ABD Başkanı Donald Trump, İran’la sürdürülen ateşkes ve nükleer müzakere sürecinde İbrahim Anlaşmaları şartını bir kez daha gündeme getirdi. Beyaz Saray’daki kabine toplantısında konuşan Trump, İran’la bir anlaşma zemini aradıklarını ancak bölge ülkelerinin İsrail’le normalleşmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’na katılmasının sürecin parçası olması gerektiğini söyledi.
Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff’a sürecin durumunu sorarken, Witkoff’un “Kesinlikle bastırıyoruz” yanıtı verdiği aktarıldı.
“İMZALAMAZLARSA ANLAŞMA YAPMALI MIYIZ EMİN DEĞİLİM”
Trump, İran’la yapılacak olası anlaşmayı İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesiyle ilişkilendirdi.
ABD Başkanı, “İmzalamazlarsa anlaşma yapmamız gerektiğinden emin değilim” diyerek, bölge ülkelerinin İsrail’le normalleşmesini İran mutabakatının siyasi şartlarından biri haline getirdiğini gösterdi.
Trump, Körfez ve bölge ülkelerinin İbrahim Anlaşmaları’na katılmasının “tarihi” bir gelişme olacağını savundu ve “Dürüst olmak gerekirse bunu bize borçlular” ifadelerini kullandı.
DAHA ÖNCE DE “DERHAL İMZA” ÇAĞRISI YAPMIŞTI
Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada da İran’la yürütülen ateşkes pazarlığını İbrahim Anlaşmaları’na bağlamıştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu bölge liderleriyle yaptığı görüşmeyi hatırlatan Trump, Suudi Arabistan ve Katar’ın İbrahim Anlaşmaları’na “derhal” imza atması gerektiğini, Türkiye dahil diğer ülkelerin de bu süreci takip etmesinin zorunlu olduğunu söylemişti.
Trump, o açıklamasında İran’la yapılacak anlaşmanın “ya herkes için büyük bir anlaşma” olacağını ya da “hiç anlaşma olmayacağını” belirterek, aksi durumda çatışmalara daha güçlü biçimde dönülebileceği mesajını vermişti.
Trump’tan Türkiye’ye ve bölge ülkelerine küstah tehdit: İsrail'le derhal anlaşın
“BENİ BEKLETEREK YUMUŞATACAKLARINI SANDILAR”
Kabine toplantısında İran’a da sert mesajlar veren Trump, Tahran’ın kendisini bekleterek pozisyonunu yumuşatacağını düşündüğünü söyledi.
Trump, “Beni bekleteceklerini sandılar. Ara seçimler var diye düşündüler. Ara seçimleri umursamıyorum” dedi.
ABD Başkanı, İran’la yaşanan süreci “savaş” değil “çatışma” olarak nitelendirdi. Ancak müzakerelerin sonuç vermemesi halinde yeni askeri adımların dışlanmadığını da ifade etti.
RUBİO: “DİPLOMASİ HER ZAMAN İLK SEÇENEKTİR”
Toplantıda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Washington’ın önceliğinin diplomatik çözüm olduğunu söyledi.
Rubio, “Diplomasi her zaman ilk seçenektir” derken, temel şartın İran’ın nükleer silaha sahip olmaması olduğunu vurguladı.
HÜRMÜZ İÇİN AŞAMALI FORMÜL
ABD ile İran arasında görüşülen başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması.
Müzakerelerde, boğazın açılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin ayrıntıların ikinci aşamada ele alınmasını öngören aşamalı bir formül üzerinde durulduğu belirtiliyor.
Trump’a İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı üzerinde ortak kontrolüne ilişkin bir formülü kabul edip etmeyeceği de soruldu. Trump, su yolunun herkese açık olması gerektiğini söyledi ve ABD’nin süreci izleyeceğini belirtti.
Trump'ın 'İsrail'le anlaşın' dayatmasına karşı iktidara çağrı: Ankara açıkça 'hayır' desin
“YAPTIRIMLARI HAFİFLETMEKTEN BAHSETMİYORUZ”
Trump, İran’a yönelik yaptırımlar konusunda da geri adım mesajı vermedi.
“Yaptırımları hafifletmekten, para vermekten bahsetmiyoruz” diyen Trump, İran’ın uygun davranması halinde dondurulmuş fonlarına erişimine izin verilebileceğini söyledi.
Trump, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun Çin ya da Rusya’ya devredilmesi fikrine ise sıcak bakmadığını belirtti.
İRAN ANLAŞMASI İSRAİL NORMALLEŞMESİNE BAĞLANIYOR
Trump’ın son açıklamaları, İran’la müzakerelerin yalnızca ateşkes, Hürmüz Boğazı ve nükleer program başlıklarıyla sınırlı kalmadığını gösterdi.
Washington, olası İran anlaşmasını aynı zamanda Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Mısır, Pakistan ve diğer bölge ülkelerinin İsrail’le normalleşmesini sağlayacak daha geniş bir bölgesel mimariye bağlamak istiyor.
