim sistemi.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:18
4
Ezbere yazıyorsunuz. Biz matematik diyoruz, kimya diyoruz. 70 yıldır milli eğitim bakanlığı kimin yönetiminde? Bugün talim terbiyenin başkanı ilahiyat mezunu mu? Necati Bey Eğitim Enstitüsü'nün başarılı günleri nerede kaldı? Düşük maaşlı meslek haline kim getirdi öğretmenliği? Üniversiteye girişte kimler tercih ediyor?
Köroğlu 08 Temmuz 2019 21:30
0
14:18 1) Paradigma yanlış. Matematik, kimya dememelisiniz. Öğrenci ne öğrenmek istiyor diye sormalısınız. Eğitim devlete ve toplum için değildir, insanın kendisi içindir. 2) Lafla peynir gemisi yürümüyor. Kemalist rejim boyunca MEB bütçesinin GSMH'ya oranı AKP hükümetlerine göre hep daha düşüktü. 3) Hiç birimiz salak değiliz, o yüzden bizi salak yerine koymayın. 2010'a kadar bu ülkeyi kemalist askerler yönetti. Siyasetçiler kum havuzunda oynuyorlardı.
bozeren 08 Temmuz 2019 19:15
1
sn 14:18; öğretmenlerin maaşları sade şimdi değil, kemalizmin en iyi zamanlarında bile düşüktü.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:54
Gerçekleri kabul etmek zor gelince komplo teorilerine inanılır. İşid’in yaptığı şeytanlıkların İslam’dan kaynaklandığına inanmak zor gelince, İşid amerikan projesi olur.
Gerçekleri görüp söyleyenlerin başına neler geldiğini izleyen akil insan doğruyu nasıl haykırsin Bırak sarhoşu kendi yıkılsin
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:12
Pes doğrusu ! Ne de güzel sıyrılıyor işin içinden yazarımız. Milli eğitimi bu hale kim getirdi Yusuf Ziya ? Bak sana ipuçları vereyim, belki çıkartırsın : Bu sütunda, başkanlık referandumu dahil, cumhurbaşkanlığı seçimi dahil, son İBB seçimi dahil, onca seçimde oy istediğin ve verdiğin parti var ya ... Diyorsun ki : “… öğrenciler … neden sonuç ilişkisi kuramıyor.” Bu çocuklar yarının seçmeni olacak. Neden sonuç ilişkisi kurabilecek beceriyle donatılacakları bir eğitimden geçseler, senin partiye oy verirler mi ?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:02
Şimdi ne oluyor çocuk anasıfından bir giriyor sonra lise mezunu olarak kendini üniversite kapısının önünde buluyor,ardından ÜGİ ye giriyor parası varsa özel üniversite yoksa muhakkak bir yere kapağı atıyor, üniversite bitiyor ardından KPSS giriyor,giriyor kazanamayınca bu seferde iş bulamadığı için devleti suçluyor, devleti suçlamakta hem haklı,hem haksız,haksız çünkü devlet her üniversite mezununa iş bulmak zorunda değil, haklı devlet 12 yıllık mecburi eğitim getirmiş halbuki bu gençler okumak istemiyorsa sen devlet olarak ve ailesi niye binlerce lira para harcasın o paralar bu çocuklar için
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 10:39
0
Şekil A da görüldüğü gibi..
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 07:58
Söylenecek söz yok cumhuriyet tarihinde acaba kaç tane MEB bakanı ve özellikle de üst kademe bürokratlar tebeşir tozu yutmuş.Başka ülkelerle mukayeseyi bırakalım Türkiye'nin geçmişindeki ve şimdiki eğitim politikalarını mukayese edelim ve ona göre hareket edelim.Yaş 62,55 yıldır eğitimin içindeyim bunun yaklaşık 10 yılı yurtdışında geçti , şimdi biz öğrenciyken sistem 5,3,3 idi ilkokul mecburi idi ve sınıfta kalma,sınıf tekrarı ile son sınıflarda notun ne olursa olsun bitirme imtihanları vardı Avrupa'da buna bakalavra yada bakalorya deniyor ilkokuldan sonra isteyen okuyor istemeyen okumuyordu,
ayşe canan 08 Temmuz 2019 07:54
Sadece ezberci kafa yapısıyla çocukları eğitmeye kalkarsak niçin ,neden soruları sordurmayan eğitim yapısıyla ancak bu kadar olur.osmanlıdan beri en büyük sorunumuz ezbercilik.
okur 08 Temmuz 2019 04:49
Yukarida saydiginiz butun sorunlarin yaninda bir de Turkiye'nin degisen demografik yapisinin ve son 20 yilda buyuk sehirlere olan gocun getirdigi insan kalitesindeki dususun etkilerini de gozonunde buundurmak gerek.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 04:02
Neden İngiltere'de ortalama bir insan günde 2000 kelime ile düşünüp konuşurken, bizde 250 kelime? Oy kabinine girmeye ön koşul olarak kağıt kalem verip iki basamaklı iki sayının toplamını sorsalar, kaçımız testi geçip oy verebilir?
Çerkez Ethem 08 Temmuz 2019 03:03
Bu t.c. eğitim sisteminin başarısıdır ! Herzaman olduğu gibi büyük bir başarıyla nesilleri eğitirken beklentileri aşmıyor ! Tek çözüm Acilen Dil Devrimi Gerek ! Kim son 10 yıldır bu testlerde birinci veya ikinci geliyosa hemen o ülkenin dilini alıp, t.c. nin resmi dili yapmamız gerek böylece geri kalmayız ve bilimde çag atlarız ! Hayır diyenlere, Bu kadar Gerici olmayın lütfen, dil nedirki ? Bugün bu alfabet yarın japon alfabeti nefarkederki ! Nede olsa birgünde alfabet değiştirilen bir sistemin altındayız, hepimiz antremanlıyız ! Gelsin japonca...
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 05:01
6
Siz biraz Türkçe çalışın.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 05:04
3
Oyun cok buyuk yegenim ama sen cozmussun oyunu.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 10:53
5
Çerkez Türkiye Cumhuriyeti eğitim sitemine çakacağınıza önce Türkçe yazmayı öğrenin. İmla sıfır, kelime dağarcığı vasat bile değil.
Karar Okuru 08 Temmuz 2019 11:11
2
Kendi dilinde okuduğunu anlamayan, matematiği bilmeyen nesillere mi yeni dil öğreteceğiz. Vallahi hoş değil amam durum biraz genetik kalitemizle ilgili gibi orta doğunun durumu bu geriliyoruz.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 02:46
bir cumleyle ozetleyelim: çocuklara din öğreteceğiz diye kafasına batıl inançları hurafeleri. yerleştirip, neden nasıl ne zaman sorularını sormayı öğretmeyip gereksiz hikayeleri öğretirseniz sonuç bu olur... çözüm: din eğitimini aileye bırakın,okullarda fen matematik felsefe edebiyat öğretin, çocuklar düzelir
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 05:44
0
Türkiye PİSA ya ilk 2003 de katılmış ve 40 ülke içinde 28. olmus. Yani aynı yerdeyiz. Bu eğitim sistemiyle din bile öğrenmiyorlar. Bence bu tip ezberci söylemlerden kurtulup meseleye akıllıca eğilmek lazım. Bir kere okumayı sevmeyen ve öğrenmeye direnen bir toplumuz. Bunu başta kabul etmeliyiz. Bunun yanısıra sebebler üzerine ciddi olarak eğilmek lazım on yargilarla değil.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:02
4
05:44 geçen sene 50nci olmuşuz. 28 den 50 ye gerilemişiz ve siz diyorsunuz ki "yani aynı yerdeyiz". Size göre pisa'da gerilemişiz diyebilmek için kaçıncı sıraya kadar gerilemek gerekir.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:10
1
8:02 2003 de 40 ülke arasında 28. olmuşuz. 28/40 = %70. Yazarın bahsettiği veride 72 ülke arasında 50. olmuşuz. 50/72 = %69.4. Yorumumda 40 ülke içinde demişim üstelik. Ne diyelim PİSA daki başarımıza iyi bir örnek oldunuz.
