Arıkan'dan iktidara İran çağrısı: Kürecik'i kapatın

Arıkan'dan iktidara İran çağrısı: Kürecik'i kapatın

Saadet Partisi lideri Arıkan, İran’daki protestoların “ABD ve İsrail’e müdahale bahanesi” yapılmak istendiğini söyleyerek iktidara Kürecik Radar Üssü’nün kapatılması ve İncirlik’te “egemenliğin tesis edilmesi” çağrısı yaptı. Arıkan, emekliye yapılan 1062 TL artışı “çerez parası bile değil” sözleriyle eleştirirken, 2026’nın “Bağımlılıkla Topyekûn Mücadele Yılı” ilan edilmesini ve “Bağımlılıkla Mücadele Bakanlığı” kurulmasını önerdi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada dış politika ve iç gündeme ilişkin sert eleştiriler yöneltti. İran’daki protestoların “küresel güç hesapları” içinde bir müdahale zemini olarak kullanılmaya çalışıldığını savunan Arıkan, Türkiye’nin atması gereken adımın “net” olduğunu belirterek Kürecik Radar Üssü’nün kapatılmasını, İncirlik Üssü konusunda ise “egemenliğin derhal tesis edilmesini” istedi.

t.jpg

Arıkan, konuşmasının ekonomi bölümünde emekliye yapılan 1062 TL’lik artışı yetersiz buldu; emekli maaşlarının “yaşlılık aylığı” gibi ele alındığını savunarak iktidara “haktan ve hukuktan geçer” mesajı verdi. Konut ve kira krizine de değinen Arıkan, “ev almanın hayal olduğu” bir tabloda yakında “kiraya çıkmanın da hayal” haline gelebileceğini söyledi. Uyuşturucu ve sanal kumar başlıklarında ise “sessiz savaş” vurgusu yapan Saadet lideri, bağımlılıkla mücadele için yeni bir bakanlık kurulması ve 2026’nın bu başlıkta seferberlik yılı ilan edilmesi çağrısında bulundu.

Arıkan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Siyonist rejim, bugün İran üzerinden bölgeyi yeniden ateşe atmayı hedeflemektedir. Biz Saadet Partisi olarak yıllardır uyarıyoruz: Bu, Büyük İsrail Projesi’dir. Ve bu projeye, bütün bölge ülkeleri birlikte karşı durmak zorundadır. Unutulmasın, böl, parçala, yönet siyaseti bugün yeniden devrededir. Bugün İran’da yaşananlara karşı suskun kalanlar da alkışlayanlar da bilsin ki yarın sıradaki hedef kendileridir. Bugün Türkiye’de iktidarın yapması gereken çok nettir, NATO kisvesi altında İsrail’in güvenliğine hizmet eden Kürecik Radar Üssü derhal kapatılmalıdır. Bölgemize kan ve gözyaşı taşıyan İncirlik Üssü üzerindeki egemenlik derhal tesis edilmelidir. Açık söylüyorum bunlar yapılarak İsrail’in gözü kör edilmelidir. İran’a rejim ihraç etmeye kalkışanlar, lider dayatmaya çalışanlar, özgürlük, insan hakları ve demokrasi söylemiyle yeni müdahaleler planlayanlar şunu iyi bilsin: Yaşananlar İran’ın iç işleridir. İran halkı ve devleti, kendi geleceğini tayin edecek iradeye, ferasete ve tarihsel tecrübeye sahiptir. Ha siz illa insan haklarını savunmak mı istiyorsunuz? Dönüp yerle bir ettiğiniz Gazze’ye bakın. Gazze’de, ateşkesten bu yana, 3 aydır, 100’ün üzerinde çocuk katledildi. Bunu ben söylemiyorum, UNICEF söylüyor. Siz özgürlük diyorsanız, önce Filistin’i özgürleştirelim. Siz diktatör arıyorsanız, önce Katil Netanyahu’ya bir bakın, Siyonist rejimine bakın.

"EMEKLİ MAAŞI YAŞLILIK AYLIĞI DEĞİLDİR"

Dünyamız gibi, ülkemizde büyük bir kriz içerisinde. Hiç şüphesiz en büyük kriz ekonomide. Emeklilerimiz bu krizin tam ortasında; hayatta kalmanın mücadelesini veriyor. Verilen maaş bırakın insanca yaşamı, evde aç oturmaya bile yetmiyor. Niçin böyle söylüyorum? Çünkü artık kirasını ödeyemediği için pansiyonlarda yaşayan emeklilerimiz var. Geçtiğimiz hafta arkadaşlarımızla Ulus'taki bu pansiyonları ziyaret ettik. Burada emekli büyüklerimizle hemhal olduk. Söylenecek o kadar çok şey var ki. Hepsinin ellerinde onlarca yıl çalışmış olmaktan dolayı nasır, alınlarında ise helal yolla çalışıp çocuk büyütmüş olmanın gururu vardı. Fakat bu emekli büyüklerimiz başları eğik geziyor. Çünkü aldıkları emekli maaşları onları sıcak yuvalarından, torunlarından koparmış, izbe pansiyonlarda yaşamak mecburiyetinde bırakmış. Bizim pansiyonları ziyaretimiz esnasında emekli maaşına yapılacak zam görüşülüyordu. Ekonomi Bakanı çalışma yaptı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı açıklamalarda bulundu, Cumhurbaşkanı devreye girdi, ve zam açıklandı. Ne kadar? 1062 TL. Allah’tan korkun… Bu zamla güya emeklimiz rahat bir nefes alacakmış. Açıklanan zam Mehmet Şimşek'in deyimiyle söylüyorum, 'Çerez parası bile değil'. Yapmayı düşündükleri zam neye karşılık geliyor merak ettik; iktidarın işlettiği Tarım Kredi Marketinden çerez aldık. Emeklimize müjde diye verilen zamla alınabilen bir günlük çerez işte bu kadar. Sayın Cumhurbaşkanının sağlık için tavsiye ettiği, manda yoğurdu, hurma, kestane balından değil, bildiğiniz bir avuç çerezden bahsediyoruz. Kamudaki makam aracı saltanatı için ne demişti Sayın Şimşek: ‘çerez parası bile değil.’ İşte bu, emeklinin çerezi, bu da iktidarın çerezden anladığı. Ben bu fotoğrafı; Vatandaşından bu kadar uzaklaşan iktidarı; Milletimizin vicdanına havale ediyorum. Allah bu iktidara vicdan-merhamet versin.

u.jpg

AK Parti iktidarı, 24 yıldan beri elini attığı her şeyde olduğu gibi emeklilik sistemini de yap-boz tahtasına çevirdi. Yapılan son değişiklikliklerle; emeklilerimiz yaşlılık aylığına mahkûm edilmiştir. Halbuki, emeklilik bir sistemin adıdır. Öyle görünüyor ki iktidar emekli maaşını 65 yaş aylığı ile karıştırıyor. İktidara bir kez daha sesleniyorum: Emekli maaşı, yaşlılık aylığı değildir. Gelin bu yanlıştan dönün. ‘Emekliler yılı' ilan ederek bu ülkenin emektarları ile helalleşemezsiniz. Helallik; haktan hukuktan geçer.

"TÜRKİYE'DE EV ALMAK HAYAL OLDU, YAKINDA KİRAYA ÇIKMAK DA HAYAL OLACAK"

Öyle görünüyor ki; iktidar yoksullukla mücadele edemeyince milleti yoksulluğa ikna etmeye çalışıyor. Öyle bir taksim var ki; kira konut enflasyonunda dünya 1'incisi olan bir ülkede verilen üç kuruşla emeklimiz pansiyonlara mahkûm edildi. Sadece; kira konut enflasyonunda mı bunlar oldu? Hayır! Türkiye aynı zamanda dünyada ev almanın en zor olduğu ülke konumuna geldi. Bu tablo bize şunu gösteriyor, Türkiye'de ev almak hayal oldu. Ama iktidar bu şekilde devam ederse yakında kiraya çıkmak da hayal olacak. Hadi bir şekilde insanımız başardı, kiraya çıktı. Bu kez de, mutfakta et pişmesi hayal olacak. Düşünün; emekliye açıklanan 1062 TL zamla, 1 buçuk kilo et bile alamıyorsunuz… Tarımı bitirirsen, hayvancılığı bitirirsen olacağı bu işte, insanlarımızı dünyanın en pahalı etine bakmak zorunda bıraktınız. Değerli arkadaşlar, Bu ülkede kırmızı et sorunu yok. Kırmızı eti vatandaşına lüks gören bir iktidar sorunu var.

Tüm bu kötü ekonomi yönetimi ve yüksek enflasyondan sonra ne oldu biliyor musunuz? İstanbul’da ve 3 büyük şehirde son kullanma tarihi geçmek üzere olan ürünlerin satıldığı bir market zinciri açıldı. Ve bu marketlerin önünde kuyruklar var… En fazla rağbet edenler kim peki? Emekliler ve gençler. Bu market, israfların önlenmesi açısından önemli bir girişim ama Türkiye’nin gerçek durumunu anlatmak için yeterli bir değişim olarak karşımızda duruyor. Değerli arkadaşlar esas gerçek şudur; Halkını son kullanma tarihi geçmiş ürünlere mahkûm eden bir iktidarın son kullanma tarihi çoktan geçmiştir.

"2026 YILINI 'BAĞIMLILIKLA TOPYEKÛN MÜCADELE YILI' İLAN EDELİM"

Sokaklarımızda sessiz bir savaş var. Ve bu savaşın mermisi uyuşturucu madde, cephesi sanal kumar, hedefi ise evlatlarımız. Görmezden gelinen her gün, bir gencimizi daha karanlığa uğurluyoruz. Geçtiğimiz hafta, sanal kumar illeti yüzünden iki gencimizi daha yitirdik. Bunlar sosyal medyaya yansıyanlardı… İçişleri Bakanlığının rakamlarına yansıyanlar ise çok daha vahim. 2023-2025 yılları arasında, 218 ton uyuşturucu madde, 248 milyon adet hap ele geçirilmiş. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin bir raporuna göre yakalanan miktar, genellikle piyasadaki toplam miktarın yaklaşık yüzde 10’u ila yüzde 20’si olduğu tahmin ediliyor. Yani bunlar medyaya yansıyanlar, rakamlara yansıyanlar. Yansımayanlar ise çok daha fazla içimizi acıtmaktadır.

Bağımlılık ağına düşen insan sayısının 15 milyona ulaştığı bir dönemde yangını kovayla su taşıyarak söndüremezsiniz. Hele hele son dönemde, göstermelik gözaltılarıyla, ünlü isimlere, birtakım popüler mekanlara baskınlar yaparak uyuşturucuyla mücadele edilemez. Her sabah, canlı yayınlar eşliğinde gözaltına alınan ünlüler ile 218 ton madde, 248 milyon hap ve çok daha fazlası durdurulamaz. Bizim köklü, güçlü ve kurumsal bir devrime ihtiyacımız var. Buradan bir kez daha sesleniyorum: feryatları dindirmek, dağılan yuvaları toplamak ve yarınlarımızı ipotek altından kurtarmak için; Bağımlılıkla Mücadele Bakanlığı kurulmasını teklif ediyoruz. Gelin, 2026 yılını da 'Bağımlılıkla Topyekûn Mücadele Yılı' ilan edelim. Bu bakanlık çatısı altında her bir bağımlılık türüyle, uzmanlaşmış kadrolarla, birimlerle birlikte savaşalım. Evlatlarımızı sokak baronlarına, sanal kumar çetelerine ve ekran bağımlılığına teslim etmeyelim."

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN