Cinsiyete göre ücret eşit(siz)liği

Uğur Emek

Son yazımda kadınlar ve erkekler arasındaki ücret adaletsizliğini yazmıştım (25 Mayıs, 2023).

Türkiye’de kadınların ortalama ücreti erkeklerinkinden % 7,7 daha düşüktür. Çalışma koşullarındaki dezavantajları da cabası.

Ayrıca kadınların % 30’u da kayıt dışı çalışıyor.

Bu aslında sadece Türkiye’de değil, farklı ülkelerde de yaşanan bir sorun.

Ancak diğer ülkelerin Türkiye’den farkı sorunun farkında olmaları ve çözüme yönelik adımlar atmalarıdır.

Nasıl mı?

Gelin bir bakalım.

ULUSLARARASI UYGULAMALAR

1958 yılından beri “eşit işe eşit ücret ödenmesi” ilkesi Avrupa Birliği (AB) hakkıdır. Ancak bu hak istikrarlı biçimde uygulanamamıştır. Aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar erkeklerden daha düşük ücret almaktadır.

AB’de ortalamada kadınlar erkeklerden % 13 daha düşük ücret almaktadır. Ancak bu oran son yıllarda giderek düşmektedir. 2011-2020 arasında ücret farkı % 16,2’den % 13’e düşmüştür.

Kadınların emekli maaşları ise erkeklerinkinden % 30 daha düşüktür.

Ortalamanın altı vardır, üstü vardır. Ücret farkı Litvanya ve Estonya’da sırasıyla % 22,3 ve % 21,1’dir. Buna karşın Slovanya ve Romanya’da sırasıyla % 3,1 ve % 2,4’dür.

ABD’de nüfus sayım verilerine göre ortalama kadın ücreti, bir erkeğin ücretinin % 84’üdür. Latin kadınlar, beyaz erkeklerin bir yıllık maaşını 22 ayda alabilmektedir. Farklı sosyal gruplara göre ücret eşitsizlikleri de farklılaşmaktadır. Özellikle de beyaz olmayan kadınlar hayatlarını idame ettirmek için çok uzun süreler çalışmaktadır.

Bu eşitsizliği gidermek için 5 Ekim Latinlere Eşit Ücret Günü olarak ilan edildi. Benzer biçimde 27 Temmuz siyahi kadınlar için ve 30 Kasım da yerli Amerikan kadınlar için eşit ücret günleri ilan edildi.

İlan edilen bu günlerin ortak amacı kadınlar ve erkekler arasındaki ücret eşitsizliği konusundaki farkındalığı artırmaktır. Nitekim son yıllarda çok hızlı olmasa da kadınların ücretlerinde bir artış meydana gelmiştir.

Ancak ücret eşitsizliği konusunda çok daha önemli bir adım AB’den gelmiştir.

Nasıl mı?

Devam edelim.

AVRUPA BİRLİĞİ DİREKTİFİ

Kadın ve erkeklere yaptıkları eşit işlere eşit ücret ödenmesi AB Anlaşmasının 157’nci maddesinde düzenlenmiştir. 2006 yılında da eşit ücret direktifi çıkarılmıştır.

Ancak uzun zaman bu ilke etkili biçimde uygulanmamıştır.

AB Komisyonu ücret eşitsizliğinin giderilmesindeki en önemli unsurlardan birisinin şeffaflık olduğunu belirlemiştir.

Şeffaflık olmadığında ücret ayrımcılığı tespit edilemiyor ve mağdurların şikâyetçi olmaları mümkün olmuyor.

2020-2025 yılları arasında AB cinsiyet eşitliği stratejisi için şeffaflığı kilit öncelik olarak belirledi. 4 Ocak, 2021’de AB Komisyonu ücret şeffaflığı için bir direktif önerisi geliştirdi.

Önerinin temel öncelikleri çalışanların hak arama kapasitelerinin artırmak amacıyla bağlayıcı kurallar getirmekti. Bunun yanı sıra ücret sistemlerinde şeffaflığın artırılması, hukuki düzenlemeler hakkında kamuoyunun bilincinin artırılması ve kadınlara ve erkeklere eşit ücret ödenmesine ilişkin hakların ve yükümlülüklerin etkili biçimde uygulanması da hedefleniyordu.

Bu çalışmaların bir sonucu olarak 24 Nisan 2023 tarihinde Avrupa Konseyi ücret şeffaflığı üzerine yeni kurallar belirledi. AB Direktifi ücret ayrımcılığı ile mücadele etmeyi ve ücret eşitsizliğini azaltmayı hedeflemektedir.

Yeni düzenlemeler çerçevesinde AB şirketlerinin maaşlar hakkındaki bilgileri paylaşmaları ve ücret farkı %5’i geçiyorsa önlem almalarını gerekmektedir.

Direktif mağdurlar için tazminat ödenmesi ve kurallara uymayan şirketlere para cezası verilmesi gibi tedbirleri de içermektedir.

Direktif işyerlerindeki ücret ayrımcılığının izlenmesine ve ücret farkının kapatılmasına yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra çalışanların hak arama kapasitelerini artıracak ve işverenleri eşit işe eşit ücret ödemeye zorlayacaktır.

ŞEFAFLIĞIN ARTIRILMASINA YÖNELİK ADIMLAR

Yeni düzenlemeler, işverenlerin ilan edilen pozisyonların başlangıç ücretlerini veya ücret aralığını iş ilanlarında veya mülakat öncesinde açıklamalarını gerektirmektedir.

İşverenler adayların ücret geçmişlerini sorgulayamayacaklardır.

Çalışanlar, işverenlerinden eşit işlere göre ödenen ücretleri cinsiyete göre açıklamalarını isteyebilecektir. Ayrıca objektif ve cinsiyet gözetmeyen ücret ve idari terfi ölçütlerini de sorgulayabileceklerdir.

250’den fazla çalışanı olan işverenler ilgili ulusal otoriteye ücret farklarını yıllık olarak bildireceklerdir.

Daha küçük işletmeler ise üç yılda bir bildirimde bulunacaklardır.100 kişiden az çalışanı bulunan işletmelerin bildirim zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bildirimlerde, % 5’den büyük ücret farkını objektif ve cinsiyetten bağımsız ölçütlerle açıklayamayan işletmeler gerekli önlemleri belirlemek için çalışanların temsilcileriyle birlikte eylem planı hazırlayacaklardır.

Yeni Direktif çerçevesinde ücret ayrımcılığının mağdurları tazminat alabilecek ve geçmişe yönelik ücretlerini ve ikramiyelerini de tahsil edebileceklerdir.

Ücret ayrımcılığının ispat yükümlülüğü geleneksel olarak çalışanlardadır. Yeni düzenlemeyle, yükümlülük çalışanlardan işverenlere aktarılmıştır. Bu çerçevede işverenlerin ücret eşitliği konusunda AB kurallarını ihlal etmediklerini ispat etmeleri gerekmektedir. İhlallere verilecek cezalar etkili, orantılı ve caydırıcı olmalı ve para cezalarını da içermelidir.

Yeni kuralların kapsamına ilk kez kesimler arası ayrımcılık (cinsiyet ve etnik köken veya cinsellik gibi çoklu eşitsizlik veya dezavantaj biçimlerinin birleşimi) dâhil edilmiştir. Direktif ayrıca engelli çalışanların ihtiyaçlarının dikkate alınmasını sağlayan hükümler de içermektedir.

Ücret şeffaflığı çalışanların erkek ve kadınlar arasındaki olası ücret ayrımcılığını ortaya çıkarmalarına imkân sağlamaktadır.

Terfi ve ücret sistemlerinde cinsiyet ön yargısının bulunması nedeniyle kadınlara ve erkeklere eşit ücret ödenmesine engel olmaktadır.

Bu tür ayrımcılıklar genellikle bilinçli yapılmaktadır. Ücret şeffaflığı işverenlerin konu hakkındaki farkındalığını artıracak ve objektif ölçütlerle açıklanamayan ücret farklılıklarını belirlemelerine yardımcı olacaktır.

Hep söylerim.

İyi işleyen bir sermaye, para, mal ve emek piyasasının varlığı için Türkiye’nin AB’nin iktisadi mevzuatını tamamıyla üstlenmesi gerekmektedir. Bunu yapalım da ister AB üyesi olalım ister olmayalım.

Beni bozmaz.

İyi pazarlar.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.