Babacan’dan KHK mağduriyetleri çağrısı: Toplu cezalandırma hukuk değildir

Babacan’dan KHK mağduriyetleri çağrısı: Toplu cezalandırma hukuk değildir

DEVA Partisi lideri Babacan, KHK’lı vatandaşların yaşadığı mağduriyetleri gündeme taşıdı. “Sürecin başında düğme yanlış iliklendi” diyen Babacan, terörle mücadelenin hukuk içinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bazı konuları bahane edip bir kesimin üzerine topyekûn gidiyorsanız, toplu cezalandırma yapıyorsanız bu hukuk da değildir, adalet de değildir” ifadelerini kullandı. Babacan, DEVA Partisi’nin KHK mağduriyetlerine ilişkin kapsamlı bir eylem planı hazırladığını da söyledi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin demokrasi, hukuk, ifade özgürlüğü ve ekonomi alanlarında ağır sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Babacan, gazetecilerin yargı baskısı altında olduğunu, KHK mağduriyetlerinin sürdüğünü, asgari ücretlinin ve emeklinin enflasyon karşısında ezildiğini belirterek iktidara sert sözlerle yüklendi.

Konuşmasında “Ağır bir demokrasi krizi içindeyiz” diyen Babacan, sadece nisan ayında gazetecilerin 75 kez hâkim karşısına çıktığını belirtti. Babacan, gazetecilerin suç işlemediklerini, yalnızca düşündüklerini söyledikleri ve haber yaptıkları için yargılandıklarını ifade etti.

“GAZETECİLERİN BASKI ALTINDA OLDUĞU ÜLKEDE DEMOKRASİDEN BAHSEDİLEMEZ”

Babacan, Türkiye’de ifade özgürlüğü alanında ciddi bir baskı iklimi bulunduğunu savundu. Gazetecilerin bu ölçüde baskı altında olduğu bir ülkede ne ifade özgürlüğünden ne de demokrasiden söz edilebileceğini belirtti.

DEVA lideri, demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret görülmesini de eleştirdi. Babacan, “Demokrasi ancak ve ancak hukukla kıymetlidir. Demokrasi ancak ve ancak ifade özgürlüğüyle kıymetlidir. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir” dedi.

Babacan’a göre, iktidarın sandıktan aldığı desteği sınırsız bir yetki gibi görmesi, demokratik rejimin özünü zedeliyor. “Ben yüzde 50 artı biri aldım, aklıma geleni yaparım” anlayışının demokrasiyle bağdaşmadığını söyledi.

KHK MAĞDURİYETLERİ İÇİN EYLEM PLANI VURGUSU

Babacan, grup toplantısında KHK’lı vatandaşların yaşadığı mağduriyetlere de geniş yer ayırdı. Toplantıya KHK mağdurlarını temsil eden bazı ziyaretçilerin de katıldığını belirten Babacan, sürecin en başında yanlış yönetildiğini söyledi.

“Kurunun yanında yaşı da yakın” ve “Acımayın, yoksa kendiniz acınacak hale düşersiniz” şeklindeki yaklaşımın adalet duygusunu zedelediğini savunan Babacan, çok sayıda davada hâkimlerin baskı altında kaldığını ileri sürdü.

Babacan, meselenin yalnızca KHK’larla sınırlı olmadığını da belirterek, Türkiye’de milyonlarca kişinin terör örgütü üyeliği iddiasıyla savcılık süreçlerinden geçtiğini söyledi. “Hangi ülkede milyonlarca üyesi olan bir terör örgütü olabilir?” diye soran Babacan, terörle mücadelenin hukuk içinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

DEVA Partisi’nin bu konuda kapsamlı bir çalışma hazırladığını ifade eden Babacan, partisinin 8 numaralı eylem planının KHK mağduriyetlerine ayrıldığını hatırlattı. Babacan, hukuksuzlukların yeni bir hukuksuzlukla değil, hukuk devleti ilkeleriyle giderilmesi gerektiğini söyledi.

“KORKU MU, UMUT MU? BASKI MI, ÖZGÜRLÜK MÜ?”

Babacan, Türkiye’nin önümüzdeki seçimlerde ciddi bir yol ayrımına gireceğini belirtti. Bu yol ayrımını “Korku mu, umut mu? Baskı mı, özgürlük mü? Tek seslilik mi, gerçek demokrasi mi?” sözleriyle tarif etti.

DEVA lideri, Türkiye’nin tek bir fikrin egemen olduğu bir ülke olamayacağını söyledi. “Herkes konuşacak. Türkiye konuşacak, Türkiye kazanacak” diyen Babacan, iktidar değişikliğiyle baskı ikliminin hızla ortadan kalkacağını savundu.

Babacan, “İktidar değiştiği anda o zulüm, baskı ortadan kalktığı anda iklim birden değişir. Gazeteciler birden nefes alır. Tüm Türkiye nefes alır” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN GÖREVİ EKONOMİYİ YÖNETMEKTİR, ZAMLARI İZLEMEK DEĞİLDİR”

Konuşmasının ekonomi bölümünde de iktidara yüklenen Babacan, hükümetin fiyat artışlarını yalnızca izlediğini savundu.

“Devletin görevi ekonomiyi yönetmektir. Zamları izlemek değildir” diyen Babacan, hükümetin pandemi, savaş ve petrol fiyatları gibi gelişmeleri bahane ettiğini belirtti.

