1967 yılında Konya- Bozkır- Harmanpınar’da doğdu. İlk ve orta okulu burada tamamladıktan sonra Bozkır Lisesi’nden mezun oldu. Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde aldı. Burada akademik çalışmalarda bulundu. İlk gençliğinden itibaren edebiyata derin ilgi duydu. İlk şiiri Diriliş Dergisi’nde çıktı. Şair arkadaşlarıyla Kaşgar dergisini kurdu. 1996’da basılan ilk kitabından bu yana toplam on iki şiir kitabı çıkardı. Deneme kitaplarını okurlarla buluşturdu. Şiir, şair ve edebiyatın değişik meseleleri başta olmak üzere hayatın ve kültürün hemen her ayrıntısına odaklanan deneme ve eleştiriler kaleme aldı. Cahit Zarifoğlu, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Attila İlhan ve Oğuz Tansel ödüllerine değer görüldü. Nisan ve Atlas’ın babası.
Hangisi?
Saymaya başladığımız zaman açığa çıkıyor dengesizlik. İki kulağı, iki gözü, iki burun deliğini, iki kaşı, iki eli, iki dudağı, beşer...
Estetik zaman ya da vakit çiçekleri
Zamanın ne çetin bir mesele olduğu öteden beri kabul edilir. İster felsefe konu edinsin onu isterse sanat sonuç değişmez. O ne tarafından tutsanız...
Sadece bizim olan günler ve saatler…
Toprak bölüşüldü. Dağlar, nehirler, denizler ve gökyüzü de bölüşüldü. Daha doğrusu güçlü olan görülür görünmez çitler çevirdi...
Tam bayramın içinde, bayramın tam dışında!..
Tekrar ve tekrar yazalım, bıkmadan usanmadan, döne döne, bile bile durmadan söyleyelim. Konuşalım ki başkalarının gözüne değil içimize otursun...
Yarın ne olacak ya da görünen şeyin kılavuzluğu
Kargalar ve martıların pervasızlığı insanın aklını karıştırıyor. Ürkek serçeler o daldan bu dala onların şamatasından paylarına tehlike...
Neyi biliyorum ya da yüz altmış çocuk öldürdü Amerika!
Yüz altmış çocuk öldürdü İran’da Amerikalılar. Binlercesini de Gazze’de soykırımcı İsrail devleti işledi. Yarın nerede ve hangi çocuk...
Gezgin, doğa bilimcisi, coğrafyacı, kaşif ve ötesiyle Alexander v. Humboldt hangisi?*
Tacarigua Gölü’nün güney kıyısını oluşturan dağlar zincirinin, bir anlamda büyük Llanos Havzası’nın veya Caracas Savanı’nın kuzey...
Hoşçakal nereye?
O mini kavanozu zor buldum. Mutfakta onca eşya arasında âdeta gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyordu. Elimdekiler onun içinde ancak bütün varlıklarıyla...
Dünya bir yutkunma…
Temmuz ayının ortaları mıydı? Yoksa Ağustos’un hemen başı mı? Öyle veya böyle sıcak bir ısırgan otu misali yakıyor değdiği her şeyi....
Kimdir şu kültür adamı?
Sözü dolandırmaya gerek yok, herhangi bir arkeoloji müzesinin sadece müdürü değil her bir bölümünde görevli kişi de kültür adamıdır....
‘Mary’nin küçük bir kuzusu vardı’ ya da kültürde arkeoloji
18 Haziran 1877’de Thomas Edison en büyük icadını yapmıştı. Fonograf üzerine ses kaydetmeyi ekibiyle birlikte başarmıştı. Ses biraz bulanıktı...
Köşeli kültür açık kültür...
Kültüre neşve veren kaynaklar zamana, dile, mekana ve tarihe göre değişkenlik gösterir. Süreklilik arzu edilir bir kavramdır fakat onu asıl ayakta...
Hüseyin Atlansoy’un Son Büyük Hamlesi.*
Başından beri ironik bir kader şiiri yazmış gibidir Hüseyin Atlansoy. Fakat çoklukla önümüze kabız bir razılık bir olup bitene teslimiyet...
Kültür hakkında bazı düşünceler…
Kültürü tartışmaktan geri durmak onu ne olgusal ne de hayat pratiği bağlamında ortadan kaldırmaz. Kavramsal değil kelimenin tam anlamıyla canlı...
Kültür kimin işidir?
Çağımızda pek çok kavram gibi kültür de yerinden edildi. Kriz dönemlerinde en çok tartışılan konu olduğu halde artık tartışılmıyor bile...
Etrafını dolanmak ya da etrafında dolanmak…
Serçe gözüne kestirdiği yemin etrafında ürkekçe dolanır ilkin. Ne kadar güvendedir onu kestirmek ister. Ara sıra deneme hamleleri yapar. Eğer...
El’in yazısı kimin yazısı?
Bayılıyorum şu dilimize. Şu başlıkta hem el, hem yazı hem de kim aynı anda kaç anlama birden bürünüyor. Vurguya, imlaya hatta niyete göre...
Tanpınar’ın gördüğü Yahya Kemal’de görünen...
Zamanda mesafe almak diye bir olgu gerçekten var mıdır bilmiyorum ama çokça yeniliğin hızı geçmişi tazelemek ve onu anlamaktan geçer. Geçmiş...
Kim gider kim kalır…
Lodos denizin aklını başından yine almıştı. Günlerce aşkla vurdu dalgalar kıyıya. Normal zamanlarda dalga olup olmadığı bile hissedilmeyen...
Şurası senin burası benim…
Bütün hikaye böyle başlıyor ve her seferinde başa sarıyor. Bütün dillerdeki işaret zamirleri meselenin özünü de ele veriyor aslında. İnsan...
Dişi kulak erkek koku mu?
Kulağı tetiktedir kadının. Dünyanın bütün duyargaları daima açık, olacaklara ayarlanmıştır sanki. Hangi kadının diye sorulursa anneden...
Tekdüze düşünmek ya da…
Ayakkabılara alışırız. Pantolonlara, ceketlere, kravat ve eldivenlere alışırız. Aynı yoldan yürümeye alışırız. Aynı duraktan otobüse...
Yazı masası…
Bugüne kadar hiçbir yazarın masasına imrenmedim fakat beğenip hayran kaldığım bir masa oldu. Halâ evimizde bana ait bir yazı masası yok ve ben...
Biz ne yapıyoruz ya da bize ne yapıyorlar?
Gördüğüm şeyi ilkin soyut bir resim sandım. Ressam hayal gücünü devreye sokarak ışık, renk, cisim ve hareketten oldukça çağrışımlı bir...
Kırmızı öpücük ya da Kürklü Kadın*
2025’in son güzelliği İş Bankası Kültür Yayınları’ndan geldi. Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen’in yeni yıl tebriği ile ulaşan...
Bir daha tekrar edilmeyen sabahlar...
Sağda solda mini su birikintileri donmuş. Çimenlerin üzerinde asabi bir kırağı örtüsü var. Kuşlar, en çok onlar hissederler havaya yayılan...
Ansiklopedik Osmanlı İmparatorluğu Sözlüğü*
Uzun sürmüş imparatorluklar üzerine yapılan çalışmalar hem süreklilik hem de bağlam zenginliği taşırlar. Mutfak kültüründen nüfus yapısına,...
Eski yılları ne yaparlar ya da yıldız kırpıntıları...
Zihnin oyunları tükenmez. Sevdikleri kadar istemediği nice bilgiyi, yaşantıyı evirip çevirir kendi işine geldiği gibi yorumlar, şekillendirir....
Hayret, ibret ve zillet!
Sana ibret gerek ise gel göresin bu sinleri*Ger taş isen eriyesin bakıp görünce bunları Şiiri günlük, genel geçer, romantik ve eğlendirici bir...
Korkular değişirken…
İlk kez neden ve niçin korktu insan bunu hiç bilemeyeceğiz. İnsanlığın antropolojisi korkunun duvar resimleriyle doludur. O resimlerin de dili...
Bekleniyorsunuz!
Toplantılara alışığım. Bir toplantı nasıl yönetilir kriz anında nasıl yönlendirilir onu da tecrübe ettim nice yıl. Sadece uzun süren ve...
Avustralya’nın derdi ne?
Avustralya bize mesafe olarak çok uzak. Gidip gelmesi desen uçakla şu kadar saat, hatta gün. Bu sebepten en az vatandaşımızın yaşadığı yerlerden...
Her devrin memnunu…
Tek bir yaş grubuna sığdıramayız onu. Genci de bulunur orta yaşlısı da. Kadınına da rastlanır erkeğine de. Bir karakter, meşrep hatta tercih...
Rage bait ya da başkalarının duygusu...
Nicedir trafiğe çıkmamaya ve araba kullanmamaya özen gösteriyorum. Vapur, tramvay, metro, otobüs veya metrobüs hangisi uygunsa ona yöneliyorum....
Edebiyatı ne yapalım ya da edebiyatla ne yapalım?
Son birkaç on yıl edebiyatla ne yapalım sorusunun değil edebiyatı ne yapalım görüntüsünün içinde geçmiştir çoklukla Türkiye’de. Adına...
‘İn niz beguzered, k’afto ta perasi, bu da geçer ‘ ya hu!
Hattat Kazasker Mustafa İzzet Efendi bir saksafon resmetmiştir aslında o ölümsüz istifiyle desem nice kaşın hiddetle kalkacağını tahmin ederim....
Bildimse ne bildim…
Çoğu güzel şey arayarak değil kendiliğinden karşımıza çıkar. Belki kaç kez gelip geçmişizdir onun önünden. Ya dalgınızdır ya da kafamızda...
Pornografik illüzyon ya da tanrıların arabaları
Geçtiğimiz haftalarda özel üniversitelerin birinde bir buluşma gerçekleştiği haberi paylaşıldı. Çok izlenen kuşak programları katılımcılarından...
Birkaç gözlem birkaç öneri…
Cağaloğlu, Küçük Sokakta on iki adet kitap evi faaliyete başladı. Yayıncı geçmişleri de olan kitapçıların çoktan sönüp gitmiş semtin...
Kötülük kendiliğinden mi gelir?
Çok sevdiğim bir çiçek var. Adı diken gülü. Euphorbia Milii yanında dikenler tacı diye de anılıyor. Beyaz sarısı gömlek düğmesi benizli,...
Yarın var mı?
Bazı tuzu kurular ve kainatın kilitli kapısını çilingir marifetiyle açtığını vehmeden ebedi kurtulmuşlar hemen cevap vereceklerdir. Tanrının...
Fikirler, düşler ve ötesi…
Bir fikre bağlanmak bir düşün peşinden gitmek sonra da ideallerin şafağına ram olmak çekici gelmiyor bugünün insanına. Hemen her şeyin sonucunu...
Kasımpatı saltanatı…
Bizim kasımpatı bu yıl uyanmadı. Umutla beklemiştim. Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca sektirmeden geri gelmiş bütün saltanatıyla balkona yayılmıştı....
Adalet, refah ve ölçü...
Dileyen başlığı hukuk, gelişme ve düzen, dileyen hak, eşitlik ve ahlak hatta hukuk, iktisat ve eşitlik diye de değiştirebilir. Adalet bir ülkü...
Olmayan nedir bunca olup biten arasında?
Söz her yerde, alabildiğine, tıka basa, ekranlarda, radyolarda, çarşı pazarda, sokakta, tren garlarında, uçak anonslarında, dersliklerde, mahkeme...
Lakin ama fakat şöyle ki!
Bütün dünyada pop kültürün yıkımlarını yaşıyoruz. Kapitalizm ve ona eş mesleklerin icadı pop kültür esasında üretmeye ve onu fütursuzca...
Diyarbakır ve Savur’dan serpintiler…
Geçen hafta sonunu Diyarbakır’da geçirdim. Şehirlerin kendisine has çekimi vardır fakat her gittiğimde Diyarbakır başka bir çehresiyle gözükmüştür...
Yetmiş bin, 70.000! Yazı ve rakamla değil sadece... Ötesi...
Barışı kim istemez? Kimin yüreği savaş savaş diye atar? Hem nerede görülmüş herhangi bir savaşın insana rahat getirdiği? Hangi savunma amacı...
