İsviçre merkezli Lozan Federal Teknoloji Enstitüsü (EPFL) bünyesinde görev yapan bilim insanları, tıp dünyasında ezber bozan bir araştırmaya imza attı.
Şubat 2026 tarihinde hakemli bilimsel dergi Neuron üzerinden yayımlanan güncel çalışma, yaşa bağlı bilişsel gerilemenin ve hafıza kayıplarının tamamen geri döndürülemez olduğuna dair yaygın inancı sarsıyor.
Prof. Dr. Johannes Gräff liderliğindeki araştırma ekibi, beyindeki anıları depolayan sinir hücrelerinin yaşlanma nedeniyle zayıflayan işlevlerini özel bir gen tedavisi ile onarmayı başardı.
Araştırma, fareler üzerinde yapılsa da elde edilen çarpıcı sonuçlar nörodejeneratif rahatsızlıkların tedavisi adına tarihi bir adım niteliği taşıyor.
Hafızam balık hafızası diyenlere özel kurtuluş reçetesi
ÖZEL GEN KOMBİNASYONU İLE HÜCRESEL GENÇLEŞME SAĞLANDI
Araştırmacılar, hücresel gençleşmeyi tetiklediği bilinen Oct4, Sox2 ve Klf4 (OSK) adlı üç geni kullanarak yeni bir viral anahtar sistemi geliştirdi.
Geliştirilen bu sistem, adeno-ilişkili virüsler aracılığıyla doğrudan beynin ilgili bölgelerine enjekte edildi.
Bilim insanları, tedaviyi tüm beyne yaymak yerine yalnızca belirli anıların sinirsel izini taşıyan engram hücrelerini hedef aldı.
OSK genleri, kısa ve kontrollü aralıklarla aktif hale getirilerek anı hücrelerinin moleküler özelliklerinin daha genç hücrelere benzemesi sağlandı.
ÖĞRENME VE UZUN SÜRELİ HAFIZA PERFORMANSI ARTTI
Gen tedavisi uygulanan fareler, Morris su labirenti gibi davranış testlerine tâbi tutuldu.
Sonuçlar, beynin farklı bölgelerindeki hafıza performansının belirgin ölçüde iyileştiğini kanıtlıyor.
Özellikle öğrenme ve kısa süreli hafızayla ilişkili olan hipokampusun dentat girus bölgesindeki performans, genç kontrol grubunun seviyesine ulaştı.
Benzer şekilde, beynin uzun süreli hafızayla bağlantılı orta prefrontal korteks bölgesinde de haftalar önce oluşmuş anıların başarıyla geri kazanıldığı tespit edildi.
Doktorların reçeteye yazdığı yeni ilaç: Şarkı söylemek
NÖRODEJENERATİF HASTALIKLAR İÇİN YENİ BİR TEDAVİ YOLU
Dünya genelinde en yaygın bunama türü olarak bilinen Alzheimer, günümüzde hâlâ kesin bir tedaviye sahip değil.
Lozan Federal Teknoloji Enstitüsü tarafından yürütülen bu çalışma henüz insanlar üzerinde denenmemiş olsa da, bilim dünyasının bilişsel gerilemeye bakış açısını kökünden değiştiriyor.
Tedavi edilen hücrelerin kimliklerini kaybetmeden onarılması, uygulanan kısmi yeniden programlama yönteminin güvenilirliğini ortaya koyuyor.
Hastalığın ilerlemiş evrelerinde dahi hücresel onarımın mümkün olabileceği fikri, yeni nesil ilaç ve terapiler için eşsiz bir zemin hazırlıyor.
"HÜCRELER YENİDEN GENÇLEŞTİRİLEBİLİRSE İŞLEVLER GERİ KAZANILABİLİR"
Çalışmanın sonuçları hakkında güncel değerlendirmelerde bulunan Lozan Federal Teknoloji Enstitüsü iletişim ekibinden Nik Papageorgiou, problemin temel kaynağına dikkat çekiyor.
Nik Papageorgiou, şu bilgileri paylaştı:
"Sorun yalnızca nöron kaybı değil; nöronların 'fazla yaşlanarak' işlevlerini yerine getirememesi olabilir.
Eğer bu hücreler yeniden gençleştirilebilirse, hastalık başladıktan sonra bile bazı işlevlerin geri kazanılması mümkün olabilir."
Demans riskini yarı yarıya düşüren yöntem: Bilgisayar ve akıllı telefon
