Sosyal medyada yeni dönemi Bakan Gürlek açıkladı: Şirketler 'kimlikle giriş'i kabul etti

Sosyal medyada yeni dönemi Bakan Gürlek açıkladı: Şirketler 'kimlikle giriş'i kabul etti

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Türkiye'deki tüm sosyal medya kullanıcılarını yakından ilgilendiren bir açıklama geldi. Diyarbakır'da konuşan Bakan Gürlek, küresel sosyal medya devleriyle yürütülen müzakerelerin tamamlandığını duyurdu. "Sosyal medyaya kimlikle giriş" talebinin platformlar tarafından kabul edildiğini açıklayan Gürlek, yeni sistemin 3 ay içinde devreye gireceğini bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır ziyareti kapsamında yaptığı açıklamalarda hem bölgesel gelişmelere hem de Türkiye’nin adalet politikalarına ilişkin önemli mesajlar verdi.

Diyarbakır’a gelmekten memnuniyet duyduğunu söyleyen Gürlek, "Burada övünerek ifade etmek isterim ki eşim muhterem hanımefendi bu coğrafyanın insanı bir hemşerimiz olarak bölgenin kültürlü ve geleneklerini evime taşımakta. Bizlere de bu kültür ve gelenekleri yaşatmaktadır. Bu nedenle bölgemizde aramızda sadece bir hizmet ilişkisi değil aynı zamanda güçlü bir gönül ve aile bağda bulunmaktadır. Nitekim bugün Diyarbakır'da bir bakan olarak ilk ziyaretimi yapmış olmam sebebiyle çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Sizlerle birlikteliğim yalnızca bir ziyaret amacı taşımamaktadır. Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını da paylaşmak için buradayız" diye konuştu.

"ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER SAVAŞ DEĞİL, ZULÜMDÜR"

Orta Doğu’daki savaşa ilişkin de değerlendirmede bulunan Bakan Gürlek, şöyle konuştu:

"Hepinizin şahit olduğu üzere Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıkmıştır. Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tablo açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır.

TÜRKİYE’NİN İSTİKRAR VURGUSU

Sayın Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı, zayıf olanın ise bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil hakkın yanında olandır. Yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgallerde benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye'mizin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aktığıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah'ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz.”

"GÜÇLÜ KALMANIN YOLU, BİRLİKTEN, BERABERLİKTEN VE KARDEŞLİKTEN GEÇER"

Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek. Malumunuz üzere bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkemizi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakımızın duruşunun ülkemizin ve bölgemiz için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Sayın Devlet Bahçeli'ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup güçlü Türkiye davamıza Hizmet eden ve terörsüz Türkiye yolunu zorlayan zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız."

ADALETE ERİŞİM VE REFORM MESAJI

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduklarını dile getiren Gürlek, şunları kaydetti:

"Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz. Bu doğrultuda adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde irademizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sistemi en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılık kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışta hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarımız, adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmalarının devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz.”

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİ

Adalet Bakanlığı’nca Diyarbakır’da yapılan çalışmalara ilişkin bilgilendirmede bulunan Gürlek, "Gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır'ımızın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla bugün Diyarbakır ziyaretimizi yaptık. Diyarbakır'ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız. Adalet Bakanı olarak bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürütülen çalışmaların sonuç sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz" diye konuştu.

Adalet Bakanlığı olarak milletin her kesimi ilgilendiren, her vatandaşa dokunan adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, daha etkin ve daha erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisinde olduklarına vurgulayan Gürlek, “Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatın her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz. ihtiyaçlarını görüyoruz. Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede Meclise sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir" ifadelerini kullandı.

BİRLİK VE KARDEŞLİK VURGUSU

"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizi omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu topraklarda binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz."

Bakan Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin de konuştu. Gürlek, sahte hesaplar üzerinden hakaret, itibar zedeleme ve yönlendirme yapıldığını savunarak, bu alan için yeni bir hukuki çerçeve hazırladıklarını söyledi.

Gürlek, sosyal medyada işlenen suçların cezasız kalmaması gerektiğini belirterek, hesabı kullanan kişinin sorumluluk taşıması gerektiğini ifade etti. Hazırlanan düzenlemenin 12. Yargı Paketi içinde netleşeceğini söyledi.

SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ

Sosyal medya üzerinden yapılan yorumların yargı süreçlerini etkilediğini öne süren Gürlek, şöyle dedi:

“Sosyal medyada olaylar farklı anlatılıyor. Sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçek böyle değil. Sosyal medyada bir kişi hakaret ediyorsa, bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz de 12. Yargı Paketi’nde bunu ete kemiğe büründüreceğiz.”

ANONİM HESAPLAR İÇİN GEÇİŞ SÜRECİ ÖNGÖRÜLÜYOR

Anonim hesaplara da değinen Gürlek, sosyal medyada kimliğin açık olması gerektiğini savundu. Hâkim ve savcıların yoğun çalışma yürüttüğünü belirten Gürlek, sosyal medya üzerinden dosyaları bilmeden hüküm verildiğini söyledi.

Bu düzenlemeye özel önem verdiğini ifade eden Gürlek, şöyle dedi:

“Burada çok kıymetli hâkimlerimiz var; gecesini gündüzüne katarak, ailesinden, dostlarından ödün vererek görev yapıyorlar. Ama sosyal medyada öyle bir şey yapılıyor ki dosyadan haberi olmayan kişiler hüküm veriyor, ‘Bu niye serbest bırakıldı, bu niye tutuklandı?’ diye kampanyalar başlatılıyor.

Bu sosyal medya düzenlemesine çok önem veriyorum. Bunu zaman zaman kamuoyuna da açıkladım. Sosyal medyaya artık gerçek bilgilerle ve kişisel kimlikle girilecek. Bu konuda sosyal medya platformlarıyla da anlaştık, onlar da bunu kabul ettiler. T.C. kimlik ile girişler olacak. Geçiş süreci olacak. Sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak.”

ÜÇ AYLIK GEÇİŞ TAKVİMİ

Gürlek, düzenlemenin yasalaşmasının ardından bir geçiş dönemi öngörüldüğünü de söyledi. Bu süreçte gerçek kimlikle kullanılmayan hesapların kapatılmasının hedeflendiğini belirtti.

Gürlek geçiş takvimine ilişkin de şöyle dedi:

“Sosyal medya hesabını kimliğiyle ve gerçekliğiyle kullanmayanların hesaplarının kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Buna uyulmadığı takdirde sosyal medya platformları bu hesapları kapatacak.

Yargı paketini hazırlıyoruz, milletvekilimiz de bu konuya çok önem veriyor. Kısa sürede yasal düzenleme gerekiyor. Yasalaştıktan sonra bir geçiş süreci var, bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. Üç aylık sürede herkes sosyal medyaya gerçek kimliğiyle girmiş olacak inşallah.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN