Back To Top
İflah olmaz bir şehirli Müslüman

İflah olmaz bir şehirli Müslüman

 - Son Güncelleme: 14.07.2019 Pazar 09:23
- A +

Onun adını ilk annemden ve babamdan işittim. İki tane ‘Şevket’ vardı daha okula gitmezken adını işittiğim. Birincisi Şevket Eygi, ikincisi Şevket Rado.

Şevket Rado Hayat Mecmuası’nın sahibiydi. Şevket Eygi Yeni İstiklal’i yönetiyordu.

Babam Hayat Mecmuası’nın bazı sayılarını biriktirmiş. Bilhassa Yassıada duruşmalarının haberlerini içeren bol resimli sayılarını.

Yani İstiklal’in de ciltleri vardı evde. Ben okula gittikten, okumayı öğrendikten sonra o ciltleri çok karıştırmışımdır.

Fakat Şevket Eygi’yi asıl Bugün gazetesinden biliyorum.

O zamanın Bugün gazetesinden aklımda ne kaldı?

Bazen esanslı çıkardı gazete. Bir çiçek kokusuyla. Kokunun adını unuttum.

Müslümanları toplu sabah namazlarına davet ettiğini de hayal meyal hatırlıyorum.

Bir de o zamanlar aklımın ermediği ama hafızamda yer eden anti-komünist gösterilere dair manşetleri.

O yıllarda 6. Filo’yu protesto eden solculara saldırılar olmuştu. Meşhur ‘Kanlı Pazar’ hadisesi.

(Şevket Eygi, bu konu sorulduğu zaman tatminkar bir cevap vermezdi. Yuvarlar bırakırdı. Bu tavrını, o günkü duruşundan kendisinin de pek memnun olmamasına yormak isterim.)

Vehip Sinan’ın çizdiği ‘Bay İlerici’ ve ‘Topuz’un Maceraları’nı da hatırlıyorum.

Sonra Şevket Eygi Almanya’ya gitmiş. Bugün’ün Yazı İşleri Müdürlüğü’nü Yeni Şafak’ta uzun zaman beraber çalıştığımız Sabri Yılmaz yürütmüş.

Sabri Abi anlatırdı, Almanya’dan arar, sert manşetler dikte edermiş. Hatta Sabri Abi “Almanya’dan ahkam kesmek kolay, yapabiliyorsan gel kendin yap” gibi sözler söylemiş Şevket Eygi’ye.

Sabri Abi o manşetler yüzünden bir müddet  Sağmalcılar’da hapis yattı.

Bir ara Büyük Gazete diye bir haftalık gazete çıkardı. O gazeteyi ilk 1976’nın 29 Mayıs’ındaki Fetih Mitingi’nde gördüm. Bayazıt Meydanı’nda dağıtılıyordu.

Büyük Gazete’den aklımda kalan, öz Türkçecilikle dalga geçen eğlenceli yazılardı.

“Tüm olanakların olasılıkları koşullar.”

Bir makalenin içinde konuşma çizgisiyle bu tür cümleler içeren konuşmaların sırf ‘uydurukça’nın çarpıklığını göstermek için verildiğini hala unutmamışım!

Bir de iki at resmi. Biri ötekine diyor ki, “Duyduğuma göre Müslümanlar birbirlerine ‘beygirist’ diyorlarmış.”

O zamanlar, dindar olup hala Adalet Partisi’ni tutanlar için ‘kırat’ amblemine gönderme yaparak ‘Beygirist’ tabiri kullananlar gerçekten vardı. Şevket Eygi bunu eleştiriyordu.

***

Sonradan tanıştık da Şevket Abi’yle.

Zarif bir adamdı.

‘Şehirli Müslüman’ tabirine uygun bir tarzı vardı.

Köylülüğe karşı tutumunu her durumda hissettirirdi.

Kendine has bir giyinişi vardı.

Başına fese benzeyen ama fes gibi kızıl olmayan bir serpuş giyerdi bir ara. Onu, bir eskiciden aldığı fötr şapkanın kenarlarını keserek kendisinin imal ettiğini söylerdi.

“Ceketi şuradan beş liraya aldım, pantolonu üç buçuk liraya, ayakkabıyı şu kadar liraya” diye saymıştı bir defasında. Bütün kıyafeti 20-25 lirayı geçmiyordu. Ama sonunda zarif, uyumlu bir kıyafet çıkıyordu ortaya.

Müslüman kadınların güzel giyinmesi konusunda fikirleri vardı. Paris’in Milano’nun modacılarıyla birlikte bir estetik değeri olan bir sentez geliştirmeyi öneriyordu. Bu önerileri çok eleştirildi.

Bir defasında aynı grupla Halep’e gitmiştik. Üzerine Arap motifleri işlenmiş bir binanın önünde dikilerek, “Bakın, adamlar kendi geleneklerini modern mimariye aksettirmişler” gibi cümleler kurması hala gözümün önünde.

Bedir Yayınları’nda da etkili bir yayıncılık yaptı. Bir çok temel eseri bastı.

Kitaplarının başına yazdığı mezhep uyarılarını yadırgasak da kitaplarından faydalanırdık. İhya’yı, Kimya-yı Saadet’i herkes bilir. Nadide kitaplar da basardı. Mesela İbn Fazlan Seyahatnamesi’ni Bedir’den okudum.

Ele avuca sığmayan, beğenseniz de beğenmeseniz de doğru bildiğini söylemekten geri durmayan, fikri olan bir ‘şehirli Müslüman’dı.

Türkiye’deki ‘İslamcılık’ın içinde bir ‘sağcılık’ damarı -maalesef- olagelmiştir.

Şevket Abi’nin bu mizacın teşekkülünde az çok payı vardır.

Hayatının son gününe kadar Milli Gazete’de yazdı.

Dili keskindi. İktidarı da muhalefeti de eleştiriyordu.

‘Cemaatçilik’ de her türlü tezahürüyle onun eleştirilerinden nasibini alıyordu.

Bu konularda pervasız olduğunu söyleyebilirim.

Son yazısına kadar çizgisini sürdürdü.

Dolu dolu bir hayattı yaşadığı. Göçtü gitti, Allah Rahmet eylesin.

Hüzünlendim, emr-i Hak vaki olduğunu duyunca.

Cenaze namazına yetişmeye çalışacağım. Yetişebilirsem, hoca “Nasıl bilirdiniz” diye sorduğunda “iyi biliriz” diye cevap vereceğim.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
E.K 14 Temmuz 2019 16:09
Mehmed Sevki Eygi..Milli Gazete'deki yazilarindan tanidim..Estetik konusuna yaptigi vurgulari cok yerinde bulurdum..Sahsen hic gormedim...Farkli bir mizaci vardi sanirim..Kanli pazar'daki rolu sakli kalmak kaydiyla, Allah taksiratini af etsin.
Sabır! 14 Temmuz 2019 21:07
1
Kanlı pazardaki rolü demişsin.Mehmet Şefket Eygi yi derin devletin adamı gibi göstermeye çalışanlara karşı hakkımı helal etmeyeceğim demiştir onun için dikkatli konuşsanız iyi olur.Zannetmek üzerinden hüküm kurulmaz.
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 12:51
Görüşleri Fesli ile aynı olmasına rağmen edebinden dolayı pek tepki çekmeden, antipati toplamadan gitti. Çoğu İslamcı gibi kültür kurum ve insanıyla yıkılış dönemi Osmanlısını yüceltme eğilimi onda da mevcuttu. Aydınlarımız Fuzuli divanını aslından okuyup şerh edebildiği ve herkes 5 vakit namazını camide cemaatle kıldığı zaman kurtulacağımızı düşünüyordu. Ülkenin yarısını kripto yapıp "Ben canımı sokakta bulmadım, kendiniz bulun" demesi eleştirildi ama zarafeti bunların hepsini örttü. Rahmet.
Sabır! 14 Temmuz 2019 19:51
2
Kültürel olarak sahip olduğumuz köklerimize dönelim demek kabahat olmasa gerek.Onun alanı buydu.Aynı zamanda güçlü olmak için çalışmamız üretmemiz gerektiğini de söylerdi.
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 11:34
Yazılarında pek çok yanlış bilgi olsa da Şehirli müslüman tavrı ve gerektiğinde yaptığı keskin eleştirileriyle hatırlayacağım. Allah rahmet eylesin.
Denizci Alperen 14 Temmuz 2019 11:00
Dün İkindi namazında Fatih camiinde müslümanlar " İyi Biliriz " diye gür bir sesle haykırdılar. Bir an bile unutmadığın Rabbine kavuştun ağabey makamın firdevs cenneti olsun inşallah . Eserlerinden çok istifade ettim , uzun denizcilik yıllarım boyunca gemide kitaplarını hiç yanımdan ayırmadım , dünya gözüyle seni son kez musallada gördüm dün . Hoşçakal
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 05:20
Yıllarca dost bildiği, uğruna insanları öldürdükleri Abd'nin gerçek yüzünü görerek gitti. Mücadele ettiği Rus'ların çoğu zaman yanımızda yer almasında, S-400'lerin gelişi hakkında ne düşündü acaba? Ya kollarında büyüttüğü İslamcıların bu savruluşunda, bozuluşunda. Bence mutlu gitmemiştir.
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 03:59
Televizyon programinda izledim Sevket Beyi bir keresinde. Galiba 10 sene onceydi. Turkiye'de Sunni Muslumanlara yeteri kadar din ozgurlugu olmadigini soyluyordu. Bu ulkede bir bucuk milyon kripto Yahudi'nin ve bir bucuk milyon kripto Ermeni'nin oldugunu da iddia ediyordu. Bir de su sozunu hatirliyorum: "20. yuzyilda 2 Yahudi devleti kuruldu. Biri Israil, oteki de 1923de kurulan devlet"...Kusura bakmayin ama ovulecek insan var, ovulmeyecek insan var.
Karar Okuru 14 Temmuz 2019 10:01
1
1.5 milyon yahudi ve bir o kadar ermeni olsa ülke ekonomik olarak bu düzeyde olmazdı.
? 14 Temmuz 2019 03:08
Bukalemun gibi renk değiştirmedi.Hep aynı çizgide kaldı.Yusuf bey sizde öylesiniz.Bir gazete sahibi olsam.Gazetemin ikinci sayfasını böyle örnek şahsiyetlerinin tanıtımına ayırırdım.Cemal Kamacı,Şule Yüksel Şenler,Vehip Sinan vb gibi Gençlerin önünde örnekler o kadar çok azaldı ki, Eygiye rahmet diliyorum.Mekanı cennet olsun.
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 13:02
3
Müslümanların en çok korktuğu şeytan, bazı müslümanların içine kaçmıştı. Bunlar, böyle bir dönemin müslümanları, günahları ve sevaplarıyla öbür aleme birer birer göçüyorlar. Sırat köprüsü YİD veya yabancı sermaye yapımı olmadığı için, geçişleri biraz müşküllü olacak gibime geliyor. Rahmet de dileyemiyorum, Sırat'ın sahibi daha iyisini bilir. 'Bukalemun gibi renk değiştirmedi' yi banal ve cahilce buldum; Yaradan'ın işi ne de olsa.
Sabır! 14 Temmuz 2019 19:22
1
Yurt dışına kaçırılmasın diye sahaflarda ki el yazması eserleri toplamış bunlara servet harcamış.İlk bizim habitat ın basın yüzü bugün gazetesini çıkarmış trajını yüz binlere ulaştırmış,yurt dışı dini eserlerin tercümesinin yapıldığı 70 mişli yıllarda vahhabi,şii,ve diğer akımlara karşı halkı uyarmış bir adam.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN