Borç aldık harcadık büyüdük

Borç aldık harcadık büyüdük

TÜİK’in ilk çeyrek verileri büyümedeki ilginç tabloyu ortaya koydu. Ekonomi yüzde 2.5 büyüdü. Ancak büyüme üretim ya da sanayi kaynaklı değil, geçinebilmek için borçlanarak tüketmek zorunda olan hane halkının harcamalarıyla oldu. Ekonominin lokomotifi sanayi ise daraldı. Uzmanlar “Gidişat sağlıksız” dedi.

TÜİK’in açıkladığı 2026 ilk çeyrek verilerine göre bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5 ile en hızlı büyüyen sektör olurken, sanayi sektörü yüzde 0,8 küçüldü. Sanayideki gerileme, istihdam üzerindeki baskıyı da artırdı. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 12.7 oranında sert bir düşüş kaydetti. Yüzde 4,8 artan hane halkı harcaması ise ekonomideki yüzde 2.5’lik büyümenin lokomotifi olarak kayıtlara geçti. Darboğazdaki vatandaş daha da zamlanacağı kaygısıyla bugünden borçlanarak harcama yaptı.

TÜKETİMDEKİ ARTIŞ SAĞLIKSIZ

TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç: İhracat daralması yıllık yüzde 12.7. Vaziyet buyken, büyümede bir dengelenme ya da sağlıklı gidişattan bahsedemeyiz. Prof. Dr. Şenol Babuşcu: Yani büyüme var, ama üretim gücü zayıf. Tablo parlak değil. Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre: Rakamlar beklentilerden farklı bir tablo ortaya koydu. Sanayi daralıyor, tüketimle ve hizmetlerle büyüme devam ediyor. Ekonomist Burcu Aydın: Yılın ilk çeyreğinde büyüme yine tüketim kaynaklı oldu.

KREDİ KARTLARI PATLADI

MB’nin yılın ilk “Finansal İstikrar Raporu” da borç batağında olduğumuzu gösterdi. Borçluluk oranı yüzde 50 artarak 6.6 trilyonu aştı. Bireysel kredi kartındaki agresif artış dikkat çekti.

0206krt01a-tum.jpg

ÜRETMİYORUZ TÜKETEREK BÜYÜYORUZ

Ekonomi yönetiminin sıkı para politikasındaki ısrarı ülkeyi tüketim toplumu olmaya itti. Buna bir de kredilerin daraltılması, yüksek faiz ve sanayide yeni yatırımların azalması eklenince büyüme hizmet ve tüketim sektörleriyle gerçekleşti. Günün sonunda ise cari açık zıpladı, hanehalkı borcu arttı ve dış ticaret alarm vermeye başladı. İhracat yüzde 12,7 azalarak büyümeyi aşağı çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi verilere göre, Türkiye ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2.5 oranında bir büyüme kaydetti. Ancak bu oran, ekonomistlerin yıllık yüzde 2.7 olan beklentisinin altında kaldı. Ekonominin genel büyüme eğilimine karşın, üretimin temel itici gücü olan sanayi sektörü yılın ilk çeyreğinde yüzde 0.8 oranında küçüldü. Veriler, büyümenin üretimden ziyade hizmet, tüketim ve iletişim odaklı olduğunu ortaya koydu. Türkiye ekonomisinin borçlanarak büyümeyi alışkanlık haline getirdiğini dile getiren uzmanlar, “En düşük emekli maaşının 20 bin, asgari ücretin de 28 bin lira olduğu bu şartlarda büyümenin tüketim ve hizmet sektörleriyle desteklenmesi krizin göstergesi. Hanehalkı ayakta kalabilmek için sürekli borçlanıyor. Temel ihtiyaçlar kredi kartlarıyla karşılanıyor. Bir de paradan para kazananların lüks tüketim harcamaları var. İmalat ve sanayi sektörlerine ise kredi musluklarının kapanması, teşviklerin maden ve inşaat gibi alanlara yönlendirilmesi de bugünkü tabloda etkili oldu” yorumunda bulundu.

İHRACAT ALARM VERDİ

Veriler, büyümenin üretimden çok hizmet ve iletişim odaklı olduğunu ortaya koydu. İlk çeyrekte en yüksek artış yüzde 9.5 ile bilgi ve iletişim faaliyetlerinde gerçekleşirken; diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0 arttı. Büyümenin tüketim odaklı olduğunu belirten Ekonomist Burcu Aydın, “Dış ticaret SOS verdi” derken, TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, “İhracat daralması reel olarak yüzde 12,7. Vaziyet buyken, büyümede bir dengelenme ya da sağlıklı gidişattan bahsedemeyiz. Saha bilgisi bize hanehalkı tüketiminin çok zayıf olduğunu söylese de veriler tam böyle göstermiyor. Tüketim yine yıllık yüzde 5’e yakın artmış” ifadelerini kullandı. Benzer bir açıklamayı Ekeonist İris Cibre de yaptı. Cibre, “Büyümede şaşırtıcı kalemler var; Enflasyon ve kart harcamalarında talebin daraldığını gösteren veriye karşılık, ilk çeyrekte de daha çok tüketim ve yatırımla büyüdük. İhracat reel olarak yıllık yüzde 12,7 daraldı ve büyümeyi aşağı çeken ana etkenlerden biri. Sanayi ve özellikle imalat daraldı ama hizmetler büyüdü. Kısacası, sanayi daralıyor, tüketimle ve hizmetlerle büyüme devam ediyor. İhracat reel daralırken, ithalatta da ılımlı ama reel daralma söz konusu” dedi.

ANLIK ÇÖZÜMLER İŞE YARAMIYOR

Galatasaray Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Özkaya da, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda büyümenin sağlıksız olduğunu örneklerle açıkladı. Özkaya, “Sanayi üretimi 2026 1Ç’te belirgin bir dış etmen olmaksızın, ve İran savaşı etkileri henüz yansımamış iken, daralmayı sürdürmekte. Bu, kredi genişlemesi olmadan, sanayinin maliyetleri karşılamakta zorlandığını, gittikçe rekabetten uzaklaştığını, yüksek teknoloji yatırımı yapmasının da mümkün olmadığını göstermekte. İhracattaki düşüş de bunu göstermekte. Atıl işgücü yüzde 30’larda seyretmeye devam edecektir. Hizmetler sektörü büyümeye devam etmektedir, çünkü sanayiden daha fazla doğrudan yabancı yatırım almaktadır. Sonra da bunun rantını ülke dışına çıkarmaktadır. Hükümetin, sorun olan sektöre “durumsal” kredi vererek anlık çözüm araması ekonomi politikasının günü birlik olmasına yol açmaktadır. Kredi-talep artışı ve kredi-üretim artışı ikili ekonomi politikası modeli ancak yüksek dış ticaret fazlası ile mümkün olabilir. Bu da yeni bilgi üretmeyen ve yeni bilgi üretmek için gerekli insan yetiştirmeyi planlamayan ülkemizde maalesef imkansız. Böylece, büyümenin maliyeti her çeyrekte yükseleceği için, bu maliyetin daha çok borçlanarak ve/veya daha çok dolaylı vergi artışı ile karşılanacağını değerlendiriyorum” uyarısında bulundu.

“DIŞ TALEP BÜYÜMEYİ SINIRLADI”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 Yılı I. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Şimşek, “Küresel belirsizlikler ve ticaret ortaklarımızdaki zayıf görünüm ile net dış talep büyümeyi sınırladı. Üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan küresel dönüşüm; stratejik konumu, güçlü üretim ve ihracat altyapısı sayesinde ülkemize orta vadede önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla, Türkiye’yi üretim üssü ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez haline getirecek düzenlemeler hazırlıyoruz. Makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığımızı pekiştirecek; yüksek katma değerli üretim ve ihracatla sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak ve vatandaşlarımızın refah seviyesini kalıcı olarak artıracak politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

HANEHALKI BORÇ BATAĞINDA

Merkez Bankası tarafından 22 Mayıs’ta yayımlanan 2026 yılının ilk “Finansal İstikrar Raporu” da hanehalkının borçla tüketim yaptığını gözler önüne sermişti. Artan yaşam maliyetleri karşısında vatandaşın borçluluk oranındaki tırmanış yıllık bazda yüzde 50,3 artarak 6,6 trilyonu aşarken, borcun milli gelire oranı da yükseliş trendini sürdürdü. Borçlanmadaki en agresif büyüme ise bireysel kredi kartları ve ek hesaplarda yaşandı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN