KÖİ babalarının foncu çocukları

Borsadaki yatırımcıların zararı 60 milyar dolara geldi. Sonuçta sadece fonlarda olanlar kaybetmiyor; tüm piyasa kaybediyor.

Hatta zararı sadece borsa olarak almayıp finans olarak ele aldığımızda çok daha büyük yıkımla karşı karşıyayız.

İyi ama bu foncu çocuklar bir anda mı ortaya çıktı? Ya da birkaç kendini bilmezin zenginlik hırsıyla oluşan ekstra bir olay mı?

Hiç öyle düşünmeyiz.

Hatırlayın… Recep Tayyip Erdoğan’ın çok eski konuşmasında söylediği şu sözleri: “Hırsızlık babadan oğula geçen bir şeydir. Bir ülkede hırsızlık yolsuzluk varsa bu yukarıdan aşağıya gelir.”

Bu açıdan baktığımızda ‘Foncu Çocukların’ büyük vurgunu sadece bir sonuç yansıması olarak karşımıza çıkmıyor mu?

Siz hiç Kamu Özel İşbirliği-KÖİ ihalelerine bakıyor musunuz? Hatırlıyor musunuz o ballı ihaleleri.

Orada 1,5 milyar dolarlık köprüye verilen 15 milyar dolarlık Hazine garantisi 10 kat değil mi? O zaman neden 10 kat yükselen hisseleri yolsuzluk diye suçluyoruz?

Hazine garantisi ve ödemeleri ile maliyetini kat be kat çıkartmış bir köprüyü düşünün. İşte o köprü topluma hiçbir gerekçe gösterilmeden yılda 1 milyar doları aşan bir para ile 6 yıl daha neden müteahhide bırakılır? O zaman neden maliyetinin kat be kat üzerine çıkartılmış hisse senedini soruyor ve sorguluyorsunuz?

Osmangazi Köprüsüne bakın; Yavuz Sultan Selim Köprüsüne bakın ve söyleyin şimdi… Buralardaki kıyakların foncu çocukların oyunlarından farkı ne?

17 Şehir Hastanesi 11,7 milyar dolara yapılmışken buralara verilen 95 milyar dolarlık Hazine garantisini foncu çocukların oyunları dışında tutabilir miyiz?

Bir zincirin son halkası olarak karşımıza foncu çocuklar çıkmıyor mu? Öncesine baktığımızda Hazine garantili müteahhitler bunların ağa babaları değil miydi?

Hatta işi daha derine götürelim: Türk Telekom’un özelleştirilmesini hatırlayın. Hariri Ailesi için boşaltıp 7 milyar dolar karı alıp gittiğinde geride borçları bırakmamış mıydı? O zaman neden Gündoğdu Gıda’nın çiftliksiz, ineksiz hissesinin uçmasına şaşırıyoruz?

Ne farkı var ağa babalarının özelleştirme vurgunundan?

Kısaca bir sonuç yaşıyoruz.

Dindar nesil iddiası ile gelip foncu nesil sonucunu yaşıyoruz.

Hatta “yolsuzluk, hırsızlık iktidarımıza dokunuyorsa görmezden gelin” anlayışının sonucunu yaşıyoruz.

Liyakat yerine itaat sisteminin sonucunu yaşıyoruz.

İslam’ın temel emirlerinden olan adaletin dökülmüş halinin sonucunu yaşıyoruz.

Diploma yerine iktidar rozetinin geçerliliğinin sonucunu yaşıyoruz.

Dava adı altında, Vatan-Millet söylemlerinin içinde dönen paraların sonucunu yaşıyoruz.

Söylemlerin tam zıttı bir yaşantının sonucunu yaşıyoruz.

Güzel sözlerin şatafatla süslenmesinin sonucunu yaşıyoruz.

Hatta itibardan tasarruf olmaz misyonunun sonucunu yaşıyoruz.

Sonuç mu: Tarlaya ne ektiysek onunun sonucunu hasat ediyoruz. Yaşananlar bir istisna değil, tersine gözümüze sokulurcasına bir sonuçtur.

Koca bir ülke olarak “güzel ahlakı” emreden dinimizi, “adaleti” emreden dinimizi, “liyakati” emreden dinimizi nereye taşıdığımızı görüyor ve yaşıyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada çürümüşlük, kokuşmuşluk bir sonuçtur.

Ekranlarda rakiplerimize en acımasızca attığımız yalanların, iftiraların bizi getirdiği bir sonuçtur bu lağım patlaması.

Güzel ahlak yerine en güzel iftiraları atanların yükseldiği bir sistemin çöküşüdür bugün yaşadıklarımız.

Alın terinin, çalışarak kazanılan emeğin yok edilip iktidar gücü ile zenginleşmenin mümkün kılındığı yönetim sistemimizin yaşattığı sonuçları yaşıyoruz bugün.

KÖİ ihalelerine ses çıkartmayınca daha büyüklerinin gelmeyeceğini mi sanıyordunuz?

Bu yaşananlara neden şaşırıyorsunuz ki? Kendiniz ettiniz kendiniz buluyorsunuz. ‘İlahi adaleti takip ediyor musunuz’ diye sormuştum geçen hafta…. Helallik isteyin diye de uyarmıştım.

Son söz olarak şu notu düşelim: Kaybettiğimiz parayı elbette çalışır yine kazanabiliriz. İyi ama asıl kaybettiğimiz ahlakı nasıl kazanacağız?

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen peygamberimizin sözünü nereye taşıdığımıza bakıyor muyuz?

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.