Merkez Bankası ekonomistleri, reel sektörün karar alma süreçlerini etkileyen psikolojik faktörleri derinlemesine inceleyen kritik bir rapor paylaştı. Raporda, sadece ekonomik göstergelerin değil, yönetici algılarının ve "korku" faktörünün de piyasa dengeleri üzerinde belirleyici olduğu vurgulandı.
ENFLASYONİST ORTAMDA "HAYATTA KALMA" REFLEKSİ: FİYATLAMA BOZULUYOR
Ekonomim'in haberine göre, TCMB’nin çalışma notunda yer alan en dikkat çekici bulgu, yüksek enflasyonun firma yöneticileri üzerinde yarattığı psikolojik baskı oldu. Analize göre, enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde kârlılığın erimesi riski, firmalarda baskın bir "kâr kaybetme korkusuna" dönüşüyor.
KÂRLILIK ALGISINDAKİ DEĞİŞİMİN NEDEN VE SONUÇLARI
Çalışmanın özet bölümünde şu ifadelere yer verildi:
"Firma yöneticilerinin kârlılık algısında bir değişim büyüme veya küçülme yönünde bir eyleme dönüşebilmektedir. Bu çalışma, kârlılık algısındaki değişimin neden ve sonuçları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Öncelikle firma yöneticilerinin ekonomik faaliyetleri algılaması ve anlamlandırmasıyla ilişkilendirilen kavramsal yapılar (constructs) oluşturulmaktadır. Ardından bu yapılar arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modelleme yöntemi çerçevesinde modellenmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) reel sektör firmalarıyla yürüttüğü Reel Sektöre İktisadi Mercek (RESİM) programı kapsamında yapılan görüşmelere ait veriler kullanılarak tahmin edilen modelden alınan sonuçlar:
1. Yüksek enflasyon dönemlerinde kârlılığın kaybedilebileceği korkusu firmalarda baskın bir duygu haline gelmekte ve fiyatlama davranışını bozabilmektedir.
2. Sıkı para politikası dönemlerinde firmaların dış talep iyimserliği üretim faaliyetlerini daha güçlü motive etmektedir.
3. Para politikasının sıkı olduğu dönemlerde istihdam niyeti ağırlıklı olarak yatırım niyeti olan firmalar arasında gözlenen bir yönelim haline gelmektedir.
4. Para politikası destekleyici de olsa firmalar bazı dönemlerde finansal koşulları sıkı algılamaya devam edebilmektedir."
