Back To Top
Ekonomi bile düzelir

Ekonomi bile düzelir

 - Son Güncelleme: 07.06.2019 Cuma 08:58
- A +

Adalet mülkün temelidir.’

Mahkemelerde, riyasetin arkasına denk gelecek şekilde yazılı olan bu cümle, ilk söyleyenin maksadına uygun olarak mı yorumlanıyor?

İlk söyleyen?

Ben Hazret-i Ömer diye biliyorum. Belki o da başkasından işitmiştir. Yani, onun da bildiği ve çok önem verdiği kadim bir ilke olabilir, ‘Adalet mülkün temelidir.’

Mahkemelerdeki yazının altında ‘Atatürk’ imzası var. Benim açımdan bir tartışma mevzuu değil.

Bir insanın, bir ilkenin ilk vaz edeni, ilk telaffuz edeni olması önemlidir tabii. Ama ilkeyi içtenlikle benimsemesi daha önemlidir.

Söz, söyleyeni kim olursa olsun kendi başına güzel ve bir hakikati ifade ediyor.

Mülk, ‘sahip’liği, ‘egemen’liği, ‘hükümran’lığı ifade eden bir kelime.

Biraz güncelleyerek, ‘yönetme’yi, ‘yönetim’i bu kavramlara ilave edebiliriz.

Hadi biraz da siyasileştirelim.

‘İktidar’ kelimesi de ‘mülk’ün anlam alanına dahildir.

Doğal olarak, şuraya varmamız gerekiyor.

Yönetmenin esası, yani temeli, adil olmaktır.

Teoride durum çok kötü değil.

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı her yerde yazılı ve sözlü olarak vurgulanıyor.

Ama, bir ilkenin bir yere yazılmış olması uygulamadaki ‘realite’yi ne kadar değiştirir?

Uygulamalar, -başkasına karışmam- beni bu ilkenin doğru yorumlanıp yorumlanmadığı konusunda şüpheye düşürüyor.

Yönetmenin esası, adaleti üreten sistemi kontrol etmek ve ‘kullanma’ imkanını elinde tutmak mıdır?

Biliyorum, bu anlama gelmiyor.

Fakat sanki böyle algılanıyor.

Nedir ilkenin çarpıtılarak anlaşıldığını düşündüren uygulamalar?

En çarpıcı olanlar, darbe dönemleri, ‘ara rejim’lerdeki yargı uygulamaları.

Hepsinde... 27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta yargı kullanılmadı mı?

Fetö de, ‘yargı’yı, ‘mülk’ü ele geçirmenin bir vasıtası olarak ittihaz etmedi mi?

15 Temmuz’daki darbe teşebbüsünden sonra ‘olağanüstü’ bir hal yaşadık.

Bu hal, bazı olağanüstü uygulamalara, dolayısıyla mağduriyetlere sebep olmuştur.

Ama, ‘olağanüstü’nün ‘olağan’laşması adalet açısından bir nakısa getirmez mi?

Üretilen adaletin ‘kalite’si çok hayati bir mesele değil midir?

Bazı insanların, bazı yöneticilerin bu meseleleri mesele edinmesi daima temenni edilecek bir şeydir.

Ramazan’ın son günlerinde Külliye’de sunulan ‘Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni bütün bu ifade ettiğim düşünceler zihnimde olarak takip ettim.

Esasa taalluk eden bazı unsurlar var, strateji belgesinde.

Mesela, hukuk fakülteleri üniversite sınavlarında ilk 190 bine giren öğrencileri kabul ediyormuş. Bundan böyle hukuk öğrencileri ilk 100 bine girenler arasından seçilecekmiş.

Bu düzenleme yapılırsa, insan kaynağında bir kalite artışı gerçekleşebilir.

Hukuk fakültelerinin 5 yıla çıkarılması düşünülüyor. Bu beş yıl doğru kullanılırsa elbette faydalı olur.

Savcıların açtığı davalarda şüphelilerin yüzde 52’si hakkında ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar veriliyormuş.

