Başkasının bahçesinde gülmek ya da bahçe biziz gül bizdedir
Bir kere bizim bahçe tarumar oldu ya bir kere suyun neşesi kaçıp toprağın teni bozardı ya! Bir kere güneşin şavkı atından düştü ay nazara...
Dijital ci(e)nnet…
Çocukluğumda henüz dijital kelimesi yoktu fakat fen tabirini sıklıkla duyardım. Öyle bir şeydi ki bu fen dedikleri bizi gaflet ve cehalet uykusundan...
Mekana kısılmak veya denize nazır bir gözlemevi
Coğrafya kaderdir sözü her fırsatta dile dökülür ve çoklukla içinden bir türlü çıkamadığımız sorunları vurgulamak için söylenir. Taşımaktan...
Meyvesiz yaz…
Namrun Yaylası’nda her yaz altına oturup kitap okuduğum, yazı yazıp kuş sesleri dinlediğim bir elma ağacı var. Kimi geceler yanında durup yıldızları...
Deniz düşünceleri…
Deniz güneşle birlikte ilk uyanan varlıktır dersem kimse şaşırmasın. Hatta o güneşten de önce uyanır fakat çalkalanıp durmaktan, gerinip...
Niçin yanıyoruz ya da bitmeyen cehennem...
Modern zamanlar daha bir planlama işidir ve planı programı yapılmayan her gelişme sonunda felaket getirir. Her yıl yaz geldiğinde Ege’den Akdeniz’e,...
Gökten yağan un on gram saçlarımda…
Dedem çocukluğumda beni de değirmene götürürdü. Giderken bağımızdan üzüm yolmak ve merkeplerin meraklanıp semere yüklenmiş çuvallardan...
Yarının geçmişi…
Pilea çiçeğine Çin Para Çiçeği ismini de koymuşlar nedense. İlkin pek anlam veremiyorsunuz bu yavru fil kulaklı bitkiye hangi sebeple bu ismin...
Çok sıcaklar az gölgelikler…
Sıcak da soğuk da s harfiyle başlar dilimizde fakat asla birbirlerine benzemez. Tek benzeş yan soğuğa düşenin sıcağı, sıcağa kalanın soğuğa...
Barışırken de vatan olmak...
Ölüm sadece eski dünyada değil modern zamanlarda da hep yüceltildi. Halife, Kral,Hükümdar, Komutan, Führer, Mareşal vasıtasıyla yüzbinlerce...
Eskişehir spor, eski şehir spor…*
Haydar Ergülen bilmez benim Eskişehirdr 1980’lerin ortasında yaklaşık bir yıl yaşamışlığım vardır. Kalabak Suyu, Has Hamamı, Lüle Taşı...
‘Düşüncelerin Gün Batımı’na Zeyl*
Emil Michel Cioran’ın ne cinsten bir yazar ve düşünür olduğunu okurlar yakından bilirler. Sadece biyografisinin çarpıcılığıyla bile ilginç...
Özgürlüğün şeffaf sınırı, vicdanın derin yarası...
Terörist İsrail devleti değil bina iskeletlerini çökertmek yıkıntı köşelerindeki el izlerini bile sildi Gazze’de. El izi başka ize benzemez....
Tiflis’te birkaç gün...
Bu mevsim dayanılmaz sıcak değil nadir görülür şeker gibi bir hava vardı. Çoktan çiçekten kesilmişti ıhlamurlar fakat eski Tiflis sokaklarını...
Kim güvende?
Gelip duvarına çarptığımız zaman bize gösterdi ki insan güvenli değilse hiç kimse ve hiçbir yer güvende değildir. İnsanın tekinsizliğini...
Ben zeytinden yanayım...
Anadolu'da kesilen her bir zeytin ağacı bu ülkeyi inkar etmek, senin varlığının derinliğini istemiyorum demektir. Köksüzlüğü anlatmak isteseydim...
