Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Atlas Okyanusu’nun güneyinde Arjantin’den Cabo Verde’ye seyir halindeki bir yolcu gemisinde 7 hantavirüs vakası tespit edildi. Bu vakalardan 3’ünün ölümle sonuçlanması, virüsü uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, mevcut bilgilere dayanarak virüsün küresel risk düzeyinin düşük olduğunu belirtti ve kurumun gelişmeleri izlemeyi sürdüreceğini ifade etti.
HANTAVİRÜS NEDİR, NASIL BULAŞIR?
Hantavirüsler, kemirgenler tarafından taşınan ve insanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen bir virüs grubu olarak biliniyor. Bu virüsler zoonotik özellik taşıyor ve nadiren insanlara bulaşıyor.
Bulaş genellikle enfekte kemirgenlerle doğrudan temas ya da onların idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas yoluyla gerçekleşiyor. Daha nadir olarak kemirgen ısırıklarıyla da bulaş görülebiliyor.
BELİRTİLER 1 İLA 6 HAFTA SONRA ORTAYA ÇIKABİLİYOR
Virüsün belirtileri, maruziyetten sonra genellikle 1 ila 6 hafta içinde görülüyor. Başlıca semptomlar arasında:
- Ateş
- Baş ağrısı
- Kas ağrıları
- Karın ağrısı
- Mide bulantısı ve kusma
yer alıyor.
Erken belirtilerin grip, COVID-19, dang humması veya sepsis gibi diğer hastalıklarla benzerlik göstermesi nedeniyle teşhisin zor olabileceği belirtiliyor.
CİDDİ HASTALIKLARA VE ÖLÜME YOL AÇABİLİYOR
Hantavirüs enfeksiyonları bazı durumlarda ağır klinik tablolara neden olabiliyor. Amerika kıtasında görülen vakalar, ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabilen hantavirüs kardiyopulmoner sendromuna (HCPS) yol açabiliyor.
Güney Amerika’da görülen Andes virüsünün sınırlı da olsa insandan insana bulaşabildiği ifade ediliyor. Avrupa ve Asya’da ise virüs, böbrek sendromlu hemorajik ateşe (HFRS) neden olabiliyor.
VAKALAR NADİR, ANCAK BÖLGESEL YOĞUNLUK VAR
Hantavirüs vakaları dünya genelinde nadir görülüyor. Ancak ölüm oranları bölgelere göre değişiklik gösteriyor:
- Asya ve Avrupa’da yüzde 1-15
- Amerika kıtasında yüzde 50’ye kadar
Dünya genelinde her yıl 10 bin ile 100 bin arasında enfeksiyon görüldüğü tahmin edilirken, en yüksek vaka yükünün Asya ve Avrupa’da olduğu belirtiliyor. Özellikle Doğu Asya’da, başta Çin ve Güney Kore olmak üzere her yıl binlerce vaka tespit ediliyor.
“İNSANDAN İNSANA BULAŞABİLİR”
DSÖ Salgın ve Pandemi Hastalıklarını Önleme Birimi Direktörü Maria Van Kerkhove, hantavirüslerin kemirgenler aracılığıyla yayıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
Yakın temas halinde bulunan kişiler arasında virüsün “insandan insana bulaşabileceğine” inanıldığını ifade eden Kerkhove, özellikle aynı ortamı paylaşan bireylerde bu riskin değerlendirildiğini kaydetti.
Gemide başka semptomatik vaka bulunmadığını belirten Kerkhove, geminin Kanarya Adaları’na doğru yoluna devam ettiğini ve İspanyol yetkililerle temas halinde olduklarını aktardı.
ÖZEL TEDAVİ VE AŞI BULUNMUYOR
DSÖ, hantavirüse karşı spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmadığını bildirdi. Ancak erken dönemde sağlanan destekleyici tıbbi bakımın hayatta kalma oranını artırdığı belirtiliyor.
Tedavi sürecinde özellikle solunum, kalp ve böbrek komplikasyonlarının yakından izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
KORUNMADA TEMEL YÖNTEM: KEMİRGENLERLE TEMASI AZALTMAK
Hantavirüsün önlenmesinde en önemli unsurun kemirgenlerle teması azaltmak olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda:
- Ev ve iş yerlerinin temiz tutulması
- Kemirgenlerin giriş noktalarının kapatılması
- Riskli alanlarda güvenli temizlik yapılması
- El hijyenine dikkat edilmesi
önleyici tedbirler arasında yer alıyor.
Salgın durumlarında ise erken teşhis, vaka izolasyonu ve temaslı takibinin yayılımı sınırlamada kritik rol oynadığı belirtiliyor.
DSÖ SÜRECİ İZLEMEYE DEVAM EDİYOR
Dünya Sağlık Örgütü, hantavirüsle ilgili genom dizileme çalışmalarının sürdüğünü ve uluslararası iş birliği içinde sürecin yakından takip edildiğini bildirdi.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yürütülen çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Koordineli uluslararası müdahale, derinlemesine soruşturmaları, vaka izolasyonunu ve bakımını, tıbbi tahliyeyi ve laboratuvar incelemelerini içeriyor."
