Orta Doğu’da dengelerin her an değiştiği bir atmosferde, İran rejiminin zirvesine dair Londra merkezli çarpıcı bir rapor dünya gündemine oturdu. The Times gazetesi, ABD ve İsrail istihbarat birimlerinin Körfez ülkeleriyle paylaştığı gizli bir diplomatik nota dayandırdığı haberinde, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in "saf dışı" kalmış olabileceğini iddia etti.
DİPLOMATİK NOTUN DETAYLARI: "KARAR ALMA SÜRECİNE KATILAMIYOR"
Söz konusu diplomatik yazışmalara atıfta bulunulan haberde, Mücteba Hamaney’in fiziksel durumuna dair şu detaylar öne çıkıyor:
Hamaney’in, selefi ve babası Ali Hamaney’in ölümüne yol açan hava saldırısı sırasında olay yerinde olduğu ve bu patlamada ağır yaralar aldığı belirtiliyor.
Yeni liderin güvenlik gerekçesiyle Tahran yerine dini merkez konumundaki Kum şehrinde, yüksek güvenlikli bir tesiste tedavi gördüğü aktarılıyor.
Notta yer alan, "Mücteba Hamaney rejimin herhangi bir karar alma sürecine katılamıyor," ifadesi, Tahran’daki otorite boşluğu iddialarını güçlendiriyor.
İSTİHBARAT TAKİBİ: KONUMU BİLİNİYORDU
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise şeffaflık zamanlaması oldu. ABD ve İsrail istihbarat servislerinin, Mücteba Hamaney’in bulunduğu noktayı ve sağlık durumundaki kritik gelişmeleri bir süredir takip ettiği ancak bu bilgilerin "operasyonel ve diplomatik gerekçelerle" bugüne kadar kamuoyundan saklandığı öne sürüldü.
HALEFİYET KRİZİ VE BÖLGESEL YANSIMALAR
Ali Hamaney sonrası dönemde İran’ın istikrarını koruma görevi üstlenen Mücteba Hamaney’e dair bu iddialar, İran iç siyasetinde bir "güç savaşı" ihtimalini de beraberinde getiriyor. Liderin devlet işlerinden elini çekmek zorunda kalması durumunda, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile dini elitler arasındaki dengenin nasıl şekilleneceği, bölgedeki savaşın seyri açısından belirleyici bir unsur olarak görülüyor.
