30.05.2020  02:24
SON GÜNCELLEME: 
30.05.2020  13:30
KAYNAK: 
KARAR

Devlet harcadı özel sektör stoğa çalıştı

Koronavirüs etkisinin hafif hissedildiği ilk çeyrekte Türkiye’nin ekonomik büyümesi yüzde 4,5 olarak kaydedildi. Büyüme rakamlarına en fazla etkinin devlet harcamalarının neden olduğu görülürken, son iki çeyrekte artan stoklar da pozitif katkı sağladı. Fakat detaylara bakıldığında, ekonomik büyümeye ihracat ve üretim verileri negatif yansıdı. Hanehalkı ise tüketimi stoktan yaptı.

+
-

ALİ YILDIRIM-KARAR

Türkiye’nin ilk çeyrekteki ekonomik performansı belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, bu yılın ilk çeyreğine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 4,5 artış gösterdi. Koronavirüs etkisinin hafif hissedildiği Ocak-Mart 2020 döneminde üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, bu yılın ilk 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 artarak 1 trilyon 71 milyar 98 milyon lira olarak gerçekleşti. 
Devletin nihai tüketim harcamaları, 2020 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 6,2 arttı. Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları yüzde 5,1 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 1,4 azaldı. Ayrıca 2019’un 4’üncü çeyreğinde stok değişimi -8 puan olurken, 2020’nin ilk çeyreğinde büyümeyi 5,3 puanlık artış getirdi. Son iki değişimde stok değişimlerinin gerçekleşmemesi halinde büyümenin küçülmeye döneceği analistler tarafından aktarılıyor. Öte yandan 7 çeyrektir yatırımların azalması karşısında stok değişimlerinin gerçekleşmesinin oldukça dikkat çekici olduğu paylaşılıyor. Ekonomik büyümenin devlet harcamaları ve ithalatta gerçekleştiği belirtilirken, hanehalkının bu orana da yardımcı oluğuna da değiniliyor. 

İlk çeyrekte sabit yatırımların da 1.4 azaldığı görülürken, mal ve hizmet ihracatında da gerileme kaydediliyor. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak diğer hizmet faaliyetleri yüzde 12,1 bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,7 sanayi yüzde 6,2 kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,6 hizmetler yüzde 3,4 tarım yüzde 3, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,4 mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 1,6 arttı. İnşaat sektöründe ise yüzde 1,5 azalış görüldü.

BÜYÜYEN EKONOMİ DEĞİL

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, geçen yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin 2018 yılının ilk çeyreğine göre yüzde 2,9 daraldığını, bu daralmanın bu yılın ilk çeyreğinde ekonomik değerin daha yüksek hızda büyümesine neden olduğunu ileri sürdü. Erdoğdu “Örneğin 2018’in ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin büyüklüğünü 100 kabul edersek, 2019’un ilk çeyreğinde bu büyüklük 97’ye gerilemişti. Açıklanan yüzde 4,5’lik büyüme geçtiğimiz yıl 97 olarak varsaydığımız GSYH’nin 101,5’e çıkması anlamına geliyor” değerlendirmesini yaptı. Erdoğdu “Özel tüketim yaklaşık yüzde 7’den yüzde 5’e yavaşlarken, bir önceki çeyrekte yüzde 2,7 artan kamu harcamalarının bu çeyrekte yüzde 6’ya yükseldiğini görmekteyiz. Böylece tüketim büyümeye 4 puan katkı sağlarken bunun 3 puanı özel tüketimden geldi. Kısacası büyüyen ekonomi değil. Devlet harcamaları, özel tüketim ve cari açık ile işsizlik büyüdü. Salgının ekonomideki etkisi çok büyük ama 2020’nin ilk çeyreğindeki etkilediği dönem ise çok kısa. Bunun etkileri önümüzdeki çeyrekte ortaya çıkacak.”   

BEKLENTİDEN DAHA DÜŞÜK

BETAM Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, büyüme rakamının tahmininden daha düşük geldiğini, yüzde 0,6’lık ciddi yavaşlama olduğunu kaydetti. Gürsel “İnşaat küçülmüş, demek orada canlanma hala gündemde yok. Net ihracat negatif katkı yapmış, büyümede kamunun tüketim harcamaları ve özel harcamalar var” diye konuştu. İç talebin virüs pandemisinden kısmi etkilenmeye başladığını, kaydeden Gürsel ikinci çeyrekte büyük bir daralma olacağının altını çizdi.

YAVAŞLAMA SİNYALLERİ BAŞLADI

 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, diğer taraftan çeyrekten çeyreğe 0,6’lık artışın, ekonomide yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Özdebir “Kovid-19 pandemisinin etkisi ilk çeyrekte zamanlama itibariyle yansımış gözükmüyor. Pandeminin büyüme üzerine etkisini, ancak ikinci çeyrekte görebileceğiz” dedi. Özdebir, büyümeyi etkileyen diğer verileri de paylaşarak şunları kaydetti: “Firmaların pandemi sürecinde sermayeleri ciddi anlamda eridi. Üretim ve yatırımların devam edebilmesi, üretim gücümüzün korunabilmesi için firmalarımız desteklenmesi oldukça önemlidir. Orta vadeli büyüme hızını korumak ve kapsayıcılığını artırmak için hem yapısal politikalar hem de piyasa dinamiklerini harekete geçirmek zorundayız. Bunun için de para ve maliye politikası ile bankacılık reel sektör arasında likidite kanallarının açılmasını sağlayan bir model kurgulamamız gerekmektedir.”     

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE GERİLEME SÜRDÜ

Türkiye ekonomisi, yılın birinci çeyreğinde yüzde 4,5 büyüdü. Bu dönemde GSYH, cari fiyatlarla yüzde 16,2 artarak 1 trilyon 71 milyar 98 milyon lira olarak gerçekleşti. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 12,1 bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,7 sanayi yüzde 6,2 kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,6 hizmetler yüzde 3,4 tarım yüzde 3, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,4 mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 1,6 arttı. İnşaat sektörü ise yüzde 1,5 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH, zincirlenmiş hacim endeksinde, yılın birinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 artış gösterdi.

İTHALAT ETKİSİ YÜKSEK

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları yılın birinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre zincirlemiş hacim endeksine göre yüzde 5,1 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları, yüzde 6,2 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 1,4 geriledi. Mal ve hizmet ithalatı, yılın birinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 22,1 artış gösterirken, ihracatı yüzde 1 azaldı. İş gücü ödemeleri yılın birinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 14,6, net işletme artığı/karma gelir yüzde 19,6 yükseldi. İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 39 iken bu oran yılın birinci çeyreğinde yüzde 38,6 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 40,7’den yüzde 42,1’e yükseldi.    

YATIRIM VE İHRACATTA KÜÇÜLDÜK’

Ekonomist Mahfi Eğilmez büyüme verilerini ‘kendime yazılar’ isimli bloğundan değerlendirdi. Eğilmez “Sektörlerin GSYH içindeki ağırlığı göz önüne alınınca yüzde 4,5’luk ilk çeyrek büyümesinde asıl etkinin sanayi, hizmetler ve kamu yönetiminden geldiği görülüyor. Sanayi üretiminin ilk çeyrekteki büyümesinin yüksek olduğu sanayi üretim endeksi verilerinden biliniyordu. Öte yandan geçen yılın ilk çeyrek büyümesinin eksi 2,3 olmasının baz etkisi yaratacağı da bekleniyordu. Harcamalar açısından baktığımızda GSYH içinde en büyük paya sahip iki kalem olan yerleşik hanehalkının tüketimi ve devletin nihai tüketim harcamaları kalemlerindeki yüksek büyüme oranları dikkati çekiyor. Buna karşılık iki önemli kalem; gayrı safi sabit sermaye oluşumu (yatırım harcamaları) ve ihracat geçen yılın ilk çeyreğine göre küçülmüş bulunuyor. Demek ki Türkiye, ilk çeyrekte yatırım ve ihracat açısından küçülürken tüketim harcamalarını artırmak yoluyla büyümüştür. Bir başka ifadeyle ilk çeyrek büyümesi tümüyle tüketim bazlı olmuş yatırım yapılmamış, ihracat geriye düşmüştür” dedi. 

4.2 MİLYON İŞSİZE RAĞMEN BÜYÜYORUZ 

“İlk çeyrek büyümesi yüzde 4,5 ama asıl önemlisi 2’nci çeyrek ve sonrasında göreceklerimiz” diyen ekonomist Dr. Oğuz Demir “Daralmanın boyutunu henüz bilmiyoruz. Ama asıl sorun şurada. 4 aylık toplamda dış ticaret açığı 17,5 milyar dolara ulaştı. İthalat yüzde 1 artarken ihracat aynı dönemde yüzde 13,7 azaldı. Tüketim yüzde 5,1 yatırım yüzde -1,4 kamu yüzde 6,2 ihracat yüzde -1 ithalat yüzde 22,1 ile büyüme yüzde 4,5 oldu. Salgınla birlikte 2’nci çeyrekte tüketim, yatırım, ihracat daraldı. İthalat ise görece daha az daraldı. Kamu harcamaları arttı. Bu ortamda ikinci çeyrekte daralma ne olacak bir düşünün. Hesaplanan büyüme işlerin görece iyi gittiği ocak ve şubat ayları için. TÜİK’in Ocak 2020 işsizlik oranı yüzde 13,8 işsiz sayısı 4.36 milyon Şubat işsizlik oranı yüzde 13,6 işsiz sayısı 4.22 milyon. İşler iyiyken durum bu ise siz bir de Mart’tan sonrasını düşünün” açıklamasını yaptı.

RAKAMLAR İYİ AMA DETAYLAR NEGATİF

İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin Bloomberg HT’ye büyüme rakamlarını değerlendirdi. Sezgin, ekonominin temel eğiliminde bir yavaşlama olduğunu söyledi. Sezgin “Yüzde 4,5’lik büyüme elbette uzun vadeli ortalamalarıyla baktığınız zaman iyi bir büyüme. Ama detaylara girince yatırım harcamalarının negatif olması veya çeyreklik büyümedeki yavaşlama gibi negatiflikler de var.  Yani uluslararası kıyaslama yaptığınız zaman ilk çeyrekte Türkiye biraz daha iyi performans göstermiş” dedi. 

YABANCI ANALİSTLER KORONAVİRÜSÜ İŞARET ETTİ

Capital Economics, Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Jason Tuvey, büyümenin iç taleple desteklendiğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin ilk çeyrekte  ocak ve şubat aylarındaki güçlü seyirle büyümeyi başardığını aktaran Tuvey, hanehalkı harcamaları ve yatırımlardaki artışa da dikkati çekti. Kamu harcamalarındaki artışa da değinen Tuvey, kamu harcamalarındaki keskin artışın kısmen yeni tip koronavirüs (Kovid 19) vakalarındaki artışla birlikte sağlık harcamalarında gerçekleşen yüksek orandaki harcamaları yansıttığını dile getirdi. Tuvey, net ticaretin büyümeyi biraz desteklediğini ancak fazla da katkı sağlamadığını söyledi. Rabobank Gelişen Piyasalar Kıdemli Kur Stratejisti Piotr Matys de ikinci çeyreğin Türkiye ekonomisi için zor olabileceğini ancak küresel krizin Türkiye için bir fırsat sunabileceğini vurguladı. Çin’den Avrupa’ya yaklaşmayı planlayan ya da tedarik zincirini çeşitlendirmek isteyen yabancı şirketler için Türkiye’nin cazip bir ülke olabileceğini belirten Matys, Türkiye en büyük üretim üslerinden birine dönüşebileceğini ifade etti. Matys, ithal ürünlerin yerini içerideki eşdeğerlerinin yer almasının cari açığı da ilgilendirdiğini ve enflasyonun da azaltabileceğini aktardı. Medley Global Advisors Direktörü Nigel Rendell ise Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 büyümesinin beklentiler doğrultusunda olduğunu belirtti. 
 

DİĞER HABERLER
Ve tuz koktu
15 Temmuz'un 3 kritik isimi serbest
Vergi kopmuş gitmiş
Kutuplaştırma siyasetine bulaşmayacağız
Çoklu barodan çoklu hukuka geçtik!
Erdoğan'dan Şentop'a tebrik
Fabrika sahibi tutuklandı