Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP31) “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olan Türk Telekom, ABD’de gerçekleştirilen New York İklim Haftası kapsamında uluslararası finans çevreleriyle bir araya geldi.
"Sürdürülebilir Finans 2.0: Sermaye Piyasalarında Sürdürülebilirlik Gündeminin Gelişimi" başlıklı panelde konuşan Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, şirketin dijital altyapı yatırımlarını çevre odaklı finansman modelleriyle nasıl entegre ettiğini anlattı.
Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir
FİNANS DIŞI SEKTÖRDE BİR İLK: 1,1 MİLYAR DOLARLIK YEŞİL PORTFÖY
Finans sektörü dışında Türkiye'nin ilk sürdürülebilir tahvil (eurobond) ihracına imza atarak piyasalardan 500 milyon dolar kaynak sağlayan Türk Telekom, bu adımı 7 yıl vadeli 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracıyla büyüterek toplam yeşil finansman hacmini 1,1 milyar dolara taşıdı. Şirket, bu hacimle telekomünikasyon ve teknoloji sektöründe Türkiye'nin en büyük yeşil finansman portföyüne ulaştı.
Uluslararası sermaye piyasalarındaki güçlü itibarın bu borçlanma süreçlerinde belirleyici olduğunu belirten Karademir, sağlanan kaynağın kullanım alanlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Elde ettiğimiz bu kaynaklarla başta yenilenebilir enerji santralleri ve yüksek enerji verimliliği sağlayan altyapı projeleri olmak üzere çevre odaklı yatırımlarımızı fonluyoruz. Aynı zamanda toplumun her kesiminin dijital dünyaya erişimini kolaylaştıracak kapsayıcılık projelerimizi de bu finansman yapısıyla destekliyoruz."
ALTYAPI, 5G VE TEMİZ ENERJİ AYNI POTADA
Sürdürülebilirlik ilkelerini kurum stratejisinin merkezine yerleştirdiklerini vurgulayan Karademir, dijitalleşme ile çevreci yaklaşımın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti:
"Türkiye’yi geleceğe taşıyan dijital dönüşüm yatırımlarımıza hızla devam ederken, altyapımızı en güncel çevreci teknolojilerle donatıyoruz. Uçtan uca fiber ağlardan 5G ve ötesi mobil sistemlere, veri merkezlerinin yeşil enerjiyle beslenmesinden güneş ve rüzgâr yatırımlarına kadar geniş bir sahada çalışıyoruz. COP31 kapsamında benimsediğimiz 'Yarına Sözümüz Var' yaklaşımını, şeffaf, sorumlu ve çeşitlendirilmiş finansman kabiliyetimizle desteklemeye; Türkiye'nin dijital geleceğine uzun vadeli değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
