Otomotiv sektörü içerisinde yaşanan büyük dönüşüm ve elektrikli araç teknolojileri alanındaki hızlı ilerlemeler, içten yanmalı motorların sonunu getirdiği yönündeki algıyı güçlendiriyor.
Ancak Alman otomobil devi Audi, bu genel kanının aksine Avrupa pazarı ve performans tutkunları için geliştirdiği mühendislik harikasıyla dikkatleri üzerine çekiyor.
Şirket, dizel teknolojisindeki tecrübesini sürdürülebilir ulaşım hedefleriyle birleştirerek ezber bozan bir hamleye imza attı.
DİZELİN GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK HAMLE
Avrupa Birliği tarafından uygulanan katı emisyon kuralları ve üreticiler üzerindeki çevreci baskılar, dizel motor seçeneklerinin giderek azalmasına neden oluyor.
Dieselgate skandalı öncesinde yüzde 50 seviyelerinde olan pazar payı, günümüzde yüzde 8 seviyelerine kadar geriledi.
Avrupa genelinde şarj edilebilir hibrit (PHEV) araç satışları dahi dizel satışlarını geride bıraktı.
Tüm bu olumsuz tabloya rağmen Audi, 1989 yılından bu yana yatırım yaptığı ve Le Mans yarışlarında sekiz kez zafer kazandığı TDI teknolojisinden vazgeçmiyor.
Marka, 2026 yılı itibarıyla elektrik destekli yeni 3.0 litrelik V6 motorunu sahneye çıkarıyor.
Dizel araçlar için sonun başlangıcı!
ELEKTRİKLİ KOMPRESÖR TEKNOLOJİSİYLE GECİKMESİZ GÜÇ
Audi mühendisleri, A6 ve Q5 modellerinde ilk kez kullanılan yeni altı silindirli dizel motorda devrim niteliğinde bir değişikliğe gitti.
Markanın 48 voltluk dizel ünitelerinde bir ilk olan bu sistem, hafif hibrit yapıyı elektrikli bir kompresör (EPC) ile birleştiriyor.
Sistem, sürücü gaz pedalına tam bastığında egzoz gazının turboşarjı doldurmasını beklemeden devreye giriyor.
Emme havası doğrudan elektrikli kompresöre yönlendiriliyor ve zaten sıkıştırılmış olan hava, yanma odasına girmeden önce tekrar basınçlanıyor.
Bu teknoloji sayesinde düşük devirlerde anında tork üretimi sağlanıyor ve turbo gecikmesi neredeyse tamamen ortadan kalkıyor.
Audi yetkilileri, bu yeni V6 dizelin gaz tepkisinin, benzer güçteki elektrikli otomobillerle yarışır düzeyde olduğunu belirtiyor.
RAKAMLARLA YÜKSEK PERFORMANS VERİLERİ
Geliştirilen 3.0 litrelik ünite, 295 beygir güç ve 650 Nm tork değeri sunuyor.
Önceki nesil motorlarla kıyaslandığında, maksimum takviye basıncı yaklaşık bir saniye daha erken oluşuyor.
Kompresör çarkı yüzde 40 daha hızlı dönerek, sadece 250 milisaniyede 90.000 devir/dakika hıza ulaşıyor.
Bu teknik veri, aracın kalkış anındaki ilk 2.5 saniyede rakiplerine göre bir otomobil boyu fark atmasını sağlıyor.
AB, 2035 sonrası içten yanmalı araç satışı yasağını geri çekti!
SÜRÜŞ DİNAMİKLERİ VE HIZLANMA DEĞERLERİ
Seyir halindeyken devreye giren hafif hibrit sistem, motora geçici olarak 24 beygir ek güç ve 230 Nm ekstra tork sağlıyor.
Bu teknik altyapı, yolda etkileyici bir performansa dönüşüyor.
Yeni V6 dizel motorlu A6 Sedan, 0'dan 100 km/s hıza sadece 5,2 saniyede ulaşıyor.
Ağırlık dezavantajına rağmen station wagon versiyonu bu süreyi sadece 0.1 saniye geriden takip ediyor.
Dikkat çekici bir diğer detay ise Q5 modelinin, A6 ile aynı ağırlıkta olmasına rağmen 5 saniyelik derecesiyle daha iyi bir hızlanma performansı sunması oluyor.
GEÇMİŞİN MİRASI VE ÇEVRECİ YAKIT UYUMU
Teknik olarak bakıldığında bu ünite tamamen sıfırdan tasarlanmış bir motor değil.
EA897evo4 kod adı, motorun Volkswagen Grubu'nun 2010 yılında piyasaya sürdüğü ve geçmişteki emisyon tartışmalarının merkezinde yer alan serinin en güncel versiyonu olduğunu gösteriyor.
Ancak Audi, bu yeni versiyonun şimdiye kadar üretilmiş en temiz dizel motor olduğu konusunda iddialı.
Motorun en önemli özelliklerinden biri de hidro-işlem görmüş bitkisel yağ (HVO) ile çalışabilmesi.
Bu özellik, geleneksel dizele kıyasla karbondioksit emisyonlarını yüzde 95 oranında azaltarak çevreci bir alternatif sunuyor.
Yeni motorun ilerleyen dönemde Q7 ve Q9 gibi büyük SUV modellerinde de kullanılması bekleniyor.

