Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde sürdürülen Külhöyük kazıları, bu kez Anadolu’nun yalnızca arkeolojik değil, flora tarihine de ışık tutacak bir bulguya sahne oldu. Kazılarda ortaya çıkarılan yaklaşık 4 bin yıllık Hitit kabının içinde, günümüzde dünyada yalnızca Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yetişen endemik Sevgi Çiçeği’nin (Centaurea) tohum kalıntıları tespit edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, söz konusu kalıntıların Sevgi Çiçeği’nin bugüne kadar bilinen en eski tohum örnekleri olduğunu bildirdi.

4 BİN YILLIK KABIN İÇİNDEN ÇIKTI
Kazıya ilişkin paylaşılan fotoğraflarda, yuvarlak gövdeli ve geniş ağızlı seramik kabın kazı alanındaki taş yapı kalıntıları arasında bulunduğu görülüyor. Kabın daha sonra laboratuvar ortamında belgelenen görüntülerinde yüzeydeki kullanım ve yaş izleri de seçilebiliyor.

Bakanlığın verdiği bilgiye göre kap içinde yapılan incelemelerde tespit edilen tohum kalıntıları, günümüzde Gölbaşı çevresinde yaşamını sürdüren Sevgi Çiçeği ile ilişkilendirildi.
Paylaşılan mikroskobik görüntüler de arkeobotanik incelemeye konu olan tohum kalıntılarından birini gösteriyor.

BAKAN ERSOY: ANKARA’NIN 5 BİN YILLIK HAFIZASINI GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYORUZ
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, buluntuyu sosyal medya hesabından duyurdu.
Ersoy, Külhöyük’teki keşfin Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ilişkin yeni bilgiler sunduğunu belirterek, “Ankara’nın 5 bin yıllık hafızasını Külhöyük’te yeni bir keşifle gün yüzüne çıkarıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ersoy, 4 bin yıllık Hitit kabının içindeki tohum kalıntılarının bugün yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişen endemik Sevgi Çiçeği’ne ait olduğunu ve bunun bitkinin bilinen en eski izi olduğunu kaydetti.

GÜNÜMÜZDE DE AYNI COĞRAFYADA YAŞIYOR
Keşfin dikkat çeken yönlerinden biri, tohum kalıntılarının ait olduğu bitkinin binlerce yıl sonra aynı coğrafyada yaşamaya devam etmesi.
Bakanlığın açıklamasına göre Centaurea türü, Türkiye’ye özgü endemik bitkiler arasında yer alıyor ve günümüzde dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişiyor.
Sevgi Çiçeği, Gölbaşı Belediyesinin başvurusu üzerine 2019 yılında coğrafi işaretle tescil edildi ve koruma altında bulunuyor.
ANADOLU’NUN FLORA TARİHİNE YENİ PENCERE
Külhöyük’teki bulgu, bölgede yetişen endemik bitkilerin tarihsel geçmişinin araştırılması açısından da yeni veriler sunuyor.
Bakanlık, kalıntıların Anadolu’nun zengin flora tarihine önemli katkı sağlayabileceğini belirtirken, aynı bitki türünün binlerce yıl önce de aynı bölgede var olduğuna ilişkin arkeobotanik bir veri ortaya çıktığına dikkat çekti.

KAZILAR DERYA YILMAZ TEKİN BAŞKANLIĞINDA SÜRÜYOR
Külhöyük’teki çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.
Bakanlık, kazılarda elde edilen yeni bulguların hem arkeoloji araştırmalarına hem de Anadolu’nun flora tarihinin anlaşılmasına katkı sağlamasının hedeflendiğini bildirdi.

