İnsanları tüketim kölesi yapan mekanizma çöktü

İnsanları tüketim kölesi yapan mekanizma çöktü

Alışveriş alışkanlıkları ve perakende dinamikleri büyük bir yapısal dönüşüm yaşıyor. Ekonomik dalgalanmaların etkisiyle sınıf atlama simgesi olan kapalı alışveriş merkezleri, artan maliyetler ve çalışan eylemleri nedeniyle kent ve semt konseptleri olarak ikiye ayrılıyor. İkinci el ürün pazarı ise bu yeni düzende hızla büyüyor.

Perakende alanında yaşanan gelişmeler, tüketim kültürünün temelden sarsıldığını gösteriyor.

İnternet üzerinde yayımlanan Türkiye ekonomi haberleri detaylı incelendiğinde, bankacılık ve sigortacılık gibi dev sektörlerin yasal alandan ziyade yargısal süreçlerde etkinlik kazandığı görülüyor.

Ülke genelinde perakende sektörü kriz senaryoları ile başa çıkmaya çalışırken, temel ihtiyaç maddelerinin raflardaki dizilimi bile değişiyor.

Enerji firmaları idari kararlarla tüketici bütçelerini zorlarken, emlak piyasası dışarıdan gelen desteklerle ayakta duruyor.

Tüketiciler alışveriş merkezleri güncel durum analizlerini yakından takip ederek bütçelerine uygun alternatifler arıyor.

Özellikle İstanbul AVM doluluk oranları 2026 verileri incelendiğinde, hiçbir yapının 5 yıl önceki gücünde olmadığı açıkça anlaşılıyor.

Uzmanlara göre titizlikle kurgulanan bu tüketim laboratuvarları, kendi iç dinamikleriyle yepyeni bir yola giriyor.

KAPALI TÜKETİM SİSTEMLERİNDE YENİ DÖNEM

Fikir Gazetesi'nden Eren Aksoyoğlu'nun yazısına göre, alışveriş merkezlerini dış etkenlerden yalıtılmış, kapalı bir ekonomik ve sosyokültürel sistem şeklinde değerlendirmek gerekiyor.

Bu devasa yapılar, orta gelir grubunun sınıf atlama hayallerini süsleyen en popüler alanlar olarak öne çıkıyor.

Aynı giyim markasından ürün alabilen iki kişinin rekabetine sahne olan bu mekanlar, herkesi olabildiğince uzun süre içeride tutmayı hedefliyor.

Teknoloji marketleri, çocuk eğlence alanları, farklı gelir gruplarına hitap eden mücevher dükkanları ve hızlı yemek katları ile tüketicinin ev dışındaki tüm zamanına talip oluyorlar.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara ek gelir sağlamak amacıyla hafta sonları uygulanan ücretli spor salonu kiralama modeline benzer şekilde, bazı alışveriş merkezleri de atıl durumdaki katlarını değerlendiriyor.

Voleybol, basketbol ve jimnastik gibi alanlara ayrılan bu ölü katlar, sistemin kendisini güncel tutma çabasını yansıtıyor.

SENDİKAL HAREKETLER VE GREV GERÇEĞİ

Kusursuz işlediği varsayılan bu kapalı sistem, son zamanlarda ciddi bir değişim sancısı çekiyor.

Sınıf atlama hayali kuranları rahatsız eden bu çok katmanlı dönüşüm, tüketim mabetlerini doğrudan çalışan sınıfın tepkisiyle karşı karşıya bırakıyor.

Geçtiğimiz yıllarda ülke tarihinde ilk defa grev halaylarına sahne olan bu lüks yapılar, benzer eylemleri yeniden tecrübe ediyor.

Swatch isimli saat mağazasında örgütlü sendikalar aracılığıyla başlatılan iş bırakma eylemleri, kamusal alan sanrısı yaratan bu özel mülklerin steril havasını dağıtıyor.

Tüketiciyi sadece müşteri olarak gören sistem, çalışanların hak arayışı ile yüzleşiyor.

KENTSEL VE SEMTSEL YAPILARIN AYRIŞMASI

Çalışan kesimden tepki gördükçe prestij kaybeden alışveriş merkezleri, kendi içlerinde yeni kategorilere ayrılıyor.

Artık üst, orta ve alt gelir gruplarının tercih ettiği yapılar farklılık gösteriyor.

Bu ayrışma sadece semtlerin sosyoekonomik yapısıyla değil, o mekanın kente mi yoksa spesifik bir mahalleye mi ait olduğuyla şekilleniyor.

Örnek vermek gerekirse, Nivo adı verilen bir giyim ve ayakkabı markası, daha butik bir semt alışveriş merkezinde mağaza açarak ikinci el ürünleri onarıp tekrar satıyor.

Firma, dijital platformları haricinde sattığı ürünlerin ikinci el olduğunu açıkça belirtmiyor.

Yüksek kiralara katlanmak istemeyen bu tür işletmeler, gösterişli kent kompleksleri yerine daha mütevazı lokasyonları seçiyor.

Sınıf atlamanın sembolü olan bu dev yapılar; çalışanlardan, sendikalardan veya direnişlerden etkilenmeyecek kadar güçlü görünmek zorunda hissediyor.

İkinci el eşya satan bir mağazanın bu lüks imajın yanında yer alması, yüksek kâr hedeflerine uymuyor.

ŞİRKETLER İÇİN YÜZLEŞME VE TERCİH ZAMANI

Tüm bu gelişmeler ışığında, perakende sektörünün kalbi konumundaki dev kompleksler büyük bir dönüşüm testinden geçiyor.

Bu zorlu sınavı eski alışkanlıklarla atlatmaları pek mümkün görünmüyor.

İşletmelerin önündeki tek seçenek, kente hitap eden lüks bir yapı mı yoksa yerel ihtiyaçları karşılayan bir semt merkezi mi olacaklarına karar vermek.

Bu zorunlu tercih, şirketlerin sadece müşterileriyle değil, çalışanlarından taşeronlarına kadar temas ettikleri tüm sosyal gruplarla ilişkilerini yeniden düzenlemesini gerektiriyor.

e-Ticaret sitelerinin de baskısıyla tüketim dinamiklerinin değiştiği bu yeni çağda, değişime direnenlerin ayakta kalma şansı giderek azalıyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN