27.05.2020  11:17
SON GÜNCELLEME: 
27.05.2020  15:21
KAYNAK: 
ABD/DHA

ABD'de binlerce kişi polis şiddetini, öldürülen George Floyd'un 'nefes alamıyorum' sözleriyle protesto etti

ABD'nin Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde, George Floyd isimli bir siyahiyi öldüren polislerin işine son verilirken, binlerce kişi de polis şiddetini protesto etti. Bazı protestocular, Floyd'un olay anında söylediklerine atıfta bulunarak 'Nefes alamıyorum, nefes alamıyorum' diye bağırdı. Uluslararası Af Örgütü de 'Polis memuru, öldürücü güç kullanımı nedeniyle hesap vermeli' çağrısında bulundu.

+
-

ABD'nin Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde yaşayan 46 yaşındaki George Floyd'u, polislerin sahtecilik şikayeti üzerine eşkal benzerliği nedeniyle gözaltına almaya çalışırken uyguladığı şiddetin görüntüleri ortaya çıktı.

Polislerin genç adamı yere yatırarak boğazına bastığı görüldü. Siyahi adamın ölümüne neden olan gözaltının ardından binlerce kişi olayı protesto etmek için toplandı.

'NEFES ALAMIYORUM' SLOGANLARIYLA PROTESTO

Bazı protestocular, videoda açık şekilde görülen Floyd'un olay anında söylediklerine atıfta bulunarak "Nefes alamıyorum, nefes alamıyorum" diye bağırdı. Kimi protestocular ise “Adalet yok, barış yok”, “Siyahilerin de hayatları önemlidir” ve “Bizi linç etmeyi bırakın” pankartları taşıdı.

Öfkeli kalabalık sloganlar atarak ABD’deki polis şiddetini protesto etti. Polis kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı biber gazı kullandı.

Protestocular bazı işyerlerinin pencerelerini kırdı ve polislere taş fırlattı.

4 POLİS KOVULDU

Gece geç saatlere kadar devam eden protestolar sonrası Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Floyd’un ölümüne karışan 4 polisin görevlerine son verildiğini duyurarak, ‘’Bu doğru bir karar’’ ifadesini kullandı. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) olayla ilgili soruşturma başlattı.

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ: ÖLDÜRÜCÜ GÜÇ KULLANIMI NEDENİYLE HESAP VERMELİ

Bu son şiddeti açığa çıkaran video görüntüleri hakkında Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesi Ceza Adalet Programları Kıdemli Sorumlusu Kristina Roth da şu açıklama yaptı:

“Hiç kimse her gün bir polis memurunun hayatına son verip vermeyeceğinden emin olmadığı bir güne uyanmamalı. Ancak ülkenin dört bir yanında, başta siyahlar olmak üzere ırk temelli ayrımcılığa uğrayan gruplar, bu acı verici ve travmatik hakikatle yaşıyor. Minneapolis’teki bu polis memurunun davranışları, bugüne kadar birçok kayıp veren bir toplumu daha da derin bir dehşete düşürdü.

POLİSİN GÖREVİ İNSAN HAYATINI KORMAKTIR

New York polisi tarafından öldürülen Eric Garner’ın ‘nefes alamıyorum’ dediği günün üzerinden yaklaşık altı yıl geçtikten sonra, polis memurlarının halen bir kişinin yardım talebine kulak vermeyi öğrenmemiş olmasına öfkeliyiz. Bu kişinin hayatı önemliydi. Eric Garner, Michael Brown, Akai Gurley, Tamir Rice, Breonna Taylor ve daha nicelerinin hayatı da önemliydi. Polisin görevi insan hayatını korumaktır; siyahlara insani muamele uygulamayı reddeden polis memurları bu ilkeyi görmezden geliyor. Söz konusu polis memuru, mensubu olduğu polis teşkilatının politikalarını da ihlal etmiş olabilecek öldürücü güç kullanımı nedeniyle hesap vermelidir.

Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesi, Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) durumu ele aldığını öğrenmekten memnuniyet duymakta ve hızlı, kapsamlı ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi, bununla birlikte öldürülen kişinin ailesinin soruşturma sonuçlanana dek gelişmelerden haber edilmesi için çağrı yapmaktadır.

Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesi, ABD Kongresi’ne, öldürücü güç kullanımının sınırlandırılmasını öngören PEACE Yasasını çıkarmak için gerekli çalışmaları yapma çağrısında bulunmaktadır. Öldürücü güç kullanımına yalnızca ve mutlak surette son çare olarak başvurulmalıdır."

 

NE OLMUŞTU?

Bir iş yeri sahibinin 'sahtecilik' şikayeti üzerine eşkal benzerliği şüphesiyle gözaltına alınmak istenen Floyd’a uygulanan şiddet, 2014 Temmuz’unda New York'un Staten Island bölgesinde yaşanan benzeri Eric Garner olayını hatırlatmıştı.

Sokakta kaçak sigara sattığı gerekçesiyle, New York polisi (NYPD) tarafından boğazı sıkılarak gözaltına alınmaya çalışılan Garner, defalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmış, fenalaşması üzerine ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetmişti.

Eric Garner'ın son sözü "Nefes alamıyorum" ifadesi, ülke genelinde siyahlara karşı polis şiddetine karşı başlayan protesto gösterilerinde en önemli sloganlardan biri haline gelmişti.

DİĞER HABERLER
Borrell'e BOREL hediye etti
Can kaybı 7'ye yükseldi
Türkiye'den AB'ye rest!
İzmir'de 'Alabaylar Çetesi' çökertildi
Çavuşoğlu'ndan Borrell'e 'Borel' şakası
Evden çalışanlara sendika yolu açıldı
Bunaltıcı sıcaklara sağanak molası