Sahipsiz kötülük
Konuşulup yazılanlara bakarsanız hemen herkes iyilik yapmak ve onu çoğaltmanın derdinde. Çöp misali her gün sokağımıza yığılan kötülüğü...
Tek ayak üstünde durmak ya da gül kokusu...
Sınıfa girdiğimde tahtanın önünde arkadaşımı görünce şaşırmıştım. Biraz sert biraz emir dolu çokça da memnuniyetsiz bir ‘gir!’ sesi...
Türkiye’nin bir şehri var mı?
Türkiye’nin şehri hangisidir diye sorsaydım cevaplar birbirini izlerdi kuşkusuz. İstanbul, Ankara, İzmir değil sadece, Bursa, Adana, Konya, Antalya,...
Turuncu kurşun kalem boş ve temiz beyaz kağıt...
Ben turuncu kurşun kalem dedim ya siz dilerseniz onu siyaha sayın. Veya koyu yeşile, kırmızıya, limon sarısına yetmedi zambak moruna. Eskidendi...
Şimdi bugün bayram mı?
Havada bir kara sinek dolaşıyor. Bir gün önce Binyamin Netanyahu’nun bahçesindeki korkuluktaydı. Saatleri gittikçe kısalan uykusunda bir sincap...
Türk uzun cümle söyleyemez mi ya da bir odadan kovulmak*
Eli kalem tutan yakınlarıma günlük tutmalarını söylerim. Çok sistemli olmasa da kendim de zaman zaman günlük tutarım. Şimdiden birkaç defter...
Biz düşünmezsek düşünmek durur mu?
Üstümden bir kuş uçuşu serpintisi geçti. Başımı çevirdim fakat sürüyü göremedim. Ses, görüntüden ve anlamdan bir anlık ağ ördü sanki...
Çocuk, çocuk ile ve çocuksuz…
Diz kemiklerimizden yukarı zehirli sarmaşık misali bizi sıkıca saran çocuk meselesini, çocuğa indirgersek büyük bir yanılgıya kapılırız....
Beşir Ayvazoğlu; akademiden ileri piyasadan yüksek…
Beşir Ayvazoğlu sadece ‘1924 Bir Fotoğrafın Uzun Hikayesi’ kitabını yazmış olsaydı bile ismini kültür ve edebiyat dünyası içinde ölümsüzleştirirdi....
Sanat inkar eder
Günlerdir ‘düşünmek’ üzerine gidip geliyorum. Geçen günkü şiddetli yağmurun sesini duyunca sabah erken özellikle uyandım. Tıpırtı, şakırtı...
Barış korkusu ya da ters lale
Kış ortası doğmuş buzağı uzun süre gün yüzü görmez. Kısa süre içinde ayaklanıp annesinin memesine atılır içgüdüyle. Yalaya koklaya...
Hitler’i beklerken ya da bitmeyen stalin*
Bazıları dünya ne zaman esenliğe kavuştu ki şimdi olsun, Trump mesela ilk kez mi çıkıyor ortaya, Netanyahu benzeri insan kasaplarının soyu tükenir...
Uyku çiçeğini kim kırdı ya da ebedi bahar…
Mısır Çarşısı’nın Yeni Cami yüzüne bakan tarafındaki tohumcu, fideci ve çiçekçileri dikkatle geziyorum. Kimseye bir şey sormadan onunla...
‘Silinmiş el yazısı’ ya da Büyük Boşluk Oteli*
Cevdet Karal’ın son şiir kitabı ‘Büyük Boşluk Oteli’ çok yönlü okumaya imkan veren teatral yapısıyla daha bir öne çıkıyor. Hatta,...
‘Boz yer ile gök atlasın arasında…’
Ahmet Büke, Kırmızı Buğday romanı vesilesiyle edebiyat ortamımıza bazı önemli konuları hatırlatıyor. Yazarın özgürlüğü bir metinde ne...
Sonsuzun dili, ya da dağ, zeytin ve asmalar…
Kaç kez gelmişti bu şehre. Bir gece depremin yanardağ benzeri ejderha ağzı yutmamıştı henüz pek çok şeyi. Hatırlamaya çalıştı. Neredeyse...
Bir anlık hayatlar…
Hemen her şeyin zorlu ve çok uzun sürdüğü fakat hayatın bir anlık değer taşıdığı bitimsiz döngüde sürükleniyoruz durmadan. Çok çok,...
Ben nerede durayım ya da alnımda bir siperlik…
‘Taraf olmayan bertaraf olur diye’ içimize sokulmuş eski fakat işlek bir söz var. Taraf olmanın sadece nimetlerini değil güven getiriciliğini...
Sırrı Süreyya Önder'in kalbine doğru batan
Sırrı Süreyya Önder ile yollarımız hiç kesişmedi. İlgi ve çevre ortaklıklarına rağmen kısmet olmadı yüz yüze tanışıklık. Fakat onun...
Geçmiş gelmeyecek günler ya da Sıpa Kulağı…
Bakmayın siz ona ‘sıpa kulağı’ dememe. Gerçekten böyle bir çiçek var mıydı yoksa tatlı tatlı ben mi uydurdum önemli değil. Sonunda dilimizde...
Fanustaki okyanus*
M. Kayahan Özgül yazdığı hemen her incelemeyi merakla okuduğum bir yazar, akademisyen. Tanzimatla başlayan/ başlatılan, yeni, çağdaş, batılı,...
Günler yorulurken…
Hiç sanmadığınız şeyler görülmeyecek şekilde hayatın içinde can bulup birbirine ulanarak varlık kazanır. Her şeyi bildiğini ve kontrol ettiğini...
İçeriden daralan dışarıdan büzüşür
Kanun budur; insan dahil bütün canlı varlıklar ferahlamak isterler. Genişlemektir ferahlamak. Yerini yurdunu, hacmini kalıbını, şeklini şemalini,...
Bayram gelirken geçmeyen şeyler...
Kimse canının sıkılıp ağzının tadı kaçsın istemiyor. En azından bayram boyunca yaşamak istiyor bu duyguyu. Dünya birkaç günlüğüne de...
Enis Batur’a Mektup
Enis bey merhaba. Birkaç kez birlikte çalışma fırsatımız oldu. Bir süre televizyonda sonrasında da yayınevinde. Her ikisi de şanstı benim için....
Tekrarın haksızlığı…
Toplumsal ilişkilerde tekrar bir dizi hastalığın belirtisidir. Güzel, iyi, değerli ve doğal olan hemen her şeyde görülen tekrar bir yenilik belirtisi...
Parasız yapılan büyük işlerin gücü üstüne…
İnsanın imtihanı kadar felaketi güç ve parayladır. Ne para ne de güç insana mutlak huzur getirir. Para yapaydır, güç, geçici ve aldatıcı....
Aslında neyi konuşuruz?
Sözün olgudan olaya kaydığı yerde değer erozyonu da yaşanır. Olay doğası gereği tek bir açıdan görülüp anlatılamaz. Olgusal bakış, olaydaki...
Yaşayıp giderken bitmeyen şeyler…
Yaşamanın değerini kimse inkar edemez. Bütün canlılardaki ortak haldir yaşamaya bağlılık. Canlılar içinde ileriye doğru yaşarken geriyi hatırlama...
Osmanlı’da hukuk ve devlet*
Değerli tarihçi Carter Vaughn Findley, ‘Osmanlı İmparatorluğunda Hukuk ve Devlet’ eserinde bir Osmanlı vatandaşı olan Mouradgea d’Ohsson’un...
Davulu beklerken…
Refik Halit Karay Osmanlı ve davulu kuruluş ve yıkılışla ilişkilendirir. ‘Davulla kurulup davulla yıkılmıştır Osmanlı’ onun yorumuna göre....
Dişçiyi çağırdım…
Gece yarısı dişçiyi aradım. Gel artık, dedim, beş yıldır süren bu ağrı dinmiyor. Çürük iyice dibe indi. Uyku düzenim bozuldu. Her sabah...
