İsrail ordusuna ait savaş uçakları, 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan ve kullanılmayan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne saldırı düzenledi.
Saldırıda can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin resmi bir bilgi paylaşılmazken, Suriyeli bir yetkili İsrail savaş uçaklarının üsse 8 saldırı gerçekleştirdiğini söyledi. Yetkili, saldırılarda pistin yanı sıra hangardaki kullanılmayan bir yapının da hedef alındığını belirtti.
Saldırının ardından İsrail’de bazı muhalif siyasetçiler ve yorumcular, operasyonun zamanlamasına ve Türkiye ile Suriye'ye yönelik olası sonuçlarına dikkat çekti.
GOLAN: “KÜSTAH VE TEHLİKELİ BİR HAMLE”
İsrail’de Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, Netanyahu yönetiminin saldırıyla birlikte Türkiye ile gerilimi yükselttiğini ve ABD ile yaşanan görüş ayrılıklarını derinleştirdiğini savundu.
Netanyahu’nun askeri gücü siyasi hesaplarla kullandığını öne süren Golan, İsrail’in bunun güvenlik açısından bedelini ödediğini belirtti.
Golan, Netanyahu’yu “aşırı ve güvenilmez” bir aktör olarak nitelendirirken, mevcut Başbakan ile istikrarlı bir bölge inşa edilemeyeceğini ifade etti.
Netanyahu’nun İsrail’i ortaklarından ve müttefiklerinden uzaklaştırdığını söyleyen Golan, Başbakan'ın siyasi geleceğini korumak için daha fazla çatışma ürettiğini ve bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini kaydetti.
ESKİ BAŞBAKAN BARAK: “TAMAMEN RAYDAN ÇIKTI”
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak da saldırıyı seçim süreciyle ilişkilendirdi.
Barak, 27 Ekim'de yapılması planlanan seçimler öncesinde Netanyahu’nun güvenlik gerilimlerini seçmenlere ulaşmak için kullandığını savundu.
Netanyahu’nun Türkiye ile gerilimi artırmasını “sorumsuz” ve “aptalca” olarak nitelendiren Barak, “Türkiye'nin Esed'in Suriyesi veya İran olmadığı” değerlendirmesinde bulundu.
Barrack'tan Ebu Zuhur açıklaması: Türkiye, İsrail’in Suriye saldırısı konusunda uyarılmadı
Barak, ABD ile koordinasyon halinde Türkiye ve Suriye ile yürütülecek temaslarla sorunların çözülebileceğini savunarak, “Netanyahu tamamen raydan çıktı.” ifadesini kullandı.
Netanyahu’nun savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamadığını ve siyasi olarak ayakta kalmaya çalıştığını öne süren Barak, Başbakan’ın politikalarının İsrail’in bölgedeki ve dünyadaki az sayıdaki müttefikini de endişelendirdiğini belirtti.
YAALON’DAN MUHALEFETE ÇAĞRI
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Moşe Yaalon da saldırının ardından Netanyahu’yu eleştirdi.
Yaalon, İsrail’deki muhalefet liderlerine Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırmaya odaklanmaları çağrısında bulundu. Bunun sivillerin ve askerlerin hayatını kurtarmak ve “yıkımı önlemek” açısından gerekli olduğunu savundu.
Netanyahu’nun Suriye’deki askeri hava üssünü hedef alarak Türkiye ile gerilime neden olduğunu belirten Yaalon, bu nedenle ABD’nin de tepkisini çektiğini ifade etti.
Yaalon ayrıca Netanyahu’yu İsrail’in savaş cephelerini açık tutmak ve Ekim 2023’teki “Aksa Tufanı” saldırılarıyla ilgili hesap vermekten kaçınmak amacıyla yeni cepheler oluşturmaya çalışmakla suçladı.
İSRAİLLİ YORUMCULAR SALDIRININ SEÇİM BOYUTUNA DİKKAT ÇEKTİ
Haaretz gazetesinde yayımlanan analizinde İsrailli siyaset yorumcusu Esther Solomon, Netanyahu’nun seçimler öncesinde partisinin anketlerde beklediği ivmeyi yakalayamadığını belirtti.
Solomon, Başbakan’ın partisine destek kazandırmak amacıyla “muhalefeti bunaltmak, şaşırtmak ve yıpratmak için her türlü cepheyi kullanarak daha fazla oy toplamaya çalıştığını” savundu.
Netanyahu’nun son günlerde İsrail ordusuna Suriye'nin yanı sıra Lübnan'ın güneyi ve Gazze'ye yönelik saldırılar düzenlettiğini belirten Solomon, şu ifadeleri kullandı:
“Ele geçirmek, yeniden kullanmak, yutmak, kusmak, yok etmek: Netanyahu İsrail'e birçok cephede işte bunları yapıyor.”
Solomon, Netanyahu’nun Henry Kissinger’ın 1976’da söylediği “İsrail'in dış politikası yok, sadece iç politikası var.” sözünü temel alarak Orta Doğu’daki gelişmeleri seçim kampanyasının parçası haline getirdiğini ileri sürdü.
Bir diğer Haaretz yazarı Jonathan Lis ise Netanyahu’nun kararlarında güvenlik ve diplomatik unsurların yanı sıra siyasi hesapların da etkili olduğunu belirtti.
İsrail, Suriye'nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'nı vurdu
Lis, “İsrail'in ekim ayındaki seçimleri yaklaşırken özellikle Trump yönetiminin taraflar arasında sükuneti teşvik etmesi nedeniyle, Netanyahu'nun Türkiye ve Suriye ile bir gerilimin tırmanmasını istemesi oldukça şüpheli.” değerlendirmesinde bulundu.
Netanyahu’nun seçim kampanyasında ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerinin ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin işbirliğinin önemli yer tuttuğunu aktaran Lis, İsrail seçimleri ve ABD ara seçimleri öncesinde yaşanabilecek yeni bir askeri çatışmanın Washington ile Tel Aviv arasındaki gerilimi artırabileceğini savundu.
LİKUD ANKETLERDE GERİLEDİ
İsrail Meclisinde 32 sandalyeye sahip Likud partisinin yaklaşan seçimler öncesindeki kamuoyu yoklamalarında gerilediği belirtildi.
Kanal 13 televizyonunun yayımladığı ankete göre Likud’un sandalye sayısının 32’den 23’e düşmesi ve ikinci parti konumuna gerilemesi öngörülüyor.
Ankette Netanyahu liderliğindeki koalisyonda yer alan partilerin toplam sandalye sayısının ise 51’de kaldığı ve bu sonuçla hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşılamadığı görüldü.
SALDIRININ ARDINDAN TÜRKİYE-SURİYE GERİLİMİ TARTIŞILIYOR
Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik saldırı, İsrail’in Suriye’deki askeri faaliyetleri ve Türkiye ile ilişkiler bakımından da İsrail içinde tartışmaya yol açtı.
İsrail’deki muhalif siyasetçiler, saldırının Türkiye ile gerilimi artırabileceğini ve Netanyahu hükümetinin bölgesel politikalarının ABD ile ilişkiler üzerinde de sonuç doğurabileceğini savunurken, Netanyahu yönetiminin saldırının siyasi gerekçelerine ilişkin bu iddiaları doğrulayan bir açıklaması bulunmuyor.


