Cinayet bir tasarım…

Ömer Erdem

Rus Büyükelçisi Andrey Karlov’un katilini televizyon ekranlarında görür görmez zihnimde uyanan ilk kelime ‘tasarım’ oldu. Bilmez değilim her cinayet her eylem zihni bir tasarıya dayanır ama bu vahşetin başlı başına bir ‘tasarım’ olması farklıydı. İkonik bir mesele vardı ortada ve aktüalitenin refleksiyle tek başına değerlendirilip yorumlanamazdı. Ve arkasından zihnim sinemaya sıçradı ve büyük yönetmen Haneke’nin Türkçe’ye Oyun, Ölümcül Oyunlar gibi farklı isimlerde tercüme edilen Funny Games filmini hatırlayıverdim. Bir polo sopasının yanında kana bulanmış yakın plan beyaz bir eldivenden vardır bu film için hazırlanan afişlerden birisinde. Saflık tasarımı, kanla tezat bir şekilde sunulur.

Siyah takım elbise, tokalı kemer, koyu renk ayakkabılar, elbise ile uyumlu tabanca, ince kravat, beyaz gömlek, muhtemelen bu kalıba uygun çoraplar, saç tıraşı, neredeyse manikürden çıkmışa benzeyen eller, ayva tüylerine kadar temizlenmiş intibaı veren bu parlak yüz, birazdan kapımıza gelecek bebeği için bir tek yumurta ya da bir şişe süt isteyecek sanki. Her anı ve nesnesi başka bir göz ve zihin tarafından ölçülüp biçilmiş, tasarlanmış ortaçağ katilleri gibi inanç pozuna bürünen bu mamul aynı zamanda bir Rus’a arkadan ateş etmenin imgesini bilecek kadar da eğitimli. Ateş sonrası söylediği sözlerin hiçbir kalbe sirayet etmeyeceğini en iyi kendisi biliyor ve bu yüzden kendi ölüsünün bir leş değerinde olduğunun çoktan farkında. O yüzden Kafka’nın kahramanı derecesinde telaşsız. Nesnede telaş yoktur.

Ne çıkar bu tasarımdan, sonuçta ne çıkar? Tıpkı Haneke’nin filminde olduğu gibi masum bir yan komşu tavrıyla mutfağa sessizce sızıp da yumurta isteyen bu karanlık ruh, otel keşfi yaparken, güvenlik kontrolünden geçerken, muhtemeldir ki sergideki fotoğrafları bile sanat zevkine sahip birisiymişçesine sinsice izlerken de örümceğin kelebeği tuzağına düşürmek için gerdiği ağ misali görünmez olmak düşüncesindedir. Ama en çok gördüğü ve asıl gördüğü kendisini kuran, icat eden makinedir ve ölüm denilen varlık bile onu daha ölmeden kusmakta onun her hareketinde ölümün midesi bulanmaktadır. Tabii bir şeydir çünkü ölüm. Öldürmek tasarımı ise sahte, yapay.

Büyükelçi Andrey Karlov kürsüye geçip de konuşmaya başladığında büyük bulutu takip eden küçük bulut gibi doğal bir akışın içine dahil olmanın peşindedir ayrıca katil. Orada olayı takip eden fotoğrafçının bir kader anı, bir göz kırpması, duvarı yalayıp geçen bir ışık oyunu çevikliğiyle çektiği fotoğrafta da bu kez sanki büyükelçinin ağzından çıkan nefes ya da kurduğu cümlenin saf ve katışıksız efekti gibi geride durmakta, yine başkası tarafından icat edilmiş soğukkanlılık içinde ölümün tetiğine bir adım daha yaklaşmaktadır. Bu onu sıkılmaya hazır bir vida konumuna indirger. Vida kendisini sıkamaz.

Dünya, terörün bu yeni tasarımlarıyla daha büyük bir felaketlere sürüklenmektedir. Kültürümüzün ve inancımızın özündeki Tanrı’dan mülhem muhabbet ve insana güven fikrini ters yüz edip varlığın naturasını çürütmeye başlayan ve şapkasında ve edasında FETÖ arması, ruhu taşıyan bu ‘tasarım’, sanat, felsefe ve yüksek düşünce tarafından ayrıca iyi gözlenmeli ve aktüel refleksin ötesinde bir varoluş sorununa dönüştürülmelidir. Haneke’nin Oyun filmi dahil pek çok filminde insan vahşetinin doğasına dair araştırmalarla ve mesajlarla yüklüdür. Unutulmasın ki tıpkı doğmak, dünyaya gelmek gibi insanın doğal hakkı olan ölmek hakkı da başka bir zihnin ‘tasarımından’ başka bir öznenin kalbine indiğinde, ilkel mağara kayganlığı devreye girmekte, ne yönden havalanacağı belli olmayan yarasalar, katilin diline boya olup inanca sıçratılmakta ve bu yolla Tanrı fikrini de büyük bir materyalist saldırı beklemektedir.

Andrey Karlov’un ‘bir tasarım’ sonucu hunharca katledilmesi sadece siyaset ve aktüaliteyi değil asıl bu yüzden ilahiyatı ve yüksek düşünce ile sanatı da ilgilendirmektedir. İlgilendirmelidir.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.