Tıp literatüründe lenfatik sistemin bozulması sonucu ortaya çıkan tabloyu açıklayan lenfödem hastalığı, dokularda aşırı sıvı birikimiyle karakterize kronik bir durumu ifade eder.
Tarsus ilçesinde 35 yıldır bu zorlu rahatsızlıkla mücadele eden 53 yaşındaki Cennet Karabacak, hayata tutunmak için büyük bir çaba gösteriyor.
Cerrahi müdahale gerektiren fil hastalığı ameliyatı yerine kompleks boşaltıcı terapiler ve lenf drenaj masajı ile bacağındaki devasa şişliği yarı yarıya azaltmayı başaran hasta, şimdi tedavisinin yarım kalmaması için maddi destek arıyor.

2 AYLIK TEDAVİYLE 60 KİLOGRAM VERDİ
Mersin ilinin Tarsus ilçesine bağlı İnköy mahallesi sınırlarında ikamet eden evli ve 5 çocuk annesi kadın, 19 yaşından beri bu rahatsızlık ile savaşıyor.
Yıllar boyunca derdine çare arayan hasta, son umut olarak İstanbul ilindeki özel bir sağlık kuruluşuna başvurdu.
Burada gerçekleştirilen 2 aylık yoğun terapi süreci sonunda, toplam ağırlığı 205 kilogramdan 145 kilograma geriledi.
Sadece bacağındaki ağırlık ise 100 kilogramdan 50 kilograma kadar düştü.

ARAZİ SATIŞI TEDAVİ MASRAFLARINI KARŞILAMAYA YETMEDİ
Kısa sürede elde edilen bu başarılı sonuca rağmen, uygulanan işlemlerin uzun bir zaman dilimine yayılması ve yüksek maliyetler gerektirmesi aileyi maddi bir darboğaza sürükledi.
Masrafların altından kalkamayan aile, çareyi köylerinde bulunan arazilerinden birini satmakta buldu.
Ancak elde edilen gelir, süreci tamamlamaya yeterli olmadı.
Maddi imkansızlıklar yüzünden iyileşme süreci tamamen durma aşamasına geldi.

35 YILLIK MÜCADELEDE YENİDEN YÜRÜME UMUDU
Çaresizliğini dile getiren hasta, 35 senedir bu rahatsızlığı çektiğini ve memleketinde bir çözüm bulamadığını belirtiyor.
İstanbul ilindeki özel klinikte aldığı hizmetin devam etmesi halinde, yıllar sonra yeniden desteksiz yürüyebilme ihtimali bulunuyor.
Hastalığın tıbbi arka planına bakıldığında, lenf bezlerindeki tıkanıklıklar lenf sıvısının boşalamamasına ve uzuvlarda aşırı şişliğe yol açıyor.
Kesin bir çözümü olmasa da uygulanan destekleyici terapiler, şişliği azaltarak komplikasyonları engellemeye odaklanıyor.
Uzmanlar, ara vermeden sürdürülen terapilerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

