Gastronomi dünyasında "yavaş pişirme" tekniklerinin en seçkin örneklerinden biri olan İskilip keşkeği, UNESCO koruması altındaki tescilli lezzetiyle fark yaratıyor. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ilçedeki tarihi keşkek fırınlarında hummalı bir mesai başladı. Sabahın ilk ışıklarıyla toprak çömleklere giren malzemeler, taş fırınların sıcaklığında ağır ağır demlenerek iftara hazırlanıyor. Sadece bir yemek değil, aynı zamanda köklü bir sosyal dayanışma kültürü olan bu gelenek, fırın önlerindeki heyecanlı bekleyişle her akşam yeniden hayat buluyor.
UNESCO TESCİLLİ 8 SAATLİK LEZZET YOLCULUĞU
İskilip’in marka tescilli değerlerinden biri olan keşkek, meşhur İskilip dolmasından sonra ilçenin en uzun sürede pişen ikinci yemeği olma unvanını taşıyor. UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde de kendine yer bulan bu eşsiz lezzet, buğday yarması ve kemikli etin toprak çömleklerdeki kusursuz uyumuyla ortaya çıkıyor. Katkı maddesi içermeyen tamamen doğal içeriğiyle bilinen keşkek, hem doyurucu yapısı hem de mideyi yormayan özelliğiyle Ramazan’ın en sağlıklı tercihlerinden biri kabul ediliyor.

ÇÖMLEKLERİN ÜZERİNE İSİM YAZILIYOR
İskilip’in her mahallesinde bulunan tarihi keşkek fırınları, yılın sadece bir ayı kapılarını bu gelenek için açıyor. Sabah saat 07.00 ile 08.30 arasında hazırlanan çömlekler fırıncılara teslim ediliyor. Fırınlarda yüzlerce çömlek olması nedeniyle vatandaşlar, kendi emeklerini diğerleriyle karıştırmamak için kapların üzerine isimlerini yazıyor. Akşama kadar taş fırının ısısıyla ağır ağır pişen keşkekler, iftara kısa bir süre kala fırın kapaklarının açılmasıyla dumanı üstünde şekilde sahiplerine teslim ediliyor.
TARİHİ KALEDEN GELEN DAVUL SESİ "PİŞTİ" DİYOR
İlçede keşkeğin piştiğini anlamanın yolu ise oldukça nostaljik bir yönteme dayanıyor. İskilip Kalesi’nden yükselen davul sesleri, fırınların açılma vaktinin geldiğini tüm ilçeye müjdeliyor. Davul sesini duyan vatandaşlar, büyük bir heyecanla fırınların yolunu tutarak iftar sofrasının başrol oyuncusunu teslim alıyor. Bu koşturmaca, ilçede Ramazan ayının manevi atmosferini ve heyecanını en üst seviyeye çıkarıyor.

SOSYALLEŞME ALANI OLARAK KEŞKEK FIRINLARI
İskilip sakinlerine göre keşkek, sadece karın doyuran bir yemek değil, aynı zamanda güçlü bir sosyalleşme aracı. Sabah çömlekleri bırakırken, akşam ise fırın başında beklerken kurulan sohbetler, mahalle kültürünün yaşatılmasını sağlıyor. Ayşe Sarıdoğan ve Sabri Çiçekçi gibi ilçe sakinleri, bu geleneğin gastronomi değerinden çok kültürel anlamının kendileri için çok daha kıymetli olduğunu vurguluyor. Yapay hiçbir madde içermeyen bu ham lezzet, İskilip’te Ramazan’ın ruhuyla özdeşleşiyor.
