TBMM Genel Kurulu’nda “varlık barışı” düzenlemeleri, İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki şirketlere vergi avantajları ve kamu borçlarının taksitlendirilmesine ilişkin hükümler içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı. Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan Genel Kurul’da görüşmeleri tamamlanan düzenleme, 7 farklı kanunda değişiklik öngörüyor.
Yasalaşan teklifle üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidildi. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumların ihracat kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a indirilecek. Diğer ihracatçı kurumlarda ise bu oran yüzde 14 olarak uygulanacak.
SGK ve kamu borçlarında taksit süresi 72 aya çıkıyor
Kanunla, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da da değişiklik yapıldı.
Buna göre, kamu borcunun vadesinde ödenmesi, haciz uygulanması ya da haczedilen malların paraya çevrilmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse, borçlunun yazılı başvurusu ve teminat göstermesi şartıyla kamu alacağı 72 aya kadar taksitlendirilebilecek.
Daha önce 36 ay olan taksit süresinin 72 aya çıkarılmasıyla, özellikle SGK borcu bulunan işletmeler için daha uzun vadeli ödeme imkânı sağlanacak.
İSTANBUL FİNANS MERKEZİ’NE YÜZDE 100 VERGİ AVANTAJI
Düzenlemeyle Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “Nitelikli Hizmet Merkezi” tanımı eklendi.
En az üç farklı ülkede faaliyet gösteren, yıllık hasılatının en az yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketleri bu kapsamda değerlendirilecek.
Bu merkezlerde çalışan personele gelir vergisi ve damga vergisi istisnası uygulanacak. Ayrıca bu şirketlerin bazı kazançları için kurumlar vergisi indirimi oranı yüzde 95’e kadar çıkarılacak. İstanbul Finans Merkezi kapsamında faaliyet gösteren şirketlerde ise bu oran yüzde 100 olarak uygulanacak.
YURT DIŞI KAZANÇLARA 20 YIL GELİR VERGİSİ MUAFİYETİ
Kanunun en dikkat çeken maddelerinden biri, Türkiye’ye yeni yerleşen kişilere yönelik vergi avantajı oldu.
Son üç yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançları, 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak.
Bu kişilerin daha önce Türkiye’de gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması, muafiyetten yararlanmalarına engel olmayacak.
Bu kapsamda elde edilen kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek. Kişinin başka gelirleri nedeniyle beyanname vermesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek.
NİTELİKLİ HİZMET MERKEZLERİ HANGİ ALANLARDA FAALİYET GÖSTERECEK?
Kanuna göre nitelikli hizmet merkezleri; finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm, teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi gibi alanlarda hizmet verebilecek.
Bu merkezler ayrıca tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları, eğitim, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma-geliştirme, dış tedarik, ürün testleri ve laboratuvar hizmetlerine ilişkin koordinasyon ve yönetim faaliyetleri de yürütebilecek.
PERSONEL ÜCRETLERİNDE VERGİ İSTİSNASI
Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan nitelikli personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için gelir vergisi istisnası uygulanacak.
Endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından bu sınır brüt asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacak.
TRANSİT TİCARET KAZANÇLARINDA İNDİRİM
Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nda da değişiklik yapıldı.
Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından ya da yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançlarda indirim oranı yüzde 95 olacak.
Endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlar için bu oran yüzde 100’e kadar çıkacak.
Yeni düzenleme, hükümetin yabancı sermaye, finansal hizmetler, ihracat ve küresel şirket merkezlerini Türkiye’ye çekme hedefinin parçası olarak değerlendirilirken; muhalefet ise hukuk devleti, mülkiyet hakkı ve yatırım güvenliği sağlanmadan vergi avantajlarının tek başına yeterli olmayacağı görüşünü savunuyor.
