DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genel Kurul'da görüşmeleri süren, tarım ve orman alanlarına yönelik düzenlemeler de içeren kanun teklifini eleştiren Temelli, teklifin tarım alanlarını, meraları ve ormanları korumayı hedeflemediğini savundu.
Kanun teklifinin ekilebilir arazilerin geliştirilmesine yönelik olmadığını öne süren Temelli, düzenlemenin madencilik faaliyetlerinin önünü açan bir anlayışla hazırlandığını iddia etti.
"MUHALEFETİN GÖRÜŞLERİ DİKKATE ALINMIYOR"
İktidar tarafından hazırlanan yasa tekliflerinin görüşüldüğü komisyonlarda muhalefetin önerilerinin dikkate alınmadığını savunan Temelli, torba yasa uygulamasına tepki gösterdi.
Yasama süreçlerinin sağlıklı işlemediğini öne süren Temelli, farklı alanlara ilişkin düzenlemelerin tek bir teklif içerisinde Meclis gündemine getirilmesini eleştirdi.
HÜKÜMETİN EKONOMİ POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ
Basın toplantısında ekonomik gelişmelere de değinen Temelli, hükümetin yoksullukla mücadele etmek yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih ettiğini ileri sürdü.
Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan hububat alım ve satış fiyatlarını da değerlendiren Temelli, açıklanan fiyatların üreticilerin beklentilerini karşılamadığını savundu.
"12. YARGI PAKETİ BEKLENTİLERİ KARŞILAMIYOR"
Meclis'e yeni bir yargı paketinin sunulmasının beklendiğini belirten Temelli, hazırlıkları süren düzenlemelere ilişkin eleştirilerde bulundu.
Temelli, beklentilerin infaz sistemine yönelik reformlar, umut hakkı ve hasta mahpuslara ilişkin düzenlemeler olduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Daha fazla cezalandırma, daha fazla hak gasbına dair bir 12. yargı paketi bizi bekliyor. Beklentiler başkaydı. Beklentiler adalette bir infaz sistemi öncelikliydi. Beklentiler, umut hakkı konusundaydı. Beklentiler, 'Yaşlı ve hasta mahpusların durumlarına dair düzenlemeler söz konusu olsun.' buna yönelikti. Beklentiler, süreklileşmiş bir idam cezası gibi algılanan ağırlaştırılmış müebbedin sonlanmasına yönelikti. Siz infazda bir düzenleme yapacaksanız, bir paket hazırlayacaksanız buralardan başlamanız gerekirken gitmişsiniz kadınların nafaka hakkına çökmeye kalkmışsınız. Gitmişsiniz çocuklara daha fazla nasıl ceza veririz onun peşindesiniz. Siz suçu önleyici bir adalet sistemine sahip olmalısınız. Suçluları daha fazla cezalandırarak, suça neden olan meseleleri ortadan kaldırmadığınız sürece o ülkede suçla mücadele edemezsiniz."
"KOD YASA" ÇAĞRISI
Toplumun infaz adaletine ilişkin beklentilerinin bulunduğunu ifade eden Temelli, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere çeşitli alanlarda kapsamlı düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu.
Uzun süredir kamuoyunda tartışılan ve çeşitli çevreler tarafından "özel yasa" ya da "kod yasa" olarak adlandırılan düzenlemeye işaret eden Temelli, şu ifadeleri kullandı:
"Bunların yapılabilmesi için de en önemli adımın atılmasına büyük bir ihtiyaç vardır. Sürekli konuşulan ama bir türlü hayata geçmeyen, üzerinde her türlü yorumun yapıldığı, her türlü beklentinin dile getirildiği artık bu 'özel yasa' dediğimiz kod yasa bir an önce gündeme alınmalı, Meclis'in gündemine gelmeli, bir yasalaşma süreci başlamalı ve yasalaşmalı."
CHP'DEKİ SÜRECE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Temelli, basın toplantısında CHP'de mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından yaşanan gelişmelere de değindi.
Yaşanan sürecin yalnızca CHP'nin iç meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Temelli, demokratik yöntemlerle çözüm bulunmasının önem taşıdığını söyledi.
CHP yönetimine çağrıda bulunan Temelli, şu ifadeleri kullandı:
"Demokratik bir çözümü mutlaka üretmeliler. Bir an önce bu krizi, alacakları demokratik inisiyatifle aşmaları Türkiye siyaseti açısından da önemli bir adım olacaktır. Çünkü bu mesele sadece bir CHP meselesi değildir."
Temelli, CHP'de yaşanan gelişmelerin Türkiye siyasetinin genel işleyişi açısından da önem taşıdığını belirterek, sürecin demokratik yollarla çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