Karar Okuru 08 Temmuz 2019 11:28
2
Yüzde hesapları yapan arkadaşım o öyle hesaplanmaz. Ancak son ölçmede önümüzde yer alanlara ilave 22 ülke daha geliyor. Bunların hepsinin yeni ölçüme katılmış olması halinde yer aynıdır. Öne geçenlerden biri dahi bir önceki ölçmeye katılanlardan ise önemsizde olsa gerilemiş oluruz.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 12:22
0
11:28 Yüzde hesabı yapmayan arkadaşım. Kafamızda göre hesap yolu uydurmadan once yüzde hesabının ne anlama geldiğini önce bir öğrenelim. Dağılım degismediyse % hesabı aynı yerde saydığımızı gösteriyor. Sen başka bir istatistiksel parametreyle hesabını yap bize göster onu konuşalım.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:26
0
Verisiz ve dayanaksız konuşmayı bıraktığımız gün ilerleme kat edebiliriz. PISA Türkiye rapoları epey detaylı ve enteresan. İlk rapor 2003 de ve son rapor 2015 de. 2003, 2012 ve 2015 ortalamalarımız sırasıyla şöyle: 433, 462 ve 424. 2012 de bir iyileşme var (2009 da da var) ve 65 ülke içinden 42. olmuşusuz yani %66 lık dilime oturmuşuz.
? 08 Temmuz 2019 02:44
Eski bir öğretmen arkadaşım dağda çobanlık yapsam daha huzurlu olurdum derdi.Huzurlu olmak için beyni yormamak lazım.Hayatının büyük kısmı yurt dışında geçmiş kocaman üniversite hocalarının komplo teorilerine itibar etmemek lazım.Dünyadaki bütün ülkeler iyidir biz kötüyüz bütün bunlar bu yüzden başımıza geliyor demek lazım.Büyük ülkelerin isteklerini harfiyyen yerine getirmek lazım.Aman ne me lazım deyip susmak,yerin kulağı var deyip konuşmamak lazım.Eğitimimiz dökülüyor,Üniversitelerimiz lise seviyesinde demek lazım.Belgesellerde Afrikadaki okulların durumunu gösterip moralli olmamız lazım.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 01:45
Biz neden böyleyiz? Aklı,bilgiyi ,reddedip cehaleti kutsadığımız için. Cahiller, kâmile sen bilmen deyip, onun için kaybettiler irfanı. Pir Sultan Abdal
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 01:44
Muslumanlarin cogunluk oldugu ulkelerin bilimde, egitimde ust siralarda olmasina imkan yok. Hala biz neden boyleyiz diye sormanin ne anlami var Sayin yazar. Cumhurbaskani bile "islam'in guncellesmesi lazim" diyerek sorunun ne oldugunu acik secik soyledi. Once islam'da reform. Bu olmadikca bilim ve egitimde hep gerilerde kaliriz. Ha bir de tarih gibi onemli bir dersi propaganda amaciyla yalan, yanlis, eksik anlatmamamiz lazim cocuklara.
Krr okr 08 Temmuz 2019 00:49
Okuyanın değil, biat edenin makbul olduğu bir memlekette Ot bile bitmez. Siyasal dinciler yüzünden Osmanliyi kaybettik. Yine aynı kafa yüzünden Turkiyemizi yitirmek üzereyiz. Çözüm dini siyasete, camiye, okula, kışlaya sokan cahil yozlaşmış kafalardan ebediyyen kurtulmak. Dinin yeri kişinin yüreğidir, vicdanıdır. Kalbiyle inanan kişilerin olduğu toplum ahlaklı ve adil olur, takva ile yaşar. Akıl kalp bütünlüğü olursa bilim, sanat olur. Bunlar yoksa yanmaz kefen de bedava cennet satan da çok olur.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 00:38
Eğitim ve adaleti bitirdik sonuç bizde böyle oluruz var mı ötesi
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 00:20
Sayın yazar; 17 yıllık öğretenim birçok idareci ile çalıştım öğretmenlik yapamayacak kapasitedeki ne kadar öğretmen varsa bunların çogunlugu idareciydi. Hepside kariyersiz liyakatsiz özellikle son 5 yıl hükümete yakın sendikanın atamaları ortadayken kurumlar daha da çökertildi. Kurumlarda sevgi saygı ortamı yok sadece günü kurtarıyoruz.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 00:12
Bir memleket iste aynen anlattiginiz gibi batirilir...batiricilar batirdiktan sonra da sucu baskalarina atip rahatlarlar....
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN