Koronavirüs nedeniyle sokak yasakları ile seyehat kısıtlamlarının olduğu döneme denk gelen Ramazan Bayramı’nda Türkiye’de yüzbinlerce insan bulaş riski yüzünden aile ziyaretlerini gerçekleştirememeişti. Büyüklerin bayramı telefon üzerinden sağlanmıştı. Ancak buna rağmen 600-700’lü sayılara düşen vaka sayısı bayram sonrası tekrardan pik yaparak 1600’lü sayılara kadar çıkmıştı. Bir ay boyunca yüksek seyreden vaka sayısı uzun uğraşlar sonrasında binli sayıların altına düşürüldü. Ancak uzmanlar bu rakamların bile hala çok yüksek olduğunu tekrar bir hareketliliğin vakaları artıracağı konusunda uyarıyor. Kurban kesimi ve bayramlaşmalarda mesafenin korunması, maskenin takılması ve hijyen kurallarının ihlali durumunda yeni bir pik noktasının görülebileceğini belirtiyor.
SALGIN ANADOLU’YA TAŞINABİLİR
Tablo bu durumdayken ve uzmanların görüşü de bu doğrultuda olunca vatandaşlar “Büyüklere bayram ziyaretlerine gitsek mi kötü olur gitmesek mi kötü olur” ikileminde kalıyor. Yine de pek çok kişi bayramı ailesinin yanında geçirmek için günler öncesinden yollara düştü. Memleket yolunu tutanlar için Bilim Kurulu üyeleri büyükşehirlerde hala yüksek seyreden salgının küçük yerleşimlere taşınabileceğini belirtiyor. Bayram ziyaretleri sırasında kalabalık ortamların oluşmaması gerektiğini vurgulayarak “Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmezse vaka sayıları tekrardan tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Bu durumda okulların açılışı da tehliyeye girebilir” uyarısında bulunuyor.
Bazı bilim kurulu üyeleri de toplumda başlayan ‘önlem bıkkınlığı ve yorgunluğu’na dikkat çekerek tedbirlerin artık söylenmekle uygulanmadığını yüksek vaka sayısınının da buna örnek olduğunu işlfade ediyor.
AYNI EVDE 20 KİŞİ, 10 KİŞİ OLMAZ
Bu arada Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, bayramda önemli olanın kısıtlama değil, önemli olanın aktivite sırasında kurallara uygun davranmak olduğuna dikkat çekerek uyardı: “Televizyonlarda seyrettim, bazı vatandaşlarımız diyor ki, ‘evimin kapısına Kovid nedeniyle ziyaretçi kabul etmiyorum’ yazacağım. Olabilir. Görüntülü telefonlar var. Yan komşuyla balkondan balkona bayramlaşmak var; önemli olan mesafeyi korumak. En iyi mesafe evinizde geçirirsiniz, hiç kimse gelip gitmez. Aynı evin içinde 20 kişi, 10 kişi olmaz. Sayıyı düşürerek, evin içinde de sosyal mesafe sağlanmalı. Herkes maskeli olacak, aradaki mesafe korunacak kucaklaşma, öpüşme, el öpme onları söylemiyorum bile.
TOPLUM TEDBİRLERDEN YORULDU
Prof. Dr. Ünal, bunun da kolay bir şey olmadığını ifade ederek “Toplum da bunlardan yoruldu. Uzman arkadaşlarımız çıkıp ‘maske, mesafe, el hijyeni’ diyor; ama bunun mesajının ne kadarı gerçekten ciddiye alınıyor ve uygulanıyor onu görüyoruz, ortada. Artık daha sosyal bilimlerin içinde olduğu gruplar, Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladı. İşin insan doğasını inceleyerek, psikolojisini, sosyolojisini anlayarak belki farklı uyarı biçimleri geliştirmek zorundayız ki vatandaşlarımız net mesajı alsın, almakla da kalmayıp uygulayabilsin, uygulasın ki bulaşma meydana gelmesin, bulaşma meydana gelmesin ki yeni vaka sayımız azalsın” ifadelerini kullandı.
PLAJDA VİRÜSÜN BULAŞMA RİSKİ VAR
Bilim Kurulu üyesi “İzole bir ormanlık alanda tatilde, çok büyük tehdit görmüyorum. Ama deniz kenarlarında, göl kenarlarında, sokak eğlenceleri gibi açık havada olmak virüsün bulaşmayacağı anlamına gelmiyor” dedi. Prof. Ünal, kapalı alanda hasta kişinin ağzından burnundan çıkan partiküllerin 1,5-2 metreye kadar havada asılı kaldığını ve o sarıda karşısında bu mesafede bir kişi varsa onun burnuna, ağzına, gözüne yapışırsa hastalığın meydana geldiğini hatırlattı.