Babacan, dünyada pandemiden bu yana gıda enflasyonunun toplamda yüzde 40’lar seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise aynı dönemde kümülatif enflasyonun yüzde 800’ü geçtiğini söyledi. Bu tablonun pandemiyle ya da dış gelişmelerle açıklanamayacağını savunan Babacan, “Hepsi bahane. Beceriksizliklerinin, iş bilmezliklerinin bahanesi” dedi.

ASGARİ ÜCRET ÇIKIŞI: “BU KUL HAKKIDIR”

Babacan, yüksek enflasyona rağmen asgari ücrete temmuz ayında ara zam yapılmamasını da eleştirdi. Geçmiş yıllarda enflasyonun düşük olduğu dönemlerde bile ara zam yapıldığını hatırlatan Babacan, geçen yıl bu uygulamanın kaldırıldığını ve bu yıl da ara zamdan söz edilmediğini söyledi.

“Asgari ücretlinin hakkını elinden almak kul hakkıdır” diyen Babacan, enflasyonun faturasının çalışanlara ve emeklilere çıkarıldığını savundu.

DEVA lideri, “Enflasyonun patlaması bizim asgari ücretlimizin, emeklimizin suçu değildir. Enflasyonun patlaması ülkeyi kötü yönetenlerin suçudur” ifadelerini kullandı.

“REEL SEKTÖR BATIYOR”

Babacan, reel sektörün ciddi bir daralma yaşadığını belirterek beyaz eşya, hazır giyim ve elektronik gibi ihracatçı sektörlerde kan kaybı olduğunu söyledi.

Beyaz eşya ihracatına ilişkin rakamları paylaşan Babacan, 2021’de 26 milyon adet olan ihracatın 2025’te 20 milyon adede gerilediğini, bu yılın ilk üç ayında da geçen yıla göre yüzde 23 düşüş yaşandığını belirtti.

“Hazır giyim, beyaz eşya, elektronik. Bunlar Türkiye’nin lokomotif ihracat sektörleri. Sektörler tek tek çöküyor” diyen Babacan, iş dünyasının sıkıntılarını dile getirmesinin de baskı altına alındığını savundu.

Babacan, sanayicilerin “önümüzü göremiyoruz” dediğinde hemen hedef haline getirildiğini belirterek, “Derdim var diyor. Hapis cezasına tahrik tutanağı. Böyle bir şey olmaz” dedi.

ULTRA ZENGİNLER TARTIŞMASI: “FAKİRDEN ALIYOR, ZENGİNE VERİYOR”

Babacan, Türkiye’de serveti 30 milyon doların üzerinde olan ultra zenginlerin sayısının son beş yılda yüzde 93 arttığını söyledi. Bu sayının 2 bin 174 kişiden 4 bin 208 kişiye çıktığını belirten Babacan, bu artışın üretimden değil yüksek faizden kaynaklandığını savundu.

“Bunların içerisinde sanayici yok. Çiftçi yok. Esnaf yok, KOBİ yok, alın teri yok” diyen Babacan, ekonomi politikasının servet dağılımını bozduğunu söyledi.

Babacan, “Fakirden alıyor, zengine veriyor. Yüksek vergiyle, borçlu olan herkese yüksek faiz ödeterek yok olandan alıyor, var olana veriyor” ifadelerini kullandı.

“AİLE 10 YILI” ELEŞTİRİSİ: “GENÇLER ÖNÜNÜ GÖREMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “aile 10 yılı” yaklaşımını da eleştiren Babacan, Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüşün yeni bir sorun olmadığını söyledi.

Türkiye’de nüfusun sabit kalabilmesi için doğurganlık hızının 2,1 olması gerektiğini belirten Babacan, bu oranın 2017’den bu yana sürekli düştüğünü ve 2024 itibarıyla 1,48 seviyesine indiğini ifade etti.

Babacan, ekonomik koşullar düzelmeden aile ve çocuk sahibi olma konusunda istenen sonucun alınamayacağını söyledi. “Gençler iş bulamıyor. İş bulamayınca ben nasıl evleneceğim diyor. Evleniyor, ailesini geçindiremiyor. Biz iki kişi geçinemiyoruz, nasıl çocuk sahibi olacağız diyor” ifadelerini kullandı.

DEVA lideri, doğurganlık hızındaki düşüşün temel nedeninin ekonomik güvensizlik olduğunu savundu.

“BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN BERİ ÜLKE İFLAH OLMUYOR”

Babacan, Türkiye’de doğurganlık hızının 2017’den bu yana 2,1’in altında olduğuna dikkat çekerek, bu dönemin başkanlık sistemine geçişle çakıştığını söyledi.

“O gün bugündür ülke iflah olmuyor” diyen Babacan, parlamenter sistemde Türkiye’nin bugün iyi olduğu söylenen alanlarda çok daha başarılı olabileceğini savundu.

Konuşmasını ekonomi yönetimine çağrıyla sürdüren Babacan, gençlerin sosyal hayata katılacak maddi imkân bulamadığı bir ülkede evlilik ve çocuk sahibi olma çağrılarının karşılık bulamayacağını söyledi.

Babacan, “Önce ortamı hazırlayın. Şu ekonomiyi düzgün yönetin. Refahı, ülkedeki zenginliği artırın. Bakın nasıl doğum oranları artıyor” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN