Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin mutlak butlan kararı doğrultusunda CHP Genel Merkezi’nin polis zoruyla tahliye edilmesi, Avrupa basınında Türkiye’de demokrasinin geleceği açısından kritik bir eşik olarak değerlendirildi. Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung’daki yorumda, CHP Genel Merkezi’nin basılması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın giderek otoriterleştiğinin göstergesi olarak ele alındı. Gazete, Erdoğan’ın “Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün partisinin düşmanca bir şekilde ele geçirilmesinden çekinmediğini” yazarken, en sert değerlendirmesini “Boyun eğen bir yargıcın yardımıyla CHP’nin başına bir kukla yerleştirdi” sözleriyle yaptı.
Almanya, İngiltere, İspanya ve Avrupa merkezli yayın organlarında yer alan haber ve yorumlarda, yaşanan gelişmeler Türkiye’de demokrasi, hukuk devleti, seçim güvenliği ve muhalefetin geleceği açısından kritik bir eşik olarak değerlendirildi.
ALMAN BASINI: "ERDOĞAN CHP'NİN BAŞINA BİR KUKLA YERLEŞTİRDİ"
Alman basınında CHP Genel Merkezi’ne yapılan polis müdahalesi özellikle yorum sayfalarında sert ifadelerle ele alındı.
Frankfurter Allgemeine Zeitung’daki yorumda, Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nin polis zoruyla tahliye edilmesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın otoriterleşme sürecinde ağır bir adım olarak değerlendirildi. Yorumda, Erdoğan’ın “Atatürk’ün partisinin düşmanca ele geçirilmesinden çekinmediği” ve “boyun eğen bir yargıcın yardımıyla CHP’nin başına bir kukla yerleştirdiği” ifadeleri kullanıldı. DW Türkçe’nin aktardığı Alman basını derlemesinde, FAZ’ın bu gelişmeyi birçok Türk açısından “dönüm noktası” olarak gördüğü belirtildi.
Frankfurter Rundschau ise gelişmeleri Almanya ve Avrupa Birliği’nin Türkiye politikası açısından değerlendirdi. Gazete, mahkemenin ana muhalefet partisi yönetimini görevden aldığını, polisin ise henüz kesinleşmemiş bir kararı uygulamak için CHP Genel Merkezi’ni bastığını yazdı. Yorumda, AB’nin Türkiye’de “demokrasinin tasfiyesini” üyelik müzakerelerini canlandırma ya da Gümrük Birliği’nin genişletilmesi gibi başlıklarla ödüllendirmemesi gerektiği savunuldu.
Pforzheimer Zeitung, yaklaşan NATO Zirvesi’ne dikkat çekerek Türkiye’nin NATO’daki konumu ile hukuk devleti tartışmaları arasındaki gerilimi öne çıkardı. Saarbrücker Zeitung ise NATO Zirvesi’nin Ankara yerine Brüksel’de yapılmasının Batı’nın verebileceği doğru yanıt olacağını savundu. Gazete, aksi halde Erdoğan’ın bunu “şimdiye kadar olduğu gibi devam etmesi için bir davet” olarak algılayacağını yazdı.
THE GUARDIAN: "ÖZEL'İN GÖREVDEN ALINMASI MUHALEFETİ ZAYIFLATMA HAMLESİ OLARAK GÖRÜLÜYOR"
İngiliz The Guardian gazetesi, mahkeme kararını CHP lideri Özgür Özel’in görevden alınması ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve getirilmesi olarak duyurdu.
Haberde, kararın Erdoğan yönetiminin artan otoriterleşmesi altında muhalefeti zayıflatmaya yönelik bir girişim olarak görüldüğü belirtildi. The Guardian, Özel’in CHP’yi 2024 yerel seçimlerinde büyük bir başarıya taşıdığını, kararın ardından İstanbul Borsası’nda sert düşüş yaşandığını ve işlemlerin geçici olarak durdurulduğunu aktardı. Gazete ayrıca, CHP’li belediye başkanlarına ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı süreçlerini de daha geniş bir baskı zincirinin parçası olarak değerlendirdi.
İngiliz The Times da gelişmeleri “Türkiye’de muhalefetin polis baskını sonrası meydan okuması” başlığıyla ele aldı. Haberde, polisin CHP Genel Merkezi’ne biber gazı ve plastik mermi kullanarak girdiği, kararın Erdoğan’ın iktidarını pekiştirme çabalarının parçası olarak yorumlandığı belirtildi. The Times, Türkiye’nin siyasi çizgisinin Rusya ve Belarus gibi otoriter örneklerle karşılaştırıldığını aktardı.
EL PAIS: "BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ KARAR"
İspanyol El País gazetesi, Ankara’daki mahkemenin CHP’nin 2023 kurultayını iptal ederek Özgür Özel’i görevden almasını “benzeri görülmemiş bir karar” olarak duyurdu.
Haberde, CHP’nin avukatlarının Anayasa’ya göre siyasi partilerin iç seçimlerinde son sözün olağan mahkemelerde değil Yüksek Seçim Kurulu’nda olduğunu savunduğu hatırlatıldı. El País, CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde Erdoğan’ın AK Parti’sine karşı büyük başarı kazandığını ve bu tarihten sonra partiye yönelik baskıların arttığını yazdı. Gazete, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olmasını ve çok sayıda CHP’li belediye başkanı ile yerel yöneticinin tutuklanmasını da aynı siyasi baskı sürecinin parçası olarak değerlendirdi.
El País ayrıca kararın ekonomik etkilerine de dikkat çekti. Haberde, karar sonrası piyasalarda gerilim yaşandığı, borsada düşüş olduğu ve lirayı desteklemek için kamu bankalarının döviz sattığı yönündeki bilgilere yer verildi.
EURONEWS: "POLİS CHP GENEL MERKEZİ'NE BİBER GAZIYLA GİRDİ"
Avrupa merkezli Euronews, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesini görüntülerle duyurdu. Yayında, Türk polisinin CHP Genel Merkezi’ne biber gazı kullanarak girdiği, binadaki barikatların aşıldığı ve müdahalenin mahkeme kararının ardından gerçekleştiği belirtildi.
Euronews’in daha önce yayımladığı haberlerde de mahkeme kararının CHP’de “kargaşa” yarattığı, davanın 2023 kurultayındaki oy satın alma iddialarına dayandırıldığı ancak eleştirmenlerin bunu Türkiye’nin en eski partisini zayıflatmaya yönelik siyasi motivasyonlu bir girişim olarak gördüğü aktarıldı.
REUTERS: "KRİZ FİNANSAL PİYASALARI SARSTI, ERKEN SEÇİM İHTİMALİNİ ARTIRABİLİR"
Reuters, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesini Türkiye’de derinleşen siyasi krizin yeni aşaması olarak duyurdu. Haberde, polisin biber gazı kullanarak Genel Merkez’e girdiği, Özgür Özel’in destekçileriyle birlikte TBMM’ye yürüdüğü ve kararı “yargı darbesi” olarak değerlendirdiği aktarıldı. Reuters, krizin Türkiye’de demokratik normlara zarar verebileceği ve erken seçim ihtimalini artırabileceği yorumlarına yer verdi.
Ajansın bir başka haberinde DEM Parti’nin karara ve polis müdahalesine sert tepki gösterdiği, Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan’ın siyasi partilerin liderlerinin mahkemeler tarafından değil üyeler ve seçmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini söylediği aktarıldı. Reuters, DEM Parti’nin müdahaleyi “demokrasi adına utanç verici” olarak nitelendirdiğini yazdı.
Reuters’in İtalya’da Internazionale tarafından yayımlanan derlemesinde ise mahkeme kararının Türkiye’de siyasi krizi büyüttüğü, finansal piyasaları sarstığı ve Erdoğan’ın 23 yıllık iktidarını uzatabilecek bir siyasi tabloya zemin hazırlayabileceği belirtildi.
AP VE AVRUPA'DA YENİDEN YAYIMLANAN HABERLER: "CHP ÜÇ GÜNLÜK DİRENİŞİN ARDINDAN TAHLİYE EDİLDİ"
Associated Press, CHP Genel Merkezi’ndeki üç günlük bekleyişin ardından polisin binaya girdiğini, biber gazı ve plastik mermi kullanıldığını, Özgür Özel destekçilerinin barikat kurarak karara direndiğini yazdı. AP haberinde, CHP’nin Türkiye’nin en eski partisi olduğu, Özel yönetiminde 2024 yerel seçimlerinde büyük başarı kazandığı ve bu başarının ardından yargı baskısının arttığı vurgulandı.
AP, daha sonra İzmir’de Özgür Özel’in konuşması öncesi polis müdahalesini de haberleştirdi. Haberde, polisin toplanmak isteyen kalabalığa tazyikli su ve biber gazıyla müdahale ettiği, Özel’in ise alternatif bir noktadan destekçilerine seslenerek yeni liderlik oylaması çağrısı yaptığı aktarıldı.
İNSAN HAKLARI İZLEME ÖRGÜTÜ: "ANA MUHALEFETİ DEVRE DIŞI BIRAKMA ÇABASI"
Avrupa basınında yer alan birçok haberde İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün değerlendirmelerine de atıf yapıldı.
Human Rights Watch, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Özgür Özel ve CHP yönetimini görevden alma kararını, Erdoğan hükümetinin ana siyasi muhalefeti devre dışı bırakmaya yönelik daha geniş siyasi çabalarının parçası olarak nitelendirdi. HRW, kararın medeni ve siyasi hakları ve Türkiye’nin demokratik işleyişini ağır biçimde zayıflattığını belirtti.
AVRUPA BASININDA ORTAK SONUÇ: CHP KRİZİ ARTIK YALNIZCA PARTİ İÇİ MESELE OLARAK GÖRÜLMÜYOR
Avrupa basınındaki haber ve yorumlarda ortak vurgu, CHP’de yaşananların yalnızca bir parti içi liderlik tartışması olmadığı yönünde oldu.
Alman basını bunu Erdoğan yönetiminin otoriterleşme sürecinde yeni bir eşik olarak yorumladı. İngiliz basını, kararın muhalefeti zayıflatma ve erken seçim senaryolarını kolaylaştırma ihtimaline dikkat çekti. İspanyol basını, mahkeme kararının seçim hukukundaki yetki tartışmalarını ve CHP’nin yerel seçim başarısından sonra artan baskıları öne çıkardı. Euronews ise müdahalenin görüntülerini Avrupa kamuoyuna taşıyarak polis şiddeti boyutunu öne çıkardı.
