Fransa, geçen yıl Paris’teki dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nde gerçekleşen ve dünya gündemine oturan tarihi mücevher soygununun yankıları sürerken, yeni ve cüretkâr bir kültür mirası hırsızlığıyla sarsıldı. Ülkenin doğusundaki Burgonya bölgesinde yer alan Châtillon-sur-Seine Müzesi, ziyaretçi yoğunluğunun yaşandığı cuma günü öğle saatlerinde film sahnelerini aratmayan bir soygunun hedefi oldu. Ziyaretçi kılığında müzeye giren hırsızlar, güvenlik görevlilerinin ve diğer ziyaretçilerin gözü önünde sergileme vitrinini kırarak M.Ö. 5. yüzyıla ait 2 bin 500 yıllık Kelt som altın boyunluğunu (torque) çalarak izlerini kaybettirdi.
Çalınan eser, 1953 yılında gün yüzüne çıkarılan ve M.Ö. 500 yıllarında yaşamış yüksek statülü bir Kelt kadınına ait olan ünlü 'Vix Prensesi Hazinesi'nin en değerli parçasıydı. Yaklaşık 480 gram ağırlığındaki som altından yapılma boyunluk, üzerindeki kanatlı at ve aslan motifleriyle Keltler ile antik Akdeniz uygarlıkları arasındaki ticari bağı kanıtlayan dünyadaki en somut belge kabul ediliyordu. Eserin üzerindeki külçe altının değeri günümüz piyasasında yaklaşık 40 bin avro civarında görünse de karaborsadaki tarihi eser değerinin milyonlarca avroyu bulduğu ifade ediliyor. Müze yetkilileri ve arkeologlar, kamusal mülkiyetteki bu paha biçilemez mirasın satılamayacağını anlayacak olan hırsızlarca sırf altını için eritilmesinden büyük endişe duyuyor.

Olayın ardından açıklama yapan Châtillon-sur-Seine Belediye Başkanı Jérémie Brigand, soygunun son derece organize bir çete tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Müzede daha önce de iki kez hırsızlık girişiminde bulunulduğunu hatırlatan Brigand, güvenlik önlemlerini tırmandırmış olmalarına rağmen hırsızların çok kısa bir süre içinde camı kırıp eseri kaparak kaçmayı başardıklarını aktardı. Olay sırasında yaralanan olmadığı bildirilirken, Fransız kolluk kuvvetleri geniş çaplı bir insan avı başlattı.
Son aylarda art arda yaşanan müze soygunları, Fransa Kültür Bakanlığı’nı büyük bir güvenlik krizinin ortasına çekmiş durumda. Tam da Louvre Müzesi’nin büyük soygunun ardından Apollon Galerisi’ni yeniden ziyarete açtığı bir dönemde gerçekleşen bu son hırsızlık, ülkedeki tarihi saray ve müzelerin koruma protokollerinin ne kadar yetersiz kaldığı yönündeki eleştirileri yeniden alevlendirdi.
FRANSA’NIN SOYGUN KRONOLOJİSİ
Fransa’da son yıllarda ardı arkası kesilmeyen müze ve saray soygunları, ülkenin kültürel mirasını koruma kapasitesini dünya kamuoyunun tartışmasına açtı. Son dönemde yaşanan büyük soygunlar kronolojik olarak şöyle gelişti:
19 Ekim 2025: Paris’teki dünyaca ünlü Louvre Müzesi’nin Apollon Galerisi’ne sızan profesyonel hırsızlar, sadece 7 dakika gibi rekor bir sürede Fransız Kraliyet Mücevherleri koleksiyonuna ait paha biçilemez parçaları çalarak kayıplara karıştı. Yaklaşık 88 milyon avro değerindeki bu yıldırım soygun, güvenlik zaafının süresiyle uzun süre dünya gündeminde tartışıldı.
6 Temmuz 2026: Doğu Fransa’daki Wingen-sur-Moder kentinde bulunan Lalique Müzesi hedef alındı. Gece yarısı gerçekleşen baskında, ünlü cam ve mücevher tasarımcısı René Lalique’e ait 4 milyon avro değerindeki som altın ve değerli taşlarla süslü takılar çalındı.
22 Temmuz 2026: Louvre Müzesi, soygunun ardından kapatılan Apollon Galerisi’ni 9 ay süren güvenlik yenilemelerinin ardından yeniden ziyarete açtı. Ancak çalınan parçaların bulunamaması ve güvenlik riskleri nedeniyle galeri bomboş vitrinlerle açılmak zorunda kaldı.
24 Temmuz 2026: Châtillon-sur-Seine Müzesi’nde gün ortasında gerçekleşen soygunda, Vix Hazinesi’nin 2 bin 500 yıllık Kelt som altın boyunluğu (torque) ziyaretçilerin gözü önünde vitrini kırılarak çalındı.
Fransa'da bir müze soygunu daha: Milyonlarca euroluk mücevher çalındı
MÜZELERDE GÜVENLİK ALARMI VE ADIM ADIM ALINAN ÖNLEMLER
Art arda gelen bu skandalların ardından Fransa Kültür Bakanlığı ve kolluk kuvvetleri ülke genelindeki müze ve ören yerlerinde olağanüstü güvenlik tedbirlerini devreye soktu:
Özel Koruma Timleri Devreye Sokuldu: İçişleri Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülen çalışmayla, ulusal müzelerin çevresindeki devriye sayıları artırıldı ve hassas koleksiyonların bulunduğu salonlara sivil koruma polisleri yerleştirildi.
Yüksek Teknolojik Alarm Sistemleri Kuruldu: Müze vitrinlerindeki kırılmaz cam standartları yükseltildi; darbe ve sarsıntıya duyarlı sensörler ile yapay zekâ destekli kameralı takip sistemlerinin kurulumuna başlandı.
Sınır Kontrolleri ve Interpol İş Birliği Yapıldı: Çalınan tarihi eserlerin yurt dışına kaçırılmasını engellemek amacıyla havalimanı ve sınır kapılarındaki denetimler sıkılaştırıldı. Interpol’ün 'Çalınan Sanat Eserleri Veri Tabanı' anlık güncellenerek uluslararası piyasada satış imkânı kısıtlandı.
Bütçe ve Protokol Revizyonu Zorunlu Oldu: Kültür Bakanlığı, bölgesel müzelerin güvenlik altyapılarını güçlendirmek adına acil durum fonu ayırdı ve tüm müze personeline yönelik yeni güvenlik eğitim protokollerini zorunlu kıldı.