Yargı huzuruna çıkması gerekmediği halde çıkanların oranı çok yüksek değil mi?

Savcı, kamunun ‘müddei’si, ‘şüpheli’lerin hasmı olarak algılanıyor. Avukat ise, bir çok durumda, şüpheli’nin yardakçısı, su ortağı olarak.

Bu algının değişmesi, ‘savunma’nın bir ‘hak’ olduğu kanaatinin pekişmesi adalet nosyonuna uygun bir gelişme olurdu.

Strateji belgesinde bu yönde teklifler var. Ama henüz savcı ile hakimin satüsünü eşitlemese bile birbirine yaklaştıracak adımlar yok.

Avukatlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘yeşil pasaport’ müjdesine daha çok alaka gösterdiler. Adeta ayakta alkışladılar. Demek ki somut ‘iyileştirme’ vaatleri daha etkili.

Çocuk suçlarındaki yargı sürecinin insanileştirilmesi de belgenin hedefleri arasında.

Tutukluluk sürelerinin kısaltılması, tutukluluğun istisnai olması, ifade özgürlüğünün geliştirmesi...

Bunlar ‘adalet’i düze çıkarmak için kafi değilse de -adaletin kemale ermesinin daha çok çaba ve daha çok zaman gerektireceğini kabul etmemiz lazım- ‘adalet’ kavramına bakış açısının en azından kağıt üzerinde doğru olduğunu, ‘sorun’un bilindiğini düşündürebilir.

Adalet mülkün temeliydi değil mi?

Adalet tamam olunca, geri kalan eksikler tamamlanır.

Ekonomi bile düzelir.

Yeter ki kağıt üzerinde kalmasın, uygulansın.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 21:52
Allah razı olsun. Bu dönemde hassasiyet değerli. Ancak amaca hizmet iyi olsa da . Mukayese edebilir bir milletimiz var . Cari yargı sistemi begenilmese de tercih noktasında halkın firaseti ehveni şer demeye devam edecektir
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 20:14
Tarafsiz bir arastirma sirketinin son yaptigi ankete gore "Imamoglu Yunanlidir" iftirasi ise yaradi. Binali Yildirim one gecti. Son durum gore : Yildirim %47, Imamoglu %46.7...Ben Yildirim'in kazanmasini istiyorum. Bunun uzun donemde AK Partiye zarari buyuk olacaktir. Dindar vatandaslarimizin da eninde sonunda vicdani rahatsiz olacaktir cunku.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 13:31
Hukuk fakültelerine ilk yüzbine girenlerin alınması, fakültenin beş yıla çıkarılması ve tabiki liselerin dört yıla çıkarılması eğitimdeki laçkalığın ikrarıdır. Ne öğrenci, ne öğrenci velileri, ne iktidar ve ne de muhalefet hukuk meselesindeki arızaya teşhiş koymaktan uzaklar.
musto 07 Haziran 2019 12:31
Adalette icraatta ülken adına yapılan haksızlıklara benim senin partim değil bugün bana yarın sana diyerek demokrasi adına karşı çıkabiliyorsan ne hakimler nede ülkeyi yönetenler keyfi uygulama yapamazlar.
Yusuf Cömert 07 Haziran 2019 12:18
Makam ile makamın gerektirdiği ehliyet-liyakat, bilgi-beceri, eminlik ve adalet arasında ki denge sağlanmalıdır. Kur‘an-ı Kerim bu noktada insanları uyarmakta:"Hiç şüphe yok Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 11:59
Binali Yildirim dun Diyarbakirda "Kurdistan" kelimesini kullandi. Halbuki Cumhurbaskani 31 Mart secimlerinden once "Bu ulkede Kurdistan yok" demisti. Kurdistan var mi yok mu karar veremediler bir turlu. Gercek su ki iktidar Kurt secmeni darilttiginin farkinda ve tekrarlanacak secimde Kurtlere goz kirpiyor.
E.K 07 Haziran 2019 11:54
Adalet mulkun temelidir, yazisi var. Kimin soyledigininde onemi yok...Uygulamada ulkemizde adaletin mulkun temeli olmadigini sagir sultan bile biliyor...Bizlere dedelerimizden kalan dagin basindaki tarlalari 2b'ye sokup sattilar..Bizlerden aldiklari paralarla altlarina mercedes aldilar, rant degeri yuksek kentlerdeki arsalarida 2b'ye sokup, esi dostu zengin ettiler...Adalet mulkun temeli olmadi...! Son 50 yilin en buyuk adalesizliklerinin yasandigi donem Akp donemidir...Sonra kameralarin karsisina gecip Hz. Omer'in adaletinden bahs ediyorlar...Utanmazlik, hayasizlik boyle bir sey olsa gerek.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 10:38
Adalet reformunun kağıda geçmeyeceğini, geçse bile uygulanmayacağını siz de pekala biliyorsunuz, ancak yine de umudediyorsunuz. Bence yeni kurulacak partiye bu umudunuzu saklasanız belki daha yol gösterici olur.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 05:04
Ne kadar sakil, neme lazımcı , bir o kadarda dalkavukça bir nazara giydirilmiş “ medeni oportünist bir gömlek “ Kelamın hz Ömer’den gelmesi mühim ama Mka tarafından özümsenmesi dahada mühimmiş onun içinde tartışmaya değmezmiş ... vah vah cömert bey! islamın adalet timsalinden İmanın tevhid, haşir ve risalet ile rüknünü tamamlayan “ adalet “ Kelamını islam olan herşeyin dibine dinamit koymayı kendine esas yapmış birisine isnat edilip islam hukuğunun ayaklar altına alınıp Avrupadan yamalı bohça yasaların icra edildiği mahkeme Duvarına asılması kahreden bir vakadır ehli iman için .
Şahin 07 Haziran 2019 12:20
4
Bu yorumumu yapmadan önce bir İslam ülkelere ve Batı ülkelere baksaydınız? Kimler mutlu ve huzurlu, kimler savaş yerine, diktatör altında yaşadığını görürdünüz. İslam sade Kur'an da barış ve huuzr var, gercek hayatta yok
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 17:53
0
Doğru dersin; İslâm`a ve İslâmî olan mefhumlara -memleketin dizginlerini ele geçirip rakiplerini tardettikten sonra- düşmanlığını aşikâr etmekten çekinmemiş bir şahsın, sanki o ilkeleri benimsemiş gibi ve senelerdir bu millete yutturulmaya çalışılması BİTMELİ artık.
Has Parti 07 Haziran 2019 03:18
Sayın yazar bu yaklaşım gerçekten hayata geçirilse, ülkenin kazanacağını bilse ama kendisinin kaybedeceğini öngörse sizce 'O' neyi tercih eder.
YATANDAŞ HAKKI 07 Haziran 2019 01:20
Savcıların açtığı davalarda şüphelilerin yüzde 52’si hakkında ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar veriliyormuş. Ülke insanının verdiği kararda yüzde 51’i yanılıyorsa savcılara ne diyebiliriz ki!.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 00:33
Hukuk fakultelerinin 5 yila cikarilmasi dusunuluyormus. Bizim baskanlik sistemimizde degil 5 yil, 15 yil hukuk egitimi verseniz bile hicbirsey degismez. Yargiclar, savcilar da sizin gibi korku icinde; hukuka uygun bir karar verirlerse baslari belaya girebilir...Tutukluluk suresinin kisaltilmasi, ifade ozgurlugunun genisletilmesi gibi seylere gelince: tutuklu olanlarin, buyuk cogunlugu suclu bile degil. Neyi kisaltacaksiniz ki? Wikipediayi bile yasaklayan bir iktidardan da ifade ozgurlugu beklemek saflik olur. Lafi guzaf bunlar.
KARAR OKURU zd 07 Haziran 2019 00:02
Adalet yeşil pasaport zam alınca alkış veriyorsa sıkıntı vardır lakin maaşları düşükse 500 lira mi ne öyle birşey
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN