Ozon deliği, 18 Eylül'de yılın en geniş boyutuna ulaşırken bu alan, 2000 yılında kaydedilen rekor seviyenin yaklaşık yüzde 90'ına karşılık geldi.
Bilim insanları, bu yılki büyümenin başlıca nedenlerinden birinin Antarktika üzerindeki kutup girdabının normalden daha güçlü ve geniş olması olduğunu belirtiyor. Soğuk havayı bölgede hapseden bu güçlü rüzgâr sistemi, ozon tabakasını incelten kimyasal süreçlerin daha uzun süre devam etmesine yol açıyor.
NASA ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) araştırmacısı Amy Butler, ağustos ve eylül aylarında kutup girdabını normalde zayıflatan atmosfer hareketlerinin oldukça güçsüz kaldığını ve bunun girdabın genişlemesine neden olduğunu söyledi.
Dünya zehirli hava soluyor! Ozon kirliliği sınırları aştı: Nüfusun yüzde 40'ı etkilendi
2025 yılında ozon deliği, 1992'den bu yana ölçülen en küçük beşinci seviyede kalmıştı. Bir yıl içindeki bu değişime rağmen uzmanlar, ozon tabakasının uzun vadeli iyileşme sürecinin devam ettiğini vurguluyor.
ULUSLARARASI ÖNLEMLER OZON TABAKASINI KORUYOR
Geçmişte spreylerde, köpük üretiminde, klimalarda ve buzdolaplarında kullanılan kloroflorokarbonlar (CFC) gibi kimyasallar, stratosferdeki ozon moleküllerinin parçalanmasına neden oldu. Bu maddelerin uluslararası düzenlemelerle sınırlandırılması, atmosferdeki zararlı kimyasalların azalmasını sağladı.
Maryland Üniversitesi'nden bilim insanı Paul Newman, bu önlemler alınmasaydı 2026'da ölçülen ozon deliğinin 2,6 ila 5,2 milyon kilometrekare daha geniş olabileceğini belirtti.
Bilim insanları, Antarktika üzerindeki ozon tabakasının 2070'li yıllarda eski seviyelerine dönmesini bekliyor. Ozon deliğinin son yıllarda mevsim içinde daha geç oluşması da iyileşmenin işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
OZON DELİĞİ İNSAN SAĞLIĞINI NASIL ETKİLİYOR?
Ozon deliği, atmosferde fiziksel bir boşluk değil, stratosferde ozon yoğunluğunun ciddi ölçüde azaldığı bölgeleri ifade ediyor. Ozon tabakası, Güneş'ten gelen zararlı ultraviyole (UV) ışınlarının önemli bir bölümünü engelliyor.
Görünmez tehdit: Solunum seviyesindeki ozon kanser ölümlerini tetikliyor
Ozon miktarının azalması, yeryüzüne ulaşan UV ışınlarını artırarak cilt kanseri ve katarakt riskini yükseltebiliyor. Artan ışınım, bitkileri, tarımsal üretimi ve ekosistemleri de olumsuz etkileyebiliyor.
Uzmanlar, ozon deliğinin büyüklüğünün yıllara göre değişebildiğini ancak uzun vadeli verilerin ozon tabakasındaki iyileşmenin sürdüğünü gösterdiğini belirtiyor.
