Almanya’da yaşayan Selami Erbay, orada tanıştığı bir kadın girişimciden etkilenerek Kayseri Tomarza’ya bağlı Karaören Mahallesi’nde yaşayan ağabeyi Bahre Erbay’a aronya meyvesi yetiştiriciliğini anlattı. Kardeşinden aldığı tavsiyeyle anavatanı Kuzey Amerika olan ve yüksek besin değerinden dolayı “süper meyve” olarak bilinen aronyayı yetiştirmeye başlayan Erbay, 4 yıl içerisinde 33.000 dönümde 10.000 köke ulaştı.
KARDEŞİNİN TAVSİYESİYLE BAŞLADI
Aronya üretimine nasıl başladığını anlatan Erbay, "Kardeşim Selami bir meyve bulduğunu söyledi. Ekim yapmamı tavsiye etti. Bahçeye sondaj vurdurduk. Sonra ekimini yaptık. Bir girişimci hocamız vasıtası ile ağaçlar Polonya’dan ithal geldi. 10 bin kök oldu. Hepsi de sertifikalı. 4 yıldır meyve alıyoruz. Ama, şu an bu meyvenin alıcısı yok. Bahçenin kurulumuna girişimci olan hocamız destek oldu. Şu anda da bu meyveyi ondan başka alan yok. Başka kimse yok. Kardeşim ilaç fabrikalarının da bu meyveyi kullanabileceğini, birçok hastalığa iyi geldiğini söyledi. Kayseri’nin en büyük, İç Anadolu’nun da sayılı büyüklükte olan aronya bahçesinde elde ettiğimiz ürünlerin işlenmesi konusunda zor durumdayız” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK BİR HEVESLE BU İŞE GİRDİM AMA ALICI YOK”
Aronyanın çok bilinmeyen bir meyve olduğunu ve bu yüzden talebin az olduğunu söyleyen Erbay, "2022 yılı Ekim ayında bu işe başladım. Büyük bir hevesle bu işe girdim. Bu meyveyi yetiştirdik. Ama, alıcı yok. Vatandaşlar ilgi göstermiyor. Bu meyveyi Türkiye’de pek tanıyan yok. Kayseri’nin en büyük aronya bahçesinden biriyiz. Dönüm başına bu yıl 1 ton rekolte elde etmeyi bekliyoruz. Ama ürünü bilen olmadığı için Niğde’de soğuk hava deposuna gönderiyoruz. Meyve suyu, şeker, çay, kahve gibi farklı alanlarda bu meyve değerlendirilebiliyor” dedi.

“ÇOK FAYDALI FAKAT BİLEN YOK”
Aronyanın çok faydalı bir meyve olduğunu ancak kimsenin bilmediğini belirten Erbay, “Komşularım ilk başta çok şaşırdı. Beraber çalıştık. Ekime yardım ettiler. Onlar da çok sevindiler. Köyümüze daha önce hiç bilinmedik bir meyve üretimi yaptığım için onlar da emek verdi. Kaymakamlarımız gelip bahçemizi ziyaret ediyor. Fakat onların yapacağı bir şey de yok. Şeker, kanser ve KOAH gibi birçok hastalığa iyi gelen bir meyve. Bu tür hastalıkları olanlar sabahları kahvaltıdan önce aç karnına bundan 2 salkım alıp yiyecekler. Çok faydalı. Fakat bilen yok, yiyen yok. Alıcı bulmakta zorlanıyoruz. Burada büyük hayallerimiz vardı. Ama hayallerimiz suya düştü. Yalova’da daha önce bir valimiz vardı. Orada kooperatif kurmuştu. Orada bu meyve işleniyordu. O ayrılınca kooperatif olduğu gibi kalmış. Yetkililerden bu meyveye sahip çıkıp, bize yardımcı olmasını istiyoruz. Bu ürünün işlenmesi için destek istiyoruz. Tarım ve Orman Bakanımızdan ve şehrimizdeki yetkililerden bu konuda destek bekliyoruz" diye konuştu.
