Gökbilimciler, Dünya yörüngesindeki uydu trafiğinin ulaştığı tehlikeli boyutları gözler önüne seren çarpıcı bir araştırma yayımladı. Geliştirilen yeni bir ölçüm birimi olan "CRASH Clock" (Çarpışma Saati) verilerine göre, bugün uyduların kontrolü tamamen kaybedilirse, uzaydaki ilk büyük çarpışmanın gerçekleşmesi için gereken süre 3 günden daha az.
8 YILDA RİSK KATLANARAK ARTTI
Uzay trafiğindeki yoğunlaşma, kısa sürede yörünge güvenliğini kritik bir noktaya taşıdı. Araştırma, 2018 yılındaki verilerle bugünkü durumu kıyaslayarak tehlikenin boyutunu somutlaştırdı:
2018 Senaryosu: O dönemde uyduların kontrolü kaybedilseydi, ilk çarpışmanın gerçekleşmesi tahminen 128 gün sürecekti.
2026 Tablosu: SpaceX’in Starlink gibi "mega-takımyıldızı" projelerinin etkisiyle süre 3 günün altına indi.
Veriler, yörüngedeki doluluk oranındaki devasa artışı da kanıtlıyor. 2018 sonunda alçak Dünya yörüngesinde yaklaşık 2 bin aktif uydu bulunurken, Mayıs 2025 itibarıyla bu sayı yüzde 485 artış göstererek 11 bin 700’ün üzerine çıktı.
CRASH CLOCK NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?
NTV'nin haberine göre; nükleer savaş riskini temsil eden ünlü "Kıyamet Saati"nden esinlenerek oluşturulan CRASH Clock, yörünge sağlığını ölçen çevresel bir gösterge olarak tanımlanıyor. Araştırmanın yazarlarından Aaron Boley, bu metriğin insanlığın uzaydaki "hata lüksünün" ne kadar azaldığını gösterdiğini vurguluyor. Olası bir teknik arıza, siber saldırı veya çevresel bir afet durumunda operatörlerin müdahale şansı artık sadece saatlerle veya birkaç günle sınırlı.
EN BÜYÜK RİSK: GÜNEŞ FIRTINALARI
Araştırmanın başyazarı Sarah Thiele, bu felaket senaryosunu tetikleme ihtimali en yüksek faktörün şiddetli güneş fırtınaları olduğunu ifade ediyor. Güneşten gelen yoğun radyasyonun uydu sistemlerini geçici olarak felç etmesi durumunda:
Uyduların konumlarını kestirmek imkansız hale gelecek.
Yörüngedeki araçlar tamamen kontrolsüz kalarak "körlemesine" çarpışmalara yol açacak.
"KESSLER SENDROMU" VE GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN NOKTA
Bilim dünyasını asıl endişelendiren konu ise Kessler Sendromu. Bu teoriye göre, yörüngedeki tek bir büyük çarpışma o kadar fazla enkaz yaratır ki, bu parçalar diğer uydulara çarparak kontrol edilemez bir zincirleme reaksiyon başlatır.
Bu süreç bir kez başladığında:
Alçak Dünya yörüngesi tamamen enkaz bulutuyla kaplanarak kullanılmaz hale gelecek.
GPS, internet ve hava durumu tahmin sistemleri gibi küresel altyapılar çökecek.
