Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerini analiz eden Prof. Dr. Davut Pehlivanlı borç sarmalı içinde yaşam mücadelesi veren bir Türkiye taablosunu gözler önüne serdi. Nüfusun yarısının bankalara borçlu olduğu tabloya göre bireysel borç toplamı 6.5 trilyon lirayı aştı. 2015’te nüfusun yüzde 33’ü bankalara borçluyken, bu oran Nisan 2026’da yüzde 51 oldu. Borçlu sayısı 25 milyondan 44 milyona yükseldi. Geçmiş yıllarda ev, araba almak ve yatırım yapmak için borçlanan vatandaş günümüzde ise mutfak, giyim gibi temel ihtiyaçları karşılamak için kredi kartı ve ek hesaplara yüklendi.
EN BORÇLU ŞEHİRLER İSTANBUL,ANKARA, İZMİR
Bireysel kredilerdeki batık oranının iki kat arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Pehlivanlı, her gün yaklaşık 7 bin kişinin icra takibine düştüğünü söyledi. İstanbul’da yaşayanların yüzde 27’sinin, Ankara’nın yüzde 10’unun ve İzmir’in yüzde 7’sinin borçlu olduğunu açıkladı. Mevcut borçlanma hızının devam etmesi halinde 2035 yılında bankalara borçlu olması beklenen yetişkin oranının yüzde 75’lere çıkacağı tahmininde bulundu. Artışın geçici olmadığını kaydeden Pehlivanlı, bu durum 2015’ten bu yana devam eden yapısal bir sorundan kaynaklandığını ifade etti.

GEÇİM İÇİN BANKAYA MAHKUM OLDUK
Hayat pahalılığı karşısında alım gücü eriyen dar gelirli vatandaşlar, geçimini sürdürebilmek için kredi ve kredi kartına yöneliyor. Prof. Dr. Davut Pehlivanlı, son 10 yılda bankalara borçlu nüfus oranının yüzde 33’ten yüzde 51’e yükseldiğini belirtti. Türkiye’de 44,2 milyon kişinin bankalara borçlu olduğunu vurgulayan Pehlivanlı, yetişkinlerin yalnızca yüzde 14’ünün banka borcu bulunmadığını ifade etti. Toplam bireysel borç ise 6,5 trilyon lirayı aştı.
Türkiye, 2023 yılının haziran ayından bu yana enflasyonla mücadele programı uyguluyor ancak enflasyon bir türlü istenen düzeye inmiyor, açıklanan hedeflere ulaşılamıyor. Hayat pahalılığı karşısında alım gücünün erimesiyle geçim mücadelesi veren vatandaşların da son yıllarda bankalara olan borçları adeta fırladı. Bu duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Prof. Dr. Davut Pehlivanlı, Türkiye’de vatandaşların bankalara olan borçlarının yıllar içindeki değişimini mercek altına aldı. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin aylık bültenlerini esas aldığını belirten Pehlivanlı, mevcut verilerin takipteki alacakların tamamını içermediğini, bu nedenle gerçek borçluluk oranının açıklanan seviyenin üzerinde olabileceğini söyledi.
Pehlivanlı’nın aktardığı verilere göre Türkiye’de 44,2 milyon kişi, yani nüfusun yaklaşık yüzde 51,3’ü bankalara borçlu bulunuyor. Bu rakama takipteki alacakların tamamının dâhil olmadığını vurgulayan Pehlivanlı, varlık yönetim şirketlerine devredilen veya bankalar tarafından takip edilen borçlar da eklendiğinde oranın yüzde 55’in üzerine çıkabileceğini ifade etti. Son bir yılda borçlu sayısının 1,9 milyon kişi arttığını belirten Pehlivanlı, borçluluk eğiliminin yıllardır kesintisiz biçimde yükseldiğini söyledi.
KİŞİ BAŞI ORTALAMA BORÇ 148 BİN LİRA
Türkiye’de 2015 yılında nüfusun yaklaşık yüzde 33’ü bankalara borçluyken, bu oranın Nisan 2026 itibarıyla yüzde 51,2’ye ulaştığını aktaran Pehlivanlı, borçlu kişi sayısının yaklaşık 25 milyondan 44 milyona yükseldiğini belirtti. Pehlivanlı, bu dönemde kur krizleri, salgın ve seçim süreçleri yaşanmasına rağmen vatandaşların borçlanmasındaki yükseliş eğiliminin hiçbir zaman kırılmadığına dikkat çekti. Türkiye’nin nüfus ve yaş dağılımı üzerinden yaptığı hesaplamayı paylaşan Pehlivanlı, yetişkin nüfusun yalnızca yüzde 14’ünün bankalara borcu olmadığını söyledi. Bu tablonun her sekiz yetişkinden yaklaşık yedisinin bankalara borçlu olduğu anlamına geldiğini belirten Pehlivanlı, borçsuz görünen kesimin bir bölümünün de banka sisteminin dışında kalan veya kredi kullanamayan kişilerden oluşabileceğini ifade etti. Pehlivanlı, vatandaşların bankalara olan toplam borcunun yaklaşık 6,5 trilyon liraya ulaştığını, kişi başına ortalama borcun ise 148 bin lira seviyesinde olduğunu aktardı.
KONUT VE TAŞIT BORCU AZALDI, TEMEL İHTİYAÇTA ARTTI
En dikkat çekici başlıklardan biri de borcun yapısındaki değişim oldu. Geçmişte vatandaşların daha çok konut, taşıt veya diğer varlık alımları için kredi kullandığını belirten Pehlivanlı, son yıllarda bu kredilerin toplam borç içindeki payının ciddi biçimde gerilediğini söyledi. Buna göre, Konut kredilerinin payı yüzde 26’dan yüzde 12’ye, Taşıt kredilerinin payı yüzde 6’dan yüzde 1’e,ihtiyaç kredilerinin payı yüzde 43’ten yüzde 24’e düştü. Buna karşılık kredi kartlarının payı yaklaşık iki katına çıktı. Kredili mevduat hesabı olarak bilinen ek hesapların payı ise yüzde 13’e ulaştı. Pehlivanlı, vatandaşların borçlarının yüzde 63’ünün kredi kartları ve ek hesaplardan oluştuğunu belirterek bunun bir “geçim borcu” tablosuna işaret ettiğini söyledi. Bu, vatandaşın kredi kartı ve ek hesaplarla maaşını getiremediği noktada destek aldığını gösteriyor.
HER GÜN 7 BİN KİŞİ İCRA TAKİBİNE DÜŞÜYOR
Pehlivanlı, batık bireysel borçların yaklaşık iki buçuk yılda 6,8 kat arttığını ifade etti. Bireysel kredilerdeki batık oranının yüzde 1,7’den yüzde 4,3’e yükseldiğini belirten Pehlivanlı, ödeme sorununun en fazla ihtiyaç kredileri, kredi kartları ve ek hesaplarda görüldüğünü kaydetti. Pehlivanlı’nın paylaştığı bir diğer çarpıcı veri ise icra dosyalarına ilişkin oldu. Türkiye’de her gün yaklaşık 7 bin kişinin icra takibine düştüğünü söyleyen Pehlivanlı, icralık durumdaki kişi sayısının toplum içindeki payının da ciddi boyutlara ulaştığını savundu. Pehlivanlı, son dönemde borcun en hızlı arttığı iller arasında Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’ın bulunduğunu söyledi. Toplam borç içindeki payın yaklaşık yüzde 27’sinin İstanbul’a, yüzde 10’unun Ankara’ya ve yüzde 7’sinin İzmir’e ait olduğunu belirten Pehlivanlı, üç büyük şehrin toplam borç içindeki ağırlığının yüzde 44’e ulaştığını aktardı. Pehlivanlı, değerlendirmesini Türkiye’deki temel sorunun gelir ile gider arasındaki makasın kapanmaması olduğunu söyleyerek tamamladı: “Türkiye çalışıyor, kazanıyor ama borçla geçiniyor.”
2035 İÇİN YÜZDE 75 ÖNGÖRÜSÜ
Mevcut borçlanma hızının devam etmesi halinde 2035 yılında yetişkinlerin yüzde 70 ila 75’inin bankalara borçlu olabileceğini öne süren Pehlivanlı, finansal sistemin bir “doygunluk noktasına” yaklaştığını söyledi. Her yıl yaklaşık 1,9 milyon kişinin borçlu hale geldiğini belirten Pehlivanlı, ilerleyen yıllarda ya borçlanacak yeni kişi kalmayacağını ya da vatandaşların kredi değerliliklerinin yeni borçlanmaya izin vermeyeceğini savundu.
